{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/63 <br>KARAR NO:2024/1419<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:16/05/2023<br>NUMARASI:2022/417 Esas -  2023/203 Karar<br>DAVA:Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:04/10/2024<br>Taraflar arasındaki Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davacı şirkete ait malların taşındığı, ... numaralı konteynerin davalı şirket hakimiyetinde iken İzmir-Aliağa limanında ... Konteyner istif sahasında devrilmesi sonucu davacıya ait malların kullanılmaz hale gelmesi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının uğradığı zarar olan 21.500,00 USD'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine, teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte olması halinde teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini, davacı şirkete ait malların taşındığı ... numaralı konteynerin davalı şirket hakimiyetinde iken İzmir-Aliağa limanında ... Konteyner istif sahasında devrilmesi sonucu davacıya ait malların kullanılmaz hale gelmesi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının uğradığı zarar olan 21.500,00 USD'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin derdest dava bakımından yetkili ve görevli olmadığını, dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere, dava konusu talepler deniz yolu ile eşya taşıma sözleşmesine konu eşyada meydana gelen hasarın tazminine ilişkin olup, deniz ticaretine ilişkin ihtilaftan doğan dava bakımından İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinin (2) nolu bendinde  \"Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok Asliye Ticaret Mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, Asliye Ticaret Mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir.\" hükmünün yer aldığını, Kanundaki bu hüküm çerçevesinde Hakimler Savcılar Yüksek Kurulunun 6.10.2021 tarihli ekteki kararında, Türk Ticaret Kanunu’ndan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmak üzere görevlendirilen İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin İstanbul ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesine\" karar verilmesi gerektiğini, davalı şirket, taşıyan/donatan...’nın Türkiye Limanlarında acenteliğini yaptığını, taşıyan sıfatını haiz olmayan davalı şirkete doğrudan husumet yöneltilmesi doğru olmadığını,  dava konusu konteynerde davalıya ait bir konteyner olmadığını, konteynerler ya taşıyanın öz malı yada başka şirketten kiralanmış olabileceğini, hiçbir surette konteynerler acenteye ait olmadığını, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca acenteye doğrudan husumet yöneltilemeyeceğini, davalı ... A.Ş.’nin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, görev itirazının kabulü ile davanın görevli İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davanın ... A.Ş. ye ihbarına, davanın pasif husumet yokluğu ve milletlerarası yetki itirazı doğrultusunda esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ... Dava dilekçesinde fiili taşıyan acentesi ... Acenteliği’ne karşı husumet yöneltilmiştir. TTK'nun 105.maddesinde \"acentenin aracılık ettiği sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklardan dolayı acente tarafından müvekkili adına dava açılabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava yöneltilebileceği\" hükmü düzenlenmiş olup  anılan yasa maddesine göre acenteye karşı izafeten dava yöneltilebilecek olmasına rağmen doğrudan dava açılması mümkün değildir. Bu durumda acentenin taşımayı üstlenip üstlenmediği, liman hizmetlerinin davalı adına yapılıp yapılmadığının tespiti gerekmektedir. Davacı vekilinin 03/11/2022 tarihli beyan dilekçesinde yükleme yapılmaması nedeniyle konişmento ve navlun faturası düzenlenmediği  belirtilmiş, davalı acentenin taşıma işini üstlendiğine dair başkaca bir delil sunulmamıştır. Yine  ihbar olunan vekilinin  14/03/2023 tarihli beyan dilekçesinde işlemlerin tamamlanmaması nedeniyle hizmet faturası düzenlenmediği belirtilmiş, anılan liman hizmetlerinin davalı adına yapıldığına ilişkin de herhangi bir belgenin bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça taşıyanın sorumluluğuna ilişkin hükümlere dayanılmış olup somut olayda acentenin kişisel kusuruna da dayanılamayacağından bu haliyle davalının pasif dava ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla davanın husumet yokluğu nedeniyle  usulden  reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki davada, Kanunun açık hükümleri çerçevesinde acenteye husumet yöneltilebileceğinin açık olduğunu, zira 105. maddenin ilk fıkrası ve dosyada mübrez 03.11.2022 tarihli dilekçeleri ekinde \"ek-1\" olarak yer alan rezervasyon föyü incelendiğinde, taşıma işleminin bizzat \"...\" (.... A.Ş.) tarafından üstlenildiğini, sözleşmenin bizzat acente ile yapıldığının yazılı delillerle ortaya konulduğunu, ayrıca, davalı vekilinin cevap dilekçesi ve sonrasındaki beyanlarında olayın ...A.Ş.'nin kusuru ile meydana gelmiş olduğunun belirtildiğini ve ... A.Ş. dosyaya ihbar olunan olarak eklendiğini, kusurun liman işletmesinde olması ihtimali de söz konusu olduğundan yargılamanın sürdürülmesi ve kusurun kime ait olduğunun tespiti gerektiğini, yine alanında uzman bilirkişilerce inceleme yapıldığı takdirde kusurun davalı acente şirketinde olduğu kanaatine de varılabileceğinden bilirkişi incelemesi yapılmaksızın verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, kararın hukuka, usul ve yasaya aykırı olduğundan işbu kararın yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, deniz taşımasından kaynaklı hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir .İlk derece mahkemesince davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talebe konu hasar bedeli yönünden davalının pasif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığı noktasındadır.Dosya kapsamından dava konusu taşımaya ilişkin olarak konşimento ve navlun faturası düzenlenmediği, dosya kapsamına alınan ...Müdürlüğü yazı cevabında 08.02.2021 tarihli beyanname muhteviyatı eşyalar konteynerin ... gemisine aktarılması sırasında istiften devrilerek hasarlanması sonucu ilgili gemiye yüklenemediği, beyanname çıkış bildirimine bağlanmadığı anlaşılmıştır.Davacı tarafça delil olarak dayanılan rezervasyon onayı başlıklı belge incelendiğinde üst kısımda ... ismi ve adres ile iletişime geçilecek kişi bilgilerinin yer aldığı, taşıma işleri organizatörünün (...) Italmare  Lojistik Servis, göndericinin davacı şirket, rezervasyon konusunun  demir çubukların Aliağa limanı ... gemisine  yüklenmesine ilişkin olduğu görülmektedir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 105. Maddesinde; \"(1) Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir.(2) Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar geçersizdir.   (3) Acentelerin ad ve hesabına hareket ettikleri kişilere karşı Türkiye'de açılacak olan davalar sonucunda alınan kararlar acentelere uygulanamaz.\" hükmü düzenlenmiştir. Bu düzenlemeden anlaşılacağı üzere TTK'nın 105. maddesi uyarınca acenteye izafeten dava yönlendirilebilmesi için acentenin dava konusu sözleşmeye aracılık etmesi veya sözleşmeyi akdetmesi gerekmekte olup, acenteye dava yöneltilebileceği hallerde  ancak taşıyana izafeten dava yöneltilebileceği açıktır.Somut olayda davalının dava dışı taşıyan ...'nın acentesi olduğu ihtilafsız olup, dava konusu taşımaya ilişkin konşimento ve navlun faturası düzenlenmediği, taşımaya ilişkin  rezervasyon belgesi düzenlenmesinin tek başına acentenin sıfatını kaldırmayacağı gibi dosyaya sunulan rezervasyon onayı başlıklı belgede dahi davalının acente olarak yer aldığı gözetildiğinde acenteye karşı doğrudan dava açılması mümkün olmayıp, mahkemece  davalı acente aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/14152 Esas- 2018/5412 Karar sayılı kararı) Ayrıca liman işletmesinin taraf olmadığı dosyada kusur tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yapılmaması sonuca etkili olmadığından davacı vekilinin aksi  yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.04/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"422cb1032bb19ca2","SID":"e803a21e3edca405"}}