{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2024/915 Esas  - 2024/1005 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/915 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1005<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/06/2021<br><br>NUMARASI\t\t: 2020/74 Esas  2021/481 Karar<br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI \t<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 03/02/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 03/10/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 07/10/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki bankacılık işlemlerinden kaynaklanan itirazın iptaline  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, dava dışı ... firmasından 11.509,36 USD değerinde vesaik karşılığı ödeme usulü ile ithalat gerçekleştirmiş olduğunu, işbu tutarın 3.459,60 USD'lik kısmının 27/05/2019 tarihinde dava dışı ...Şirketine ödenmiş olduğunu, dava dışı ihracatçı firmanın, ihraç mallarını, ithalatçı davalı firmaya gönderip, malların teslim alınması için gerekli olan vesaikin ise müvekkilin Ümitköy Şubesine yönlendirilmiş olduğunu, davalı ithalatçı firmanın, vesaiki teslim alarak vesaik vasıtasıyla gümrükten malları çektiğini, lakin vesaik karşılığı yapılması gereken ödemenin davalı tarafından yapılmamış olduğunu, ödemenin yapılmasının Üsküdar 20. Noterliği'nin 17/10/2019 tarih ve 48128 sayılı ihtarnamesi ile davalıya ihtar edilmiş olmasına rağmen ödeme yapılmadığını, müvekkilinin 13/11/2019 tarihinde ... firmasının 8.049,76 USD'lik zararını karşıladığını, müvekkilin doğan zararın tazmini için Ankara 14. İcra Müdürlüğü'nün 2019/16170 E. sayılı dosyasından başlattığı ilamsız icra takibine davalının itirazı ile   takibin durdurulmuş olduğunu belirterek, Ankara 14. İcra Müdürlüğü'nün 2019/16170 E. sayılı takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhinde %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini  arz ve talep etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı banka ile hiç bir iş yapmamış olan müvekkilinin davacı bankaya  bir taahhüdü, talimatı olmadığını, davacı bankayla bir sözleşmesi de olmadığını, davacı bankanın müvekkili şirket adına, dava dışı ... firmasına  ödediğini beyan ettiği paradan haberi olmadığını, ... firmasına herhangi bir borcu da olmadığını, davacı Banka  bir para ödedi ise  ... firmasından talep etmesi gerektiğini, müvekkil şirketten talep edemeyeceğini, davacı Bankanın neye ve kime göre yaptığı anlaşılamayan bir  ödemeyi talep edemeyeceğini, davacı bankanın  müvekkilden bir alacağı varsa yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, HMK 200. md hükmü gereği senetle ispat için zorunlu olan asgari tutarın  2020 Yılı için 4.480,00 TL  olduğunu, ayrıca davacının USD talebi ile müvekkil şirkete hiç bir ihtar yapılmamış olduğundan faiz ve faiz  oranı talebinin de yerinde olmadığını belirterek, davanın reddi ile kötü niyetli davacı aleyhine % 20 den az almamak kaydıyla, müvekkili lehine tazminata hükmedilmesini, yargılama gideri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini  talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davalı adına dava dışı ihracatçı ... firmasına davacı banka tarafından 13/11/2019 tarihinde gerçekleştirilen ödeme için taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki ya da akdi ilişkisi bulunduğuna dair davalı tarafından belge ibraz edilmediği, bu haliyle davacının davalı adına dava dışı kişiye yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşmeye neden olduğu, taraflardan birinin zenginleşmesi, diğerinin ise fakirleşmesi ve  söz konusu zenginleşme- fakirleşme arasında illiyet bağının mevcut olması nedeni ile  sebepsiz zenginleşmeden bahsedilebileceği ve zikredilen BK'nın sebepsiz zenginleşmeye ilişkin hükümleri gereğince davalı sebepsiz yere zenginleştiği miktarı davacıya vermekle yükümlü olduğu anlaşıldığından, dava dış  ... firmasının hesabına gönderilen tutur olan 8.049.76 USD'nin davalı daha önce temerrüde düşürülmüşse de ödeme tarihi olan 13/11/2019 tarihinden itibaren takip tarihine kadar 4,85 USD işlemiş faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, asıl alacak kısmına (ana paraya)  21/11/2019 takip tarihinden itibaren yıllık %2.75 oranın faiz işletilmesine dair davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davacı bankayla hiç bir iş yapmadığını, davacı bankaya  bir taahhüdünün, talimatının olmadığını, davacı bankayla bir sözleşmesi olmadığını, davacı bankadan bir evrak almadığını, başka bir yere vermediğini, davacı banka müvekkili şirket adına, dava dışı ... firmasına para ödediğini beyan ettiğini, müvekkili şirketin bu durumdan haberi ve rızası  olmadığını, müvekkili şirketin ... firmasına herhangi bir borcunun da olmadığını, müvekkili şirketin defter ve kayıtlarında ... firmasına ödeme yaptığının ve borcunun olmadığının sabit olduğunu, basit bir hesap açmak için dahi bankalar yığınla evrak imzalatırken, müvekkilinin davacı bankayla bir anlaşma, sözleşme, taahhüdünün olmamasının davacının haksız ve kötü niyetini açıkça ortaya koyduğunu, müvekkili şirkete tebligat kanununa uygun bir tebligat yapılmadığını, ihtarın da usulsüz olduğunu, müvekkili şirketin  temerrüte düşmesi için önce paranın ödenmesinin sonra ihtar çekilmesinin gerektiğini, para ödenmeden yapılan ihtarın hukuki bir geçerliliğinin olmadığını, yerel mahkemenin bu durumu ve itirazlarını değerlendirmediğini, müvekkili şirketin davacı bankaya hiç bir ad altında borcu olmadığını, davacının yazılı belge ile alacağını ispatlayamadığı için davanın reddi gerektiğini, alacağın likit olmadığını, dolayısıyla icra inkar tazminatına karar verilemeyeceğini, icra inkar tazminatının ana para üzerinden verilmesi gerektiğini,  yerel mahkemenin ise anapara + faiz üzerinden icra inkar tazminatına karar verdiğini, bu durumda yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasının gerektirdiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan ilamsız icra takibine davalının itirazı üzerine İİK 67.madde uyarınca açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDosya kapsamında yer alan 31/05/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle; davalı şirketin yurt dışındaki dava dışı satıcı (ihracatçı) şirket ile toplam bedeli 11.509,36 USD olan mal (gazete kağıdı) alımı konusunda anlaştığını, mal bedelinin 3.459,60 USD tutarının peşin olarak davacı Banka nezdindeki hesabından 27/05/2019 tarihinde ödendiğini, kalan 8.049,76 USD'lik tutarın malın tesliminde ödeneceğinin ve vesaik mukabili ödeme yöntemi ile ödenmesi hususunda mutabakata vardıklarını, yurt dışında bulunan ihracatçı şirket; yüklemeyi yapmasına müetakip, ihracat evraklarını (malı temsil eden, malın gümrükten çekilebilmesi için gerekli olan belgeler) bankasına (...) verdiğini, dava dışı satıcı (ihracatçı) şirketin Bankası ... tarafından mal bedelinin tahsili için davacı ...'ın belirlendiğini ve  mal bedeli 8.049,76 USD'nin tahsil edilmesi karşılığında teslim edilmesi talimatı ile vesaikleri davacı ...'a gönderdiğini, davacı Bankanın belgeleri teslim almış olduğunun görüldüğünü, bu aşamada satıcının Bankasının talimatına göre, davacı Bankanın mal bedelini tahsil etmeden vesaikleri alıcı firmaya (davalı şirkete) teslim etmemesi gerektiğini, fakat davacı Bankanın,  davalı ithalatçı firmanın; vesaiki teslim alarak vesaik vasıtasıyla gümrükten malları çektiğini lakin vesaik karşılığı yapılması gereken ödemenin davalı tarafından yapılmamış olduğunu ileri sürdüğünü, gelinen bu noktada yapılan incelemelerde, davalının malın gümrükten çekilmesini sağlayacak olan vesaikleri teslim alabilmesi için ödenmesi gereken 8.049,76 USD'nin davalı tarafından davacı Bankaya ödendiğine ilişkin herhangi belgeye rastlanılamadığını, davalı şirketin ticari defterlerinde;  dava dışı ... Ltd. tarafından davalı şirket  adına 20/06/2019 tarihinde bir adet toplam 65.217,79 TL (11.509,36 USD) bedelli fatura tanzim edildiğini, davalı yan tarafından davacı yana 27/05/2018 tarihinde banka aracılığıyla 20.984,55 TL (3.459,60 USD) ve 20/06/2019 tarihinde ise 44.233,24 TL (8.049,76 USD) olmak üzere toplam 65.217,79 TL (11.509,36 USD) tutarında ödeme yapıldığı yönünde kayıt oluşturulduğunu, ancak; takip alacağı olan 8.049,76 USD'nin davalı yan tarafından ödendiğine ilişkin banka nezdinde herhangi kayıt olmadığı gibi davalı tarafın da ödemeyi yaptığına dair belge ibraz etmediğini ve yine; 29/07/2019 tarihli Gümrük Beyannamesine göre davalı şirketin davaya konu mal bedeline ait malları gümrükten çektiğini, davacı Bankanın, 8.049,76 USD'nin ödenmesi için keşide ettiği ihtarnameye göre davalı 22/10/2019 tarihinde temerrüde düşmüş ise de davacı Bankaca ödemenin 13/11/2019 tarihinde yapılmış olması gözetilerek davalının temerrüdünün de bu tarihte (13/11/2019) oluştuğunu, satıcı ihracatçı firmanın Bankasının talimatına aykırı şekilde mal bedelini tahsil etmeden vesaikleri davalı şirkete teslim eden davacı Banka 8.049,76 USD'yi satıcıya 13/11/2019 tarihinde bünyesinden ödediğini, dosya kapsamına sunulan belgeler ile tarafların defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemeler sonucunda, hukuki değerlendirmeler ve nihai takdir sayın Mahkemeye ait olmak üzere; davalı şirketin davacı bankaya karşı takip tarihi (21/11/2019) itibariyle toplam 8.054,61 USD borçlu olduğunu, sayın Mahkemece takibin devamına karar verilmesi durumunda; işbu 8.054,61 USD toplam borcun; 8.049,76 USD tutarındaki asıl alacak kısmına takip tarihinden ödeneceği tarihe kadar değişen oranlarda olmak üzere, Devlet Bankalarının USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına  ödediği en yüksek faiz oranları üzerinden hesaplanacak faiz ile birlikte ve fakat ödenme tarihindeki  Merkez Bankasının Amerikan Doları efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığını, takip tarihi (21/11/2019) itibariyle uygulanması gereken faiz oranı ise yıllık %2,75 olarak belirlendiği görülmüştür.<br>\tVesaik mukabili ödeme şekli, ihracatçının malı yüklemesinin ardından, malı temsil eden sevk belgelerinin ihracatçının bankası kanalıyla, bedelinin tahsili karşılığında teslim edilmek üzere ithalatçının bankasına gönderilmesidir. Yani vesaik mukabili ödeme şekli ihracatçının teslim ettiği vesaik banka aracılığıyla ithalatçının bankasına iletilen bir ödeme türü olup, vesaik mukabili ithalat/ ihracat alıcının malları gümrükten mal bedelini ödedikten sonra almasını sağlayan pratik ve düşük maliyetli bir yöntemdir. Satıcı malları alıcıya gönderirken malın gümrükten alınmasını sağlayan sevk belgelerini alıcının bankasına gönderilmek üzere kendi bankasına verir, vesaik belgeleri de  ihracatçının bankası kanalıyla, bedelinin tahsili karşılığında teslim edilmek üzere ithalatçının bankasına gönderilir, ithalatçı banka tarafından da bedelinin tahsil edilmesi karşılığında vesaik belgeleri ithalatçıya teslim edilir. Görüldüğünde ödemeli vesaik mukabili işlemde, tasdik ya da ibraz bankası kendisine gelmiş olan vesaiki, gönderi bankasının talimatında belirtilen tutarın muhatap tarafından ödenmesi karşılığında muhatabına teslim eder. <br>\tTüm dosya kapsamı, istinaf nedenleri ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirket tarafından, dava dışı  ... şirketinden  (İngiltere merkezli) kağıt satın alındığı ve dava dışı satıcı (ihracatçı) şirket tarafından davalı şirket adına 22/05/2019 tarihli, 11.532,39 USD bedelli proforma fatura tanzim edildiği, bu bedelin 3.459,60 USD'nin peşin, bakiye 8.049,76 USD'nin vesaik mukabili ödenmesinin kararlaştırıldığı, davalı şirketin davacı banka nezdinde bulunan ve dosyaya kazandırılan hesap hareketleri incelendiğinde 27/05/2019 tarihinde faturaya konu edilen 3.459,60 USD'nin dava dışı  ... Ltd. Şirketine havale edildiği, dava dışı  ... Ltd.'ye bu ödeme dışında davalı tarafça yapılan başka bir ödemenin bulunmadığı, dava dışı satıcı (ihracatçı) şirket olan  ... Ltd. şirketinin  yurt dışındaki bankası ... tarafından  bakiye  8.049,76 USD  mal bedelinin tahsili için davacı bankanın belirlendiği ve ... tarafından   mal bedeli olan 8.049,76 USD'nin tahsil edilmesi karşılığında teslim edilmesi talimatı ile vesaiklerin  davacı  bankanın Ümitköy Şubesine gönderildiği, vesaiklerde ödeme karşılığı teslim edilmesi yazılı olmasına rağmen   davacı bankanın vesaik bedelini davalıdan peşin tahsil etmeden vesaikleri 28/06/2019 tarihinde davalı şirket adına  ... imzasına teslim ettiği, dosya kapsamında yer alan gümrük beyannamesi incelendiğinde davalı şirketin banka tarafından teslim edilen vesaik belgelerini sunmak suretiyle 29/07/2019 tarihinde malları teslim aldığı, davacı banka tarafından aslında yapılması gerekenin vesaikte belirtilen tutarın yurt dışındaki bankaya iletilmek üzere peşin olarak tahsil edildikten sonra vesaikin teslim edilmesi iken, davacı bankaca vesaikte belirtilen tutar davalıdan tahsil edilmeden vesaik belgelerinin davalı şirkete teslim edildiği, bu kez davacı banka tarafından vesaikte belirtilen tutarın ödenmesi için 17/10/2019 tarihinde davalıya ihtarname gönderildiği, ancak davalının bu bedeli ödemediği, bu bağlamda davalı şirket yerine,  dava dışı satıcı şirketin yurt dışındaki bankasına ödemeyi gönderen davacı bankanın mameleğinde  8.049,76 USD azalma oması ve    bu oran kadar da  davalının mal varlığında artış meydana gelmesi suretiyle davalının sebepsiz zenginleştiği ,  davalı şirketin bedelini ödemeden teslim aldığı vesaikler mukabili gümrükten malı teslim almasına rağmen, iş bu mal karşılığı da gerek bankaya gerek yurt dışındaki satıcıya ödeme  yaptığını usulüne uygun delillerle ispat edemediği, yine yargılama aşamasında  alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurumaya elverişli nitelikte olduğu, hal böyle olunca, mahkemece yargılama aşamasında alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi   raporu esas alınmak suretiyle davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan alacaklı olduğu tespit edilen miktar üzerinden hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.  <br>\tYine davalı vekilince alacağın likit olmadığı, dolayısıyla icra inkar tazminatına karar verilemeyeceği, icra inkar tazminatının ana para üzerinden verilmesi gerektiği,  yerel mahkemenin ise anapara + faiz üzerinden icra inkar tazminatına karar verdiği ileri sürülmüş ise de; itirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla, İcra inkar tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da  belirlenebilir olması ve  başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerektiği, somut uyuşmazlıkta da, davalı şirketin dava dışı satıcı şirkete bakiye  8.049,76 USD borcu olduğunu bildiği ve  bağlamda  asıl alacağın likit olduğu, İİK 'nun 67 maddesi uyarınca icra inkar tazminatının tespitinde takip talebi veya davadaki talebin esas alınacağı , dolayısıyla  mahkemece asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu ve davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedenlerinin de dinlenemeyeceği   anlaşılmıştır.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalıdan alınması gerekli olan  3.141,70 TL harçtan peşin alınan 785,43‬TL harcın mahsubu ile bakiye 2.356,27‬TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine  vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.03/10/2024 <br><br><br>Başkan-              Üye -                         Üye -                 Zabıt Katibi - <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3a89e70eac3c0307","SID":"5c1242026c97c3db"}}