{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/214 <br>KARAR NO:2024/1397<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:26/10/2023<br>NUMARASI:2023/502 Esas -  2023/868 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:03/10/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  müvekkili şirkete ... poliçe numarasıyla emtia blok abonman sigorta poliçesi ile sigortalı ... A.Ş. tarafından Macaristan'da bulunan firmaya satışı gerçekleştirilen emtiaların ... - ... plakalı vasıta ile taşınması esnasında 27/09/2018 tarihinde tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, sigortalı ... A.Ş. tarafından Macaristan'a kadar olan karayolu nakliyesinin gerçekleştirilmesi için... Uluslararası Nakliyat ... Limited Şirketi'nin görevlendirildiğini, organize edilen nakliye planı dahilinde sevkiyata konu emtianın 21/09/2018 tarihinde sigortalının İzmit, Kocaeli tesisinde sigortalı elemanları tarafından ... / ... ( çekici + dorse ) plakalı tır aracına yüklendiği ve aynı gün Derince Gümrük Müdürlüğü'nde gümrük çıkış işlemlerinin tamamlanmasına müteakip nakliye aracının Macaristan'a doğru hareket ettiğini, ancak nakliye aracının 27/09/2018 tarihinde yerel saat ile 20:45 sularında Romanya Nadlac il sınırları içerisinde A11 otobanında seyir halinde iken yolun 2 +800 kmsinde araç şoförünün virajı dönerken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde aracın sağ şeritten çıktığı ve yol kenarına sağ yan tarafı üzerine devrilmek suretiyle tek taraflı ve maddi hasarlı kaza yaptığı, devrilmenin etkisiyle dorse üzerinde bulunan emtianın yola saçılmak suretiyle hasarlandığı, kazadan haberdar edilen ve olay yerine intikal eden Nadlac Karayolu Polis Merkezi ekiplerince yapılan inceleme neticesinde maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağının tanzim edildiğini, akabinde sigortalının talimatı üzerine kaza mahaline dağılan emtianın toparlanarak... dorse plakalı tır aracına yüklendiği ve Romanya Gümrük Müdürlüğü'nce çıkış işlemlerinin yapılarak Türkiye'ye geri getirildiğinin tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından ekspertiz incelemesi sonucunda meydana gelen zarar nedeniyle sigortalısına 26/09/2019 tarihinde toplam 386.965,83-TL tazminat ödemesi yapıldığını, müvekkili şirket tarafından anılan bedelin tahsili amacıyla davalılar aleyhine... sayılı dolayısıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalıların haksız ve hukuka aykırı itirazları nedeniyle takibin durduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme ile sigortalının haklarına halef olunduğunu, müvekkili şirketin ödemiş olduğu tazminatı hasara sebebiyet verenlerden rücu hakkı bulunduğunu, bu nedenle meydana gelen hasardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalıların haksız ve hukuka aykırı borca itirazlarının iptali ile itiraz neticesi durmuş olan takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,  davacı tarafın delillerinin tamamını ve Türkçe tercümelerini kendilerine tebliğ etmediğini, dava zamanaşımı süresi geçtiğini, dava konusu Uluslararası taşıma olduğunu, CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanması gerektiğini, davacının aktif dava ehliyetini ispatlayamadığını, müvekkili ... Şirketi sigorta aracılık hizmeti veren bir acente olduğunu, sigorta şirketi olmadığını, bu nedenle poliçe teminatından hukuki sorumluluğu olmadığını, husumet nedeniyle reddi gerektiğini, hasar miktarının yüksek olduğunu ve ispatlaması gerektiğini, emtianın satıcı/gönderici şirket elemanlarınca yüklendiğini, dava konusu kazanın/hasarın istif - yükleme hatasından kaynaklandığını, hasar taşıyıcının önlenmesine imkan olmayan durumlardan ileri geliyorsa taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağını, taşıyıcının azami sorumluluğunun CMR Konvansiyonunun 23. maddesinde düzenlendiğini, sovtaj bedelinin hasar bedelinden düşülmesi gerektiğini, faiz talebinin yasa ve usule aykırı olup fahiş ve mesnetsiz olduğunu, davacı yanın haksız ve mesnetsiz icra inkar tazminatı talebinin reddi ile %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiğini, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Bu kapsamda hasarın ortaya çıkmasında taşıyanın bilerek kötü hareketinin bulunduğu iddiası olmamakla birlikte, olsa bile kaza tarihi, ödeme tarihi, takip tarihi, ödeme emirlerinin tebliğ tarihi birlikte değerlendirildiğinde CMR'nin 32/1 maddesine göre yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl ve bilerek kötü hareket halinde 3 yıl içinde açılması gerekmesine rağmen, konvansiyonda yazılı sürelerin geçtiği, bu durumda davalıların zamanaşımı savunması gözetildiğinde, alacağın zamanaşımına uğradığı kanaatiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olayda, davacı şirket tarafından 04.10.2019 tarihinde davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, 16.10.2019 tarihinde ödeme emrinin düzenlendiğini, 08.03.2023 tarihinde düzenlenen tebligatlarla davalı taraflara tebligat gönderildiğini, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu uyarınca, ödeme emrinin düzenlenmesi ve tebliğinin İcra Dairesi tarafından gerçekleştirileceğinin açık olduğunu, dava konusu olayda, İcra Dairesi tarafından ödeme emri düzenlenmiş ancak borçlulara tebliğe çıkartılmadığını, bu çerçevede, zamanaşımının takip tarihi olan 04.10.2019 tarihi itibarıyla yeniden işlemeye başladığının kabulünün hukuken mümkün olmadığını, davacı şirketin yükümlülüğünde, görev ve yetki alanında olmayan tebliğ işleminin yapılmamış olmasının, davacı şirket aleyhine hukuki sonuç doğurmasının hukuka aykırı olacağını, buna bağlı olarak takip tarihi itibarıyla zamanaşımının yeniden başladığının kabulünün, alacaklının maddi hukuka göre takipte haklı olduğu bir alacağı alamaması sonucunu doğuracağını, böyle bir durumun hakkaniyete de aykırı olacağını, bu yönüyle İlk Derece Mahkemesi kararı hukuka aykırı olacağını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: CMR'nin 32/1 maddesinde düzenlenen zamanaşımında yer alan 1 yıl ve kötüniyet durumunda 3 yıl olan sürelerin tamamının geçmiş olduğunu, davacının icra memurunun işlem yapmamasını gerekçe göstererek kararı istinaf etme hakkı bulunmadığını, Davacının icra memurunun muamelesini şikayet yoluna gitmesi ve zarara uğradığı iddiası varsa işlemi yapan memura rücu etmesi gerektiğini, ancak davacının şikayet hakkı için de zamanaşımı süresinin geçtiğini, icra memur muamelesini şikâyet süresinin kural olarak 7 gün olduğunu, (İİK m.16/1) şikâyet süresi, şikâyet talebinde bulunan kişinin şikâyete konu olan işlemi öğrendiği tarihten itibaren başladığını, bu 7 günlük sürenin hak düşürücü nitelikte ve, icra mahkemesince re’sen gözetilerek 7 gün içinde şikâyette bulunulmadığı takdirde işlemin kesinleşmiş kabul edildiğini, buna göre en son yapılan işlem olan tebligat tarihleri bile gözetilse şikayet süresinin geçtiğini ve yapılan icra işlemlerinin kesinleşmiş olduğunu, davacının haksız ve mesnetsiz istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE :Dava; ''Nakliyat Emtia Blok  Sigorta Poliçesi\" kapsamında ödenen hasar bedelinin, akdi taşıyıcı olan davalıdan  rücuen tazmini istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı  davacı vekilince yukarıda yazılı sebepler ile  istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa konu uyuşmalık temelde; zamanaşımı süresinin geçip geçmediği noktasındadır. Davacı tarafça Bakırköy ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası ile; davacı alacaklının davalı borçlular hakkında 04/10/2019 tarihinde  386.965,83-TL asıl alacak ve 1.653,81-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 388.619,71-TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, icra takibinin sigortalıya yapılan ödemenin rücuen tahsili istemine dayandığı, davalı borçluların 10/03/2023 tarihinde icra takibine itiraz ettikleri, davacı alacaklının davalı borçluların icra takibine itirazlarının iptali için süresinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Davacı tarafça, taşımaya konu ürünlerin taşıma esnasında Romanya ülkesinde seyir halindeyken sürücünü virajı dönerken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle aracın sağ şeritten çıkarak sağ yan tarafı üzerine yatması şeklinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu hasar oluştuğundan  bahisle sigortalısına ödediği zarar bedelinin rücuen davalıdan tahsili istemiyle icra takibinde bulunulmuş ve  eldeki dava açılmıştır. Davalı zamanaşımı süresinin dolduğu,  ihbarın süresinde yapılmadığı , sınırlı sorumluluk ilkesi gereği sorumlu olduğu savunmalarının yanı sıra husumet itirazında bulunmuştur.Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1472. maddesi uyarınca sigortacının sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Eldeki uyuşmazlıkta davacının TTK 1472 maddesi kapsamında halefiyet kuralı gereği rücu imkanı bulunmaktadır.Davaya konu taşıma Türkiye-Macaristan arasında gerçekleştiğinden somut uyuşmazlığın CMR konvansiyonu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. Bu durumda, işbu davada ileri sürülen zamanaşımı def’inin karşılanmasında dava dışı sigortalı ile davalı taşımacı arasındaki taşıma ilişkisi bakımından uygulanması gereken sözü geçen uluslararası sözleşmenin (CMR) 32. maddesi hükmünün nazara alınması gerektiğinde kuşku yoktur.CMR'nin 32/1. Maddesine göre, CMR Konvansiyonu gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır. Dava açma süresi kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren, tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra,  kararlaştırılmış zaman limiti yoksa yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60 ıncı gündeişlemeye başlar. Maddenin 2. fıkrasına göre ise, yazılı bir istemin, taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteleyeceği düzenlenmiştir. Somut olayda davacı 04/10/2019 tarihinde takip  başlatmıştır. İcra müdürlüğünce davalılar hakkında ödeme emrinin 16/10/2019 tarihinde düzenlendiği,  o tarihte ödeme emrinin tebliğe çıkarılmadığı, davacı alacaklı vekilinin 07/03/2023 tarihli talebi üzerinde  ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığı ve  davalılara 08/03/2023 tarihinde düzenlenen tebligatlarla davalı borçlu ....Şti'ye 13/03/2023 tarihinde,  davalı .... Şti'ye 10/03/2023 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.Dosyaya toplanan delillerden meydana gelen hasarın CMR 32/1 maddesinin 2. cümlesinde \"Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır\" şeklindeki düzenleme kapsamında kaldığına dair bir veri mevcut değildir.  Yargılama konusu olaya uygulanacak  zamanaşımı süresi CMR 32. Maddesi gereği 1 yıldır. Zamanaşımının başlangıç tarihi ise taşımaya konu emtianın alıcıya teslim edileceği tarihtir. Kazanın vuku bulduğu Romanya ili yükün varış yeri olan Macaristan dikkate alındığında yükün 28/09/2018 tarihinde alıcıya teslim edileceği anlaşılmakla zamanaşımının başlangıç tarihi olarak oluşa uygun bulunmuştur. Bu durumda zamanaşımı süresi 28/09/2019 tarihinde sona erecektir. Davacı tarafça davalılardan CMR 32/2 fıkrasına göre  yazılı bir istemin yapıldığı ve taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteleyeceği düzenlemesini uygulanmasını gerektirir bir istem bulunduğu iddia ve ispat edilmemiştir.  Bu durumda davacını takip başlattığı 04/10/2019 tarihi itibarıyla zamanaşımı süresi dolmuş bulunmaktadır. Bir an için takibin süresinde yapıldığı ve zamanaşımı kestiği düşünülse dahi takip tarihi olan 04/10/2019 tarihinden davacı vekilinin icra dairesinden ödeme emri tebliğini talep ettiği 07/03/2023 tarihine kadar yaklaşık 3 yıl 5 ay 3 günlük süre  geçmiştir. Bu durumda ilk derce mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. MK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın, alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 157,75‬ TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  03/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dca128af10573150","SID":"d757e789cd9bc568"}}