{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1065 <br>KARAR NO:2024/1574<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:26/01/2021<br>NUMARASI:2016/1243 Esas -  2021/47 Karar<br>DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:31/10/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin dünyaca ünlü birçok kozmetik ürünün Türkiye distribütörlüğünü yaptığını, bu kapsamda davalı ile 12/05/2009 tarihli Konsinye Satış Sözleşmesinin akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşme devam eder iken müvekkili ile aralarından konsinye satış ilişkisi bulunan ... A.Ş ni davalı... şirketinin devraldığını, dolayısı ile müvekkili şirketin ...şirketine teslim ettiği ürünlerin, faturaları ve ticari ilişki bir bütün olarak davalı şirketin devraldığını, taraflar arasındaki sözleşme konusu ürünlere ilişkin mutabakat sürecinde, müvekkilinin davalıya ve davalının devraldığı ... şirketine teslim ettiği bir kısım ürünlerine satışının yapılmadığını ve müvekkili şirketi iade edilmediğinin tespit edildiği, söz konusu ürünlerin davalı uhdesinde iken kaybolduğunun anlaşıldığını, sözleşme gereği eksik ve kayıp olan ürünlerden davalının sorumlu olduğunu, eksik ve kayıp ürün bedellerinin davalının müvekkiline ödemesi gerektiğini, görüşmelerden netice alamamaları üzerine davalıya noter kanalı ile ihtarname gönderdiklerini, davalının cevabi ihtarında, kayıp olan ürünlerin bir kısmını kabul ettiğini, ancak ihtarnamede ürünlerin fiyatı için yaptığı hesaplamanın kabul edilebilir olmadığını ve sözleşmeye aykırı olduğunu, davalının 2991 adet ürünün kayıp olduğunun ihtara cevabında kabul ettiğini ve müvekkiline KDV hariç 273.676,50 TL ödeme yaptığını, bu meblağın 2991 adet ürünün bedelini karşılamadığını, 1924 adet ürünün karşılığı olduğunu, davalının kaybettiği toplam ürün sayısının 4966 olduğunu, dolayısı ile davalıdan 3042 adet kayıp ürün bedeli alacaklarının olduğunu, alacağın bölünebilen bir alacak olduğunu beyan ile  kayıp ürün bedellerinden şimdilik 197.045,24 TL'lik kısmının ihtarname tarihi itibari ile işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki cari ilişkide müvekkilinin davacıya her hangi bir borcu olmadığını, davacıya 273.676,50 TL tutarında ödeme yaptıklarını, ihtar edilen alacağa ilişkin her hangi bir fatura gönderilmediğini için KDV hariç hesaplama yapıldığını, şayet faturalandırılır ise KDV tutarının da davacı hesabına aktarılacağının cevabi ihtarlarında davacıya bildirildiğini, davacının müvekkiline toplam 341.526 adet ürün sevk ettiğini, bu ürünlerin 45.359 adedinin davacı tarafa iade edildiğini, 293.176 adet ürünün ise satıldığını, buna göre 2.991 adet ürün açığı bulunduğunu ve bu ürünlerin eksik kayıp ürünler olduğunu ve müvekkilince, müvekkiline herhangi bir biçimde fatura düzenlenmemiş olduğundan, tespit edilen bu kadar ürün bakımından KDV harici 273.676,50 TL ödeme yapıldığını, taraflar arasında stok mutabakatına varılamadığını ve müvekkilinin davacı tarafa borcunun olmadığını beyan ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Davacı ile davalının, davacının  Türkiye distribütörlüğünü yaptığı kozmetik firmalarının ürünlerini davalıya temin etmesi hususunda 12/05/2009 tarihli Konsinye Satış Sözleşmesi imzaladıkları, yine davacının faaliyet alanında ürün tedariki yaptığı ... A.Ş nin davalı ..şirketi tarafından devralındığını, taraflar arasındaki ihtilafın davacının davalı tarafça devralınan şirkete teslim ettiği ürünlerden iadesi ve ödemesi yapılmayan eksik-kayıp ürünlerin kaç adet olduğu ve buna karşılık gelip davalının davacıya ödemesi gereken meblağın ne kadar olduğu hususlarından kaynaklandığı, taraf defter ve kayıtları ile celp edilen kargo kayıtları üzerinden yaptırılıp aldırılan dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu, denetime açık kök ve ek rapordaki tespitlere göre davacının 09/11/2016 tarihli ihtarı ile eksik ve kayıp ürünlerden kaynaklanan 686.853,40 TL alacaklarının ödenmesinin ihtar edildiği, davalının ihtara cevabında 2.991 adet stok açığının olduğunun tespit edildiğini ve ürünlerin faturaları taraflarına kesilmediğini beyan eder olduğu ve  2.991 adet ürüne karşılık KDV hariç  273.676,50 TL ödeme yapmış olduğu görülmüş, davacının davalı tarafça devralınan ... şirketine tedarik ettiği ürünlerin ... Kargo şirketi tarafından taşındığı bildirilmekle, davacının ürünlerinin gönderi ve teslimine ilişkin tüm bilgi ve belgeler anılan taşıma şirketinden celp edilmiş, davacının ...A.Ş ne temin edip göndermiş olduğu ürünlere ilişkin 2009-2010-2011-2012-2013-2014-2015 ve 2016 yıllarına ait kayıtları incelenmiş, davacının davalıya ve devraldığı şirkete teslim ettiği toplam 346.492 adet üründen 44.636 adedinin iade edildiği, 296.890 adedinin satıldığı ve ürün veya bedeli davacıya geri dönmemiş toplam 4.966 adet ürün bulunduğu ve ayrıca kargo kayıtlarının da davacı kayıtları ile uyumlu ve davacının kayıtlarını doğrular olduğu, davalının kayıtlarına göre ürün girişinin 341.526 adet, iadesinin 45.359 adet, satışın 293.176 adet olmak üzere iade edilmeyerek kalan ürünün ise 2.991 adet olduğu ve davalının bu ürünlere istinaden davacıya KDV hariç 273.676,50 TL ödeme yaptığı tespit edilmiş olmakla, incelenen sevk irsaliyeleri, teslim kayıtları, taraflar arasında sözleşme bulunması, sözleşme konusu işin  tesliminde kargo şirketi ile teslimlerin yapılması ve kargo şirketi kayıtları ile davacı kayıtlarının birbirini doğrulaması, davacının davalı ve davalının devraldığı Yeni Karamürsel şirketine tedarik ve teslim edilip, satılmadığı gibi iade de edilmediği anlaşılan ürün bedellerinin davalıdan tahsilini talep edebileceği kanaatine varılmış, 197.045,24 TL nın 17/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, 216.141,66 TL nın ıslah tarihi olan 15/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ve davanın kabulüne\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kargo firmasının verdiği kargo takip numaraları ile davacının bildirdiği kargo takip numaralarının aynı olmasının davayı ispata yarar bir delil olmadığını,  alınan hiçbir bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, hiçbir raporda hukuken geçerli biçimde tarih, teslim alan isim soy isim ve imza içeren sevk irsaliyelerinin hangileri olduğu ve bu sevk irsaliyelerinin toplamda kaç adet ürün içerdiğinin tespit edilmediğini, davacının hukuken kabul edilebilir değerde kaç adet ürün sevk ettiğini ispatlayamadığını,  taraflar arasında ürün birim fiyatları da ihtilaf konusu iken hiçbir raporda ürün birim fiyatlarının hangi parametrelere göre kaç lira olduğunun irdelenmediğini, taraflar arasında eksik kayıp ürün adedi konusunda olduğu kadar bu ürünlerin bedeli noktasında da uyuşmazlık olduğunu, davalı şirketin, kendi defter ve kayıtlarına göre 2991 adet ürün bedeli olarak KDV hariç 273.676,50-TL ödeyerek kendi edimini ifa ettiğini, ancak davacı şirketin bu ödemenin yalnızca 1924 adet ürün bedeline tekâmül ettiğini iddia ettiğini,  hiçbir bilirkişi raporunda, \"adet bazında her bir ürünün kaç lira olarak hesaplandığı, hangi ürünün hangi kriterlere ve parametrelere göre birim fiyatının belirlendiği, eksik kayıp kabul ettikleri bu ürün adedinin (3042) hangi yıllara tesadüf ettiği, ürün birim fiyatlarında yıl bazında bir değerlendirme yapılıp yapılmadığı\" hususlarında denetime elverişli hiçbir hesap ve açıklama yer almadığını, ürün birim fiyatı olarak davacının \"beyanlarının\" baz alındığını ve tüm itirazlarına rağmen bu noktada inceleme yapılmadığını, kargo firması cevaplarıyla bildirilen takip numaralarının ürün adedini ve çeşidini ispat etmediği savunulduğu halde yerel mahkemece bu noktada hiç tereddüt etmeksizin kabul kararı verildiğini,  davalı şirketin kendisine 341.526 adet ürün sevk edildiğini kabul ettiği halde davacının 346.492 adet ürün sevk edildiğini iddia ediyor ise ve farkın tamamen ürün giriş adedinden kaynaklanıyor olması durumunda davacının 346.492 adet ürünü sevk ettiğini basiretli bir tacir olarak usulüne uygun hukuken geçerli sevk irsaliyeleri ile ispat etmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: davalı iddialarının mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, davayı ispata elverişli tek hususun kargo firmasından alınan bilgiler olmadığını, davalı şirket adresinde yerinde inceleme gerçekleştirildiğini, bu incelemeler sonucu iki şirketin ticari kayıtları arasındaki farkın 4.966 adet ürün olduğunun tespit edildiğini, kargo firmasından alınan bilgilerin taraf şirketler nezdinde yapılan incelemeler sonucu ortaya fark olarak çıkan 4966 adet ürünün davacı şirket tarafından davalı şirkete gönderildiğini teyit etmekte olduğunu,  bilirkişilere tevdi edilen görevin, davalının iddia ettiği gibi sevk irsaliyelerinin kaç adet ürün içerdiği ve sevk irsaliyelerinin hangileri olduğunun tespitine ilişkin olmadığını, kaldı ki sevk irsaliyelerinin mevcudiyetinin ihtilaf konusu olmadığını, davalı tarafın bu yöndeki iddia ve itirazlarının yargılama konusunun saptırılmasına yönelik olduğunu, davalının iddia ettiği üzere dava konusu ürün birim fiyatlarının da ihtilaf konusu olmadığını, dava dilekçesi ve ekinde sunulan dava konusu ürünlere ilişkin dökümlerden 4966 adet ürün için ödenmesi gereken miktarın 686.853,40 TL olduğunu, ancak davalı şirket tarafından davacı şirkete 273.676,50 TL ödenmiş olduğunu ve  bakiye miktarın alınan üç bilirkişi raporundan da görüleceği üzere 413.186,90 TL olduğunu beyanla, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, konsinye satış sözleşmesine dayanarak davalıya teslim edildiği iddia edilen bir kısım ürünün kaybolması nedeniyle sözleşme hükümlerince ürün bedelinin tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ve  bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile  istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Taraflar arasına konsinye satış sözleşmesinin bulunduğu, davalıya satılmak üzere bırakılan bir kısım malların davalı  uhdesinde  kaybolduğu, davalı tarafça bir kısım ürüne ilişkin bedellerin davacıya ödendiği uyuşmazlık konusu değildir. Davacının iddiası; ödenen ürün sayısı ve bedelinin kaybolan ürün sayı ve bedelini karşılamadığı, davalının savunması ise davalıya teslim edilen ürünlerin ve kaybolan ürünlerin bedelinin ispat yükünün davacıda olduğu ve davanın ispatlanmadığı yönündedir.Dosyaya toplanan deliler ile; davalının İstanbul'da bulunan mağazalarına yapılan mal teslimlerine ilişkin sevk irsaliyeleri altında kaşe ve imzaların bulunduğu, bu malların davalıya tesliminin ispatlanmış olduğunun kabulünde bir isabetsizlik yoktur.Davacı tarafça davalının İstanbul dışındaki mağazalarına kargo şirketlerince gönderilen ve bu nedenle sevk irsaliyelerinde alıcıya ait kaşe ve imza bulunmayan, ancak davacı tarafça sunulan kayıtlar ile kargo şirketine teslim edildiği ve kargo şirketince de davalı tarafa teslim edildiği anlaşılan mallar yönünden yapılan değerlendirmede;24/12/2015 tarih ve 29572 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 464 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin Kargo ve Lojistik İşletmeleri başlıklı 3.4. Maddesinde, kargo ve lojistik işletmeleri ticari nitelikteki gönderileri Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmesi zorunlu tevsik edici belgeler ile birlikte kabul edecekleri ve taşıma esnasında istenildiğinde ibraz edilecek şekilde gönderiye ekleyecekleri hususları düzenlenmiştir. Taşıma yapan kargo şirketleri, emtiayı kabul ederken gönderiye ilişkin sevk irsaliyesiyle birlikte kabul etmek zorunda olduğundan davacı gönderenin, gönderi ile birlikte sevk irsaliyesini de verdiğinin kabulü gerekir. Aksinin davalı tarafça ispatı gerekmektedir. Kaldı ki davalı tarafça davacının kargo yoluyla İstanbul dışındaki mağazalarına yaptığı ürün gönderilerinin sayısı dosyada net olarak belirlenmemekle birlikte 200-300 bine yakın ürünün kendi kayıtlarına alındığı, davacının eksik ve kayıp mal olduğunu bildirmesi üzerine yaptığı inceleme sonucu kendi kayıtlarından 2991 adet ürünün kayıp oluğunu belirlediği, bu ürünlere sözleşmede belirtilmeyen şekilde ortalama maliyet olarak bir değer biçtiği, yaptığı bu hesaplamaya dayanan bir kısım ödemeyi davacıya yaptığı, davalı kayıtlarında davacı kayıtlarıyla uyuşmayan adetlerin 2012 yılında 6.060 adet eksik görülürken 2013 yılında davacı kayıtlarından 911 adet fazla görüldüğü, 2014 yılında 125 adet eksik göründüğü, 2015 yılında 308 adet fazla göründüğü belirlenmiştir. Kayıtlarda teslim edilen ürünün eksik gönderildiğinin görülmesi düşünülebilse de davacının göndermediği ya da gönderdiğini iddia etmediği malların davalı kayıtlarında fazla olduğunun kaydedilmiş olması bu kayıtların sağlıklı tutulmadığını göstermektedir. Davacı kayıtları ile kargo şirketine verilen teslim belgelerinin birebir örtüşmesi, kargo şirketlerince yapılan ticari taşımalarda sevk irsaliyesinin de ticari malla beraber bulundurulması gerektiğine ilişkin VUK düzenlemesi, yine davacıya ait 341.526 adet ürünün davalı defterlerine kaydedilmiş olması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının malları ile birlikte mallara ilişkin sevk irsaliyelerinin de davalıya teslim edildiği, eksik ürün teslim edilmiş olması halinde sevk irsaliyesiyle kendisine teslim edilen ürünleri kontrol edip davacıya bildirmesi gerektiği, ticari ilişkinin sürdüğü zaman içerisinde böyle bir itirazi kaydın ileri sürülmediği anlaşılmaktadır. Yine davacı tarafça davalıya gönderilen ürünlerin yapılan listesi ve fiyatları da davacı kayıtlarıyla uyumlu olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesine bir isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 7.056,19 TL harcın, alınması gerekli olan  28.224,79 TL harçtan mahsubu ile bakiye 21.168,60 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca  kararın taraflara tebliğinden itibaren  iki hafta içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ YASA  YOLU açık olmak üzere oybirliği ile  karar verildi .31/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8d54d21bc7d46aa2","SID":"6f673c5a7ccfb45d"}}