{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1774 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1513<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t:  07/07/2023 (Dava) -  10/07/2024 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2023/535 Esas - 2024/586 Karar <br>DAVA\t\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 24/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 24/10/2024<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  10/07/2024 tarihli 2023/535 Esas ve 2024/586 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.09.2020 tarihinde, davalı ... mülkiyetindeki ... plakalı aracın sürücüsü olan ...'in, Altınyol üzerinden Bornova istikametine seyir halinde iken Zafer Paysın köprüsünde durarak geri geri manevra yaptığı esnada aracının arka kısımları ile aynı istikamette arkasından gelen müvekkile ait ... plakalı aracın ön kısımlarına çarpması neticesinde; İzmir/Konak ilçesi sınırları içerisinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkilin aracı hasar gördüğünü ve müvekkilin çocukları olan ... ve ...ın yaralandığını,  kaza tespit tutanağına göre ...  plakalı aracın sürücü ... kusurlu bulunduğunu, İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/589 E. Sayılı dosyasıyla görülen ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunda ise;  ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun belirtildiğini, müvekkilin ise hiçbir kusurunun bulunmadığına yer verildiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin aracının hasar gördüğünü ve buna mukabil kaza öncesindeki fiyatından satılamayacağı için de değer kaybına uğradığını, bu sebeplerle Yukarıda bahsi geçen sebeplerden dolayı, öncelikle belirsiz alacak davamızın kabulü ile,  fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, 250,00TL  hasar bedeli ve 100,00 TL değer  kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalılardan tazminine ve her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP : <br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tarihinin 30.09.2020, dava tarihinin de 07.07.2023 tarihi olması nedeniyle davanın, davalı müvekkili sigorta şirketi yönünden zamanaşımından reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı yanın, dava açmadan önce müvekkili şirkete, 2918 sayılı KTK. madde 97 uyarınca müvekkili şirkete hasar bedeli istemiyle yapmış olduğu  başvuru üzerine 22.10.2020 tebliğ tarihli  başvurusu üzerine, müvekkili şirket nezdinde 3/2075396 nolu hasar dosyası açıldığını ve  davacı yana ait araçtaki hasar ile kaza arasında uyum olmadığından davacı yanın hasar  tazmin talebinin reddedildiğini, davacı yana ait aracın hangi tarihte yediemin deposuna çekildiğinin belli olmadığı gibi, 30.09.2020 tarihli kazadan sonraki hasarlı halimi olduğunun rapordan anlaşılamadığını, davacı tarafın, dava dilekçesi ekinde sunduğu haricen tek taraflı aldırdığı kusura ilişkin bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, dava açılmasına sebebiyet vermemizden, temerrüddümüzden bahsedilemeyeceği için aleyhimize faiz, yargılama gideri ve ücreti vekalete hükmedilemeyeceğini, davacı yanın iddia ettiği alacağı için müvekkili şirkete sigrtalı aracın, araç ruhsatına göre hususi kullanıma ait bir araç olduğundan ticari faiz isteminin reddine karar verilmesinin gerektiğini, bu nedenlerle tüm itirazlar saklı kalmak kaydıyla hukuki dayanaktan yoksun haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulmadığını, davacının talepleri bakımından zaman aşımı süresinin dolduğunu, müvekkilin geri geri gelmesi bir durumun olmadığını, İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesi 2022/ 589 Esas sayılı yargılamasında; davacı ...'ın müvekkilin, geri geri geldiğini görmediğini açıkça ifade ettiğini, davacı beyanlarında, müvekkiline ait araç ile arasında başka bir araç olduğunu ve o aracın çekilmesi sonucu müvekkiline ait araca çarptığını ifade ettiğini, tüm kusurun müvekkiline atfedilmesinin yerinde olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hasar miktarının fahiş olduğunu, yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla mevcut davada  davacı yanın dilekçesinde yazılı olmakla sunmuş olduğu evraklarda da görüldüğü üzere; maddi hasara ilişkin bedelin açıkça belli olduğunu,  değer kaybına ilişkin talebin de belirlenebilir nitelikte olduğundan; huzurdaki davanın kısmi dava niteliğinde olduğunu, bu anlamda davanın kısmi dava olarak kabul edilmekle, ıslah ile yapılacak olan arttırıma da arttırım tarihinden itibaren faiz işletilmesi mümkün olacağını, müvekkiline ait aracın, müvekkilin şahsi kullanımına özgü bir araç olduğunu, ticari faaliyet kapsamında kullanılmadığını, davacının avans faize yönelik isteminin de yerinde olmadığını, davacının ticari faize yönelik talebinin reddi ile davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>İlk derece mahkemesince; \"...Davanın ZAMANAŞIMI NEDENİ İLE REDDİNE...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece, araç maliki ve sürücü müvekkilinin meydana gelen trafik kazası neticesinde kendisi değil çocuklarının yaralandığı ve suçun mağduru kendisi olmadığı gerekçesi ile işbu davanın reddi yönünde karar verildiğini ancak ne yasa ne yüksek mahkeme kararlarında böyle bir ayrım yapılmadığını, KTK md.109/2 hükmü açık olup ceza yasasındaki zamanaşımı sürelerinin uygulanabilmesi için zararın türü önemli olmayıp eylemin ceza yasasına göre suç sayılmasının yeterli olduğunu, ancak Yerel Mahkemenin hiçbir hukuki dayanağı olmayan bir şekilde yasanın konuluş amacına ve içeriğine açıkça aykırı bir yorum ile hüküm tesis ettiğini, yapılan hukuki nitelemenin BK, KTK ve TCK açık hükümleri ile hiçbir şekilde uyuşmadığını, yerleşik içtihatlarda; sadece fiilin cezayı gerektiren bir eylem olmasının yeterli görüldüğünü; bunun dışında, eylemi gerçekleştiren fail hakkında soruşturma yapılmasını, ceza davası açılmış olması veya mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı koşulu aranmadığını, bununla birlikte uyuşmazlığa konu trafik kazasında davalı ...' in tek bir eylemi neticesinde hem suç hem de araçta hasar meydana geldiğinden tazminat davası bağlamında uzamış ceza zaman aşımının uygulanmamasının mümkün olmadığını, Yüksek Mahkeme kararlarında zararın türü ve mağdur/şikayetçi ayrımı yapılmaksızın uzamış ceza zaman aşımının uygulanması gerektiğinin açıkça belirtildiğini, İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/589 E. Sayılı dosyasında davalılardan ... hakkında \"taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olma\" suçu nedeniyle yapılan yargılama halen derdest olup kesinleşmediğini, bahsi geçen dosya dahilinde müvekkilinin şikayetçi olduğunu, bu bağlamda müvekkilinin kendisinin yaralanmadığı ve ceza yargılamasında mağdur olmadığı şeklinde bir kanaat üzerine verilen kararın hukuka uygun  hiçbir gerekçesinin olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne, mümkün olmaması halinde  yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeli ve değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.<br>Mahkemece; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Somut olayda; davaya konu trafik kazasının 30/09/2020 tarihinde meydana geldiği,  trafik kazası nedeni ile davacının aynı araç içerisinde bulunan 18 yaşını doldurmayan  çocukları ... ve ...'ın yaralandığı, çocukların yaralanması nedeni ile taksirli yaralama suçu kapsamında ... hakkında İzmir 39.ASCM 2022/589E.sayılı dosyası kapsamında yargılandığı, ancak davacının kendisinin yaralanmadığı anlaşılmaktadır.<br>Davalı taraf, araç hasar istemlerinde uzamış ceza zamanaşımının uygulanamayacağını ileri sürmekte olup, öncelikle KTK.nın 109/2.maddesindeki uzamış ceza davası zamanaşımı süresinin uygulanıp uygulanmayacağı, burada varılacak sonuca göre de, hasar bedeli isteminin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının çözümlenmesi gerekmektedir<br>\tDava konusu olayda, sigortalı araçta meydana gelen hasar ile yaralamalı kaza olayı haksız bir fiil kapsamında tek olması nedeniyle, yaralama olayı ile maddi zararın meydana gelmesi hali için başka bir zamanaşımı süresinin uygulanamayacak olup, KTK' nın 109/2 maddesindeki düzenleme de bu yöndedir.  2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109/2.maddesine göre, maddi tazminat istemine ilişkin davalarda, dava konusunun cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve Ceza Kanunu’nun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunması halinde bu sürenin uygulanmasının gerekmesine, eldeki davada  2020 yılında gerçekleşen kazada yaralanma olayının gerçekleşmesi nedeniyle uygulanacak ceza zamanaşımının, maddi tazminat isteminde bulunabilecek tüm taraflar için de uygulanmasının gerekmesine göre, davanın zamanaşımı süresi içinde 2023 yılında açıldığı anlaşılmakta olup,  davalı vekilinin zamanaşımına yönelik istinaf itirazları yerinde değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014/17-27 Esas- 2015/1530 Karar, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/ 17236 Esas-2019/8230  Karar ). <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.  <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının ESASTAN KABULÜNE; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  10/07/2024 tarihli 2023/535 Esas ve 2024/586 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>3-Kararın kaldırılması sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>4-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf  karar harcının istek halinde kendisine iadesine (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br>5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(3) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince  kesin olarak oy birliği ile karar verildi.24/10/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8a1a6a0e86118a2b","SID":"99142146e1f950f5"}}