{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/370 <br>KARAR NO:2024/1418<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:30/11/2023<br>NUMARASI:2022/65 Esas -  2023/1081 Karar<br>DAVA:Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:04/10/2024<br>Taraflar arasındaki Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı şirket tarafından davalı .. A.Ş.'den 30.06.2021 tarihinde ... şase ve ... motor no.'lu, ... plakalı, 2021 model ... marka, ... tipi aracın satın alındığını, aracın alındığı tarihten beri çeşitli arızalar yaşadığını, yetkili servis tarafından yapılan incelemede aracın “Soğutma Sistemi Hatası” ile ilgili yapılan kontrollerinde motor bloğunun silindir kapak kısmında konumlanmış olan emme/egzoz supaplarının değişmesi gerektiği ve garanti kapsamında gerekli değişimlerin yapılacağının belirtildiği, aracın 3-4 aydır serviste olduğu, parça beklendiğini, gelen parça ile de onarımın yapılamadığını, motorun tamamen değişimi gerekli olduğunun belirtildiğini, komple motor değişimi teklifinin kabul edilemez olduğunu, yeni araçta oluşan motor şikayetinin araçta imalat hatası olduğunu gösterdiğini, bu hususta Bakırköy ....Noterliği 25.11.2021 keşide tarihli, .... yevmiye numarası ile ihtarname keşide edildiğini ancak olumlu bir sonuç alınamadığını, bahsi geçen sebeplerle aracın misli ile değişimini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafın derhal bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, aracın 13.10.2021 tarihinde 23.397 kilometrede iken \"Motor soğutma suyu ikazı yanıyor\" şikayeti ile müvekkil şirket servisine getirildiğini, serviste yapılan incelemede, motor soğutma suyu seviyesinin çok düşük olduğu, aracın 23.056 ile 23.392 kilometre arasında 29 kez uyarı verdiğini, aracın silindir kapak kısmında konumlanmış olan emme/egzoz supaplarının değişiminin gerekliliğinin tespit edildiğini, kaçak görülen subapların değişimi gerçekleştirilmiş, fakat bu da yeterli olmayınca araç motorunun sökülmesi suretiyle arıza tespiti yapıldığını, davacı ile yapılan görüşmelerde, araç motorunda bir arıza tespit edilmesi halinde, müşteri memnuniyeti ilkeleri çerçevesinde ücretsiz olarak motor değişiminin gerçekleştirilebileceğinin belirtildiğini, bu esnada davacı tarafından ihtarname gönderilerek ardından da dava yoluna başvurulduğunu, aracın motor soğutma suyu arızası vermesine rağmen yaklaşık 350 kilometre boyunca bu şekilde kullanılmasının, meydana gelen arızanın kullanıcı kusurundan kaynaklandığını gösterdiğini, davacı onarım seçimlik hakkını daha önce kullandığını, bu sebeple misli ile değişim talep edemeyeceğini, aracın misli ile  değişiminin hakkaniyetsiz olacağını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu araçta imalattan kaynaklı bir sorun bulunmadığını, davacının şikayetinin Müşteri memnuniyeti kapsamında giderilebilecek mahiyette olduğu ve davacıya aracın serviste kaldığı sürede ikame araç tahsis edildiğini, davacının şikayeti basit bir parça değişim işlemi işe giderilebilir mahiyette olmasına rağmen, sadece müşteri memnuniyeti kapsamında davacı tarafa 'komple motor değişimi' işlemleri için bedelsiz teklif sunulduğunu, davacı tarafın, sahip olduğu seçimlik haklarından “onarım” hakkını kullanmasından sonra, ikame ettiği huzurdaki davada “aracın misli ile değişimi yönünde\" talepte bulunmasının, hakkın kötüye kullanılması olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \".... Davacı yanca dava açılırken her ne kadar dava konusu aracın misli ile değişmesi, bu talebin kabul görmemesi halinde ödemiş olduğu bedelin iadesi talep edilmiş ise de, yargılama sırasında davalı yanca dava konusu aracın motorunun yenisi ile değiştirildiği ve davacı asilin de bu değişim işlemine onay verdiği ve bu kapsamda davalı yanca motor değişimi ve tescil işlemlerinin gerçekleştirildiği ve bu böylece davacının seçimlik hakkını satılanın ücretsiz onarılması olarak kullandığı ve motor değişimi yapılmak suretiyle de davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili aynı zamanda aracı kullanamamaktan kaynaklanan zararında tahsili amacıyla dava açmış ise de, Mahkememizce verilen süre içerisinde dava değerini göstererek bu değer üzerinden harç yatırmak suretiyle davasına devam etmemiş olup usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 331. maddesinin 1. fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir.Somut olayda, davacı ilk başta ayıplı arıcın misli ile değiştirilmesi talebi ile davasını açmışken yargılama sırasında seçimlik hakkını değiştirerek satılanın ücretsiz onarımı yönünde değiştirmiş ve arıza bu şekilde giderildiği içinde davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş olup yargılama giderlerinin haklılık durumuna göre takdir edilmesi gerektiği HMK'nın 331. maddesi uyarınca amir hükümdür. Davacının, dava açmakta yukarıda yapılan tespitlere göre haklı olduğu anlaşılmakla birlikte yargılama giderlerinin takdirinde dava değerine göre mi yoksa ücretsiz onarım maliyetine göre mi yapılacağının belirlenmesi gerekmektedir. Davacı aracın satış bedelini dava değeri olarak göstererek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinde bulunduktan sonra ayıbın giderilmesi amacıyla motor değişimini kabul ederek seçimlik hakkını ücretsiz onarımdan yana kullanmıştır. Bu durumda Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24/11/2022 gün ve 2021/7409 esas, 2022/8292 karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi yargılama giderlerinin motor değişimi ile ilgili tüm iş bedeli esas alınarak belirlenmesi gerektiğinden ücretsiz onarıma ilişkin fatura esas alınarak yargılama ve vekâlet ücretinin belirlenmesi gerektiği sonucuna varılarak davacının davalılar aleyhine açtığı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine ilişkin davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının davalılar aleyhine açtığı aracı kullanamamaktan kaynaklanan zarara  ilişkin davanın ise, dava usulüne uygun açılmış bir  dava bulunmadığından bu talep hakkında  karar verilmesine yer olmadığına\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı ... Şti. Vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemeden tek taleplerinin motor arızası olan ve motoru yargılama sırasında tümden değişen aracın aynı nitelikte misli ile değiştirilmesi olduğunu, bunun dışında zarara ilişkin haklar saklı tutularak, müvekkilinin şirketin şimdilik talebi olmasına rağmen Mahkemece aracın misli ile değiştirilmesi taleplerine ve zarara ilişkin karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilerek davalılar lehine 45.343,89 TL ve 17.900,00TL iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkeme huzurunda ayıplı aracın misli ile değiştirilmesi talepli davanın açılmasına davalıların sebebiyet verdiğini, yargılama devam ederken müvekkili şirketin rızası ve onay olmaksın ayıplı ve hatalı olan aracın motorunun değiştirdiklerini, davanın dinlenebilmesi için müvekkilinin şirket ... kredisi ile aldığı aracının kredi borcunu aracın misli ile değişeceği inancına binaen ödendiğini, haklı davalarının kabulüne karar verilmesi gerekirken Mahkemece karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesi ve davanın açılmasında haksız olan davalı şirketler lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin aracı bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ayıplı ve hatalı motorunun değişmesiyle aracın trafik tescil bilgilerinin de değiştiğini, sıfır kilometre olan aracın ikinci el araca dönüştüğünü, üstelik aracın en önemli parçası olan motorunun imalattan kaynaklı arızası nedeniyle motorun değişmesinin aracın ayıplı ve hatalı olduğunu gösterdiğini, kararının usul ve esas açısından hukuka aykırı olması sebebiyle isnaf incelemesi ile kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi ve yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davalı taraflara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı  ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin ihbar ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının talebinin misli ile değişim veya araç bedelinin iadesi olup, davanın konusuz kalması için aracın yok olması veya devri gibi hususların gerçekleşmesi gerektiğini, eğer davacının talebi ''onarımın gerçekleştirilmesi'' olsaydı aracın zaten onarılmış olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı kararı verilebilecekken misli ile değişim veya bedel iadesi istemli davada onarımın gerçekleştiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün hatalı olduğunu , mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, araçta meydana gelen arızanın kullanıcı kaynaklı olduğunu, davacı lehine yanlış vekalet ücreti taktir edildiğini, hukuka aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, aksi kanaatte ise kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek yeniden karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. Vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme gerekçeli kararının açık olmayıp kendi içerisinde çelişkiler ihtiva ettiğini, davacı şirket usulüne uygun şekilde ihbar ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemişken mahkemece usulüne uygun şekilde ihbar ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirildiği tespit edilerek hak düşürücü süre itirazlarının reddedilmesi hatalı olup, davanın hak düşürücü süre bakımından da reddi gerektiğini, tüm bunların da ötesinde mahkemece dava konusu aracın imalattan kaynaklı ayıplı olduğu şeklindeki tespitinin hatalı olup, davaya konu edilen araçtaki şikayetin kullanıcı kaynaklı olarak meydana geldiğini, araçta imalattan kaynaklı herhangi bir sorunun davanın açıldığı tarihte de bulunmadığını, cevap dilekçesinde belirtildiği gibi davacı yana ücretsiz onarım teklif edildiğini fakat davacının bu teklifi kabul etmeyerek misliyle değişim veyahut bedel iadesi talepli haksız ve hukuka aykırı davayı ikame ettiğini, yerel mahkemece gerekçeli kararda davacının, dava devam ederken talebini değiştirerek ücretsiz onarım talep ettiği belirtildiğini ancak davacının tüm dava boyunca talebi misliyle değişim veyahut bedal iadesi olduğunu, nitekim davacının sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde de salt misliyle değişim talep ettiği  net bir şekilde anlaşıldığını, hal böyleyken davanın reddi gerekmekteyken yerel mahkemece davanın konusuz kaldığına yönelik hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacının dava dosyasına hiçbir zaman misliyle değişim talebinden vazgeçtiği şeklinde beyanda bulunmadığını , davacı asilin dava konusu aracın ücretsiz onarımına onay vermiş olmasının huzurdaki davada talebin misliyle değişim olduğu gerçeğini değiştirmediğinden davanın esastan reddi gerekmekteyken yerel mahkemece hataya  düşülerek davanın konusuz kaldığı şeklinde hüküm kurulduğunu, öncelikle yerel mahkemece her halükarda huzurdaki misliyle değişim veyahut bedel iadesi talepli davanın reddine karar verilmesi gerektiği şeklindeki itirazlarını tekrar ettiklerini , mahkemece aksi kanaatte olunurak davanın konusuz kaldığı tespitinde olunması halinde dahi davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının istinaf dilekçesinde dava konusu aracın motor değişimi sebebiyle değer kaybına uğradığını iddia ettiğini ancak öncelikle belirtmek gerekir ki huzurdaki davanın konusunun hiçbir zaman değer kaybı olmadığını, davacının dava konusu etmediği talebini istinaf dilekçesinde konu etmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporuyla da tespit edildiği üzere yapılan motor değişimi işlemi dava konusu araçta herhangi bir değer kaybı yaratmadığını, eksik harcın ikmal edilmeyerek davaya devam edilmesi mümkün olmayıp bu durumda davanın usulden reddi gerektiğini, hal böyleyken yerel mahkemenin gerekçeli kararında usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı tespit edilerek karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin de fahiş derecede hatalı olup yerel mahkeme ilamının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla mahkeme kararının kaldırılarak öncelikle davanın reddine karar verilmesini, aksi kanaatte olunarak davanın konusuz kaldığı yönünde kanaate varılması halinde ise müvekkili şirketin davacıya ücretsiz onarım teklifini dava tarihinden önce teklif ettiği ancak davacının haksız ve hukuka aykırı misliyle değişim talepli huzurdaki davayı ikame ettiği ve yargılama esnasında aracın onarımına onay verdiği gözetilerek vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden yeniden hüküm kurularak yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava; ticari satım sözleşmesi kapsamında ayıplı olarak teslim edildiği iddia olunan aracın ayıpsız misli ile değişimi ve aracın kullanılmamasından kaynaklanan zararın tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine ilişkin davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının davalılar aleyhine açtığı aracı kullanamamaktan kaynaklanan zarara  ilişkin davanın ise  usulüne uygun açılmış bir  dava bulunmadığından bu talep hakkında  karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, süresinde ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı,   davacının ücretsiz tamir hakkını kullanıp kullanmadığı, davanın konusuz kalıp kalmadığı noktalarındadır.Davacı şirket, davalı ... A.Ş.'den 30.06.2021 tarihinde ... şase ve ... motor no.'lu, ... plakalı 2021 model ... marka aracı satın almış olup, bu husus taraflar arasında ihtilafsızdır.Dosya kapsamından dava konusu araç hakkında çeşitli arızalar yaşandığı,  yetkili servis tarafından 13.10.2021 tarihinde yapılan incelemede araçta “Soğutma Sistemi Hatası” olduğu, davalı ...A.Ş. tarafından davacı şirket yetkilisine gönderilen 27.10.2021 tarihli e-mailde aracın motor bloğunun silindir kapak kısmında konumlanmış olan emme/egzoz supaplarının değişmesi gerektiğinin ve garanti kapsamında bedelsiz olarak gerekli değişimlerin yapılacağının bildirildiği, davacı tarafça davalılara Bakırköy...Noterliğinin 25.11.2021 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname gönderilerek araçta ayıp olduğunun, aracın ayıpsız misli ile değişiminin ve uğranılan zararların tazmin edilmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davalı ... A.Ş.'ye 25.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, dava tarihi itibariyle aracın serviste olduğu anlaşılmaktadır. Öğretide ayıp satılanda, vaad edilen niteliklerin bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı).Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesi; \"Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.\" şeklinde düzenlenmiştir. TTK'nın 223/2. Maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.TTK'nın 18/3. Maddesine göre, tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılmalıdır.İhbarın belli şekillerde yapılmasına yönelik bu düzenleme geçerlilik şartı olmayıp, ispat şartıdır. Somut olayda davacı, soğutma sistemi  şikayeti ile aracı davalının yetkili servisine 13.10.2021 tarihinde götürmüş olup, 13.10.2021 tarihi itibariyle ayıp ihbarı yapıldığının kabulü gerekir. Davacının aracı her seferinde servise götürmesinin ayıp ihbarı niteliğinde olması nedeniyle davalı tarafça  süresi içinde ayıp ihbarı yapılmadığı yönündeki itiraz yerine olmayıp, mahkemenin ayıp ihbarının süresinde yapıldığı yönündeki kabulü yerindedir. (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/5180 Esas - 2020/4973 Karar sayılı ilamı) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 227. Maddesi uyarınca satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı \"satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme\", \"satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme\", \"aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme\", \"imkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme\" seçimlik haklarından birini kullanabilir. Alıcının genel hükümlere göre uğradığı diğer zararlar için tazminat isteme hakkı saklıdır.Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. Gerek ticari satım, gerek tüketicilere yönelik ticari olmayan satımlarda ayıp nedeniyle seçimlik hakların kullanılması yenilik doğurucu hak niteliğindedir (Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, 13. Bası, Turhan Kitabevi, Ankara 2013, s. 127; Yavuz, Cevdet; Satıcının Satılanın (Malın) Ayıplarından Sorumluluğu, Beta Yayınevi, İstanbul 1989 (Satım), s. 141; Aslan, Yılmaz; 6502 sayılı Kanuna Göre Tüketici Hukuku, 4. Baskı, Ekin Yayınevi, Bursa 2014, s. 165-166; G).Gerek kurucu nitelikte, gerekse bozucu nitelikte olsun yenilik doğurucu haklar kural olarak bir kez kullanılmakla tükenirler. Seçimlik yenilik doğurucu hakların bir kez kullanılması halinde, sonradan bu seçimden dönülmesi ve başka bir seçimde bulunulabilmesi mümkün değildir (Yargıtay 11. HD'nin 08.04.2021 T. ve 2019/4094 E. – 2021/3484 K.). Seçim hakkının değiştirilmesi “ıslah” suretiyle bile mümkün olamaz (Yargıtay 11. HD'nin 11.02.2020 T. ve 2018/4145 E. – 2020/1212 K. ; Yargıtay 11. HD'nin 12.11.2019 T. ve 2019/296 E. - 2019/7125 K. ; Yargıtay 13. HD’nin 05.06.2008 tarih ve 2008/1735 E., 2008/7867 K.). Islah ancak usul işlemlerinden geri dönmeyi sağlar. Maddi hukuka dayalı yenilik doğurucu hak niteliğindeki seçimlik haklardan geri dönmeye imkan vermez. Somut olayda davacı dava dilekçesinde komple motor değişimi teklifinin kabul etmeyeceğini beyan etmiş fakat yargılama sırasında davalı tarafça 16.03.2022 tarihli motor değişimine ilişkin fatura sunulmuş olup, dosya kapsamına alınan 09.10.2022 tarihli araç bilgisi kaydına göre de dava konusu aracın motor numarasının değiştiği anlaşılmıştır. Eldeki uyuşmazlıkta davalı tarafça, davacının dava sırasında aracın ücretsiz onarımını kabul ettiği ve davacı tarafından verilen vekaletname ile bu işlemlerin tamamlandığı beyan edilmiş ve davalı .... A.Ş. vekilince istinaf aşamasında davacı tarafından verilen vekaletnamenin örneği sunulmuştur. İlgili vekaletname incelendiğinde vekaletname tarihinin 29.06.2021 olup, aracın satın alınmasından önceki tarihe ilişkin olduğu görülmüştür. Her ne kadar bu vekaletname kapsamında davalı tarafından motor değişimi ve tescil işlemleri gerçekleştirildiği beyan edilmiş ise de davacının davanın başından bu yana ısrarlı bir şekilde aracın motorunun tümden değiştirilmesini kabul etmediğini ve istinaf dilekçesinde de  bu işleme rızasının ve onayının bulunmadığını beyan etmesi karşısında davacının seçimlik hakkını, satılanın ücretsiz onarılması yönünde kullandığı ve bu nedenle davanın konusuz kaldığı söylenemez. Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlığın devam ettiği dikkate alınarak  davanın esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı gerekçeyle  davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi isabetli olmamıştır. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı ve davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı ve davalılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı ve davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı  KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı ve davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istemleri halinde kendilerine iadesine ,3-Kararın kaldırılma sebebine göre davacı ve davalılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin  bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 04/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ef25606c106115a7","SID":"61c110b919d2f1c3"}}