{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/115 <br>KARAR NO: 2024/1490<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/02/2021<br>NUMARASI: 2018/398 Esas - 2021/81 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/10/2024<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı şirkete ait tohum yükünün denizyolu ile İzmir/Türkiye'den Oran/Cezayir'e taşıması işini üstlendiğini, davalıya ait yüklerin fiili taşıyıcı armatör ... Den.A.Ş'ye ait konteynerler ve gemileri ile üç ayrı konşimento ile sevk edildiğini, ... numaralı konşimento muhteviyatı ... ve ... numaralı iki adet konteyner ile ... numara konşimento muhteviyatı ... ve ... numaralı iki adet konteyneri taşıyan ... gemisinin 23/09/2017 tarihinde; ... numaralı konşimento muhteviyatı ... ve ... numaralı iki adet konteyneri taşıyan ... gemisinin 26/10/2017 tarihinde Oran Limanı'na vardığını, ancak malın alıcısı olan ... isimli firmanın malları çekmediği için konteynerlerin halen boşaltılamadığını, konteynerlerin boşaltılamaması sebebiyle gemi acentesi ... tarafından 01.03.2018 tarihine kadar işlemiş demuraj bedelleri ve konteyner bedelleri için müvekkili şirkete \"konteyner tanzim bedeli ve yurtdışı demuraj\" açıklaması ile toplam 69.828-USD tutarında üç adet fatura kesildiğini, müvekkili şirkete fatura edilen demuraj ve konteyner faturalarının davalıya bildirilerek ödeme talep edildiğini, ancak davalının Cezayir'deki alıcının malları çekeceğini ve malların çekildiği tarihe kadar oluşacak demuraj bedellerini ve sair masrafları ödeyeceğini söyleyerek müvekkili şirketi oyaladığını, alıcının bu üç sevkiyattan sadece birini kapattığını, kalan konteynerleri çekmediğini ve bakiye 46.552-USD tutarındaki demuraj bedelini ödemediğini belirterek davalı borçlunun Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra takibine itirazının iptali ile icra takibinin 46.552-USD üzerinden devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep  etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; davaya konu konteyner demurajlarından dolayı müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, zira davacı şirketle müvekkili şirket arasında konteyner demurajlarının satıcı müvekkili şirkete ait olacağına dair bir anlaşma olmadığını, ihracat beyannamelerinden görüleceği üzere, müvekkili şirketin taşımaya konu ürünleri satış şeklinin EXW ve FOB satışlar olup, işletmede ve gemi bordasında teslimle müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, diğer yandan çek fotokopilerinden de görüleceği üzere alıcı ... şirketinin bekleme ücretine ilişkin olarak konteynerin sahibi bulunan ve bekleme ücretinin asıl alacaklısı ... şirketine çek keşide ettiğini, böylelikle dava dışı firmanın bekleme ücreti alacağının yükümlüsü olduğunu kabul ettiğini, davacı şirketin taşımaya konu konteynerlerin sahibi olan ... firmasına demuraj ödediğine dair gerek icra dosyasına ve gerekse işbu dava dosyasına  ödeme belgesi sunulmadığını, bu nedenle demuraj alacağına dair rücu hakkının da doğmadığını belirterek davanın reddine, haksız icra takibinde bulunan davacı şirketin takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı şirket tarafından e-posta ile 05.07.2017 tarihinde davalıya gönderilen teklif yazısında taşıma sözleşmesi şartlarının bildirildiği, bu yazıda demuraj da dahil tüm masraflar için davalıya rücu edileceği şartı bulunduğu, dava dışı fiili taşıyan tarafından düzenlenen demuraj faturalarında geminin geliş tarihinin yazıldığı, ayrıca dava dışı fiili taşıyan tarafından davacıya gönderilen 15.03.2018 tarihli e-postada da her bir taşıma bakımından düzeltilmiş olduğu belirtilen tahliye tarihi bilgilerinin yer aldığı, dava konusu ... numaralı ve ... numaralı konşimento tahtında taşınan her bir konşimentoda 2 adet olmak üzere , toplam 4 adet 40 feet lik konteynerlerin davacı beyanına göre tahliye limanında 23.09.2017 ve ... numaralı konşimento tahtında taşınan 2 adet 40 feet lik konteynerin ise 26.09.2017 tarihinde tahliye limanında gemiden tahliye edildiği, elektronik posta mesajlarına göre davacı yetkilisinin alıcının yükü teslim almadığını ilk olarak 22.11.2017 tarihli mesaj ile davalı yetkilisi ...'a bildirdiği, ana konşimentoda demuraj tarifesi bulunduğu, 7 gün serbest süre öngörüldüğü, davacının talebinin fiili taşıyan tarafından düzenlenen 02.03.2018 tarihli iki faturaya ilişkin olduğu, davalı yetkilisi ...'ın 13.03.2018 tarihli elektronik postasına göre bu tarih itibariyle konteynerlerin iade edilmediği kabul edilebilebilecek ise de, dosya kapsamından davaya konu konteynerlerin varış limanında teslim alınıp alınmadığının ve dava dışı gönderilene yapılan varış ihbarının tarihinin belirlenememesi nedeniyle, davalıya ihbarın yapıldığı tarih olan 22.11.2017 tarihinden, faturanın düzenlendiği 02.03.2018 tarihine kadar demuraj ücreti ve konteyner bedeli toplamının hükme esas alınan bilirkişi raporunda 50.600-USD olarak tespit edildiği, davacının icra takibinde ise 46.552-USD talep ettiği, dava dışı fiili taşıyan ...'a 28.276-USD demuraj bedeli ödendiği, davacının fiili taşıyana ödediği bedeli davalıdan talep edebileceği, davacı vekilinin 02/11/2020 havale tarihli dilekçesi ile dava konusu meblağın 18.276-USD kısmından feragat ettiği, alacağın yargılama ile belirlenmesi nedeniyle likit olmadığı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminatı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 28.276-USD asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatı ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; davacının ihtar edilmesine rağmen kesin süreler içerisinde ticari defterlerini ibraz etmediğini, davacının ödeme belgelerini ve delillerini süresi içinde sunmadığını, mahkemece usule ilişkin kural gözetilmeksizin karar verildiğini, defterlerini süresinde hazır etmediğini, mahkemece 3. kez inceleme günü tayin edildiğini, dava dışı ... ile davacı arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, iki şirket arasında başkaca taşımalarında bulunduğunu, bilirkişi raporunda ... tarafından bu taşıma ile ilgili indirimli faturalar düzenlendiği belirtilmiş ise de dava dışı ...'ın sonradan düzenlediği faturaların dava konusu taşımaya dayalı olup olmadığına dair somut bir kayıt ve açıklamaya yer verilmediğini, bu faturaların davacı ile dava dışı ... arasındaki başka taşıma ilişkilerine ait olmasının imkan dahilinde olduğunu, ek rapora yapılan itiraz değerlendirilmeden karar verildiğini, ayrıca kök rapora karşı ileri sürülen itirazların da dikkate alınmadığını, satış-teslim şekli ve şartlarının bizzat navlun ve navluna bağlı borç ve yükümlülükleri de kapsayacağını, müvekkilinin ürünleri Cezayir'deki firmaya EXW ve FOB teslim şekli ile sattığını, bu nedenle demuraj alacaklarından müvekkilinin değil malın alıcısı ... şirketinin sorumlu olduğunu, ... şirketinin bu üç sevkiyattan birisini kapattığını, kalan konteynerlerin çekilmediğini, ödeme taahhüdünün bu şirket tarafından verildiğini, ... firmasına alıcı firma tarafından çek keşide edilerek alıcı firmanın bekleme ücreti alacağının yükümlüsü olduğunu kabul ettiğini, davacının fazla talep edilen sonradan feragat edilen kısım yönünden kötüniyetli olduğundan tazminata hükmedilmemesinin de doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, deniz taşıması nedeniyle oluşan konteyner demuraj alacağının  tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Davalı vekili, Antalya icra dairelerinin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunmuş ise de dava konusunun para borcu olması nedeniyle HMK'nın 10 ve TBK'nın 89. maddesi uyarınca ifa yeri olan davacı alacaklının yerleşim yeri itibariyle Küçükçekmece icra daireleri yetkili olduğundan davalının icra dairesinin yetkisine itirazı yerinde değildir. Konteyner demurajı TTK'da düzenlenmemiş olup uygulamada; kırkambar sözleşmesi veya konşimentoda kararlaştırılan, konteynerin iadesi borcunu kuvvetlendiren, bununla birlikte konteynerin iadesinde gecikme durumunda taşıyanın uğrayacağı zararı tazmin etmeye yarayan, öğretide hukuki niteliği bir kısım yazarlar tarafından götürü tazminat, bir kısmı tarafından ise cezai şart niteliğinde kabul edilen bir müessesedir. Konteyner demurajından kaynaklı alacağın istenebilmesi için, öncelikle taraflar arasında bir anlaşmanın bulunması gerekir. Taşıma sözleşmesinde veya konşimentoda bu yolda bir hüküm olmadığı takdirde taşıyan kural olarak demuraj talep edemez. Sadece genel hükümlere dayanarak ispat koşuluyla gecikmeden kaynaklanan zararını isteyebilir. Ancak TTK'nın 1203. maddesinde \"Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur.\" hükmüne yer verilmiştir. Maddede bahsi geçen \"navlun sözleşmesi, konşimento ya da diğer denizde eşya taşıma senedi hükümlerine göre üzerine düşen tüm borçlar\" ifadesinin kapsamına konteynerin iadesi yükümlülüğü de dahildir. Bu hükme göre gönderilen, eşyanın teslimini talep etmesi halinde anılan yükümlülüğün muhatabı olur. Şayet etmezse, TTK'nın 1203. maddesi kapsamında borç yükümlüsü haline gelmez (Sami Aksoy Deniz Ticareti Hukukunda Konteynerin Taşıyana İadesi ve Konteyner Demurajı, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, Sayı:1 - Mart 2017, s.146). Bu durumda gönderilen konteyner gecikmesinden kaynaklanan bedelden sorumlu olmaz. TTK'nın 1207/1 maddesi hükmüne göre ise, gönderilenin eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmaması halinde, taşıtan, navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür. Somut olayda; gönderici ve yükleteni davalı olan emtianın İzmir'den Oran/Cezayir'e taşınması işini akdi taşıyıcı olarak davacının üstlendiği, alıcının Cezayir'de yerleşik ... firması olduğu, taşımanın fiili taşıyıcı olarak dava dışı ... tarafından gerçekleştirildiği, ... nolu konşimento kapsamında taşınan ... ve ... nolu konteynerlerin 23/09/2017 tarihinde, ... nolu konşimento kapsamında taşınan ... ve ... nolu konteynerlerin 23/09/2017 tarihinde, ... nolu konşimento kapsamında taşınan ... ve ... nolu konteynerlerin 26/10/2017 tarihinde gemiden tahliye edildiği, 7 günlük serbest süre öngörüldüğü, dava dışı alıcı ... firması tarafından 2 adet konteynerin teslim alındığı, ancak 4 adet konteyner yükünün teslim alınmadığı, davacı yetkilisinin, alıcının yükü teslim almadığını ilk olarak 22.11.2017 tarihli mesaj ile davalı yetkilisi ...'a bildirdiği, ana konşimentoda demuraj tarifesinin 1-7 gün serbest süre, 8-14 Gün 22-USD, 15-30 Gün 44-USD, 31 Gün ve sonrasında 88-USD olarak belirlendiği, konteyner bedelinin 5.500-USD olduğu anlaşılmaktadır. Dava dışı ...'ın düzenlediği ve taşıma taahhüdünde bulunduğu konşimentoda davalı ... yükleten, dava dışı alıcı ... ise ihbar adresi olarak kayıtlıdır. Konişmento ... emrine düzenlenmiştir. Dosyaya sunulan Eylül 2017 dönemine ilişkin elektronik posta yazışmalarında ise davacı ... tarafından davalıya gemilere ilişkin programın iletildiği ve aynı zamanda navlun sözleşmesine ilişkin standart şartların da gönderildiği, Temmuz 2017 tarihli yazışmalarda davalının davacıdan fiyat teklifi istediği ve davacının bu teklife olumlu yanıt verdiği görülmektedir. Buna göre, davacının davalıya karşı taşıma taahhüdünde bulunduğu, davacının taşıyan, davalının ise taşıtan sıfatına sahip olduğu sonucuna varılmaktadır. Her ne kadar davalı vekili, gümrük beyannamelerine göre satışın EXW ve FOB teslim şartı ile gerçekleştiği, bu nedenle gecikmeden kaynaklanan sorumluluğun alıcıya geçtiği, müvekkilinden demuraj talebinde bulunulamayağı ileri sürülmüş ise de TTK'nın 1237. maddesi gereğince taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkinin navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağından davacı ile davalı arasında dosyaya sunulan navlun teklifindeki navlun sözleşmesi şartları geçerlidir. Sözleşme şartlarında eşyanın gümrükten zamanında çekilmemesi sebebiyle ortaya çıkabilecek demuraj vb. masrafların taşıtandan talep edileceği belirtilmiştir. Ayrıca asıl taşımaya ilişkin konişmentoda demuraj kararlaştırılmıştır. Diğer taraftan TTK'nın 1207/1 maddesi gereğince, gönderilenin eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmaması nedeniyle davalı, navlun sözleşmesi gereğince demurajı taşıyana ödemekle yükümlüdür. Buna göre, gerek dava dışı asıl taşıyanın davacıdan, gerekse davacının davalıdan demuraj alacağını talep etmesi mümkündür. Bu sözleşme teklifinde konteyner demuraj tarifesi belirlenmemiş olmakla birlikte, asıl taşımaya ilişkin konşimentoda yer alan tarifenin dikkate alınması gerekir. Gönderilene yapılan varış ihbarının tarihi dosyadan anlaşılamamakta ise de ihbarın davalı taşıtana yapıldığı 22/11/2017 tarih dikkate alınarak yapılan hesaplamada demuraj ücretinin 50.600-USD olduğu tespit edilmiştir. Takip 46.552-USD demuraj alacağı için başlatılmış ise de davacı vekili 30/10/2020 tarihli dilekçesi ile fiili taşıyan ...'a ödenen demuraj bedelinin indirimler sonucunda 28.276-USD olduğunu, 18.276-USD'lik kısımdan feragat ettiklerini belirtmiştir. Davacının, fiili taşıyan ... firmasına demuraj bedelini ödediği tespit edilmiştir. Her ne kadar davalı tarafından, davacının ihtar edilmesine rağmen kesin süreler içerisinde delil, defter ve belge ibraz etmediğini, davacının ödeme belgelerini ve delillerini süresi içinde sunmadığını ileri sürmekte ise de fiili taşıyan tarafından düzenlenen faturaların davacı tarafından süresi içerisinde sunulduğu, ödeme iddiasının itiraz niteliğinde olduğu, TTK'nın 83. maddesi gereğince ticari uyuşmazlıklarda mahkemece tarafların ticari defterlerinin re'sen de ibrazına karar verme yetkisi bulunduğu dikkate alındığında davalının aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Akdi taşıyıcı davacının demuraj belirleme yetkisi bulunmamakta olup fiili taşıyan tarafından düzenlenen demuraj bedellerine katlanmak zorunda kaldığından kendi katlanmak zorunda kaldığı demuraj bedellerini davalıdan istemekte haklıdır. Bu nedenle mahkemece 28.276-USD asıl alacak yönünden davalının itirazının iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacının alacağı yargılama ile belirlendiği, fiili taşıyana yapılan indirimlerin düşüldüğü dikkate alındığında, fazla kısım için takibin kötüniyetli olarak başlatıldığına dair delil bulunmadığından davalı lehine tazminat şartları da oluşmamıştır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 12.907,27-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 3.227-TL harcın mahsubu ile kalan 9.680,27‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 37-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"81c5e8fac30ba8a6","SID":"d0e562479335f8cd"}}