{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/321 <br>KARAR NO: 2024/1662<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/09/2021<br>NUMARASI: 2018/487 E. - 2021/606 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/10/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yaş meyve sebze alım satım işiyle iştigal eden esnaf olup yapmış olduğu işi gereği kıymetli evrak düzenlemekte, devir ve ciro etmekte, almakta olduğunu, müvekkilinin Bayrampaşa Metrobüs durağında içinde bir miktar parasının ve şahsi eşyalarının da bulunduğu, bunun yanı sıra davaya konu ... Tozkoparan Şubesi'ne ait (eski Merter/Çarşı Şubesi) 26.05.2018 tarih ve... çek nolu 50.000,00 TL'lik çek ile birlikte toplam 13 adet çeki kaybetmek veya çaldırmak sureti ile rızası hilafına elinden çıktığını, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Genel Soruşturma Bürosu'nun ... Soruşturma nolu dosyasından davaya konu çek için ... bank Merter/Çarşı Şubesi'ne yazılan müzekkere gereği dava konusu çeklerin de aralarında bulunduğu çekler için savcılık nezdinde soruşturma başlatıldığı bilgileri iletilmiş, banka cevabi yazısında davaya konu çekin  davalılardan .. Ltd.Şti tarafından ciro edilmek suretiyle diğer davalı ... A.Ş.'ye  verildiği ve onun tarafından da  bankaya ibraz ettiği bilgisinin verildiğini beyanla davalılar aleyhine açtıkları menfi tespit davalarının kabulüne, müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespiti ile davaya konu çekin iptaline, dava konusu çekin tahsili halinde, müvekkilinin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı muhtemel olduğundan dava konusu çekin teminat mukabilinde ve iş bu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla ihtiyati hacizleri de kapsayacak şekilde ihtiyat-i tedbir kararı verilmesine, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmelerine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Faktoring A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin bir faktoring firması olup, faktoring işlemleri neticesinde çek devraldığını, davaya konu 26.05.2018 keşide tarihli 50.000,00-TL bedelli ... no lu çekin factoring işlemi kapsamında, taraflarından önce ciranta olarak bulunan ... Tur. Taş.tar. San. Tic. Td. Şti. den faktoring işlemi neticesinde devralındığını, müvekkilin kanuna uygun olarak ekte sundukları faktoring sözleşmesi ile birlikte çeki kendisinden önceki ciranta olarak bulunan ... Tur. Taş.tar. San. Tic. Td. Şti ile davacı... arasındaki ticari ilişkiyi gösterir çekin alımına sebep olan fatura ile birlikte devralındığını beyanla haksız davanın ve karşı tarafın tüm taleplerinin reddine,  lehlerine tazminata hükmedilmesini ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;  \"...Toplanan delillere ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından 6.05.2018 keşide tarihli ve E1-1352765 seri nolu 50.000,00 TL bedelli çek yönünden davalılara borçlu olmadığı iddiası ile davalılar aleyhine Mahkememizde iş bu menfi tespit davası açıldığı ve çekin iptalinin talep edildiği, Mahkememiz tarafından yapılan yargılama sırasında İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvarından alınan 28.04.2021 tarihli raporda  inceleme konusu çekin ön yüzünde keşideci bölümünde atılı bulunan söz konusu imzanın... eli ürünü olup-olmadığı hususunda müspet va da menfi bir kanaat bildirmenin mümkün olamadığının rapor edildiği,  yukarıda belirtilen emsal istinaf kararında da değinildiği üzere ispat külfeti bakımından; imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti davalılarda olmakla , davalı ...  A.Ş.'nin  imzanın aidiyeti ile ilgili sunduğu veya toplanmasını talep ettiği halde getirtilmeyen bir delili de bulunmadığı, bu hali ile mevcut şüpheli durumun ispat kuralları çerçevesinde borçlu lehine yorumlanması gerektiği, davacı vekili tarafından her ne kadar çekin iptali de talep edilmiş ise de yukarıdaki açıklamalar ışığında imzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre, senedin asıl borçlusu olan keşidecinin imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin (lehtarının veya diğer cirantaların) senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı,  dava konusu çek ciro yoluyla davalı  A.Ş.'ne geçmiş olup davalı ... A.Ş.'nin çeki iktisabında kötüniyetli olduğu hususu usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı ve kötüniyet tazminatının koşullarının da oluşmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davacının 26.05.2018 keşide tarihli ve ... seri nolu 50.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, davacının dava konusu çekin iptaline ilişkin talebinin reddine, koşulları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına, Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davacının 26.05.2018 keşide tarihli ve ... seri nolu 50.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, Davacının dava konusu çekin iptaline ilişkin talebinin reddine, Koşulları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, İhtiyati Tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına\"  karar verilmiştir. Davalı  ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle;  -Dosyanın Mahkemece imza incelemesi için bilirkişiye gönderildiğini, çekin keşideci bölümündeki söz konusu imzasının ... eli ürünü olup olmadığı hususunda müspet ya da menfi bir kanaat bildirmenin mümkün olmadığı yönünde görüş bildirildiğini, dosyanın adli tıba dahi gönderilmeden imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı dahi tam olarak tespit edilemeyen bir   bilirkişi raporuyla aleyhlerine karar verilemeyeceğini,  -Müvekkili şirketin bir faktoring firması olup, faktoring işlemleri neticesinde çekin devraldığını, Davaya konu  çek factoring işlemi kapsamında, taraflarından önce ciranta olarak bulunan ... Tur. Taş. Tar. San. Tic. Td. Şti. den  faktoring işlemi neticesinde  devralındığını, Müvekkilinin kanuna uygun olarak ekte sunmuş oldukları  faktoring sözleşmesi ile birlikte çeki kendisinden önceki ciranta olarak bulunan ... Taş.tar. San. Tic. Td. Şti ile davacı... arasındaki ticari ilişkiyi gösterir   çekin alımına sebep olan   fatura ile birlikte  devraldığını ve karşılık olarak da çek bedelini müşterisi ... Taş. Tar. San. Tic. Td. Şti ödediğini,  Müvekkili tarafından faktoring işlemi neticesinde faturayla birlikte devralınan çeke ilişkin faktoring sözleşmesi ve çekin alımına sebep olan çeki tevsik eden belge niteliğinde olan fatura ile hangi faturanın hangi çeke ilişkin olduğunu gösterir ve hangi çekin faktoring işlemine tabi tutulduğunu belgeleyen alacak bildirim formu ile çek bordrosu  ve dekont mevcut olup Mahkeme dosyasına sunulduğunu, -6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring Ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9. Maddesinin 2 nolu bendine göre faktoring şirketlerinin çeki devralırken çeki tevsik eden belge niteliğinde bulunan, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösteren faturanın mevcudiyeti yeterli görüldüğünü, yapılan işlemin faktoring yasasına uygun olup söz konusu çekin devralımına yönelik müvekkili yasanın üzerine yüklediği tüm sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getirdiği ve  iyi niyetli meşru hamil konumunda olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  -KAtılma yoluyla istinaf taleplerinin kabul edilerek dava konusu çekin iptali talebinin reddi hükmünün bozularak ortadan kaldırılması gerektiğini, İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvarından alınan 28.04.2021 tarihli raporda dava konusu çek üzerindeki imzanın müvekkili eli ürünü olup olmadığı hususunda müspet veya menfi bir kanaat bildirilmesinin mümkün olmadığı rapor edilmişse de imzanın borçluya ait olduğu hususunun ispat külfetinin davalıda olduğunu, davalı ... A.Ş. İmzanın müvekkiline ait olduğu hususunda ispat yapamadığından mevcut şüpheli durum ispat kuralları çerçevesinde müvekkili lehine yorumlanarak dava konusu çekten müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine yönelik mahkeme gerekçesi ve kararının yerinde olduğunu,  müvekkilinin bu çek için davalı şirketlere borçlu olmadığının tespitinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığını ancak dava konusu çekin iptaline ilişkin talebin reddine kararının bozulması gerektiğini, Mahkemece imzaların istiklali (bağımsızlığı) ilkesine göre,senedin asıl borçlusu olan keşidecinin imzasının sahte olması hali,diğer imza sahiplerinin (lehtarının veya diğer cirantaların) senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı gerekçesine dayanıldığını, Mahkeme davaya konu çekten dolayı müvekkilinin davalılara borçlu olmadıklarının tespitine karar vermişken çelişkili bir gerekçeyle davaya konu çeki iptal etmeyerek çeki ciro yolu ile alan davalı ... A.Ş.'nin iyi niyetli hamil olduğuna hükmettiğini, bu durumda davalı ... A.Ş.iptal edilmeyen çekten dolayı iyi niyetli hamil olarak müvekkiline karşı takip işlemlerine devam edebilir sonucu ortaya çıktığını, hem davaya konu çekten dolayı davalılara müvekkilinin borçlu olmadığı tespit edilmiş hem de dava konusu çek hakkında iptal kararı verilmeyerek senedin tahsili cihetinde açık kapı bırakıldığını, bu sebeple mahkeme hükmünün bu yönüyle bozulmasına ve dava konusu çekin iptaline yönelik karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, İİK 72.mad. göre açılan menfi tespit davasıdır. Dava konusu çekin, ... bank Tozkoparan Şubesi'ne ait (eski Merter/Çarşı Şubesi) 26.05.2018 tarih ve ... çek nolu 50.000,00 TL'lik çek olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu çekin incelenmesinde, keşidecisinin davacı olduğu, lehtarının ise davalı ... Taş. Tar. San. Tic. Ltd. Şti olduğu; çekin arka yüzündeki ciro silsilesinde ilk cironun  davalı ... Taş. Tar. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapıldığı, daha sonra diğer davalı  ... A.Ş. tarafından cirolandığı son ve yetkili hamil olarak davalı ... A.Ş.' nın imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkeme tarafından İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvarına müzekkere yazılarak Mahkeme dosyası yazı ekinde gönderilen ve, dosya içerisinde mevcut İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/551 E. Sayılı dosyasından alınan raporda göz önünde bulundurularak, 26.05.2018 keşide tarihli 50.000 TL bedelli çek üzerindeki imzanın davacı asil...'nun eli ürünü olup olmadığı hususunun araştırılarak oluşturulacak raporun Mahkemeye gönderilmesi istenilmiş olup İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvarı tarafından hazırlanan 28.04.2021 tarihli raporda ayrıntısı açıklandığı üzere sonuç olarak \"...  İnceleme konusu çeklerin ön yüzünde keşideci bölümünde... adına atfen atılı bulunan imzanın kişiye atfedilebilecek yeterlikte kaligrafik ve karakteristik özellikler ihtiva etmeyen, kolaylıkla taklit edilebilecek tarzda ve basit tersimli imza olduğu, ...'nun mukayese imzalarınında kişiye atfedilebilecek yeterlikte kaligrafik ve karakteristik özellikler ihtiva etmeyen, kolaylıkla taklit edilebilecek tarzda ve basit tersimli imzalar oldukları,  İnceleme konusu çekin ön yüzünde keşideci bölümünde “...” adına atfen atılı bulunan imza ile...'nun mevcut-mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada; yukarıda birinci ve ikinci maddelerde belirtilen sebeplerden dolayı, inceleme konusu çekin ön yüzünde keşideci bölümünde atılı bulunan söz konusu imzanın... eli ürünü olup-olmadığı hususunda müspet va da menfi bir kanaat bildirmenin mümkün olamadığı\" rapor edilmiştir. Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa,  kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü  davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır.  “imzanın sahte olması” iddiası  senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir.<br>İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.  Dosya içerisinde bilirkişi raporu incelendiğinde Yargıtay'ın teknik olarak belirttiği hususlarda inceleme yapılmasına rağmen sonuca ulaşılamadığı, buna göre yeniden rapor alınması gerektirir bir delilin bulunmadığı ayrıca  İcra Hukuk Mahkemesinde alınan raporda çekteki imzanın davacının eli ürünü olmadığının kesin olarak tespit edildiği, buna göre yeniden incelenmesine yönelik istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Çekin iptaline yönelik katılmalı davacı istinaf incelemesi yönünden ise , üçüncü kişileri bağlayıcı karar verilemeyeceğinden kararda aykırılık bulunmadığı  anlaşılmıştır. Dava konusu çekte davacıya atfen atılı imzanın sahte olduğu, sahtelik iddiasının mutlak defilerden olup, herkese karşı ileri sürülebileceği, dolayısıyla davalının iyiniyetli son hamil olduğu yönündeki savunmasının dinlenemeyeceği, bu kapsamda, davacının dava konusu çekten dolayı sorumluluğu bulunmadığı dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ve davacı  vekillerinin istinaf talebinin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2021 tarih ve 2018/487 E., 2021/606 K. sayılı kararına karşı davacı ve davalı  ... A.Ş. vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan  59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  3.415,50- TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 854,3‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,2‬0 TL harcın davalı  ... A.Ş.den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 7- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bdd4e4e3722eddb6","SID":"3826534697f9af6f"}}