{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1192 <br>KARAR NO:2024/1279<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO:2022/576 <br>KARAR NO:2023/1345<br>DAVA TARİHİ:18/09/2017<br>KARAR TARİHİ:26/12/2023<br>DAVA:Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti<br>KARAR TARİHİ: 09/10/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin 2016 yılı itibariyle 9 üyeden oluştuğunu, kooperatifin düzenlenmiş olan tüm genel kurul hazirun listesinde davacı ... hariç tüm müvekkillerinin yer aldığını, davacı müvekkillerinden ..., ..., ..., ..., 9 üye ve ortaktan oluşan davalı kooperatifin üyesi ve ortağı olmasına rağmen usulsüz ve sahte işlemlerle ortaklıktan çıkarıldıklarını yine davacı müvekkili ...'in kooperatif hissedarı olan ...'den hisse alıp kooperatife başvurmasına rağmen üyelik işlemleri tamamlanmadığı gibi ...'in hissesinin de usulsüz ve sahte işlemle önceden devredildiğini, usulsüz yeni üye kaydı yapıldığını haricen öğrendiklerini, kooperatif üyesi olan 5 kişinin usulsüz ve sahte işlemlerle kooperatiften çıkarıldığını, kooperatif üyesi ve vekili olan ...'ın davacılardan ... ile ...'ın vermiş olduğu genel avukatlık vekâletnamesine dayanarak davacılardan ..., ... ve işbu dosyada şikayetçi olmayan ...'in kooperatifteki hissesinin tamamını bütün aktif ve pasifiyle birlikte vekâleten öz yeğeni ...e devrettiğini, şikâyetçilerden ... ile ...'ın, ...'a 2010 yılında vekalet vermelerine rağmen Zeytinburnu ... Noterliğinin 20/09/2016 tarih ve ... Yevmiye nolu işlemiyle azletmiş olmaları ve azilnamenin daimi çalışanı ...'ya 27/09/2016 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen, şüphelinin 26/10/2016 tarihinde hisse devirlerini gerçekleştirmekte hiçbir beis görmediğini, söz konusu işlemlerden 3 kooperatif üyesinin de haberi ve böyle bir talebi de bulunmadığından, hisse devirlerinin sahte ve usulsüz olarak tanzim edildiğini, belirtilen belgeli sahte işlemler dışında yine kooperatif üyesi ve 2016 yılında da Yönetim Kurulu Başkanı olan ... ile ...'in de usulsüz işlemle kooperatif üyeliğinden çıkarıldıklarını, kooperatif üyeliğinden çıkarma işleminin nasıl gerçekleşmiş olduğunun taraflarınca bilinmediğini, Zeytinburnu .... Noterliği 12/04/2017 tarih ve ... yevmiye nolu işlemle Noterliğe verilmiş olan ek belgelerle kooperatifin 2009 defterinin bittiği, kooperatife yeni defter gereksinim olduğundan bahisle Av. ... tarafından ... Konut Yapı kooperatifi adına usulsüz yeni karar defteri tanzim edildiğini, kooperatif adına 2009 yılından sonra düzenlenmiş 2017, 2016, 2015 vs gibi muhtelif yıllara ait gerçek karar defteri mevcutken, 2009 yılı karar defteri bitmiş olduğundan bahisle karar defteri düzenlenmesinin usulsüz gerçekleşmiş olduğunu, kooperatife usulsüz ve sahte işlemlerle 3 yeni üye kaydedildiğini, davalı kooperatif 9 kişiden ibaretken, ... ailesinden 4 kişi ile ...'in usulsüz olarak kooperatif üyeliklerine son verilerek kooperatifin sadece ...Ailesinden oluşan 4 kişiye düştüğünü, Kooperatif Kanununa göre en az 7 kişiden oluşacağı yönündeki zorunlu kuralına uymak için iş bu kere usulsüz olarak kendi öz yeğenlerinin de bulunduğu 3 yeni üye alınıp, usulsüz/sahte düzenlenmiş olan karar defterine işlendiğini, bu yöntemle ..., ..., ... isimli kişilerin müvekkillerince bilinmeyen yöntemlerle üyeliğe dâhil edildiğini, akabinde usulsüz düzenlenen karar defteriyle almış oldukları kararlarla kooperatif genel kurul toplantısını 26/04/2017 tarihinde gerçekleştirdiklerini, söz konusu genel kurulun usulsüz olduğuna ilişkin Çevre Bakanlığı İl Müdürlüğü hükümet komiseri tarafından düzenlenmiş raporun da bulunduğunu, genel kurul kararlarının iptal davasının Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/436 E. Sayılı dosyasıyla, usulsüz işlemlerle ilgili şikayetin Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı 2017/55181 soruşturma nolu dosyasıyla görüldüğünü, tarafların düzenlemiş olduğu genel kurul sonucunda yukarıda bahsedilen 5 üyenin kooperatif dışında kaldığını beyan ederek, müvekkillerinin ... Konutyapı Kooperatifi üyesi ve ortağı olduğunun tespitine, usulsüz olarak üye yapılan 3 kişinin üyeliğinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, Kooperatif ve Kooperatif ortakları aleyhine muhtelif davalar açarak şikayetlerde bulunduğunu,  doğrudan ilgisi nedeniyle özelikle mahkemenin 2017/436 esas sayılı dosyasında açılan 16/04/2017 tarihli genel kurul kararının iptali talepli dava ile Bakırköy 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/353 esas sayılı dava dosyasında açılan davada ve diğer tüm şikayet ve davalarda, davacıların Kooperatif ortağı olmadıklarına yönelik itirazda bulunulmasına rağmen davacıların bu itirazlara karşı koymadıklarını, bu itirazlardan çok sonra, ortaklığın tespiti talepli iş bu davanın ikame edildiğini, davacıların Kooperatifte bir hak ve alacakları bulunmadığını, olsa dahi ortaklık (üyelik) talepleri dahil tüm taleplerinin, Kooperatiften ayrılış tarihleri itibariyle zamanaşımına uğradığını veya hak düşürücü sürenin geçtiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının nazara alınması gerektiğini,  1992 yılında kurulan Kooperatifin kuruluş tarihinden 2009 tarihine kadar 60 ortak olarak faaliyetini sürdürdüğünü, bu 60 ortağın paylarını 2008 ve 2009 yılında devir senetleri ile yeni ortaklara devir ve temlik ettiklerini, bu devir etme ve devir alma keyfiyetinin 02/01/2009 tarihli, ... ve 15/02/2009 tarihli, ... numaralı yönetim kurulu kararlarıyla kabul edildiğini, yeni ortakların pay defterine yazılmalarına karar verildiğini, davacıların bu aşamada eski ortaklardan her hangi bir pay devir almadıklarından, devrin kabulüne ve devir alanların ortaklar pay defterine yazılmalarına ilişkin eski ortaklar tarafından oluşturulan yönetim kurulu kararlarında isimlerinin yer almadığını, kooperatifin payları eski ortaklardan devir senedi ile yeni ortaklar tarafından devir alındıktan sonra hiçbir ortağın Kooperatife ödeme yapmadığını ve ortaklardan para toplanmadığını yani 2008 yılından itibaren oluşan Kooperatif ortaklığının başka (önceki) bir ortaktan pay devir alma suretiyle gerçekleştiğini, Kooperatife ortak olacak şekilde, davacıların başka bir ortaktan pay devir almadıklarını, davacıların Kooperatif ana sözleşmesinin 11. Maddesi gereğince Kooperatife ortak olma yönünde yazılı başvuruları olmadığını, ortaklığa kabul yönünde (hakkında) yönetim kurulu kararı olmadığını, başka bir ortaktan pay devir almayan davacıların Kooperatife her hangi bir ödeme ve katkısı da olmadığını, yani zımni (örtülü) ortaklığın da gerçekleşmediğini, tüm bunlara rağmen 23/06/2010 tarihli genel kurul toplantısından bu yana genel kurul hazirun cetvellerinde bir kısım davacıların isimlerine yer verildiğini, bunun sebebinin ise Kooperatif payları eski ortaklardan yeni ortaklar tarafından devir alındıktan sonra, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yükleniciye verilen ve yüklenici tarafından natamam bırakılarak işten el çekilen inşaatların yapılarak tamamlanması için davacı ...'in inşaatlardaki eksik kalan işleri yapma karşılığında, fazladan pay sahibi olan diğer ortaklardan pay devir almak suretiyle ortak olmak üzere Kooperatif vekili ve ortağı ... ile anlaşması olduğunu, Kooperatifin işlemlerini yardım ve güven bağlamında yürütmek ve yapılardaki eksik işleri yapma karşılığında diğer ortaklardan pay devir almak üzere, yeni ortaklarca pay devir almayı takip eden 24/01/2009 tarihinde yapılan 2008 hesap yılına ait ilk genel kurul toplantısında hazirun cetvelinde kendisine yer verildiğini ve bu tarihten itibaren davacı ...'in, hiçbir hakka sahip olmaksızın, şeklen Yönetim Kurulu Başkanlığını yürüttüğünü, 2009 yılı hesap dönemi içinde Kooperatife ortak olarak giren ve ayrılanların bulunduğunu, 2009 hesap yılına ait genel kurul toplantısının 23/06/2010 tarihinde yapıldığını, bu toplantıya ait hazirun cetvelinde ...'in borçları nedeniyle boşandığı eşi ..., oğlu ... ve kayın biraderi ...'a yer verildiğini, davacı ...'in yapılardaki eksik işleri tamamlama karşılığında, Kooperatifte birden ziyade payı bulunan ortaklardan pay devir almak suretiyle şeklen ortak kayıt ettiği diğer aile bireyleriyle birlikte Kooperatife ortak olacağını ancak kısa bir süre sonra ...'in borca batık olduğu, borçlular tarafından yapılacak veya yapılmış hacizlerden kaçınmak üzere eşinden muvazaalı olarak boşanmış olduğunun görüldüğünü, bu haliyle, natamam inşaatları kısmen de olsa yaparak, ortaklık payı devir almasının imkansız olduğunun anlaşıldığını, davacı ... ve ona bağlı diğer davacıların iş yapma karşılığında Kooperatifte ortaklığının gerçekleşemeyeceği anlaşıldıktan sonra davacıların Kooperatifin bürokratik işlerinin yürümesi ve zorunlu ortaklık sayısının altına düşmemek için Kooperatifte şeklen ortak kalmaya devam ettiklerini, davacıların gerçek anlamda bir ortaklığının olmadığını, 27/05/2010 tarihli 2010/01 numaralı Yönetim Kurulu Kararıyla da tespit edildiğini, davacıların bu şekli ortaklığının 2015 hesap dönemine ait 16/05/2016 tarihli Genel Kurul toplantısına kadar sürdüğünü, 16/05/2016 tarihli Genel Kurul toplantısından sonra ...'in yönetim kurulu üyeliğinden düşmesini gerektiren suç nedeniyle kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunduğundan, denetleme kurulunun uyarısı üzerine 20/07/2016 tarihli 2016/4 numaralı Yönetim Kurulu kararı ile Yönetim Kurulu üyeliğinin düşürüldüğünü, bu duruma alınganlık gösteren davacı ... ve ailesinin diğer davacıların ortaklıktan (Kooperatiften) ayrılma isteklerini Kooperatif yönetimine ve Kooperatif ortağı vekili Av. ...'a bildirdiklerini, bu bildirim üzerine ...'in 20/07/1016 tarihli 2016/4 numaralı Yönetim Kurulu kararı ile ..., ..., ...'in 18/08/2016 tarihli 2016/5 numaralı Yönetim Kurulu kararı ile şekli ortaklıktan ayrılma isteklerinin kabul edildiğini, bu nedenle de 26/04/2017 tarihinde yapılan genel kurul hazirun cetvelinde kendilerine yer verilmediğini, Bakanlık temsilcisi tarafından imzalanan 26/04/2017 tarihli genel kurul tutanağının, Kooperatif kayıtlarına uygunluğu görülerek imzalanan hazirun (ortaklar listesi) cetvelinin, denetim ve yönetim kurulu raporlarının, ticaret sicil kayıtlarının, ticaret sicili gazetesinin davacıların Kooperatifte ortak olmadıklarını gösterdiğini tüm bu belgeler karşısında davacıların taleplerinin reddi gerektiğini, davacı gözüken ...'in isminin ise Kooperatif kayıtlarında hiçbir şekilde yer almadığını,...'a ait payı devir aldığını ve Kooperatife başvurduğunu iddia etmekte ise de bu iddianın gerçek dışı olduğunu, ...'ın payını, iddia edilen tarihten çok önce ...e devrettiğini, devir etme ve devir alma keyfiyetinin 25/10/206 tarihli 2016/6 numaralı Yönetim Kurulu kararı ile kabul edilerek ...in ortaklık pay defterine kayıt edildiğini, Yönetim Kurulu kararlarının ana sözleşmenin 45. Maddesine uygun alındığını, tüm iş ve işlemlerin hakka ve mevzuata uygun yapıldığını, tek eksikliğin ise Kooperatifin nakit parası olmaması nedeniyle ...'in yönetim kurulu üyeliğinin düşmesinin tescil ve ilan edilmemesi olduğunu ancak bu durumun davacılara bir hak sağlamayacağını, bu nedenle yönetim kurulunun, mahkemenin 2017/436 esas sayılı dosyasında iptali istenilen genel kurulun toplanmasına ilişkin kararı ile genel kurula katılacak ortakların (hazirun cetvelinin) tespitine ilişkin kararı, iptali istenilen karardan önce ortaklıktan ayrılma ve ortaklığa girme, devir ve sair mevzulara ilişkin kararların geçerli olduğunu, davacı ...'in aile fertleriyle birlikte Kooperatiften ayrıldıktan sonra, kendisinde kalan Kooperatifin bir kısım defter ve belgelerini Kooperatif yetkililerine teslim etmediğini, başta genel kurul karar defteri olmak üzere bir kısım defter ve belgelerin ...'de kaldığını, davacıların Kooperatiften ayrıldıktan kısa bir süre sonra alacaklılar ve onların adına hareket eden uygunsuz kişilerin baskısı ile davacı ..., diğer davacı aile mensuplarını zorlayarak (vekil adına aldıkları vekaletname ile) Kooperatif ve ortakları aleyhine muhtelif davalar açarak şikayette bulunduklarını, Kooperatif Yönetim Kurulu iki üye ile idari (yönetsel) kararlar alabildiği için iki üye ile alınan kararlara sahte, üretilmiş karar diye nitelendirilemeyeceğini, davacıların Kooperatif ortaklığına kabul edilen yeni ortakların ortaklığının iptalini istemelerinin hukuken mümkün olmadığını, davada taraf sıfatı bulunmayan kişilerin ortaklığının iptalini istemenin de başka bir garabet olduğunu beyan ederek davanın usul ve/veya esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN VE DAİREMİZİN KARARLARI:Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/10/2021 tarihli 2017/832 E. 2021/986 K. sayılı  kararı ile; \"Davacıların talebi, davalı kooperatif üyeliğinden usulsüz olarak çıkarılmaya ve kooperatif üyesinden hisse alınımına dayalı üyeliğin tespiti davasıdır. Davacı ..., 07/12/2020 tarihli dilekçe ile iş bu davadan feragat ettiğini beyan etmiş olmakla davacı ... yönünden açılan davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir. Diğer davacılar ... ve ..., davalı kooperatif vekilinin kendilerinden aldığı vekalete istinaden davacıların üyeliğini başka şahsa devrettiğini, diğer davacılar ... ve ... ise, usulsüz olarak kooperatif üyeliğinden çıkarılması sebeplerine dayanmaktadırlar. Davalı ise, davacı ... hakkında verilen yönetim kurulu kararı gereğince üyeliğinin düşürüldüğünü, diğer davalıların ortaklıktan ayrılma talepleri doğrultusunda yönetim kurulu kararınca ortaklıklarının sona erdiği savunması ile davanın reddini talep etmektedir. Davalı kooperatif defterleri, sunulan vekaletnameler, Mahkememiz 2017/436 E. Sayılı dosyasında yer alan kayıtlar ve ceza dosyaları bir arada değerlendirilmiştir. Hükme esas alınan gerekçeli bilirkişi raporu ile kooperatiflerde şeklen veya yedek üye ve benzeri şekilde ortak kaydı yapılamayacağı, davalı kooperatifin 24.01.2009 tarihinde yapılan 2007-2008 hesap yılı genel kurulundan beri davacı ...'in, 23.06.2010 tarihinde yapılan 2009 hesap yılı genel kurulundan 16.05.2016 tarihinde yapılan 2014-2005 hesap yılı genel kuruluna kadar ki (7 yıl boyunca) tüm genel kurul hazirun cetvellerinde ..., ..., ... ve ...'in, davalı kooperatifin kayıtlı ortağı bulunduğu ve adı geçen tüm davacıların kooperatif üyesi sıfatı ile davalı kooperatifte yönetim kurulu asil ve yedek üyeliğine, divan heyeti üyeliğine seçilerek görev yapmış oldukları, 1163 sayılı kanun ve ana sözleşme hükümlerine göre kooperatif üyesi olmayan kişilerin yönetim kurulu asil ve yedek üyesi olarak seçilemeyeceği gibi divan heyetinde de görev yapamayacakları, davacılar ... ve ...'un davalı kooperatif vekili  Av. ...'a vermiş olduğu kooperatif hisse devir yetkisine haiz geniş yetkili vekaletname ile kooperatif üyeliğinin ...e devir edildiği iddiasının, dosyaya ibraz edilen azilnamenin kooperatif hisse devir tarihinden önce, yetkilendirilen Av. ...'ın bu görevlerinden azil edilmiş ve bu azilin muhatap avukatlara tebliğ edilmiş olması nedeni ile yetkisiz vekilin azilnameye rağmen davacılar ... ve...'un kooperatif hisselerinin devir edilmesine dair olan işleminin yetkisiz şekilde yapıldığının kabul edilmesi gerekeceği ve bu bağlamda kooperatif hisse devir işlemlerinin geçerliliğinden bahsedilemeyeceği, davacılar...ve ...'un halen kooperatif üyesi olduklarının kabul edilmesi gerekeceği, 1163 sayılı kooperatifler kanunu ve ana sözleşme hükümlerine uygun olarak ve dosya kapsamına göre davacılar ..., ..., ... ve ...'in kooperatif üyeliğinden istifa ederek ayrıldıklarının ispat edilmemesi karşısında davacıların tümü yönünden davalı kooperatiften istifa ederek ayrılmadıklarının kabul edilmesi gerekeceği,  davalı kooperatifin mülkiyetinde 60 ortağa ait kat irtifakına bağlanmış 60 adet mesken bulunduğunu ve bu meskenlerin 24.01.2009 tarihli genel kurulda verilen yetki dahilinde ortaklara tahsis edilerek ferdileştirildiğinin tapu kayıtları ve kooperatif kayıtlarıyla sabit olduğunun davalı kooperatifçe de kabul ve beyan edildiğini ve bu genel kurul kararına dayanılarak alınan 20.05.2009 tarihli yönetim kurulu kararına istinaden ..., ... ve ... adına bağımsız bölümlerin tahsis edildiğinin dosya kapsamı ile tevsik edildiği, 1168 sayılı kooperatifler kanununun 16. Mad ve ana sözleşmenin 14. Mad. hükümlerine uygun olarak davacıların her biri yönünden ayrı ayrı alınmış ihraç kararının dosyaya ibraz edilmediği dikkate alındığında usulüne uygun olarak alınan bir ihraç kararının varlığından bahsedilemediğinden davacılar ..., ..., ... ve ...'in davalı kooperatifin halen ortağı bulunduklarının kabul edilmesi gerekeceği tespit edilmiştir. Aksi davalı tarafından ispatlanabilmiş değildir. Hali ile davacıların kooperatif üyeliklerinin devam ettiği kabul edilerek davacılar ..., ..., ... ve ... yönünden açılan davanın kabulüne karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır. Usulsüz olarak üye yapılan kişilerin üyeliklerinin iptali talebinin, davada taraf olmayan kişiler aleyhine hüküm kurulamayacak olması ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu hükümleri dikkate alınarak reddine karar verilmiştir.\"  gerekçesiyle,\"A-Davacı ... yönünden; Açılan davanın FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,B-Davacılar ..., ..., ...ve ..  yönünden;1-Kooperatif üyeliğinin tespiti talebinin kabulü ile davacılar ..., ..., ... ve...'ın davalı kooperatifin üyesi olduklarının TESPİTİNE, 2-Usulsüz olarak üye yapılan üç kişinin üyeliğinin iptali talebinin REDDİNE,\" karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.Dairemizin 02/06/2022 tarihli 2022/151 E. 2022/662 K. sayılı kararı ile; \"...dava açılırken başvurma harcı ile maktu karar ve ilam harcının tek bir davacı (tevzi formunda yer alan isme göre ...) adına yatırıldığı, diğer davacılar yönünden başvuru harcı ve maktu karar harcı yatırılmadığı anlaşılmakla, mahkemece harç eksikliği ikmal edilmeden davaya devam edilerek hüküm tesis edilmesi hatalıdır. Bu durum karşısında öncelikle davacılar vekiline her bir davacı yönünden başvuru ve karar harcını ayrı ayrı yatırması için kesin süre verilerek, aksi halde harç yatırılmayan davacılar yönünden dosyanın tefriki ile işlemden kaldırılması ve süresi içerisinde yenilenmediği takdirde ise açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmektedir. Taraf dilekçelerinde, bilirkişi raporunda ve mahkeme kararında Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/436 E. sayılı dosyasından bahsedilmekte ise de, işbu dosya kapsamına alınmadığı için Dairemizce incelenememiştir. Mahkemece ilgili dosya suretinin işbu dosya kapsamına eksiksiz alınması gerekmektedir. Davacılar ... ve ... tarafından azilnameye rağmen azledikdikleri vekaletnameye istinaden işlem yaptıkları iddiası ile ... hakkında Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunulduğu, güveni kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/99-531 E.K sayılı ve 18/04/2019 tarihli kararıyla suçun Zeytinburnu ilçesinde işlenmiş olduğu gerekçesiyle Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesine yetkisizlik kararı verildiği anlaşılmakla, bu dosya akıbetine ilişkin herhangi bir kayıt yer almamaktadır. Mahkemece dosya akıbeti araştırılarak karar verilmiş ise karar örneği dosya kapsamına alınmalıdır.Yine davalı vekili tarafından istinaf dilekçesinde Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/287 E., Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/741 E., Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/353 E. sayılı dosyalarının incelenmesi gerektiği ifade edilmekle, ilgili dosya suretleri celp edilerek dosya kapsamına alınmalıdır.Açıklanan nedenlerle öncelikle harç eksikliğinin ikmal edilmesi, akabinde bilirkişi kök ve ek raporu ile davalı vekilinin itiraz dilekçeleri nazara alınarak itirazların değerlendirilmesi ve kooperatif kayıtlarında mali müşavir bir bilirkişi aracılığı ile inceleme yaptırılarak heyet raporu düzenlenmesi için mevcut bilirkişiye ek mali müşavir bir bilirkişi atanarak ek rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK 355 ve 353/1.a.6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına...\" karar verilmiştir. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/12/2023 tarihli 2022/576 E. 2023/1345 K. sayılı kararı ile; \"...Tüm dosya kapsamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 02/06/2022 tarih ve 2022/151 Esas 2022/662 Karar sayılı ilamı ve dosyaya celp edilen kayıtlar bir arada değerlendirilmiştir. Bozma ilamında belirtildiği üzere harç eksikliği ikmal edilmiş, belirtilen dosyalar celp edilmiş ve bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır Bilirkişi heyeti ek raporunda dosyaya daha önce sunulmuş olan 09.01.2019 tarihli kök ve 20.05.2019 tarihli ek raporların aynen geçerli olduğu değiştirilecek herhangi bir hususun bulunmadığı tespit edilmiştir. Dosya arasına bozma sonrası alınan kayıtlar Mahkememiz eski tarihli kararının değiştirilmesini gerektirir nitelikte değildir. Bu nedenle Mahkememiz eski tarihli kanaatinin aynen geçerli olduğu, bozma öncesi Mahkememiz gerekçesinin yukarıda belirtilmiş olması nedeni ile tekrara düşmemek adına aynı gerekçelerinin ayrıca burada belirtilmesine gerek görülmemiştir...\" gerekçesiyle;\"A-Davacı ... yönünden;Açılan davanın FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,B-Davacılar ..., ..., ... ve ...  yönünden;1-Kooperatif üyeliğinin tespiti talebinin kabulü ile davacılar ..., ..., ... ve ...'ın davalı kooperatifin üyesi olduklarının TESPİTİNE, 2-Usulsüz olarak üye yapılan üç kişinin üyeliğinin iptali talebinin REDDİNE \" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece usulsüz olarak üye yapılan (...,..., ...) üç kişinin üyeliğinin aslında usulsüzlüğünü kabul etmekle birlikte şahısların üyeliğinin iptali dava konusu edilmediğinden reddi yönünde hüküm kurulmuş ise de bahsi geçen üç kişinin üyeliğinin iptalinin reddi kararı, aslında üyeliğinin kabul edildiği 4 kişinin üyeliği üzerinden devredilmiş olması dikkate alındığında yok hükmünde olduğunu tespit etmesiyle, davacı tarafa usulsüz 3 kişinin davaya dahil edilmesi yönünde süre vermek suretiyle davada yer almalarının sağlanmasıyla hüküm kurması gerekirken değinilen husus gözardı edilerek yazılı biçimde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek kararın bu yönden kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece 11/04/2023 tarihli duruşmada \"Bilirkişi heyetine bir ... bilirkişisi dahil edilerek uyuşmazlık konusu ve davalı vekilinin itiraz dilekçesinde belirtmiş olduğu hususlarda bilirkişi heyetinden ek rapor tanziminin istenmesine, heyete dahil edilen  bilirkişi için ek 1.500,00 Tl ücret takdirine, bilirkişi ücretinin davacı vekilince 2 haftalık kesin süre içerisinde mahkememiz veznesine depo edilmesine, aksi takdirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına (ihtarat  yapıldı)\" dair karar verilip davacı tarafça ara karar uyarınca süresi içerisinde bilirkişi ücreti ödenmediği için bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılması gerektiği, buna rağmen süresinden sonra ödenen bilirkişi ücreti esas alınarak dosyanın bilirkişiye tevdi yönünde karar verildiğini, buna muvafakat etmediklerini bildirmelerine rağmen mahkemece dikkate alınmadığını, ayrıca ek raporda kooperatif kayıtları incelenmediği gibi itirazlarının da dikkate alınmadığını, soyut gerekçelerle rapor tanzim edildiği, Bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/353 Esas sayılı dosyasında kooperatifin defter ve belgeleri ayrıntılı incelenerek iki uzman mali müşavir bilirkişilerin de yer aldığı heyet tarafından düzenlenen bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarında yer alan olgu ve değerlendirmelerle tamamen ters düştüğünü,Zira Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/353 esas sayılı dosyasında usulüne uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi heyeti  kök ve ek  raporlarında; davacıların her hangi bir kooperatif ortaklarından pay devir almadıkları, Kooperatife her hangi bir ödeme yapmadıkları, Ortaklığa kabul kararı veren yetkili organ olan Yönetim Kuruluna ortaklığa kabul ile ilgili olarak yazılı bir başvurularının olmadığı, Yönetim Kurulu tarafından davacıların ortaklığıyla ilgi bir karar alınmadığı, bilakis davacıların kooperatif ortağı olmadığına ilişkin yönetim kurulu ve genel kurul kararı bulunduğu, davacıların yönetim kurulu karar defterinde ve ortaklar pay defterinde ortak olarak yer almadığı, maddi dayanağı bulunmayan yevmiye defterinde yer alan usulsüz kaydın tahsis edilerek davacılara ait usulsüz, geçersiz yevmiye kaydının davadan önce kapatıldığı, iş bu dava tarihinde davacıların kesin ve net olarak kooperatif ortağı olmadığı, Yevmiye defterinde yer alan ve davadan önce düzeltilen usulsüz kaydın dayanağı olarak deftere yazılan kişilerden pay devir alındığı iddiasının gerçek olmadığı, yevmiye kaydının dayanağı olarak yazılan payların eski ortaklar tarafından davacılara devir edilmediği, başka şahıslara devir edildiği, gerçekte pay devir alan şahısların yönetim kuruluna başvuruda bulunduğu, bu şahıslarla ilgili yönetim kurulunun ortaklığa kabul kararı aldığı, yönetim kurulu kararının  karar defterine  ve ortaklar pay defterlerine işlendiği, pay devir alan şahıslara paylarına karşılık mesken tahsis edildiği ve bu nedenle, davacıların pay devir aldıkları iddiasının doğru olmadığı, yevmiye defterine yapılan kaydın dayanağının olmaması nedeniyle geçersiz olduğu, davacılara bir hak sağlamadığı, yevmiye defterinde yer alan usulsüz kaydın tashih edilerek, davacılara ait usulsüz, geçersiz kaydın davadan önce kapatıldığı hususlarının kanıtlarıyla birlikte açıkça izah ve tespit ve mütalaa edildiğini ve bu veriler itibariyle davacıların kooperatife ortak (üye) olmadıkları, üyeliklerinin maddi belgelerle desteklenmediği hususlarının açık ve net şekilde tespit  edildiğini, Mahkemece alınan 21/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda; “Davalı kooperatifin defterlerinden 2017 yılında 02.01.2017 tarihli yevmiye maddesi kaydında davacıların hesaplarının aşağıdaki gibi BORÇ kaydı yapılarak Kasa Hesabına Alacak kaydı yapıldığı ve fiş açıklamasına da ORTAKLIK KAYIT TASHİHİ açıklaması yazılmak suretiyle davacıların hesaplarının kapatıldığı tespit edilmiştir. Bu Kayıtla kasadan nakit ödeme yapıldığı hususunda kayıt yapıldığı görülmüş olup inceleme esnasında ödeme yapıldığına dair herhangi bir makbuz, evrak, belge sunulmamıştır” tespitine yer verilmiş ise de bu tespitlerin bir önemi olmadığını, ortaklık kayıt tashihinin usulsüz yevmiye kaydının düzeltilmesi amacıyla yapıldığını, davacıların usulsüz şekilde görünen ortaklık kayıtlarının kapatıldığını,Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/353 esas sayılı dosyasında bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacıların kooperatif ortağı olmadığını, ortaktan pay devir almayan davacıların Kooperatife her hangi bir ödeme ve katkısı bulunmadığını, davacıların kooperatifte zımni(örtülü) ortaklığının da gerçekleşmediğini, her ne kadar kooperatif genel kurullarında yardım amaçlı, usulsüz yer almış olsalar da, bu durum kooperatife maddi bir katkı yapmayan davacıların lehine bir hak doğurmadığını, kooperatifte maddi bir hakkı olmayan davacıların kayıtlarda ortak görünmelerin bir öneminin de bulunmadığını, İstinaf kaldırma kararında belirtilen dosyaların celp edilerek bu dosyaya içine alınmadığını, bekletici mesele yapılması gereken, davalar hakkında bir karar verilmediğini, İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesinin 2022/151 esas, 2022/662 karar sayılı kararıyla kaldırılan Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/832 Esas - 2021/986 Karar sayılı kararının istinafına yönelik 29/12/2021 tarihli istinaf sebeplerinin iş bu kararının istinafı için de geçerli sebepler olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır. Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti ile kooperatife sahte olarak üye kaydedilen kişilerin üyeliklerinin iptali istemine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun Ortaklığa Girme Şartları Ve Ortak Sayısı başlıklı 8.maddesinde; \"Kooperatif ortaklığına girmek için gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerekir. Ortak olmak isteyen gerçek ve tüzelkişiler, kooperatif anasözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar. Kooperatif, ortaklarına kendi varlığı dışında şahsi bir sorumluluk veya ek ödemeler yüklüyor ise ortak olmak isteği, bu yükümlerin yazılı olarak kabul edilmesi halinde değer taşır Yönetim Kurulu; ortaklar ile ortak olmak için müracat edenlerin anasözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırmak zorundadır.Yapı kooperatiflerinde konut, işyeri ve ortak sayısı genel kurulca belirlenir. Yönetim Kurulu, genel kurulca kararlaştırılan sayının üzerinde ortak kaydedemez.\",Ortağın Ölümü Ve Ortaklığın Devri başlıklı 14.maddenin 2.fıkrasında; \"Ortaklık devredilebilir. Yönetim kurulu, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde, bu kişiyi ortaklığa kabul eder.\",\"Görev Veya Hizmetin Bitmesi, Taşınmaz Mal Veya İşletme Karşılığı Ortaklık\" başlıklı 15.maddesinde; \"Ortaklık sıfatı bir görev veya hizmetin yerine getirilmesine bağlı ise, bu görev veya hizmetin sona ermesi ile ortaklık sıfatı kalkar. Bu halde Anasözleşmeye hüküm konulmak suretiyle ortaklığın devamı sağlanabilir.Ortaklık sıfatının kazanılması, Anasözleşme ile bir taşınmaz malın mülkiyetine bağlı hakların kullanılmasına veya bir teşebbüsün işletilmesine bağlanabilir. Bu gibi hallerde taşınmaz malın mülkiyetinin veya işletmenin üçüncü şahıslara devir veya temliki ile ortaklık sıfatının bir hak olarak yeni malike veya işletmeyi alana geçebileceğini anasözleşme hüküm altına alabilir. Taşınmaz mala ait bu şekil iktisabın üçüncü şahıslara karşı muteber olması tapu siciline bu yoldan meşruhat verilmesine bağlıdır.\"Ortaklıktan Çıkarılma Esasları Ve İtiraz başlıklı 16.maddesinde; \"Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilirOrtaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar.Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir Anasözleşme,çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği,çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır.Üç aylık süre içinde,genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir.Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder.\" Yine 1163 sayılı Kanun'un yönetim kuruluna ilişkin hükümlerin yer aldığı kısımda Ödevi Ve Üye Sayısı başlıklı 55.maddesinde; \"Yönetim Kurulu, kanun ve anasözleşme hükümleri içinde kooperatifin faaliyetini yöneten ve onu temsil eden icra organıdır. Yönetim Kurulu en az üç üyeden kurulur. Bunların ve yedeklerinin kooperatif ortağı olmaları şarttır...\" düzenlemesi yer almaktadır.Kooperatif ana sözleşmesinin Ortaklığa Kabul başlıklı 11.maddesinde; kooperatife ortak olmak isteyenlerin yazılı olarak yönetim kuruluna başvurması sonucu ortaklığa kabulün yönetim kurulunun başvuran kişinin ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadığı hususunu araştırarak vereceği karar ile gerçekleşeceği açıklanarak devamında \"Yedek üye ve benzeri şekilde ortak kaydı yapılamaz. Bu amaçla para tahsil edilemez.\" düzenlemesine yer verilmiştir. Ortaklıktan Çıkma başlıklı 13.maddesinde; her ortağın, hesap senesi sonundan en az 1 (bir) ay önce yönetim kuruluna yazılı olarak başvurmak suretiyle ortaklıktan çıkabileceği, yönetim kurulunun 1 (bir) ay içinde kabulden kaçınması halinde çıkma isteğinin noter aracılığı ile yönetim kuruluna bildirildiği tarihinden itibaren çıkmanın gerçekleşeceği düzenlenmiştir. Ortaklıktan Çıkarma başlıklı 14.maddesinde; 10.maddede düzenlenen ortaklık  şartlarını kaydeden, parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen, kura çekimi sonunda kendilerine düşen konutları kabul etmeyen, tapuda kendi adlarına tescilinden önce konutlarında yaptıkları tahribat veya tadilatı yazılı ihtara rağmen düzeltmeyen, kooperatifin para, mal ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı mahkum olanların yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkartılacakları açıklanarak, uygulanacak prosedür ve itiraz usulü açıklanmıştır. Ortaklığın Devri başlıklı 17.maddesinde; Ortaklığın, yazılı olarak yönetim kuruluna bildirilmek suretiyle 10. maddedeki ortaklık şartlarını taşıyan kişilere devredilebileceği, yönetim kurulunun bu şekilde ortaklığı devralan kişiyi ortaklığa kabulden kaçınamayacağı belirtilmiştir. Genel kurul toplantısı yönünden; Toplantının Açılması ve Başkanlık Divanı başlıklı 34.maddede yer alan düzenlemeye göre divan başkan ve üyelerinin, ortaklardan veya kooperatifin üst kuruluşlarının temsilcileri arasından seçilmesi şarttır. Yönetim kurulu üyeleri yönünden; Seçilme Şartları ve Bağdaşmayan Görevler başlıklı 44. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinin kooperatif ortağı olmaları şarttır. Bilirkişi raporları;1- Kooperatif uzmanı bilirkişi ...'ten alınan 07/01/2019 tarihli raporda özetle; -Davalı kooperatifin 1992 yılında kurulduğu, davalı kooperatifin 24/01/2009 tarihinde yapılan 2007-2008 hesap yılı genel kurulundan beri davacı ...'in, 23/06/2010 tarihinde yapılan 2009 hesap yılı genel kurulundan 16/05/2016 tarihinde yapılan 2014-2015 hesap yılı genel kuruluna kadar (7 yıl boyunca) olan tüm genel kurul hazirun cetvellerinde ..., ..., ... ve ...'in, davalı kooperatifin kayıtlı ortağı bulunduğu ve adı geçen tüm davacıların kooperatif üyesi sıfatı ile davalı kooperatifte yönetim kurulu asil ve yedek üyeliğine, divan heyeti üyeliğine seçilerek görev yaptıkları, -28/01/2009 tarih 3 sayılı yönetim kurulu kararı ile 24/01/2009 tarihinde yapılan genel kurul gereği yönetim kurulu asil üyeliklerine ...,  ve ...'in seçildiği yönetim kurulunun bu kararla aldığı görev paylaşım ve kooperatifi temsil ilzam kararı gereği yönetim kurulu başkanlığına ..., yönetim kurulu 2. başkanlığına ..., üyeliğe ...'in seçildiği, yönetim kurulunun 8 nolu kararı ile kooperatife ait İstanbul ili, Büyükçekemece ilçesi, 1. Bölge Mimarsinan köyü, ... hududu, ... Mevkiinde kain ve tapuda ... pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı kat irtifakı kurulmuş taşınmazın bağımsız bölümlerinin kısmen veya tamamen ortaklığa giriş sırası önceliği gözetilerek, tercihlerine göre ortaklara tahsislerinin yapılmasına, kooperatifin ferdileşmeye geçirilmesine yönetim kurulu başkanı ..., yönetim kurulu 2.başkanı ... veya...'den herhangi 2'sinin müşterek imzaları (çift imza) ile kooperatifin temsil ve ilzam edilmesine karar verildiği,-20/05/2009 tarih 6 sayılı yönetim kurulu kararı ile ferdileşme ve bağımsız bölümlerin kooperatif ortakları adına tahsisine dair karar alındığı, alınan bu karara göre ... adına toplam 5 adet (A blok 18, 20, 21, B blok 4, 6), ... adına 3 adet (A blok 30, 31, 32), ... adına 5 adet (B blok 8, 9, 10, 11, 12) bağımsız bölümün isabet ettiği, kooperatif mülkiyetinde bulunan bu bağımsız bölümlerin ve ferdileşme işlemleri gereği kooperatif ortağına tahsisi yapılan, natamam kat irtifakı kurulmuş bağımsız bölümlerin 1 paya bir bağımsız bölüm isabet edecek şekilde 24/01/2009 tarihli genel kurul kararı gereğince ortakların anlaştığı şekli ile tahsisine, tahsis işlemlerinin peyder pey tapu idaresinde yürütülmesine, natamam bağımsız bölümlerin eksik işlerinin ortaklar ve (çevre düzenlemesi vs) yüklenici halefleri ile birlikte tamamlanmasına, yüklenici haleflerinin katılım payı miktarı ile eksikliklerinin tamamlanması hususunda anlaşmaya kooperatif ortağı ve aynı zamanda kooperatif vekili Av. ...'ın yetkili kılınmasına, katılım sağlayan yüklenici halefleri hakkında Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/805 E. sayılı davasından feragat edilmesine karar verildiği,-27/05/2010 tarih 1 sayılı yönetim kurulu kararı ile kooperatifte bundan böyle genel kurullarda yer alacak ..., ..., ... ve ...'in ortaklıklarının şekli olduğu, kooperatife ödemeleri bulunmadığı, gerçek ve geçerli şekilde pay devir almadıkları, yasal olarak asgari ortak sayısını karşılamak ve eksik iş yaptırmak karşılığında verilecek daireyi almak için ortaklığa giren kişiler oluşu vs gibi durumlar nedeniyle kooperatifin ve kooperatifteki ortaklık yapısının sağlıklı sürdürülmesi için yardım amaçlı olarak kooperatifin tasfiyesine kadar şeklen üye olarak kalmalarına, adlarına tahsis edilmiş ve tahsis edilecek bağımsız bölümlerin satılarak eksik işlerin tamamlanmasında kullanılmasına, kooperatiften herhangi bir hak ve alacakları ile yükümlülüklerinin bulunmadığına karar verilerek kararın ... ve ... tarafından imza altına alındığı ancak söz konusu kararın ... tarafından imzalanmadığı,-20/07/2016 tarih 4 sayılı yönetim kurulu kararı ile hak ve alacak sahibi bulunmayan şeklen kooperatifte ortak görünen 16/05/2016 tarihli genel kurulda yönetim kurulu üyesi seçilen ...'in denetleme kurulunun uyarısı üzerine hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunması nedeniyle yönetim kurulu üyeliğinin düşürülmesine ve bu nedenle şekli üyeliği sebebiyle kooperatiften ayrılmasına, kooperatif asil üyeliğine yedekten ilk sıra seçilen yönetim kurulu üyesinin davet edilmesine, yönetim kurulu üyeleri olan ...ve.. imzası ile karar verildiği,-18/08/2016 tarıh 5 sayılı yönetim kurulu kararı ile 31/01/2010 tarih 1 nolu yönetim kurulu kararında belirtilen kooperatifte herhangi bir hak ve alacak sahibi bulunmayan ve şeklen ortak bulunan ..., ... ve ...'in gerek verdikleri ayrılma dilekçeleri ve gerekse şekli üyeliklerinin kooperatife bir katkısı olmaması nedeniyle kooperatiften ayrılmalarına karar verildiği, söz konusu kararın ... ve ... imzası ile alındığı, -1163 sayılı Kanun ve kooperatif ana sözleşme hükümleri çerçevesinde kooperatif üyesi olunması için gerekli şartları taşıyan ve üye olmak için yönetim kuruluna yazılı olarak müracaatta bulunan veya devir yoluyla üyeliği edinen kişilerin yönetim kurulunca kooperatif üyeliğinin kabulüne dair karar verileceği, kooperatiflerde gerek kanun gerekse ana sözleşmeye göre ŞEKLEN ibaresi ile veya yedek üye ve benzeri şekilde ortak kaydı yapılamayacağı, 1163 sayılı kanun ve ana sözleşme hükümlerine göre kooperatif üyesi olmayan kişilerin yönetim kurulu asil ve yedek üyesi olarak seçilemeyeceği gibi divan heyetinde de görev yapamayacağı ve kooperatif nezdinde yaptırılacak konut inşaatlarındaki bağımsız bölümlerinde bu kişiler adına ferdileşme işlemi gereği tahsis ve tapu devirlerinin yapılamayacağı, açıklamalar uyarınca davacı ...'in şeklen veya yedek üye şeklinde bir ibare ile 1163 sayılı kanuna ve ana sözleşmeye aykırı olarak davalı kooperatife ortak kaydedilemeyeceği, davacılar ..., ... ... ve ...'ın kooperatif üyesi olduklarının kabulü gerekeceği,-Davalı kooperatife ait 2 adet pay defterinin bulunduğu, Kadıköy ... Noterliğinin 21/07/1994 tarih ... yevmiye no ile tasdik edilen ortaklar pay defterinde, kooperatifin 1992 kuruluşundan itibaren kayıtlı 60 kişiden ibaret ortağın bu defterde kayıtlı olduğu ve 2009 yılından beri kayıtlı olan üyelerin ise bu defterde yer almadığı, Zeytinburnu .... Noterliğinden 08/01/2009 tarih ... yevmiye no ile tasdik edilen ortaklar pay defterinde ise 02/01/2009-15/03/2009 tarihleri arasında kayıtlı üyeler arasında davacıların bulunmadığı, bu tarihlerden sonraki kayıtların ise 25/10/2016 tarihinde üye olan ...in ...'dan tüm payları devir alarak 5 adet, 02/01/2017 tarihinde üye olan ...'ün 2 adet, 02/01/2017 tarihinde kooperatife üye olan ....'ın 2 adet payı olduğu olduğu, bu durumda pay defterindeki ortaklık kayıtları ve pay miktarlarının yönetim kurulu karar defterindeki 20/05/2009 tarih ve 6 sayılı ferdileşme bağımsız bölüm tahsisini içeren kararla çeliştiği, pay defterinin yönetim kurulu kararı uyarınca gerçeğe uygun olarak düzenlenmediği,-Zeytinburnu .... Noterliğinin 05/02/2010 tarih ... yevmiye no.lu vekaletnamesi ile vekalet veren davacılar ... ve ..., Av. ... ve Av. ...'ı kooperatif hissesi devir alma ve satış, kooperatife üye olma, kooperatif hisselerini dilediği bedel ve şartlarla devretme, devir bedelini talep, tahsil ve ahzu kabza yetkili kıldıkları, bu vekaletnameye dayanarak Zeytinburnu .... Noterliğinin 24/10/2016 tarih ... yevmiye no ile kooperatif hisse devir sözleşmesi ile davacılardan ... vekili olan Av. ...'ın ...'ın davalı kooperatifteki hissesinin tamamını bütün aktif ve pasifi ile birlikte devir alan ...e 5.000,00 TL bedel karşılığında devir ve temlik ettiği, yine Zeytinburnu .... Noterliğinin 24/10/2016 tarih ... yevmiye no ile kooperatif hisse devir sözleşmesi ile davacılardan ... vekili olan Av. ...'ın ...'ın davalı kooperatifteki hissesinin tamamını bütün aktif ve pasifi ile birlikte devir alan ...e 5.000,00 TL bedel karşılığında devir ve temlik ettiği, Zeytinburnu ... Noterliğinin 20/09/2016 tarih ... yevmiye no ile tanzim edilen düzenleme şeklindeki azilnameye göre davacılardan ... ve ...'ın Av. ... ve Av. ...'ı azlettikleri ve azilnamenin muhatapların iş takibinde olduğu belirtilerek, aynı işyerinde daimi çalışan olduğunu beyan eden ehil yetkili sekreter ... imzasına 27/09/2016 tarihinde tebliğ edildiği, bu durumda devir işlemlerinin yetkisiz şekilde yapıldığı,-1163 sayılı Kanun ve ana sözleşme hükümleri çerçevesinde kooperatif ortağı olmayan kişinin yönetim kurulu asil ve yedek üyeliğine seçilemeyeceği ve divan heyet üyesi olarak görev yapamayacağı dikkate alındığında davacılar ..., ..., ... ve ...'in kooperatif üyesi oldukları ve bu davacıların kanun ve ana sözleşmede belirlenen usul ve esaslar dahilinde kooperatif üyeliğinden istifa ettiği veya ihraç edildiği ispat edilemediğinden halen davalı kooperatifin üyesi olduklarının kabul edilmesi gerekeceğini yönünde görüş sunulmuştur. 2-Rapora yönelik itirazlar üzerine alınan 17/05/2019 tarihli ek raporda özetle;-Davalı kooperatif tarafından, kooperatife ait tüm kayıtlar, muhasebe defter ve belgeleri üzerinde hiç inceleme yapılmadığı yönünde itiraz edilmiş ise de uzmanlık alanının mali müşavir bilirkişi olmaması nedeniyle kooperatifin muhasebe defter belge ve kayıtları üzerinde bu nedenle inceleme yapmamın mümkün olmayacağı ancak asıl uzmanlık alanıyla ilgili olarak ve mahkemenin verdiği yetki sınırı dahilinde davalı kooperatiften email yoluyla kooperatif üyeliğinin tespitine dair incelemeler için 1163 sayılı kanun kapsamında talep edilen davalı kooperatife ait ve dosya çözümüne ilişkin yönetim kurulu karar defterleri, ortaklık pay defteri, genel kurul ve hazirun cetvelleri çerçevesinde davacıların 1163 sayılı kanun gereği üye olup olmadıklarının tespitine yönelik inceleme ve değerlendirme yapıldığı, -Davalı kooperatif tarafından ... ve ...'ın şekli ortaklıktan ayrılma dilekçelerinin vekaletnameye dayalı olarak vekil ... tarafından 12/08/2016 tarihinde kooperatif yönetim kuruluna verildiği, yönetim kurulunun 18/08/2016 tarih ve 2016/5 sayılı kararı ile ayrılma taleplerinin kabul edildiği, istifa dilekçesi ve pay devir senetlerinin dayanağı olan vekaletnamede herhangi bir azlin bulunmadığı, azilin verilen bu vekaletname ile ilgili olmadığı yönünde itirazda bulunulmuş ise de, azilnamenin vekaletnamede belirtilen tüm yetkileri kapsadığı, davacılardan ... ve ... vekili olarak Av. ...'ın vekaletini ekleyerek 12/08/2016 tarihinde davalı kooperatif yönetim kuruluna hitaben düzenlediği üyelikten istifa dilekçesinde müvekkilleri adına ana sözleşmenin 13.mad'si gereği ... ve ...'ın kooperatif ortaklığından ayrılma istemini yazılı olarak bildirerek müvekkillerinin istifa sebebiyle kooperatiften herhangi bir hak ve alacak talepleri olmadığını beyan edip kooperatifi ibra ettiğini belirtmiş ise de söz konusu bu üyelikten istifa ile birlikte ibranın vekalet hükümleri gereği davacıları bağlayıp bağlamayacağı, devirin geçerliliği kabulü halinde ise devir yoluyla devir sözleşmesinde belirtilen vekilin tahsil ettiği bedeller yönünden takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, -Kooperatif üyesi ... tarafından kooperatif yönetim kuruluna hitaben yazılan bila tarihli istifa dilekçesinde \"kendime asaleten müvekkilim ...'e vekaleten olmak üzere kooperatif ortaklığından ayrılıyoruz. Gereğinin yapılmasını arz ederiz.\" şeklinde düzenlendiği, ekine Kadıköy .... Noterliğinin 08/04/2016 tarih ... yevmiye no ile düzenlenen vekaletname örneğinin eklendiği ancak incelenen bu vekaletname içeriğinde ise ...'in ...'e verdiği vekalet olduğu, anılan vekalet içeriğinde ise kooperatif üyeliğinden istifa etmeye dair bir yetkinin verilmediği, sadece kooperatif genel kurullarına katılma oy kullanma ve bu bağlamdaki yetkilere dair düzenlendiği, bu nedenle istifa dilekçesinin ... adına geçerli olmayacağının kabul edilmesi gerektiği, -Davalı kooperatifin incelemeye ibraz edilen yönetim kurulu karar defterinde davalı kooperatif yönetim kurulunun 18/08/2016 tarih 2016/5 sayılı kararı ile \"şeklen ortak olan ..., ... ve ...in gerek verdikleri ayrılma dilekçeleri ve gerekse de şekli üyeliğinin kooperatife bir katkısı olmaması nedeniyle kooperatiften ayrılmalarına karar verildi.\" şeklinde karar alındığı,-Mahkemece ... ve ... yönünden sunulan istifa dilekçesinin geçerli olduğunun kabulü halinde bu tarihten sonra vekaleten yapılan hisse devir işlemlerinin çelişki oluşturduğu, -Davalı kooperatiften bila tarihli istifa dilekçesi ile üyelikten ayrıldığı iddia edilen ... yönünden sunulan belgelerin karşılaştırmalı incelemesinde yönetim kurulu karar defterinde kayıtlı 18/08/2016 tarih 5 sayılı yönetim kurulu kararında ...'in istifa dilekçesinin kabulüne dair bir karar alınmadığı gibi, yönetim kurulunun 20/07/2016 tarih 4 nolu kararı ile ...'in kesinleşmiş mahkumiyet kararı olduğu gerekçesiyle yönetim kurulu üyeliğinden düşürülmesine ve bu nedenle şekli üyeliği nedeniyle kooperatiften ayrılmasına karar verildiği,-Bakırköy 2. ATM'nin 2017/436 E. sayılı dava dosyası ile davacılar tarafından .. iptali istemiyle açılan davada ... mali müşavir tarafından yapılan inceleme sonucu 10/09/2018 tarihli bilirkişi ek raporunda da belirtildiği üzere \"davacıların sunduğu noter tasdikleri belli olmayan 2009 yevmiye defter suretlerinde davacı ..., ..., ... ve ...'in davalı KYK'ne borçları olmayan eski ortaklardan hisse alımı yaparak yevmiye defter kaydının yapıldığı, 2009 yılı yevmiye kapanış maddesinde kaydı bulunan 529 diğer sermaye yedekleri hesabında ...'in 1.070,00 TL, ...'ın 535,00 TL, ...'ın 1.605,00 TL, ...'in 535,00 TL tutarlarının noter bilgileri tespit edilen 2016 yevmiye defterinin kapanış maddesinde ve 2017 yılı yevmiye defterlerinin açılış maddesinde de bulunduğu, kooperatifin 2017 yevmiye defterinde davacıların hisselerinin geri ödenip ortaklığın sonlandığına dair 02/01/2017 tarih ... no.lu yevmiye maddesi ile kasada ödeme kaydı bulunmasına rağmen dava dosyasında davacılara bu ödemelerin yapıldığına ilişkin hiçbir belgenin sunulmadığı bu bağlamda davacı tarafından sunulan yevmiye kayıtlarının kooperatif defterleri ile de teyit edildiği\" tespiti gereğince davacıların şeklen üye oldukları savunmasına itibar edilemeyeceği, kök raporda davacılar yönünden yapılan tespitlerde bir değişiklik olmadığı ifade edilmiştir. 3-Kaldırma kararının ardından smmm ... ve kooperatif uzmanı ...'ten alınan 21/06/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; -Davalı Kooperatifin incelenen 2009-2017 yıllarına ait defterlerinden 2010 yılı hariç diğer yıllara ait defterlerinin zamanında tasdik ettirildiği tespit edildiğinden delil niteliğine haiz olduğu, 2010 yılında defter tasdik ettirilmediği, 2010 yılı defteri olmadığından ve 2009 yılı defterlerinin devamına kayıt yapıldığından 2010 yılı defterlerinin delil niteliğinde olmadığı kanaatine varıldığı,-Davacı ...'in 02/01/2009 tarihli 5 no.lu yevmiye kaydı ile ...'dan 2 Pay X 535,00 = 1.070,00 TL'lik hisse devraldığı, ...'dan 1 Pay X 535,00 = 535,00 TL'lik hisse devraldığı, ...'den 1 Pay X 535,00 = 535,00 TL'lik hisse devraldığı, ...'den  1 Pay X 535,00 = 535,00 TL'lik hisse devraldığı, ...'den 1 Pay X 535,00 = 535,00 TL'lik hisse devraldığı, 03/03/2009 tarihli 32 no.lu yevmiye kaydı ile ...'dan 1 Pay X 535,00 = 535,00 TL'lik hisse devraldığı, buna göre davacı ...'in toplamda 3.745,00 TL tutarında 7 payı devraldığının Yevmiye Defter kayıtlardan tespit edildiği,-Davacı ...'in  02/03/2009 tarihli  23 no.lu yevmiye kaydı ile 1 Pay X 535,00 = 535,00 TL'lik hissesini ...'a, 02/03/2009 tarihli  24 no.lu yevmiye kaydı ile 3 Pay X 535,00 = 1.605,00 TL'lik hissesini ...<br>...'a, 30/03/2009 tarihli  33 no.lu yevmiye kaydı ile 1 Pay X 535,00 = 535,00 TL'lik hissesini ...'e devrettiğinin tespit edildiği,-Kooperatifin 2017 yılı yevmiye defterinin açılış kaydında davacıların hesap kayıtlarının ALACAK kaydı olduğu tespit edildiği ve davacı ...'in 1.070,00 TL, davacı ...'ın 535,00 TL, davacı ...'ın 1.605,00 TL, davacı ...'in 535,00 TL alacak kaydı göründüğü, -Ancak 02/01/2017 tarihli yevmiye maddesi kaydında davacıların hesaplarının BORÇ kaydı yapılarak Kasa Hesabına Alacak kaydı yapıldığı ve fiş açıklamasına da ORTAKLIK KAYIT TASHİHİ açıklaması yazılmak suretiyle davacıların hesaplarının kapatıldığının tespit edildiği, bu kayıtla kasadan nakit ödeme yapıldığı hususunda kayıt yapıldığının görüldüğü ancak inceleme esnasında bu kaydı tevsik edici ödeme yapıldığına dair herhangi bir makbuz, evrak, belge sunulmadığı, -2017 yılı kapanış kayıtları incelendiğinde ise yukarıda belirtilen TASHİH KAYDI ile davacıların kooperatiften çıkartıldığı hususunda kayıt yapıldığından kapanış kaydında davacılara ait herhangi bir kayıt bulunmadığı,-Dosyaya daha önce sunulmuş olan 09/01/2019 tarihli kök ve 20/05/2019 tarihli ek raporların aynen geçerli olduğu değiştirilecek herhangi bir hususun bulunmadığının tespit edilmiş olduğunu bildirmişlerdir. Celp edilen dosyalar;Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/436 E. sayılı dosyası; davacılar (... dışında) tarafından, 26/04/2017 tarihli kooperatif genel kurulda alınan kararların iptali istemiyle dava açıldığı, söz konusu davada Dairemizce istinaf incelemesinde olan işbu davanın bekletici mesele yapılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/287 E. sayılı dosyası; ... tarafından, ... ve ... hakkında tapu iptal ve tescil istemiyle dava açıldığı tespit edilmiştir. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/353 E. sayılı dosyası; asıl dava ..., birleşen dava ise ... tarafından, ..., ..., ... ve kooperatif aleyhine, kooperatife ait tapuların usulsüz olarak adlarına tescil edildiği iddiasıyla tapuların iptal edilerek kooperatif adına tescil edilmesi, tapu iptali ve tescilim mümkün olmaması halinde belirlenecek tazminatın tahsili ile kooperatife ödenmesi istemiyle dava açıldığı, söz konusu davada Dairemizce istinaf incelemesinde olan işbu davanın bekletici mesele yapılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davacılar ... ve ... tarafından, ... hakkında azledildiği vekaletnameye istinaden işlem yaptığı iddiası ile Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunulması üzerine güveni kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi ve Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi arasında görev uyuşmazlığı doğduğu, henüz esasa ilişkin bir karar verilmediği anlaşılmıştır. Yine davacıların şikayeti üzerine ..., ... hakkında, kooperatife ait tapuların usulsüz olarak kendi adlarına tescil edildiği ve davacıların zarara uğratıldığı iddiasıyla güveni kötüye kullanma suçundan Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/44 E. sayılı dosyası ile devam eden yargılamanın bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafın istinaf sebepleri incelendiğinde;Davalı vekilinin istinaf isteminin ilki kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmamış olmasına ve süresinden sonra yatırılan bilirkişi ücretine muvafakat etmemelerine rağmen mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış olmasına ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi incelemesi yönünde oluşturulacak ara kararda verilecek kesin sürenin tüm unsurları ile açıklanması ve sonucunun ihtar edilmesi gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22/06/2021 tarihli 2017/3-3179 E. 2021/806 K. sayılı kararında; \"...Her ne kadar Mahkeme ile Özel Daire arasındaki çekişme eksik delil avansının belirtilen kesin süreden sonra ancak talik edilen duruşmadan önce yatırılması hâlinde ihtar edilen sonuçların diğer taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturup oluşturmayacağı noktasında düğümlenmekte ve uyuşmalık da bu çerçevede belirlenmiş ise de konumuzun çözümlenmesi için öncelikle Mahkemece verilen kesin sürenin usulüne uygun olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Mahkemenin 29.05.2013 tarihli duruşmasında verilen ara karar incelendiğinde; bilirkişi incelemesinin belirli bir şekilde hangi konuda yapılacağı anlaşılamadığı gibi tayin edilecek bilirkişilerin ve heyetin kaç kişiden teşekkül edeceği, hangi uzmanlık alanına sahip kişilerden oluşacağı ve her bir bilirkişiye ödenecek ücretin ne kadar olduğu ayrı ayrı belirtilmemiştir. Zira çözümü; uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren sorun açıkça belirtilmeden ve inceleme yaptırılacak konunun kapsamı ile sınırları açıkça gösterilmeden bilirkişi görevlendirilemez. Ayrıca ara kararda verilen süreye uyulmaması durumunda davacı tarafın bu istekten vazgeçmiş sayılacağının ihtar edilmesine karşın, mahkemece diğer deliller incelenmeden ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. Dolayısıyla mahkemenin bilirkişi ücretinin süresi içerisinde yatırılmaması durumunda uygulanacak olan yaptırıma ilişkin ihtarı dahi isabetsiz olmuştur.Eş söyleyişle, davacıya verilen kesin süre HMK’nın 94. maddesi ile yargısal uygulamada öngörülen şartları taşımadığından hukukî bir sonuç doğurmaz.O hâlde, Mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde HMK’nın 94. maddesinde belirtildiği gibi usulüne uygun olarak bilirkişi incelemesi amacıyla ara karar kurulup, müteakip işlemler de tamamlanmak suretiyle varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, usulüne uygun olmayan kesin süreye sonuç bağlamak suretiyle davanın ispatlanamadığından bahisle reddine karar verilmesi isabetsizdir.\" , Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/02/2019 tarihli  2017/2428 E. 2019/1416 K. sayılı kararında; \"...Mahkemece, 09/06/2016 tarihli celsede bozma ilamı öncesinde alınan rapor ve ek raporun davalı savunmalarının değerlendirilmesi yönünde yeterli olmadığı gibi denetime elverişli bulunmadığı belirtilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, uzmanlığı belirlenen bilirkişi kuruluna ücret takdirine, savunmaya ilişkin olmakla bilirkişi ücretinin delil avansı olarak davalı tarafça iki haftalık kesin süre içerisinde karşılanmasına karar verilmiş, aksi halde davalının bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağı ihtar edilmiştir. Ancak, verilen bu ara kararda bilirkişilerce incelemenin yapılacağı konu, yani hangi hususta bilirkişi incelemesinin yapılacağı belirtilmemiş, bilirkişi heyetine verilen görev açıklanmamış olup bilirkişi ücretinin yatırılmasına ilişkin verilen kesin süre ihtarının geçerli olduğu kabul edilemez. Kesin sürenin hukuki sonuç doğurabilmesi için, bilirkişi incelemesine konu hususların açıklanması, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesi, kesin süreye riayet edilmemesi halinde sonuçlarının ihtar edilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, somut olayda mahkemece bilirkişi ücreti kesin süre içerisinde karşılanmadığı için bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı, HMK nın 94/2 ve 3. maddeleri dikkate alındığında davalı tarafın savunmalarının ispatlanamadığının kabulü doğru olmamıştır. Davalı vekilinin bilirkişi tayinine ilişkin bu ara karar sonrasındaki celseye mazeret bildirerek katılmadığı bir sonraki celse tarihinde ise bilirkişi ücretinin yatırıldığı da anlaşıldığından davalı savunmaları ile davacı şirket lehine yapılan ödemelere dair defter ve belgeler incelenmek, davalının tüm delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken davalı delilleri toplanmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.\" şeklinde açıklanmıştır.Ayrıca HMK'nın 324. maddesinde; \"Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır.\" düzenlemesi yer almaktadır. Davalının da cevap dilekçesinde bilirkişi incelemesi deliline dayandığı, ayrıca ilk derece mahkemesi kararının, davalı vekilinin itiraz dilekçeleri nazara alınarak itirazların değerlendirilmesi ve kooperatif kayıtlarında mali müşavir bir bilirkişi aracılığı ile inceleme yaptırılması gerektiği açıklanarak Dairemiz kararı ile kaldırıldığı da sabittir.Mahkemenin bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ara kararında bilirkişinin uzmanlık konusu belirtilmediği gibi hangi hususlarda inceleme yapılacağı yönünde bir açıklık bulunmadığından, ayrıca söz konusu delile davalı tarafın da dayanmış olması sebebiyle HMK 324.maddesi hükmünün de işletilmesi gerektiğinden davalı vekilinin bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. Esasa ilişkin inceleme;Kooperatif ortaklık sıfatının kazanılması beş halde söz konusu olabilir. İlk olarak kooperatifin kuruluşunda kurucu ortaklar kuruluşun gerçekleşmesiyle ortak sıfatını aslen kazanırlar. Daha sonraki evrede ise giriş talebinin kabulü yoluyla veya payın bir başkası tarafından devir alınmasının kabulüyle ortaklık gerçekleşir. Bir diğer ihtimal olarak ortaklığın taşınmaz mülkiyetine veya bir teşebbüsün işletilmesine bağlandığı durumlarda, taşınmazın veya işletmenin devir alınması halinde ortaklık sıfatı kazanılır. Son olarak ise ana sözleşmede hüküm bulunması halinde miras ile kooperatif paydaşlık hakkı kazanılır.Kooperatif ortağı olmada \"açık kapı ilkesi\" geçerlidir. Ortak olmak için yöneticilerin istekleri değil, objektif şartların gerçekleşmesi yeterlidir.Kooperatif ortaklığına girmek için gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerekir. Ortak olmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler, kooperatif anasözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar (KK. m.8).Bu aşamada zımnen ortaklığa kabul edilmiş sayılma durumunun da açıklanmasında yarar vardır. İlke olarak kooperatiflere üyelik kaydının, yetkili organlarının bu hususta verecekleri açık bir kararla olması yanında; ortak olmak isteyen kişiden aidat tahsilâtı yapılması ya da kişinin genel kurul toplantılarına çağrılması türünden kişiyi ortak olarak kabul eden işlemlerin yapılması suretiyle zımnen de ortaklık kaydının gerçekleşebileceği kabul edilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 11/11/2015 tarih 2014/23-649 Esas 2015/2597 Karar sayılı kararı).Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 15/11/2013 tarihli 2013/5241 E. 2013/7129 K. sayılı kararında da zımnen ortaklığa kabul; ''...Kooperatif ortaklığı, kooperatif yetkili organlarının bu hususta alacağı açık bir kararla gerçekleşebileceği gibi, bu hususta açık bir karar olmasa bile kooperatifin bu kişi ile üyesi sıfatıyla yazışmalar yapması, onu genel kurullara çağırması, belirli bir miktarda ödeme kabul etmesi veya konut tahsis ve teslim etmesi ve tadilata izin verilmesi şeklinde somut ilişkiler ile zımnen de gerçekleşebilir...'' şeklinde açıklanmıştır. Davacı ...'in, bir kısım kooperatif ortaklarından toplam 7 pay devralarak, kooperatife 02/01/2009 tarihli 5 no.lu yevmiye kaydı ve 03/03/2009 tarihli 32 no.lu yevmiye kaydı ortak olduğu,Yine davacılar ... ve ...'ın  02/03/2009 tarihli  23 ve 24 no.lu yevmiye kayıtları ile davacı ...'in ise 30/03/2009 tarihli 33 no.lu yevmiye kaydı ile davacı ...'den aldıkları paylar sonucu ortak oldukları tespit edilmiştir. Davacı ...'in, kooperatife ortak olduktan sonraki ilk genel kurul toplantısı olan 24/01/2009 tarihli toplantıdan itibaren, diğer davacıların ise 23/06/2010 tarihinde yapılan genel kurul toplantısından itibaren 16/05/2016 tarihinde yapılan genel kuruluna kadar tüm genel kurul hazirun cetvellerinde ortak olarak kayıtlı oldukları, Davacı ...'in 24/01/2009, 23/06/2010, 01/06/2012, 05/05/2015, 16/05/2016 tarihli genel kurullarda yönetim kurulu asil üyeliğine seçildiği, yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığı, Davacı ...'ın 23/06/2010 tarihli genel kurulda yönetim kurulu yedek üyeliğine seçildiği, 01/06/2012 tarihli genel kurulda denetim kurulu asil üyeliğine seçildiği, 24/05/2013 tarihli genel kurulda divan heyetinde oy sayım memuru olarak görev aldığı, 16/05/2016 tarihli genel kurullarda yönetim kurulu yedek üyeliğine seçildiği, Davacı ...'ın 23/06/2010 tarihli genel kurulda divan heyetinde katip üye olarak görev aldığı, 29/06/2011, 01/06/2012, 05/05/2015 ve 16/05/2016 tarihli genel kurullarda divan heyetinde oy toplama memuru olarak görev aldığı,Davacı ...'in 23/06/2010 tarihli genel kurulda divan heyetinde oy sayım memuru olarak görev aldığı, 24/05/2013 ve 20/06/2014 tarihli genel kurullarda divan heyetinde katip üye olarak görev aldığı toplantı tutanaklarından anlaşılmaktadır.  Yine 20/05/2009 tarih ve 6 no.lu yönetim kurulu kararı ile ferdileşme ve bağımsız bölümlerin ortaklar adına tahsisine dair alınan karar uyarınca ...'a A Blok 18, 20, 21 no.lu, B Blok 4 ve 6 no.lu, ...'a A Blok 30, 31 ve 32 no.lu, ...'e B Blok 8, 9, 10, 11 ve 12 no.lu bağımsız bölümlerin tahsisine karar verilmiştir. Her ne kadar davacılar ... ve ...'ın vekalet verdikleri Av. ... tarafından, vekaletnameye istinaden kooperatif hisseleri Zeytinburnu .... Noterliğinin 24/10/2016 tarih ...-...yevmiye no işlemlerle 3.kişilere devir ve temlik edilmiş ise de aslında bu işlem tarihinden önce Zeytinburnu .... Noterliğinin 20/09/2016 tarih ... yevmiye no ile tanzim edilen düzenleme şeklindeki azilnameye göre davacılardan ... ve ...'ın Av. ... ve Av. ...'ı azlettikleri ve azilnamenin 27/09/2016 tarihinde tebliğ edildiği, yani devir yapıldığı tarihte Av. ...'ın bu işlem için yetkili olmadığı tespit edilmiştir.Yine davacı ... tarafından gerek kendisi gerekse ...'e vekaleten bila tarihli istifa dilekçesi sunulduğu iddia edilmiş ise de ...'in ...'e verdiği vekalet içeriğinde kooperatif üyeliğinden istifa etmeye dair bir yetki verilmediği gibi bu dilekçeye istinaden yönetim kurulu tarafından bir karar alınmadığı da sabittir. 27/05/2010 tarih 1 no.lu yönetim kurulu kararı ile ..., ..., ... ve ...'in ortaklıklarının şekli olduğu belirtilerek, kooperatifin tasfiyesine kadar şeklen üye olarak kalmalarına, adlarına tahsis edilmiş ve tahsis edilecek bağımsız bölümlerin satılarak eksik işlerin tamamlanmasında kullanılmasına, kooperatiften herhangi bir hak ve alacakları ile yükümlülüklerinin bulunmadığına karar verilmiş ise de kararın yönetim kurulu üyeleri ... ve ... tarafından imzalandığı, yönetim kurulu başkanı olan ... imzasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yönetim kurulunun 20/07/2016 tarihli 4 no.lu kararı ile yönetim kurulu başkanı ... hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunduğundan yönetim kurulu üyeliğinin düşürülmesine ve şekli üyeliği nedeniyle ortaklıkta ayrılmasına 2.başkan ... ve üye ... imzasıyla karar alındığı, yine 27/05/2010 (kararda 30/01/2010 olarak geçiyor) tarih 1 no.lu karara istinaden 18/08/2016 tarihli 5 no.lu yönetim kurulu kararı ile ..., ..., ... ve ...'in ortaklıktan ayrılmaları yönünde 2.başkan ...ve üye ... tarafından karar alındığı anlaşılmakta ise de gerek 1163 sayılı Kanun gerekse ana sözleşme hükümleri uyarınca kooperatife şeklen ortak yapılması gibi bir durumun söz konusu olmayacağı açık olup,  her ne kadar ortaklığa kabullerine dair yönetim kurulu kararı mevcut değil ise de pay devir sözleşmeleri, kooperatif yevmiye kayıtları, genel kurul ve hazirun cetvelleri, davacıların genel kurullarda ortaklığa bağlı olarak yönetim kurulu, denetim kurulu ve divan heyeti üyeleri olarak seçilmeleri, adlarına bağımsız bölüm tahsis edilmesine dair kararlar da nazara alındığında; davacılar ..., ..., ....... ve ...'in kooperatif ortağı oldukları kanaatine varıldığından, mahkemece bu yönde verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Davacı tarafın istinaf sebepleri incelendiğinde;Kısmi istinaf (yani hükmün bir kısmının istinaf edilmemiş olması) halinde, hükmün istinaf edilmeyen kısmı (istinaf süresinin geçmesi ile) kesinleşir. (Medeni Usul Hukuku El Kitabı, Prof. Dr. Baki Kuru, Av. Burak Aydın, C.II, s. 1363).Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/10/2021 tarihli 2017/832 E. 2021/986 K. sayılı  kararı ilk kararında \"2-Usulsüz olarak üye yapılan üç kişinin üyeliğinin iptali talebinin reddine\" karar verilmiş, söz konusu hükme karşı davacılar tarafından istinaf yoluna başvurulmamış sadece davalı vekili ilk kararda kabul edilen kısma yönelik istinaf isteminde bulunmuştur. Bu durumda \"Usulsüz olarak üye yapılan üç kişinin üyeliğinin iptali talebinin reddine\" dair verilen hüküm istinaf edilmediğinden kesinleşmiştir. Dairemizin kaldırma kararının ardından Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/12/2023 tarihli 2022/576 E. 2023/1345 K. sayılı kararında da yine aynı hüküm tesis edilmekle, davacılar aleyhine yeni bir durum da yaratılmadığından, davacılar vekininin istinaf isteminin, kararın istinaf istemine konu kısım yönünden kesinleşmiş olması nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Yapılan açıklamalar ve Dairemizce yapılan inceleme neticesinde; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı anlaşılmış, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığından ayrıca kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi uyarınca esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun ise HMK'nın 352/1.c bendi uyarınca usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1.c bendi uyarınca USULDEN REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,3-Taraflarca yatırılan istinaf başvuru harçlarının ayrı ayrı Hazineye gelir kaydına, 4-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iade edilmesine, 6-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 7-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince iade edilmesine8-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"571a746506ee5b15","SID":"40a09799cf62f67f"}}