{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2024/557 <br>KARAR NO: 2024/1617<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 11/10/2023<br>NUMARASI: 2021/514 Esas - 2023/771 Karar<br>DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 03/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin kullandığı ... plakalı motosiklet ile plakası tespit edilemeyen bir aracın çarpışması sonucunda müvekkilinin yaralandığı ve sakat kaldığını, kazaya karışan ... plakalı sigortasız aracın ZMMS poliçesi bulunmadığından ve kazaya sebebiyet verdiğini düşündükleri plakası tespit edilemeyen araçtan dolayı muhatap olarak davalıya tazminat için 01/02/2013 tarihinde müracaat edildiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacı ...'nin 16.11.2011 tarihinde meydana gelen kazadan dolayı şimdilik sürekli iş göremezliğinden dolayı 100,00 TL, geçici iş göremezliğinden dolayı 100,00 TL ödenmesine karar verilmesi gerektiğini  belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın ... plakalı aracın sürücüsü konumundaki ..'e ve işleteni konumundaki ...'a ihbarını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili kurumun zorunlu mali mesuliyet sigortası teminat limitleri ve ... plakalı aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu,  kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının motosiklete koruyucu elbisesiz olarak bindiği sabit olduğundan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"İspatlanamayan davanın reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı  vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece her ne kadar  son celsede maluliyet tespitine ilişkin ATK incelemesinden vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmişse de, işbu kararın herhangi bir dayanağı bulunmadığını,  5  nolu celsede alınan iki  nolu ara kararın gereği bu tarihten çok daha önce bir tarih olan 05.05.2022 tarihinde Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Kurul Raporunun dosyaya kazandırılması ile ara kararın yerine getirildiğini, ilgili dosyada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2019/1908E.-2021/1220K. sayılı kaldırma ilamı doğrultusunda, müvekkili hakkında kaza tarihinde yürürlükte olan Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne göre maluliyet tespiti yaptırıldığını, raporun Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından tanzim edilmiş olup istinaf karar kaldırma ilamında belirtilen esaslara uygun bir biçimde hazırlandığını, mezkûr raporla müvekkilin maluliyeti kaza tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlendiğini,  usul ekonomisi ilkesi gereğince yeni bir rapora gerek olmadığı ve hesaplama için dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdi edilmesi talep edilmişse de bu taleplerinin mahkemece reddedildiğini, 4 nolu celsede alınan ara karar ile maluliyet durum ve oranının tespiti için dosyanın ATK'ya gönderildiğini, hukuki dayanaktan yoksun bir biçimde taleplerinin reddedildiğini, maluliyet oluştuğunun ispatlanamamış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin  2019/1908 Esas ve 2021/1220 Karar sayılı kararı ile \" ...ATK'dan ya da başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden oluşturulacak aralarında adli tıp uzmanı da bulunan uzman doktor heyetinden, 16/11/2006 kaza tarihinde yürürlükte olan   Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine uygun olarak davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı geçici iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise süresi,  kalıcı işgöremezlik durum ve oranının ne olduğu ve tespit edilecek maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan  taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte maluliyet raporu alınması ve tespit edilecek maluliyet oranına göre ilk rapor tarihi itibariyle aktüer bilirkişiden ek rapor alınması ve sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi  olmalıdır.\" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nun 50.maddesine göre \"Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa, hakim olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözönünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.\" Dosyadaki belgelere göre davada davacıların bu kaza nedeni ile yaralandığı ve zararının doğduğu anlaşılmaktadır. Zarar miktarının tam olarak ispat edilemediği hallerde TBK'nun 50.maddesi gereğince, mahkeme hakkaniyete uygun olarak zararı tespit eder. Daire kararımız doğrultusunda mahkemece 25/03/2022 tarihli duruşma ara kararı ile\"İstinaf karar kaldırma ilamı doğrultusunda davacının kaza tarihi olan 16/11/2006 tarihi itibariyle yürürlükte olan Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine göre maluliyet durum ve oranının, bu maluliyetin kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığının tespiti hususunda dosyanın ATK'ya gönderilmesine\" karar verilmiş ve dosya ATK'ya gönderilmiştir. Ancak ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından eksik muayene evraklarının tamamlanması, davacının yeni tarihli görüntülerinin temin edilerek gönderilmesi gerektiği belirtilerek dosya İlk Derece Mahkemesine iade edilmiştir. Bu aşamada davacı vekili tarafından 05/05/2022 tarihli Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen maluliyet raporu sunarak bu rapor doğrultusunda tazminat hesabı yapılmasını talep etmiştir. Mahkemece 14/12/2022 tarihli celse ara kararı ile davacı tarafından sunulan  Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen maluliyet raporunun esas alınması talebinin reddine karar verilerek dosyanın ATK'ya gönderilmesine karar verilmiş,  ATK  2. İhtisas Dairesi tarafından davacıya muayene günü verilmesi üzerine Mahkemece 19/04/2023 tarihli duruşma ara kararı ile \"ATK'ya yeniden müzekkere yazılarak muayene günü verilmesinin istenilmesine, verilecek muayene gününün davacı vekiline tebliği ile belirlenen günde müvekkilinin muayene işlemlerinin yerine getirilmesine, aksi halde maluliyet tespitine ilişkin ATK incelemesinden vazgeçmiş sayılacağının ve dosyanın mevcut durumuna göre karar verileceğinin ihtarına(İhtar edildi.)\" karar verilmiştir. Davacı vekili bu ara karar gereğini yerine getirmediğinden mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından dava açıldıktan sonra alınan ve dosyaya sunulan  05/05/2022 tarihli Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen maluliyet raporunda  davacının tıbbi evraklarının incelenmeksizin Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümleri uygulanarak maluliyet oranının belirlendiği görülmektedir. Dava açıldıktan sonra yargılama sırasında alınacak raporların mahkeme aracılığı ile alınması gerekmekte olup davacı vekili tarafından sunulan  05/05/2022 tarihli Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen maluliyet raporu davacının tıbbı evrakları incelenmeksizin iki ayrı yönetmelik hükümleri uygulanarak maluliyet belirlendiğinden kendi içerisinde çelişkili olduğundan bu haliyle hükme esas alınabilecek nitelikte değildir. Bu durumda davacı vekili tarafındankesin mehil süresi içerisinde maluliyet raporu düzenlenmesine ilişkin ara kararı gereği yerine getirilmediğinden İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"23b4384435d81a86","SID":"f2300f8175bcc19e"}}