{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/612 Esas<br>KARAR NO: 2024/1656<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/11/2022<br>NUMARASI: 2020/589 Esas, 2022/805 Karar. <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 23/10/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalının müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü’nün ... E.ve İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E.sayılı dosyaları  kambiyo senetlerine takibi başlattığını,  müvekkili ile davalı  arasında bugüne kadar  herhangi bir ticari ilişki olmadığını,  bonolarda sadece imzanın  müvekkiline ait olduğunu kalan kısımların davalı tarafından doldurulduğu ileri sürerek,  müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takiplerin  ve bonoların iptaline, ödenecek paranın istirdatına,  müvekkili lehine %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı cevap dilekçesi vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama davacının bonoların tehditle elinden alındığını, davalı ile hiçbir ticari ilişkisi olmadığını ileri sürerek dava açtığı, senedin tehtitle alındığı, tanık dahil her tür delil ile, bedelsizlik iddiasının ise ancak yazılı delil ile ispatının mümkün olduğu, davacınn senedin tehtit ile alındığı iddiasını ispatı için dayandığı savcılık dosyasının takipsizlikle sonuçlandığı, bonoların nakden düzenlendiği, davalı lehtarın bonoların iş karşılığı verildiğini ileri sürdüğü, ispat yükü üzerinde olan davacının, iddiasını ispata yarar hiçbir delil sunamadığı,  yargılama sürecinde ihtiyati tedbir kararı verilmediği için davalının alacağına ulaşmasına engel olunmadığından davalı lehine tazminata hükmedilmesine gerek olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarını tekrar ederek, davaya konu bonoların tehdit altında imzalatıldığını, taraflar arasında hukuki bir ilişki bulunmadığını, ispat yükünün davalıda olduğunu, bu kadar yüksek paranın borç olarak verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin babasının ölümü nedeniyle velayetin ileri yaşlı olan annesine geçtiğini, eksikliklerin tamamlanması için müvekkiline tekrar süre verilmediğini, aynı gün aynı yerdeki başka bir mağdurun şikayeti nedeniyle davalı hakkında kovuşturma kararı çıktığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, senetlerin tehditle imzalatıldığı bedelsizlik iddiasıyla açılan davada ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacının şikayeti üzerine yapılan soruşturmada ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği kovuşturmanın işbu dava ile ilgisinin bulunmadığı, davacının bedelsizlik iddiasını ispata yarar delil sunmadığı, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 179,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 247,7- TL harcın davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"132f74743317eb12","SID":"a13c8c29fc0cdaee"}}