{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1833 - 2024/1158<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/1833 <br>KARAR NO\t: 2024/1158<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/529 Esas 2022/185 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 04/10/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 30/10/2024<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 22.09.2020 tarihinde davacıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı davalı adına kayıtlı ... plakalı araç ile ... plakalı aracın karıştığı kazada davacı tarafından zarar gören dava dışı ... plakalı araç için 28.01.2021 tarihinde 11.294,32 TL, 23.11.2020 tarihinde 495,60 TL ödeme yaptıklarını, sigortalı ticari araç sürücüsünün 65 yaşının üzerinde olması  nedeniyle rücu hakları olduğunu bu nedenle 11.789,92 TL asıl alacak ile 560,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.350,33 TL üzerinden davalı aleyhine  Ankara 4.İcra Müdürlüğü'nün 2021/10132 sayılı icra dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ve icra takibin durduğunu belirterek davalının itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir <br>\tDavalı şirket, savunma yapmamıştır.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI;<br>\tMahkemece davanın ZMSS genel şartları gereğince, davacı sigorta şirketi tarafından davalı sigortalısı aleyhinde itirazın iptali şeklinde açılan rücuen alacak istemine ilişkin olduğu, tüm dosya kapsamı nazara alındığında; davacı vekilince tanzim olunan dava dilekçesinde, davalının ağır kusuruna dayanılmaksızın, yalnızca sürücünün yaşına atıfta bulunulmak suretiyle dava açıldığı anlaşılmış ise de; davacı vekilince ön inceleme duruşmasında bu husus somutlaştırılmak suretiyle, davalının ağır kusuruna dayanılarak davanın açıldığının belirtildiği, dosya içerisinde mevcut kaza tespit tutanağına göre; kazanın davalı şirkete ait kamyon sürücüsünün, kamyonun arka kapağını kapatmaması nedeniyle kamyon hareket ettikten sonra açık kalan arka kapağın, ... plakalı aracın ön camına çarpması neticesinde meydana geldiği, kazanın oluş şekline ilişkin olarak da davacı vekilince başka bir hususun  ileri sürülmediği, mahkemece yapılan değerlendirmede, davalı şirkete ait araç sürücüsünün kusurlu olmakla birlikte, eyleminin kasıt veya ağır kusur kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkemece dosya kapsamında bilirkişi raporu dahi alınmadan eksik ve hatalı inceleme neticesinde, yargılamanın daha ilk celsesinde davanın reddine karar verildiğini, ilgili Kanun maddeleri gereğince davalı sigortalının davacı şirket tarafından yapılan ödemelerden sorumlu olduğunu, Genel Şartlar B.4.a bendine göre tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı bulunduğunu, bu hükümden sigortacının sigorta ettirene rücu edebilmesinin koşulunun, tazminata konu olayın kasti bir hareket veya ağır kusurla gerçekleşmesi olduğunun anlaşılması gerektiğini, davaya konu trafik kazasının, davalı sigortalı araç olan kamyonun arka kapağının kapatılmaması nedeniyle meydana geldiğini, normal olarak aynı durum ve koşullar altında, herkesin göstereceği temel özen ihmal edilmiş ve en basit tedbir dahi alınmamış ise artık ağır kusurdan bahsedilebildiğini, sigortadan yararlanan kimse rizikoyu kasten meydana getirir ise, rizikonun temelinde yer alan ‘belirsizlik’ unsuru ortadan kalkmış olacağından, bu kimsenin sigortanın sağladığı korumadan yine de yararlanması menfaatler dengesine uygun olmadığı gibi, adil ve tutarlı da olmadığını, davaya konu trafik kazasında davalının tam ve ağır kusurlu olduğunu; yine sigorta genel şartları gereği ticari araç  kullanan kişinin 65 yaş üzerinde olmasının davacı sigorta şirketine rücu hakkı verdiğini, KTK md. 39/2 uyarınca sürücü belgesi sahiplerinin, sürücü belgelerinin sınıfına göre sürmeye yetkili oldukları araçların dışındaki araçları sürmelerinin yasaklandığını, Genel Şartlar B.4.b fıkra hükmünde de, geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sigortalı aracın sevk edilmesinin de birer rücu nedeni olarak belirtildiğini, Yargıtay’a göre de haklı olarak rizikonun gerçekleşmesinden önce sürücü belgesi (alkollü araç kullanma, hız sınırını aşmak vs. sebepleri ile) elinden alınmış (diğer bir ifadeyle sürücü belgesine geçici olarak el koyulmuş) olan sürücü, SRC türü mesleki yeterlilik belgesiz sürücü, ehliyetnamesiz sürücü konumunda olup, sigortacının bu sebeple sigorta ettirenine rücu hakkı bulunduğunu, kazada zararın sigortalı araç sürücüsünün kusurundan kaynaklandığının izahtan vareste olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, dosyada bilirkişi incelemesi deliline dayanılmasına rağmen bu delile başvurulmadan usul ve yasaya aykırı olarak davanın reddine karar verilmesinin yasaya  aykırı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; <br>\tDavacı sigorta şirketi, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında zarar gören dava dışı kişilere ödenen tazminatın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesi gereğince rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek kendi sigortalısından rücuen tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptaline karar verilmesini istemiş, mahkemece dava konusu kazanın davalı şirkete ait kamyon sürücüsünün, kamyonun arka kapağını kapatmaması nedeni, kamyonun hareket ettikten sonra açık kalan arka kapağın, ... plakalı aracın ön camına çarpması neticesinde meydana geldiği, kazanın oluş şekline ilişkin olarak da davacı vekilince başka bir hususun da ileri sürülmediği, mahkemece yapılan değerlendirmede, davalı şirkete ait araç sürücüsünün kusurlu olmakla birlikte, eyleminin kasıt veya ağır kusur kapsamında değerlendirilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili rücuu koşularının oluştuğuna yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür. <br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.<br>\tSigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır.<br>\tSigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı \"B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı\" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili maddede; \"Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.<br>\tÖdemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.<br>\tSigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:<br>\ta)Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,<br>\tb)Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,<br>\tc)Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,<br>\tç)Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,<br>\td)Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,<br>\te)Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,<br>\tf)Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,<br>\tSigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.\" denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.<br>\tSomut olaya gelince, kazaya karışan araç sürücüleri tarafından düzenlenen 22.09.2020 tarihli kaza tespit tutanağına göre ... Konutları sitesi içinde ...’un sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonla hareket ettiği sırada kamyonunu arka kapağı kilitlenmediği için kapağın açılması ile ...’a ait park halindeki ... plakalı aracın ön camını kırması ve tavanına hasar vermesi sonucu meydana geldiği, davacıya sigortalı araç sürüsü ...’un 18.03.2027 tarihinde kadar geçerli E sınıfı sürüsü belgesi olduğu, sigortalı araç sürüsünün kazanın oluşunda asli ve tam kusurlu olmasına rağmen kullandığı kamyonunu arka kapağını kilitlememesinin kasti bir hareket veya ağır kusur olduğunun davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilemediği, dolasıyla davacı yönünden Sigorta Genel Şartları B.4. /a-b maddesinde sayılan rücu koşullarının oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL’nin mahsubu ile bakiye 346.90 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına <br>\t3- Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, <br>\t4-Davacı tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde kendisine iadesine, <br>\t5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK’nın 362/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 04.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"76f108f37a9fd2e9","SID":"912d275b11fcd030"}}