{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>                     T.C.<br>                  SAMSUN<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1159 <br>KARAR NO \t: 2024/1782<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ....<br>ÜYE\t\t: ....<br>ÜYE\t\t: ....<br>KATİP\t\t: ....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/1083 2023/512<br>DAVACI\t\t: ....\t  <br>VEKİLLERİ\t\t: ...\t<br>DAVALILAR\t\t: ....<br>VEKİLLERİ\t\t: ....<br>VEKİLİ\t\t: ....\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirketin arasında yapılan anlaşma gereği 400.000,00 TL  bedel ya da alışveriş merkezinin fastfoot katında  100-150 mg arası bir dükkan karşılığında, ......AVM içerisine  7 adet sinema salonu ile bir adet tiyatro salonunun çalışır vaziyette teslimi taahhüt edildiğini, müvekkilinin taahhüt çerçevesinde malzeme temini, nakliye montaj ve kurulum işlerini tamamlayarak, ilk filmin oynatılmasını sağladığını, müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirdiğini, müvekkilinin kiracılığının sona ermesiyle kendisine ait olan bir kısım malzemeyi alarak mecburi tahliye etttiğini, daha sonra davalı şirketin sinemaları kiraya vermediğini, kiracı bulamadığını, bunun üzerine davalı tarafça müvekkili şirketin tecrübesinden yararlanmak düşüncesiyle sinema salonlarının müvekkilince işletilmesinin istendiğini ve yeni bir sözleşme imzalandığını, alacağın temliki ve dış üstlenme sözleşmesi niteliğindeki bu protokole göre müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan 400.000 TL (KDV) alacağını .... temlik ettiğini, davalı ....'in temlik karşılığında dış üstlenme borcu altına girerek adına kayıtlı ve tescilli bulunan .......... AVM içerisinde bulunan CZ 6 numaralı dükkanı müvekkili şirkete devir borcu altına girdiğini, davalı ......'in diğer davalı şirketin  hem hakim hissedarı hem de yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalı ....'in sözleşme gereği müvekkiline devretmesi gereken dükkanı devretmediğini, davalının yapılan işlemleri ticari defterlerinde kayıt altına almadığını, davalının sinema salonların ile tiyatro salonlarının işletmeye alınmadığını, faaliyete başlayamadığını ve ciddi zararlar oluştuğunu iddia etmiş ise de, bu iddianın gerçeği olmadığı mevcut deliller dışında Samsun 3 .Sulh Hukuk Mahkemesinin .... D.İş sayılı dosyasında ortaya çıktığını, borçlunun temerrüdü ile alacağın muaccel hale geldiğini, davalıların alacağın tahsilini engellemek amacında olduğunu belirterek, öncelikle ...... AVM içerisinde bulunan CZ 6 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının tespit edilerek, davalılardan ....adına kayıt ve tescilli olması halinde mülkiyet hakkının devri ile müvekkili adına kayıt ve tesciline, bunun mümkün olmaması yada taşınmazın ayıplı olması halinde ise dava konusunu tazminata dönüştürerek  CZ6 numaralı dükkana ilişkin KDV'li kıymet takdir  bedelinin ve bu bedele ilişkin ticari temerrüt faizinin davalılardan tahsiline, terditli olarak temlik sözleşmesinin hükümsüzlüğü ihtimaline karşı 365.000 TL nin teslim tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ve KDV ile birlikte davalı  ....'den tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.<br>Davalı .... vekili 27/05/2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili ile ilgili dava dilekçesindeki tüm beyanlarını reddettiklerini, davanın sıfat yokluğundan reddi gerektiğini, davacının yasaya uygun bir borcun üstlenilmesi ile ilgili aralarında akdedilmiş bir sözleşmenin olmadığını, davacının dava dilekçesi ekinde sözleşme olarak fotokopi halinde sunduğu belgeyi kabul etmediklerini, taraflarınca kabul edilmeyen borcu üstlenmesi ve temlik ve sözleşme incelendiğinde sözleşmenin son hükmünde diğer davalıdan alacağının olduğu ve bu alacağın müvekkiline temlik yoluyla devredileceği taahhüt edilmiş ancak tüm hukuki ilişki incelendiğinde diğer davalıdan alacağının doğmadığı ve müvekkiline herhangi bir temlik de yapılmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır. <br>Davalı .... vekili 27/05/2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu davayı açmakta haksız olduğunu, dava dilekçesinde diğer davalıyı dış üstlenme kabul etmiş ise de ekte sunulan fotokopi şeklindeki sözleşmeyi kabul etmediklerini, kaldı ki her iki tarafın tacir olması göz önüne alınarak sözleşme şekil şartlarını taşımadığını, davacı firmanın müvekkili ile aralarında anlaştıkları hizmetin ve makinelerin tam ve eksiksiz olarak monte edilmediği, bu eksikliklerin müvekkili firma tarafında başkaca bir firmaya gidertildiğinin tespit olunduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece Mahkemesi tarafından davalı ... hakkındaki davanın HMK 114/1-d, 115/2 gereği usulden reddine; 193.684,83 TL'nin 25/03/2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazla talebin reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır. <br><br>İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf başvuru talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, 2 turnike dışında işleri teslim ettiklerini, 28.11.2022 tarihli beyan dilekçelerinde daha önce inkar edilen imzasız eser sözleşmesine dayanıldığını, eser sözleşmesindeki eksiklerin Tiyatro Salonunun perde ve ses sisteminin tamamlanmadığı, salon 7 de patlak hoparlör, film oynatma makinasının kırık dişli sorunu, turnikelerin takılmadığı, salon 3 rock kabinetinin içindeki kablo bağlantıları olmayan prosesörün arızalı olduğu, film kesme makinasının olmadığı, şeklinde 6 kalem halinde eksik işlerin yapıldığını, ticari temerrüt faizi yerine yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. <br>İstinaf başvuru talebinde bulunan davalı .... vekili dilekçesinde özetle, 25.03.2015 tarihli protokolün hukuki geçerliliğinin olmadığını, davacının tapu iptal talebi yönünden feragat ettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen faturaların ve bu faturalarda gösterilen bedellerin gerçeği yansıtmadığını, fahiş fiyatlandırma yapılarak düzenlendiğini, sinemaların eksik teslim edildiğini, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. <br><br>DELİLLER \t\t:<br>Tüm dosya kapsamı.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dava, eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.<br>Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili, davalı şirket arasında yapılan anlaşma gereği 400.000,00 TL bedel ile  Lovelet AVM içerisine 7 adet sinema salonu ile bir adet tiyatro salonunun çalışır vaziyette teslimi taahhüdünü içeren akit yapıldığı, diğer davalının  25 Mart 2015 tarihli sözleşme ile borcu üstlenerek bu borca karşılık alışveriş merkezinin fastfoot katında 100-150 mg arası bir dükkan vermeyi taahhüt ettiğini,müvekkilinin sözleşme gereği tüm edimlerini yerine getirdiğini ileri sürerek, ...... İlçesi ..... Mahallesi .... ada ....parsel C Blok zemin kat CZ 6 B.B nolu taşınmazın tapu kaydının davalı .... adına kayıtlı olması halinde iptaliyle adına tescilini, bu talebinin mümkün olmaması halinde işbu taşınmazın bedelinin davalı ....'den tahsilini, terditli olarak ise davacı ile davalı şirket arasındaki sözleşme gereği bakiye 365.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiş, davacı vekili tapu iptal ve tescil talebi yönünden davadan feragat etmiştir.<br>Mahkemece 16/06/2021 tarihli karar ile, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine karar davacı ve davalı tarafça istinaf edilmiştir.<br>Dairemizin 21/09/2022 tarih ve .... Esas, .... Karar sayılı ilamı ile  \"davacı şirket  ile davalı şirket arasında 7 adet sinema salonu ile bir adet tiyatro salonunun çalışır vaziyette teslimi hususunda eser sözleşmesi yapıldığı, bu eser sözleşmesinin ifası halinde borcun davalı .... tarafından üstlenildiği, davalılar tarafından davacının eser sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getirmediğinin savunulduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, borcun üstlenilmesi sözleşmesinin kurulması ve geçerliliği hiçbir özel şekle tabi olmadığından taraflar arasında 25.03.2015 tarihinde geçerli bir borcun üstlenilmesi sözleşmesi kurulduğu, borcu üstlenme sözleşmesinde borcun içeriğinin aynen devam etmesinin sonucu olarak borç ilişkisinden kaynaklanan def'îlerin borcu üstlenene geçeceği,  başka bir deyişle davalı şirketin davacıya karşı ileri sürebileceği def’îlerin borcu üstlenen davalı şirkete geçeceği, bu kapsamda davalılar vekili tarafından dava konusu sözleşmenin dayanağı olan eser sözleşmesinin davacı tarafından gereği gibi yerine getirilmediği  savunularak asıl borçlunun sahip olduğu def’îlerin davacıya karşı ileri sürüldüğü anlaşılmakla sözleşmenin gayrimenkul satış vaadine ilişkin kısmının batıl olması nedeniyle davacının eser sözleşmesini gereği gibi yerine getirip getirmediği araştırılıp davacının eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak miktarı saptandıktan sonra, borcun üstlenilmesi ve eser sözleşmesi hükümleri çerçevesinde tarafların sorumluluklarının belirlenmesi gerekirken sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değerlendirme yapılması doğru görülmemiştir.\" gerekçesi ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>Yerel mahkemece, Dairemiz kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde \"Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,1-Davalı ....hakkındaki davanın HMK 114/1-d, 115/2 gereği USULDEN REDDİNE, 193.684,83 TL'nin 25/03/2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,\" reddine karar verilmesi üzerine karar davacı ve .... tarafından istinaf edilmiştir.<br>Dairemizin önceki kaldırma kararında da belirtildiği üzere, taraflar arasında mevcut hukuki ilişki değerlendirildiğinde; davacının 7 sinema salonu ile 1 tiyatro salonunu çalışır vaziyette faaliyete geçirip davalı İdart'a teslim etmeyi taahhüt etmesi yönünden eser sözleşmesi; eser sözleşmesi nedeniyle elde edilecek semenin  davalı ....'nin şahsına temlik edilmesi yönünden alacağın temliki, davalı ....'nin de davalı .... borcuna karşılık adına kayıtla C.Z.6 nolu bağımsız bölümü davacıya satmayı taahhüdü yönünden de gayrimenkul satış vaadi ve borcun üstlenilmesi niteliği taşıyan karma nitelikli bir sözleşme olduğu sonucuna varılmaktadır. Ne var ki taraflar arasındaki gayrimenkul satışına ilişkin bir sözleşme gerçekleştirilmemiştir. Yerel mahkemece de belirtildiği üzere taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin geçerli olabilmesi için TMK'nun 706., Tapu Kanunu 26., Noterlik Kanunu'nun 60/3.maddesi ile 89.maddesi uyarınca Noterde düzenleme şeklinde yapılması gerektiği, ayrıca bağımsız bölümün taahhüt tarihi itibariyle salt davalı adına kayıtlı olmayıp paylı mülkiyete tabi olduğu ve buna göre devir konusunda hukuki imkansızlık bulunduğu anlaşılmakla protokolün bağımsız bölümün davacı Makro Sinema'ya devredileceğine ilişkin kısmı batıldır. Bu durumda sözleşmenin gayrimenkul satış vaadine ilişkin kısmının batıl olması nedeniyle borcun üstlenilmesi ve eser sözleşmesi hükümleri çerçevesinde tarafların sorumluluklarının belirlenmesi gerekir. <br>6098 sayılı TBK nın 470. maddesinde düzenlenen Eser sözleşmesi yüklenicinin bir eser meydana getirip teslim etmeyi, iş sahibinin de buna mukabil bir bedel ödemeyi üstlendiği tam iki tarafa borç yükleyen bir iş görme sözleşmesidir.<br> 6098 sayılı TBK nın 471. maddesi \"Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır.\" şeklinde olup  Yüklenici sözleşmenin tarafı olarak, işin uzmanı olup, eseri fen ve sanat kaidelerine  ve iş sahibinin yararına olacak şekilde amacına uygun ve özenle meydana getirmekle yükümlüdür. İşin uzmanı sayılan ve basiretli tacir gibi hareket etmek zorunda olan yüklenici ifayı amaca uygun gerçekleştirmek zorundadır.<br>Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, Eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda işin yapılıp teslim edildiğini yüklenici, iş bedelinin ödendiği ve varsa ayıplı imalat yapıldığı savunmasını iş sahibi kanıtlamak zorundadır. <br><br> Türk Borçlar Kanunu’nun (BK) 195 ilâ 200. maddeleri arasında düzenlenen \" borcun üstlenilmesinde\"; borcu üstlenen, kendisinin daha önce dâhil olmadığı ve bu anlamda tamamen dışında olduğu bir borç ilişkisinde, borcu aynen muhafaza ederek borçlunun konumuna geçmesi hâli söz konusudur.  Dolayısıyla borcun üstlenilmesi, belirli bir borç için borçlunun değişmesini konu edinmektedir.<br>Borcu üstlenilmesinde eski borçlunun şahsına bağlı olmayan ve ona karşı doğmuş bulunan her türlü fer’î hak borcu üstlenene karşı da ileri sürülebilir. Bu kapsamda eski borçlunun bizzat kurmuş olduğu teminatlar, eski borçlu zamanında işlemiş ve muaccel hâle gelmiş olan faiz, cezai şart ve sözleşmenin ihlâlinden doğan tazminat talepleri ile işleyecek faizler borcu üstlenen hakkında da geçerli olur. Bununla birlikte kefillerin sorumlulukları ile üçüncü kişilerin borca teminat olarak kurmuş oldukları rehin dolayısıyla sorumlulukları, ancak bunların borcun yüklenilmesine yazılı olarak rıza göstermeleri hâlinde devam eder.<br> Borcun üstlenilmesi ile borcun içeriği değişmez ve borcu üstlenen eski borçlunun yerine geçerek borçlu sıfatını kazanır. Borcun içeriğinin aynen devam etmesinin sonucu olarak borç ilişkisinden kaynaklanan def'îler de borcu üstlenene geçer. Borç ilişkisinden kaynaklanan def’îler, üstlenilen borcun doğumuna, geçerliliğine, ortadan kalkmasına ya da sona ermesine ilişkin def’îlerdir. Borcun üslenilmesi sözleşmesinde aksi kararlaştırılmadıkça borcu üstlenen eski borçluya ait kişisel def’îleri alacaklıya karşı ileri süremez.<br> Borcun üstlenilmesinde üstlenen, asıl borçluyu borcundan kurtaracak şekilde borcu üstlenmekte ve borcun asli borçlusu hâline gelmektedir ve asıl borçlunun yerine geçerek borçlunun edimini ifa ile yükümlüdür. (HGK'nun .... Esas, .... Karar sayılı ilamı)      <br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde; Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, usulünce tartışıldığı, dairemiz kaldırma kararı sonrasında aldırılan 06/03/2023  tarihli bilirkişi raporu (ve mahkemece resen eklenen 5.000,00 TL bedelli malzeme) dikkate alındığında 15/04/2015 tarihli A-57 nolu faturada ve  20/04/2015 tarih A-58 nolu faturada yazılı malzemelerden KDV dahil toplam 228.684,83 TL bedelli malzemenin teslim edildiği, davalı tarafça yapılan  35.000,00 TL ödeme mahsup edildiğinde davacının  yapıp teslim ettiğini ispat ettiği iş bedelinin 193.684,83 TL olduğu, geri kalan işler yönünden davacı vekiline yemin teklif etme hakkı hatırlatılmasına rağmen davacı tarafın yemin teklif etmeyeceklerini belirttiğinden, geri kalan işlerin teslim edildiğinin davacı tarafça ispatlanamadığı,  borcun üstlenilmesi nedeniyle davalı ....'nin sözleşme kapsamındaki borçtan sorumlu olduğu, mahkemenin 16/06/2021 tarihli kararında \"yasal faize\" hükmedilmesine rağmen davacı tarafça bu hususun istinaf sebebi yapılmaması nedeniyle, davalı lehine usulü kazanılmış hak oluştuğundan, yasal faize hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin ve davalı .... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1.Davacı vekilinin ve davalı .... vekilinin İstinaf Başvurusunun ayrı ayrı Esastan REDDİNE.<br>2.a-Davacı taraftan yatırılan 1.756,00 TL istinaf (nispi) karar harcından alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 1.328,4 TL'nin davacı tarafa iadesine<br>b-Davalı ....taraftan alınması gerekli 13.230,61 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.330,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.900,61  TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>Karar kesin olduğundan harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesi'nce yazılmasına. <br>3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara tebliğine.<br>Dair, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.25/10/2024<br><br>....<br>Başkan<br>....<br>  ¸e-imza <br>....<br>Üye<br>....<br>  ¸e-imza <br>....<br>Üye<br>....<br>  ¸e-imza <br>....<br>Katip<br>....<br>  ¸e-imza <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 25/10/2024<br><br><br>  Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7b761bacacc30754","SID":"08964fe9236dcf4b"}}