{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2024/309 Esas<br>KARAR NO\t:2024/681<br><br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:09/06/2023<br>KARAR TARİHİ:08/10/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVA: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından .... İcra müdürlüğünün ... Esas Sayılı Dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı 16.11.2022 ve 19.11.2022 tarihlerinde iki itiraz dilekçesinin süresinde verildiği görülmek ile süresinde itirazın iptali davası açıldığını, davalı tarafın İcra Müdürlüğü’ne yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, borçlu tarafça, itirazın kaldırılmasını talep eden müvekkilden 22.09.2017 tarihinde ... Kasap dükkanının devri üzerine yapılan satış sözleşmesinde 45.000,00 TL bedel ile devir yapılması üzerine taraflar arasında bir sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre 27.000 TL nakit kalan 18,000 TL 2018 yılı Ramazan bayramında ödenmesi konusunda anlaşılarak, taraflar arasında yazılı olarak bir sözleşme imzalandığını, borcun 27,000 TL nakit olarak elden ödendiği, fakat geri kalan 18,000 TL kararlaştırılan sürede ödenmediği gibi tüm ısrarlara rağmen bu güne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı tarafın müvekkiline, talep edilen şekil ve miktarda borcu olmadığını iddia ettiğini, ancak, bunun kabulü mümkün olmadığını, tarafların aralarında imzaladıkları 22.09.2017 tarihli  sözleşmede müvekkile 18.000 TL borçlu tarafından ödenmediği gibi ödediğine dair bir belge de ibraz edemediğini, davalı borçlunun icra takibine vaki itirazının haksız ve mesnetsiz olduğu ve süreci uzatmaya ve borçtan kurtulmaya matuf olduğunu, davalı borçlunun işbu haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli itirazı nedeniyle borçlu aleyhine %25’dan aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini  ve itirazın iptaline karar verilmesini, hukuki dayanaktan yoksun ve tamamen takibi durdurmaya yönelik olup bu nedenle itirazın iptaline karar verilmesini, .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası kapsamında yapmış olduğu  itirazların iptaline karar verilerek, takibin devamına karar verilmesini, alacak miktarının %25’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesine göre, genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, davalının Müvekkil'in yerleşim yeri, \"Anadolu Mh., Evliya Sk., No: 15/1, Arnavutköy/İstanbul\" olduğundan, HMK'nın 6. maddesi uyarınca yetkili mahkeme, ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, 6100 sayılı HMK'nın 10. maddesine göre, sözleşmeden doğan davalarda yetkili mahkeme, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi olduğunu, huzurdaki uyuşmazlığın kaynağı olan devir sözleşmesi, \"...\" adresindeki ticari işletmeyi konu edindiğini, HMK'nın 10. maddesi uyarınca yetkili mahkeme ... Mahkemeleri olduğunu, sözleşmenin ifa edileceği yer sözleşmeden açıkça anlaşılamıyor ise, kanunî ifa yerine başvurulacağını, bu durumda, yetkili mahkeme, götürülecek para borcu alacaklısının, icra dosyasında düzenlenen ödeme emri uyarınca yerleşim yeri mahkemesi olan Ardahan/Göle Mahkemeleri olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: <br>Esasında ilk olarak .... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan bu dosyanın ,  .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26/09/2023 tarih  ... sayılı yetkisizlik kararının 14/11/2023 tarihinde kesinleşmesi sonucu dosyanın .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20323/823 Esas numarasına kaydedildiği .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyasında verilen 27/03/2024 tarihli Görevsizlik kararının 16/05/2024 tarihinde kesinleşmesi sonucu dosyanın mahkememize gönderilmesi ile iş bu esas numarasını aldığı ,<br>Davacı vekiline 31.05.2024 tarihli tensip tutanağı ile arabuluculuk anlaşamama son tutanağının mahkememize sunulmadığı görülmekle sunulmasına yönelik ihtaratlı kesin süre verildiği, davacı vekilinin mahkememizin bu ara kararına yönelik beyan dilekçesi sunduğu, davacı vekilinin asliye hukuk mahkemesinden önce başvuru dosyalarının Arabuluculuk Daire Başkanlığı  tarafından Ticari dava olmadığı yönünde  kapatılarak, ihtiyari arabuluculuğa çevrildiği belirtildiği , Arabuluculuk Daire Başkanlığına mahkememizce müzekkere yazıldığı, gelen yazı cevabına istenilen bilgi ve belgelerin Adliye Arabuluculuk Bürosundan, bu büroya da ulaşılamaması halinde arabuluculuk faaliyetini yürüten Arabuluculuğa istenmesi gerektiğine dair beyanda bulunulduğu , İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu'ndan gelen yazı cevabında ;   davacı ... ile davalı ... arasında 02.05.2023 tarihinde arabuluculuğa ilişkin İstanbul Anadolu arabuluculuk birimine Ticari Dava Şartı Arabuluculuk Başvuru Dosyası ... Esas ile başvuru yapıldığı, akabinde Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından tür değişikliği yapılarak, ... Esas numarasını aldığı ,... arabuluculuk esas numaralı ticari dava şartı arabuluculuk dosyasına ait ve tür değişikliği yapıldıktan sonra ihtiyari dosya olan ... sayılı ihtiyari arabuluculuk dosyasına kaydedildiği ,.... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya ile davaya devam edildiği , ihtiyati arabulucu sürecine devam edilmediği gelen yazı cevaplarından anlaşıldığı ,  davacı vekilince Ticari Arabuluculuk dosyası kapatıldığından, tekrardan açılması veya taraflarına başvuru için süre verilmesi talebinde bulunulduğu ,<br>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 20.06.2019 tarih, 2019/1038 Es. ve 2019/869 K. sayılı ilamında \"... TTK 5/A maddesi 1. fıkrasında arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davanın arabulucuya başvurulmadan açıldığı ve arabulucuya başvuru şartı mahiyeti gereği sonradan tamamlanamayan özel dava şartlarından olduğu anlaşılmakla, mahkemece verilen dava şartı yokluğu nedeniyle usulden red kararı usul ve yasaya uygun olmakla ...... \" yönünde karar vermiştir.<br>6325 sayılı yasanın 18/A Maddesi- (Ek:6/12/2018-7155/23 md.)<br>''(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.<br>(2) ...Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.''<br> HMK 138(1) madde; ''Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir...''<br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; TTK’nin 5. maddesine eklenen 5/A maddesiyle, TTK’nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiştir. Aynı yasal düzenlemenin 23. maddesinde 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesiyle, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği açıkca ifade edilmiştir. <br>Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 13/05/2024 tarih  2024/4395 Esas 2024/8194 Karar sayılı ilamında özetle ; \"Davacı tarafça asliye hukuk mahkemesinde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı gibi dosyanın görevli mahkemesinin esasına kaydedilmesinden önce de arabuluculuğa başvurulmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava şartı arabuluculuk sürecinin hiç işletilmediği tartışmasız olup davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi  yerindedir.\"<br> .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyasında verilen 27/03/2024 tarihli Görevsizlik kararında bahsedildiği üzere \"taraflar arasındaki işletme devrinden kaynaklanan uyuşmazlığın yukarıda açıklanan gerekçeyle mutlak ticari davalardan olduğu gibi ilgili vergi dairelerine yazılan müzekkereler incelendiğinde; davacı ...'ın ''Belirli Bir Mala Tahsis Edilmiş Mağazalarda Et Fallaiyetinden mükellefiyet tesis ettirdiği, Gerçek Usulde Ticari Kazanç mükellefi olup 2. Sınıf tacir olarak İşletme Hesabı Esasına göre defter tuttuğu, davalı ...'in Yapısal Çelik Bileşenlerin Kurulması İşleri faaliyetinden mükellefiyet tesis ettirdiği ve 2. Sınıf tacir olarak İşletme Hesabı Esasına göre defter tuttuğuna ilişkin 28.11.2023 tarihli ... Vergi Dairesinin yazı cevabından da tarafların tacir oldukları\" bu haliyle somut olayda davanın konusu itirazın iptali olup , zorunlu arabuluculuğa tabi dava türlerinden olduğu, görevsizlik kararının 16/05/2024 tarihinde kesinleşmesinden sonra görevli olan mahkememiz dosyasına esas kaydedilmeden önce ve hatta duruşma tarihine/mahkememiz ara karar tarihine kadar herhangi bir zorunlu arabulucuya başvuru bulunmadığı anlaşılmakla 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 2. fıkrası gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek yasal ve yerinde görülmüştür.<br>HÜKÜM: <br>1-)Davacı tarafça açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,<br>2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli maktu 427,60-TL red karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 307,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 120,20-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi 18.000,00-TL  vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>5-)Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen taraflara / vekillerine iadesine,<br>Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2024    <br><br>Katip ...<br>(E-imzalı)<br><br>Hakim ...<br>(E-imzalı)<br> <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ef1cbd225ddbb7c9","SID":"8929d0a60a75aceb"}}