{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İZMİR <br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2023/95 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/958<br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 01/02/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 23/10/2024<br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA\t: Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; davalı şirketin halihazırda  ortaklık sıfatı bulunmayan şirket müdürü ... ile müvekkili tarafından 10/07/2000 tarihinde kurulduğunu,  müvekkilinin şirketinin %10 pay sahibi iken, şirket müdürler kurulunun, 07/12/2021tarihli 2021-04 sayılı kararına istinaden şirketin 30/12/2021 tarihinde, olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını, genel kurul toplantısında, ana sözleşmenin sermaye başlıklı 6.maddesinde değişiklik yapılarak sermayenin 10.000.000,00 -TL  ye çıkarılmasına karar verildiği, alınan karar sonrası müdürler kurulu 2021-12 sayılı  karar ile müvekkiline rüçhan hakkını kullanmak üzere 25/01/2022 tarihine kadar süre verildiğini,, ilgili hususun tebliğine karar verildiğini halde müvekkiline tebligat yapılmadığını ve müvekkilinin rüçhan hakkını kullanmasının engellendiğini, 30/12/2021 tarihli genel kurul kararına istinaden 13/01/2022 tarihinde tescil edilerek sermaye artırımına ilişkin esas sözleşme değişikliği yapıldığını, bu suretle müvekkilinin pay oranının %0,3'e indirildiğini, bilahare ortaklar kurulunun 20/12/2022tarihli kararına istinaden 30/01/2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında şirket ortaklarından ...'un 1897 adet payını dava dışı... Tur. GIda Rest. Tic. Ltd. Şti.ne devri ile ortaklılardan  ayrılmasın üzerine, gündemde madde olmamasına rağmen ...'un şirket müdürlüğününe atanmasına karar verildiğini, anılı genel kurul toplantılarına ilişkin müvekkilin herhangi bir çağrı yapılmadığını, rüçhan hakkını kullanmak üzere müvekkile tebligat yapılmadığını, gündemde olmayan konularda karar alındığını beyanla, kanuna, sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı 13/01/2022 tarihli sermaye artırımına dair müdürler kurulu kararının butlanının tespitine,20/01/2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan müdür seçimine ilişkin kararın iptaline 20/01/2023 tarihli genel kurul kararlarının yokluğunun tespitine,  iş bu taleplerinin mümkün olmaması halinde sermaye artırımına  ilişkin 30/12/2021 tarihli  genel kurul kararlarının yokluğunun tespitine, aksi halde sermaye artırımına ilişkin 30/12/2022 ve haksız pay devrinin gerçekleştiği 20/01/2023 tarihli genel kurul kararlarına ilişkin yürütmenin geri bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. <br>CEVAP\t: Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; dava hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olduğundan davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden usulen reddi gerektiğini, işbu davada hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re’sen gözetileceğinden davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulen reddi gerektiğini, davacının payı 10.000'de 3 oranında olup, davaya konu alınan tüm kararlara dair toplantı ve karar nisabında geçerli olan TTK’nın 421. maddesine uygun olduğu, kararların içerik, nisap, katılma hususları yönünden de esas sözleşmeye uygun olduğu, kaldı ki davacıya, dilekçe ekinde sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere usule uygun olarak çağrılar da yapıldığı dikkate alındığında davacının pay oranı gereği kararların alınmasında etkili olamayacağı ve dolayısıyla işbu davada hukuki yararı da bulunmadığından davanın dava şartı eksikliği yönünden usulen reddi gerektiğini, işbu davada da esas yönünden de dava şartları sağlanmadığından davanın reddi gerektiğini, genel kurul kararlarının iptali davasını açabilmek için, öncelikle bir genel kurul kararının mevcut olması ve bu kararın da kanuna, anasözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı olması gerektiğini, diğer yandan, usulsüz davet nedeniyle genel kurul kararının iptal edilebilmesi için, ayrıca genel kurul kararlarının kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılığının davacı tarafından ispatı gerektiğini, kaldı ki usulsüz davetin, başlı başına genel kurul kararının iptalini de gerektirmeyeceğini, davacı dilekçesinde davaya konu genel kurul kararlarıyla hiçbir ilgisi olamayan soyut iddialarda bulunmuş olup, iddialarına dair herhangi bir delil de sunmamış olduğundan davacının davasının dava şartları eksikliği yönünden de esastan reddi gerektiğini, hisse devrine dair tüm belgelerden de açıkça anlaşılacağı üzere hisse devrine dair tüm sürecin usulüne uygun olarak ilerlediğini, ortada herhangi bir rüçhan hakkı ihlalinin de  bulunmadığını, yürütmenin geri bırakılması ve ihtiyati tedbir şartları gerçekleşmediğinden davacının bu yöndeki taleplerinin de reddi gerektiğini, genel kurul kararının iptali davasında davacıdan teminat istenilmesi talepleri olduğundan, talepleri gereği mahkemece müvekkilin olası zararlarını giderebilecek seviyede belirlenecek teminatın davacıya tamamlatılmasını,  aksi halde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının işbu davada kötüniyetli olduğundan müvekkil şirketin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu, açıklanan nedenlerle; cevapların kabulü ile öncelikle TTK md. 448 gereği talebimiz gereği şirketin uğrayacağı muhtemel zararlara karşı mahkemece teminat belirlenerek, bu teminatın davacıdan tahsiline, ödenmemesi halinde davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine, her ne kadar davacı tarafından yürütmenin geri bırakılması ile ihtiyati tedbir talep edilmişse de tedbir talep şartları sağlanmadığından bu husustaki tedbir talebinin reddine, haksız davanın hak düşürücü süre itirazı ve hukuki yarar dava şartları yokluğu nedeniyle ilk olarak usulden reddine, mahkeme aksi kanaatteyse haksız ve mesnetsiz davanın esasen incelenerek reddine, müvekkil şirketin işbu kötüniyetli dava nedeniyle uğradığı zarar nedeniyle TTK'nın 451. Maddesi gereğince mahkemece belirlenecek tazminatın davacıdan alınarak müvekkil şirkete verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. <br>DELİLLER \t\t:Davacı vekili iddiasını ispata yönelik olarak; 28.10.2021, 30.12.2021, 20.01.2023 tarihli Genel Kurul Kararları, toplantı ve davet tutanakları, Ticaret Sicil Müdürlüğüne ibraz edilen evrak ve tutanaklar, müvekkili, ... ve ...'u azlettiğine ilişkin Menemen ... Noterliğinin 01.09.2021 tarihli evrakları, Karşıyaka ... Noterliğinin pay devrine ilişkin evrakları, ticari defter ve kayıtlar, müdürler kurulu kararları, pay defteri, şirket pay devirleri ve rüçhan haklarının kullanılmasına ilişkin evrak ve sair belgeler ile ödeme ve taahhüt evrakları, bilirkişi incelemesi, tanık, yemin ve ikamesi mümkün her türlü sair yasal delile dayandığı görülmüştür.<br>Davalı  vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde;  çağrı kağıtları, tebligat parçaları, Türkiye Ticaret Sicil Gazeteleri suretleri, ilanlar, ticari defter ve kayıtlar, genel kurul kararları, hisse devrine dair tüm belgeler, müdürler kurulu kararları, pay defteri, şirket pay devirlerine ilişkin evrak ve sair belgeler ile ödeme ve taahhüt evrakları, keşif, bilirkişi incelemesi, tanık ve ikamesi mümkün yasal her türlü delile dayandığı görülmüştür. <br>Davalı şirket yetkilisi ... duruşmada alınan imzalı beyanında; \"Açılan davayı kabul etmiyoruz, yapılan genel kurul toplantısına ilişkin çağrı, gündem ve toplantıda alınan kararlar usul ve yasaya ve şirket sözleşmesine uygun olarak yapılmıştır, icranın durdurulmasını gerektirir herhangi bir sebep yoktur, bu nedenle tedbir talebi ile davanın reddine karar verilmesi talep olunur\" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.  <br>Davacı Tanığı ...  Mahkememizde Alınan Beyanında: \"Bundan yaklaşık 1,5 yıl kadar önce, babamla birlikte evde oturduğum sırada, babamın adına kayıtlı olan ancak benim tarafımdan kullanılan ... numaralı cep telefonuma SMS geldi, \"adınıza Karşıyaka noterliğinde işlem yapılmaktadır\" şeklinde bir mesaj geldi, babam ile birlikte Menemen.. Noterliği'ne giderek babamın daha önceden genel vekalet verdiği ..., ... ve ...'un vekaletten babam azletti, bundan sonra Karşıyaka'daki noter işlemi durduruldu, bu suretle babamdan gizli devir işlemlerinin yapıldığından haberdarım, ayrıca babam ortağı olduğu şirketin fabrika binasına gidip geliyordu, ancak ortağı olduğu şirket tarafından sermaye arttırımına gidileceğine dair babama herhangi bir şekilde bilgi verilmedi, babamın ve ben de fabrika binasına ve işletmeye gittiğim halde bana da bilgi verilmediği, sermaye arttırımı bu şekilde babamdan gizli olarak yapılmıştır, babamın adresi davalılar tarafından biliniyordu, dediğim gibi işletme binasına babam sürekli gidip geliyordu, babam 2017 ile 2023 yılları arasında iki defa anjiyo oldu, diğer ortakları \"Sen rahatsızlığın sebebi ile sürekli gidip gelemiyorsun bize vekalet ver\" dediler, babam da vekalet verdi, bu vekalet ile diğer ortaklarına hisse devir yapma yetkisi verilip verilmediğini bilmiyorum ayrıca babamın hissesini başka bir ortağa devir etmemiştir, bilgim bundan ibarettir\" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. <br>Davacı Tanığı ... Mahkememizde Alınan Beyanında: \"Davacı ve davalı şirketin diğer ortaklarını arkadaş olmam nedeni ile uzun zamandan beri tanırım, davacı bundan üç yıl kadar önce sohbet esnasında davalı şirketteki hissesini satmayı düşündüğünü söyleyip bana takılarak \"Alırsan sana satayım\" diye söyledi, ben de \"Ne işim olur\" diye söyledim, keza uzun süre diğer ortak davacının abisi ...'un yanında çalıştım, bu şekilde bir ortaklık düşünmediğimi ifade etmeye çalıştım,  bundan bir süre sonra tekrar karşılaştığımızda hisselerinin devri için abisi ...'a vekaletname verdiğini, değerini bulması halinde dilediğine satmasını istediğini, bunun için vekaleti verdiğini söyledi, daha sonra karşılaştığımızda da ...a verdiği vekalet üzerine, ...'ın kendisine bilgi vermeden şirket hisselerini başka birine devretmeye çalıştığını, bunu da engellediğini söyledi, davacı ile davalı şirketin diğer ortakları sürekli görüşmelerine rağmen, davalı şirketin sermaye arttırımına ilişkin genel kurul toplantısının davacının bilgisi olmadan yapıldığını davacıdan öğrendim, keza evlerimiz balkonları birbirine bakacak şekilde yakın mesafede bulunmaktadır, bu nedenle kendisi ile sık sık görüşürüm, bu durumu da bana sonradan anlatmıştı, bilgim bundan ibarettir. \"şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. <br>Davalı Tanığı ... Mahkememizde Alınan Beyanında: \"Davalı şirket yetkilisi ve ortağı ...  benim eşim olur, davacılar eşimin kardeşi olur, ben de davalı şirkette muhasebe işlerinde çalışmaktayım, davalı şirketin sermaye arttırımına gidilmesine dair  toplantısına ilişkin çağrı ve gündem, davacının şirkette kayıtlı olan adresine davetiye çıkartılmak sureti ile gönderildi, ayrıca bizde kayıtlı olan telefon numarası ile de kendisine ulaşmaya çalıştık ancak telefon açılmadı ve sonrasında bize geri dönüş olmadı, davacı sürekli olmamakla birlikte ara sıra şirkete gelip  gidiyordu, ancak sermaye arttırımına ilişkin toplantının yapılmasına karar verilmesi ile toplantının yapıldığı tarihler arasında şirkete gelip gittiğini görmedim, eşim ile davacı arasında, görüşmelerine engel herhangi bir problem olup olmadığı  konusunda bilgi sahibi değilim, işe gelip gittiğinde eşim ile kardeşi görüşüyordu, onun dışında görüştüklerine pek şahit olmadım, herhangi bir şekilde davacıdan gizli toplantı yapılmaya çalışılmamıştır, ulaşılmaya çalışıldı ancak telefonu vasıtası ile bağlantı sağlayamadık, şirkette görünen adresine de tebligat yapıldı,  bilgim bundan ibarettir\" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. <br>Tarafların dosyaya celbini talep ettiği bilgi ve belgelerin dosyaya teminine müteakiben, uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, dava dosyasının konusunda uzman nitelikli hesaplama bilirkişi Dr....e tevdi edildiği, bilirkişi tarafından dosyaya ibraz edilen 28/08/2024 tarihli raporda özetle; 20.01.2023 tarihli olağan genel kurulun; 3 ve 4 nolu gündem maddeleri ile finansal tabloların  müzakeresine ilişkin gündem maddesi bulunduğu dikkate alındığında, genel kurulun 5 nolu gündem maddesi kapsamında davalı şirket müdürünün azline ve yeni şirket müdürünün seçilmesinde gündeme bağlılık ilkesine bir aykırılık teşkil etmediği sonuç ve kanaatine ulaşılması mümkün olup; nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğunu,31.12.2021 Tarihli Olağanüstü Genel Kurul Çağrı Usulüne İlişkin Olarak; ilanın 10.12.2021 günü 10470 sayılı ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, iadeli taahhütlü gönderinin 08.12.2021 günü yapıldığını, uyuşmazlığın neden URLA adresine mektup gönderildiği veya neden MENEMEN adresine gönderi yapılmadığı noktasında olduğu, dava dosyasında pay defterinde yazılı adrese veya bu adreste bir değişiklik yapıldığına ilişkin bir belge bulunmadığını, Urla adresinin Sayın Mahkeme tarafından kabul edilmesi halinde çağrı usulünün kanun ve yönetmeliğe uygun olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılması gerektiğini, davalı şirketin bir aile şirketi olduğu, davacının hangi adreste olduğunun bilindiği veya bilinebileceği, dürüstlük kuralına aykırı olarak Urla adresine olağanüstü genel kurul çağrının gönderildiği sonuç ve kanaatine ulaşılması halinde ise; davacının genel kurulun iptalini talep edebileceği sonuç ve kanaatine ulaşılması gerektiğini, nitekim Yargıtay'ın, genel kurul toplantı çağrısının usulüne uygun yapılamamasının çağrıya ilişkin bir eksiklik olduğuna ve davacıya iptal davası açma hakkı verdiğine, ancak tek başına bu aykırılığın genel kurul toplantısının iptali sonucunu doğurmayacağına, mahkemece TTK’nın 446/1- b maddesi yanında 445. madde koşullarının da gerçekleşip gerçekleşmediğinin irdelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine hükmettiğini, iptal ve butlan sebepleri bakımından yapılan inceleme neticesinde; genel kurul günü rüçhan hakkının kullandırılmasına ilişkin yazı hazırlanarak davacıya gönderildiğini, gönderinin Urla’ya yapıldığını, bu noktada kanaatince sorgulanması gereken bir hususun; 13.12.2021 günü davacının urla adresinde bulunmadığı anlaşılmış olmasına karşın 02.01.2022 günü rüçhan hakkı kullanım bildiriminin neden aynı adrese yapıldığı konusunda nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğunu, aşağıda 06.01.2022 tarihli ticaret sicil gazetesinde rüçhan hakkının 25.01.2022 gününe dek kullanılabileceği belirtilmiş olmasına karşın – yeni pay dağılımının 13.01.2022 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğinin görüldüğünü, nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğunu, rüçhan hakkının davacı ...’a kullandırılmasının müdürler kurulu tarafından fiilen kısıtlandığı sonuç ve kanaatine ulaşılması mümkün olup; nihai takdirin yine  Sayın Mahkemeye ait olduğunu, dava dosyası kapsamında yer alan belgeler dikkatle incelendiğinde; genel kurul öncesinde 10 adet 3.000,00-TL olan, davacı pay değerinin genel kurul sonrasında da 3 adet 3.000,00-TL olarak planlandığı ve baştan rüçhan hakkının olmadığı kullanılmayacağı inancıyla genel kurula gidildiğinin görüldüğünü, nitekim 31.12.2021 tarihli genel kurulda alınan kararın da rüçhan hakkını yok sayarak yeni pay alım hakkının sadece iki pay sahibi tarafından kullanılacak şekilde karar alındığını ve eşit işlem yükümlülüğünün genel kurulda ihlal edildiğini gösterdiğini, somut olay kapsamında oluşan fiili durumunda iptal edilebilirlik veya butlan kapsamında değerlendirilmesi hususunda nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğunu, genel kurulun sermaye artırımı kararı ardından söz konusu sermaye artırımına ilişkin olarak kanuni rüçhan haklarının kısıtlanması kararı alırken TTK m. 461 hükmüne uygun bir karar alması gerektiğini, genel kurulda TTK m. 461 hükümlerine aykırı bir kısıtlama yapıldığını ve davacının rüçhan hakkını kullanmayacağı varsayımıyla hareket edildiğini, eşit davranma yükümlülüğü gözetilmediğini, genel kurulun 3 nolu maddesi ile esas sözleşmenin 6. Maddesinde yapılan değişikliğin kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve eşit işlem ilkesini ihlal ettiği sonuç ve kanaatine ulaşılması halinde 3 nolu gündem maddesi ile alınan kararın iptali gerektiğini, nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğunu, 31.12.2021 tarihli genel kurulda davacıya kanuni rüçhan hakkından yoksun bırakıldığı, sermayenin 30.000’den 10.000.000,00-TL’ye çıkarılmak suretiyle oy hakkının %10 dan %0,3’e indirildiği ve bu durumun vazgeçilmez nitelikteki haklarını oldukça sınırlandıran bir fiili durum meydana getirdiği olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılması halinde 31.12.2021 tarihli olağanüstü genel kurulun 3 nolu gündem maddesi ile alınan sermaye artırım kararının batıl olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılması gerektiğini, nihai takdirin sayın mahkemeye ait olduğunu rapor ve beyan ettiği görülmüştür. <br>DEĞERLENDİRME\t:Dava;  limited şirket genel kurul ve müdürler kurulu kararlarının iptali ile butlan ve yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere,<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının ortağı olduğu, davalı şirketin sermaye arttırımına ilişkin 30/12/2021 tarihli genel kurul kararları ve buna istinaden alınan 13/01/2022 tarihli müdürler kurulu kararı ile pay devri ve şirket müdürü atanmasına dair 20/01/2023 tarihli genel kurul toplantısına ilişkin kararların yasaya, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralı ilkesine aykırı olup olmadığı, genel kurul toplantılarına ilişkin çağrının yapılıp yapılmadığı, gündemde olmayan konularda karar alınıp alınmadığı, sermaye arttırımına ilişkin davacıya rüçhan hakkının kullandırılıp kullandırılmadığı, bu kapsamda davacıya tebligat yapılıp yapılmadığı, davanın hak düşürücü süreye tabi olup olmadığı, bu kapsamda davanın üç aylık hak düşürücü sürede açılıp açılmadığı, davanın açılmasında hukuki yarar olup olmadığı, bu kapsamda genel kurul ve müdürler kurulu kararlarının butlan ve yoklukla malul olup olmadığı, iptali gerekip gerekmediği noktasında toplanmıştır. <br>Her ne kadar davacı tarafça, davalı şirket tarafından yapılan genel kurul toplantısına ilişkin çağrının usulüne uygun yapılmadığı, bilinen adresi yerine, ikamet etmediği adrese tebligat  yapıldığı, bu sebeple genel kurul toplantılarından haberdar olmadığı ve bu durumun alınan kararlara etkili olduğu iddiası ile, genel kurul kararlarının iptali talebinde bulunmuş ise de, davaya konu genel kurul toplantılarına ilişkin çağrının, ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, davacının, davalı şirkete bildirdiği, pay defterinde yazılı adrese iadeli taahhütlü tebligatın gönderildiği, bu kapsamda genel kurul kararının iptalini gerektirir usule aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır. <br>Her ne kadar davacı tarafça, davalı şirketin 20/01/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında gündemde madde olmamasına rağmen, davalı şirket müdürünün azline ve yeni şirket müdürü atanmasına dair kararın iptali talebinde bulunulmuş ise de, TTK nun 413/3. Maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ve yenilerinin seçimi, yıl sonu finansal tabloların müzakeresi maddesi ile ilgili sayılacağı düzenlenmiş olup, somut uyuşmazlıkta ise, 20/01/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısına ilişkin ilan edilen, gündemin 3. Maddesinde, şirket müdürü tarafından hazırlanan 2021 ve 2022 yılları faaliyet raporunun okunması ve müzakeresi, gündemin 4. Maddesinde, 2021 ve 2022 yılları bilanço-gelir tablosu hesaplarının okunması ve müzakeresine yer verildiği, iş bu nedenle, ilan edilen gündem maddeleri arasında,  yönetim organının değişikliğine dair gündem maddesi bulunmamasına rağmen,  TTK nun  413/3. Maddesine göre,  şirket müdürü ve temsil yetkisine ilişkin değişikliğe dair genel kurul toplantısında alınan kararın iptalini gerektirir hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır <br>TTK nun 461/2. Maddesinde, genel kurulun, sermayenin arttırımına ilişkin kararı ile, pay sahibinin rüçhan hakkı, ancak haklı sebepler bulunduğu takdirde ve en az sermayenin %60 ının olumlu oyu ile sınırlandırılabileceği veya kaldırılabileceği, TTK nun 447. Maddesinde; genel kurulun, özellikle; pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararlarının batıl olacağı düzenlenmiş olup, somut uyuşmazlıkta, davalı şirketin 30/12/2021 tarihinde yapılan 2021 yılı olağanüstü genel kurul toplantısında, gündemin 3 nolu maddesi  ile, davacı şirketin, davacı dahil üç ortağının bulunmasına ve davacı ortağın haklı sebeple rüçhan hakkının sınırlandırılmasına veya kaldırılmasına dair herhangi bir karar alınmadan, davacının rüçhan hakkını ortadan kaldıracak şekilde sermaye arttırımının, davacı dışındaki ortakların sermayeye katılma payları oranında arttırılmasına ve bu şekilde esas sözleşme değişikliğine karar verildiği, verilen kararın TTK nun 461/2. ve 447. maddesindeki emredici nitelikteki düzenlemeye aykırı olduğu, bu sebeple, ileri sürülmesi üç aylık hak düşürücü süreye tabi olmayan, hukuka aykırılık iddialarından olup, davacının iş bu gündem maddesine ilişkin butlan isteminin kabulü gerektiği, davacının diğer genel kurul gündem maddelerinin iptaline ilişkin taleplerinin reddi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;<br>Davanın KISMEN KABULÜ ile <br>Davalı şirketin 30/12/2021 tarihinde yapılan 2021 yılı olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye arttırımı ve esas sözleşme değişikliğine ilişkin gündemin 3 nolu maddesindeki kararın butlan ile malul olduğunun tespitine,<br>Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine<br>Davacı tarafça peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile 247,70-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>Davacı tarafça yapılan 179,90-TL başvuru harcı, 1.080,25-TL tebligat ve posta gideri, 2.500,00-TL Bilirkişi ücreti dahil olmak üzere toplam 3.760,15-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 1.880,08-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>Davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.23/10/2024<br><br>Başkan ...<br> E imza<br>Üye ...<br> eimza<br>Üye ...<br> eimza<br>Katip ...<br> eimza<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dac534bf35c11939","SID":"77a66153d9d74d2c"}}