{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1225 <br>KARAR NO:2024/1384<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:22/03/2024<br>NUMARASI:2021/336 Esas -  2024/152 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:03/10/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin uluslararası taşımacılıkla iştigal ettiği, davalıya ait emtiaların Türkiye'den Almanya'ya denizyolu ile taşınması işini üstlenerek taşımayı gerçekleştirdiğini, müvekkili şirket göndericisi/ihracatçısı davalı olan ... konşimento numaralı taşımayı üstlendiğini ve faturaları düzenleyerek davalı/borçlu adına gönderdiğini, Davalının taşımadan kaynaklanan bedelleri ödemediğini, taşımaya ilişkin olarak 23.06.2020 tarih, ... numaralı ve 28.700,96 TL tutarlı faturanın tebliğ edildiğini, Ödenmeyen fatura doğrultusunda .... Sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığı, icra takibi davalı şirketin yaptığı itiraz nedeniyle durduğu, İcra takibi konusunun taşıma sözleşmesinden doğan para alacağı olduğu müvekkilinin davalı firmaya ait malların taşınması işini gerçekleştirdiğinin sabit olduğu yine davalının takibin ferilerine yaptığı itirazın da hiçbir dayanağının bulunmadığı nitekim takip talebine konu tutar için ticari temerrüt faizi işletildiğini, beyanla davalının ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ve takibin devamına, alacak likit ve muayyen olduğundan alacağın %20'sinden az olmamak üzere %40 oranında icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Müvekkili şirketin davacı şirket ile 6 konteyner emtianın Türkiye' den Almanya' nın Hannover kentine konteyner başına 1.550,00 Euro' ya taşınması konusunda anlaştıklarını, iş bu taşımacılık hizmetine ilişkin olarak müvekkil şirkete 31.10.2018 Tarih ... numaralı 6.200,00 Euro bedelli ve 22.11.2018 Tarih ... numaralı 3.100,00 Euro bedelli toplam 9.300.00 Euro' luk 2 adet fatura keşide ettiği, iş bu faturalara ilişkin bedelin davacı hesabına 04.12.2018 tarihinde ödendiğini, Davaya konu 23.06.2020 tarihli fatura içeriği olan ... konşimento numaralı taşıma hizmetinin, davacı tarafından keşide edilen ve yukarıda belirtilen 2 adet fatura içeriğinde yer almakta olduğunu ve ödemesinin yapıldığını, Davacı tarafın taşıma hizmeti karşılığı bedeli tahsil etmesine rağmen Eylül 2019 tarihinden itibaren müvekkili firmaya aynı miktarlı ve aynı içerikli faturalar keşide etmeye başladığını ve işbu faturaların davacı tarafa iade edildiğini, davaya konu 23.06.2020 tarihli faturanın ödenmemesinden dolayı \"Son Hatırlatma\" başlıklı bir yazı gönderildiğini, müvekkili firmanın ise Ankara ...Noterliğinin 18.08.2020 Tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile \"Eylül 2019 tarihinden bu yana her ay müvekkile fatura keşide edildiğini, müvekkil şirketin işbu dayanaksız faturalara karşı iade faturaları düzenlediğini, kesilen faturalar ile müvekkil şirkete angarya yaratıldığını, alacak iddiasındaysanız yasal yollara başvurulması gerektiği\" ihbar ve ihtar edildiğini, Davacı şirketin bu defa 22.02.2021 Tarih ... numaralı 28.700.96 TL bedelli fatura keşide ettiği iş bu faturanın da müvekkili şirket tarafından iade edilmesinden sonra Beyoğlu... Noterliğinin 05.03.2021 Tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiğini, bu ihtarnameye karşı, müvekkil şirketçe Yenimahalle .. Noterliğinin 08.03.2021 Tarih ve ... numaralı ihtarnamesi ile cevap verildiğini beyanla davanın reddine, müvekkil aleyhine kötü niyetli bir şekilde icra takibi başlatan davacı taraf aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Konteyner demurajı temelde navlun sözleşmesinde konteyneri tedarik- iade borcuna dayanmaktadır. Taşıyan navlun sözleşmesinde konteyneri tedarik etmeyi üstlenirken, buna karşılık olarak taşıtan ya da gönderilen de süresinde geri getirmeyi taahhüt etmektedir.  Davacının davalıdan konteyner demuraj ücreti talep edebilmesi için taşımada ki  navlun sözleşmesi ilişkisi ve tarafların taşıma ilişkisinde ki konumları tespit edilmelidir. Davacı ile davalı arasında navlun sözleşmesi olması sebebiyle davacının akdi taşıyan davalının ise taşıtan olduğu anlaşılmıştır. Davalının TTK 1200 gereğince navlun sözleşmesi gereği navlun faturasını taşıyana ödemelidir. Konteyner demuraj ücreti de navlun teferruatı olup taşıtan sorumludur. Ancak TTK nun 1205/1. maddesinde \" Eşyayı gönderilene teslim etmiş olan taşıyan, TTK. 1203.maddeye göre gönderilenden istenebilecek olan alacakların ödenmesini taşıtandan isteyemez. Ancak taşıtanın zararına olarak sebepsiz zenginleştiği oranda taşıyan taşıtana rücu edebilir.\"düzenlemesi, TTK nun 1207/1 maddesinde \" Gönderilen eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmazsa, taşıtan navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları  taşıyana ödemekle yükümlüdür.\"  düzenlemesi bulunmaktadır.  Emtianın alıcısına teslim edildiği tarafların ortak kabulündedir. Dava dışı gönderilenin yükü teslim almış olduğu anlaşıldığından TTK'nın anılan hükümlerine göre davalı taşıtanın oluşan demuraj ücretinden sorumluluğu bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, oluşan demuraj ücretinin rücuan tahsili talepli eldeki davada davalının sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine, koşulları oluşmadığından davalı lehine kötüniyet tazminatı talebinin reddine, \" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında ATR belgesinin davalı tarafça hatalı düzenlenmesi nedeniyle demuraj ücretine sebebiyet verildiğinin sabit olduğunu, demuraj tarifesinin davalı tarafla paylaşılmış olduğunu, dava dışı asli taşıyıcı ...'a davacı şirket tarafından davalının sebebiyet verdiği demuraj ücretinin ödendiğinin de dosya kapsamından tespit edildiğini, ilk bilirkişi raporunda da açıkça davacının defter ve kayıtlarında alacağının 28.700,00 TL olarak tespit edildiğini, işlemiş faiziyle birlikte ödenmesinin yerinde olduğunu, itirazın iptali ile takibin devamı gerektiği,...\" hususları tespit edildiğini, aynı bilirkişilerin 15.02.2023 tarihli raporunda ise taşımaya ilişkin navlun borcunun 26.10.2022 tarihli rapor ile ödendiğinin tespit edildiğine atıf yapıldığını, aynı bilirkişilerin önceki tespitlerini hiçe sayarak hiçbir hukuki değerlendirme yapmaksızın itiraz edilen raporu dayanak aldığını ve bu defa davalının borçlu olmadığını beyan ettiklerini, raporlar arasındaki çelişki giderilmek üzere başka bir heyetten rapor alındığını, bu heyet raporunda da açıkça davacı şirketin davalıdan alacaklı olduğu hususunun tespit edildiğini, davanın davalıya yöneltilmesi gerektiği konusunda tereddüt bulunmadığını, davalı ve davacı şirket arasındaki taşıma işinden kaynaklanan alacak söz konusu olduğunu, taşıma ve bundan kaynaklanan her türlü borçtan da davalının bizzat sorumlu olduğunu, mahkemenin de gerekçeli kararında davacı taşıyanın rücu hakkına atıf yapıldığını, fakat çelişkili bir şekilde davanın pasif husumet yokluğundan reddine hükmedildiğini, gönderen davalının ATR belgesini hatalı düzenlemiş olması nedeniyle oluşan demurajdan davalının sorumlu olduğunu ve dosyadan alınan bilirkişi raporu ile de bu hususun sabit olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava; taşıyan olan davacının taşıtan sıfatına sahip davalıdan konteyner demuraj ücreti alacağı için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali talebidir.İlk derece mahkemesince toplanan deliller ile davalının pasif husumeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafça yukarıda yazılı sebeplerle istinaf isteminde bulunulmuştur.İstinaf konusu uyuşmazlık temelde; Davalının demuraj borcundan sorumlu olup olmadığı  noktasındadır. Taraflar arasında yazılı bir taşıma sözleşmesi bulunmadığı, davalıya ait 6 konteyner  yükün İzmit/Türkiye'den Hannover/Almanya Ülkesine taşınması konusunda anlaşıldığı, taşıma işinin 31/10/2018 tarihli konşimento kapsamında tamamlandığı, deniz taşımasını fiili olarak... tarafından gerçekleştirildiği,  davacı tarafça davalıya navlun ücretine ilişkin 6.200 Euro ve 3.100 Euro bedelli 2 adet faturanın 2018 yılında düzenlendiği ve bedellerinin davacıya ödendiği uyuşmazlık konusu değildir.Davacı tarafça davalı hakkına ... dosyası ile 28/08/2020 tarihinde  \"fatura 28.700,96 TL\" borcun sebebi gösterilerek ilamsız icra takibi başlatılmış, takibe 23/06/2020 tarihli 28.700,96 TL bedelli verilen hizmet \"deniz navlunu\" açıklamalı ve üzerinde konşimento numaraları da bulunan fatura eklenmiş,  borçlunun itirazı üzerine takip durmuş ve eldeki itirazın iptali davası açılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama aşamasında davacı vekilince 02/03/2023 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davaya konu alacağın ödenmeyen demuraj bedeli olduğu açıklaması yapılmıştır. Bunun üzerine alınan bilirkişi raporunda dava dışı ... tarafından davacıya 2.460 Euro bedelli demuraj ve alıkoyma faturaları düzenlendiği, bu faturaların davalıya yansıtıldığı, varış bildiriminin yapıldığı, ancak demuraj tarifesinin davalıya ve/vaya alıcıya bildirdiğine dair dosya kapsamında bir belge bilgi mevut olmadığı, varış bildirimi ve/veya konşimento üzerinde de demuraj tarifesinin bulunmadığı, davacının 2.460 Euro tutarındaki demuraj ücretini dava dışı ... ödediği, dolaşım belgesinin davalı tarafından gereği gibi doldurmadığı ve demuraj ücretinin doğumuna sebep olunduğu, davalıdan demuraj ücretinin talep edilebileceği yönünde rapor tanzim edildiği görülmektedir.Davalının taşıma konusu mallara ilişkin alıcısına düzenlediği faturalarda teslim şartı CIF olarak belirtilmiş, davacının davalıya düzenlediği 22/11/2018 ve 31/10/ 2018 tarihli navlun faturalarında ise Incoterm: ... kaydının bulunduğu görülmüştür.... şeklinde yapılan yüklemede, satıcı malları belirlenen varma yerinde gelen taşıma aracından boşaltmadan alıcının tasarrufuna bırakarak teslim eder. Satıcı malların varma yerine getirilmesine ilişkin tüm hasar ve masrafları üstlenir. Konteyner demuraj ücreti kural olarak navlun sözleşmesi veya konşimentoda konteyner demurajı ödeneceğine dair bir kayıt bulunması koşuluyla taşıyan tarafından talep edilebilecektir.Konşimento veya diğer bir denizde taşıma senedinde konteynerin beklemesi ve gecikmesi  durumunda doğan alacaklar için “taşıyanın tarifesi”ne atıfta bulunulur. Serbest zaman süresi ve hangi miktar üzerinden ne şekilde taşıyan lehine bekleme ve gecikmesi parası doğacağı tarifelerde yer alırken, konşimento veya diğer taşıma belgelerinde sadece atıf klozu bulunur. Tarifenin bağlayıcı olabilmesi için -dürüstlük kuralı çerçevesinde- taşıtanın bunlara kolaylıkla ulaşabilmesi, bu hususta engel ile karşılaşmaması yeterlidir. Sadece tarifeye atıfta bulunulmuş olması BK m. 27/ I açısından, yükle ilgilinin ekonomik varlığına veya ahlâka aykırılık teşkil etmez. Taşıyanın tarifesi, kendisine yapılan atfın yer aldığı navlun sözleşmesinin kurulduğu veya konşimentonun düzenlendiği andaki hâliyle bağlayıcı olur. ... limanında konteyneri tesellüm eden gönderilenin, kararlaştırılan sürede veya böyle bir süre yok ise, makul bir süre içerisinde boşalttığı konteyneri temiz ve sağlam bir şekilde taşıyana (veya yetkili temsilcisine) iade etme yükümlülüğü bulunmaktadır (TTK m. 1203) Konteynerin zamanında iade edilmemesi hâlinde taşıyan borçlunun temerrüdü hükümlerine başvurabilir. Varma limanında konteyneri tesellüm eden gönderilenin, kararlaştırılan sürede veya böyle bir süre yok ise, makul bir süre içerisinde boşalttığı kon- teyneri temiz ve sağlam bir şekilde taşıyana (veya yetkili temsilcisine) iade etme yükümlülüğü bulunmaktadır (TTK m. 1203). Konteynerin zamanında iade edilmemesi hâlinde taşıyan borçlunun temerrüdü hükümlerine başvurabilir. (Bkz. Dr. Doğuş Taylan Türkel Deniz Ticareti Hukukunda Konteynerin Beklemesi Ve Gecikmesi Üzerine Bir İnceleme Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 21, Sayı: 2, 2019, s. 707-776).Kural olarak demuraj ücretinden taşıtan sorumlu olup, taşıyan dışında, alt taşıyan(organizatör)bu bedeli talep edebilmesinin öncelikli koşulu, demuraj bedelini asıl taşıyana  ödemesi gereklidir. Ancak 6102 sayılı TTK 1203- maddesi \"  (1) Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konşimento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konşimentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur.\" ve TTK nun 1205/1. Maddesi \" Eşyayı gönderilene teslim etmiş olan taşıyan, TTK. 1203.maddeye göre gönderilenden istenebilecek olan alacakların ödenmesini taşıtandan isteyemez. Ancak taşıtanın zararına olarak sebepsiz zenginleştiği oranda taşıyan taşıtana rücu edebilir.\" düzenlemesi içermektedir. Uyuşmazlık konusu olayda taşıma konusu mallar alıcısına teslim edilmiş, dava dışı gönderilen yükü teslim almıştır. Bu duruma göre davalı taşıtanın oluşan demuraj ücreti yönünden pasif husumeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 491,00 TL harcın, alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan mahsubu ile fazlaya dair 63,4‬0 TL  bakiye  istinaf karar harcının davacıya iadesine,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 03/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bf130c64e957b2ad","SID":"68c84b6b4bc12cd2"}}