{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/699 Esas<br>KARAR NO:2024/1152<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:31/12/2020<br>NUMARASI:2020/161 Esas, 2020/811 Karar<br>DAVA:KAYIT KABUL<br>KARAR TARİHİ:17/10/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı müflis şirket arasında düzenlenen Finansal Kiralama Sözleşmesi ve Finansal Kiralama Tadil Sözleşmesi kapsamında 5 adet işyerinin davalıya kiralandığını, davalı şirketin iflası üzerine 9.312.092,00 TL kira alacağı, 2.503,97 TL sigorta prim alacağı ve 13.576,47 TL kira masrafı borcu ile iflas tarihine kadar işlemiş faizi olarak toplam 9.329.759,97 TL alacağın iflas masasına kaydını talep ettiklerini, iflas idaresinin alacağın 7.027.607,71 TL'sini kabul ettiğini, bakiye 2.309.430,18 TL alacağı ise fahiş faiz isteminden kaynaklandığı gerekçesiyle reddettiğini, müvekkilinin alacağının sadece 1.587,53 TL'sinin faiz tutarı olduğunu, iflas idaresinin reddettiği kısmı zuhulen faiz olarak değerlendirdiğini ileri sürerek reddedilen 2.309.430,18 TL alacaklarının üçüncü sırada iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP;Davalı müflis şirket iflas idaresi vekili cevabında; reddedilen alacağın fahiş faiz isteminden kaynaklandığını, işin çözümünün yargılamayı gerektirmesi nedeniyle iflas idaresinin alacağı kısmen reddetmesinin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; alınan bilirkişi raporuna göre davacının iflas tarihi itibariyle toplam 9.329.759,97 TL alacağı bulunduğu,  iflas idaresinin kabul ettiği 7.027.607,71 TL alacağın mahsubundan sonra bakiye 2.302.152,26 TL'nin de masaya kaydı gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.302.152,26 TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı müflis şirket iflas idaresi vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; müflis şirketin defter ve kayıtlarının incelenmediğini, talep edilen işlemiş faizin fahiş oranda hesaplandığını, faiz talebine dayanak gösterilen finansal kiralama sözleşmesinin genel işlem koşullarına aykırılık teşkil ettiğini, davacıya yapılan kısmi ödemelerin hesaplara yansıtılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava,  İİK'nın 235. maddesine istinaden açılmış kayıt kabul davasıdır.... AŞ'nin İstanbul 33. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.06.2019 tarih ve 2019/155 Esas sayılı kararıyla iflasına karar verildiği, iflas işlemlerinin İstanbul ... İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasında yürütüldüğü, davacının talebi üzerine 12 kayıt numarasıyla 9.329.759,97 TL'lik alacak kaydı yapıldığı, ancak iflas idaresinin alacağın 7.027.607,71 TL'sini kabul ettiği, bakiye 2.309.430,18 TL alacağı ise fahiş faizden kaynaklandığı gerekçesiyle reddettiği, davacının tebligat için masraf ödediği ve red kararının 06.12.2020 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, iş bu davanın İİK'nın 235. maddesi gereği 15 günlük yasal süresi içinde açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 2.302.152,26 TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiş, davalı müflis şirket iflas idaresi hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davalı müflis şirketin ticari defter ve kayıtları incelenmeden hüküm verilmesinin doğru olup olmadığı, alacağa istenen faizin fahiş olup olmadığı ve sonuç olarak davacının mahkemenin kabul ettiği miktarda alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda; davacı ... AŞ. ile müflis ... AŞ. arasında finansal kurumlar birliği nezdinde 20/12/2017 tarih ... tescil numaralı 19/12/2017 tarihli ... sözleşme numaralı finansal kiralama sözleşmesi ile 09/04/2019 tarihli tadil sözleşmesinin akdedildiği, davacı şirketin 2017 -2020 yılı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre müflis kiracı şirketin iflas tarihi itibari ile temerrüt faizi hariç kira hesabının 1.049.184,00 TL borçlu durumda olduğu, tadil sözleşmesine ait ödeme planına göre kiracı şirketin ileri vadeli toplam 8.262.908,00 TL kira borcu bulunduğu, neticede murisin toplam 9.312.092,00 TL kira borcu bulunduğu, ayrı müflisin sigorta hesabının 2.503,97 TL borçlu durumda olduğu, müflisin masraf hesabının 13.576,47 TL borçlu durumda olduğu, davacı şirketin müflis kiracı şirketten iflas tarihi itibari ile kira alacağına 22,22 TL, sigorta prim alacağına 249,45 TL ve masraf alacağına 1.315,86 TL temerrüt faizi talep edebileceği, davacının 13/06/2019 iflas tarihi itibari ile talep edebileceği alacak miktarının toplam 9.329.759,97 TL olduğu belirtilmiştir.Bir davanın tarafları, dava açılmadan önce veya sonra, bir hususun yalnız belli bir delil ile ispat edileceği hakkında bir sözleşme yaparlarsa, buna münhasır delil sözleşmesi denir. Yani bu hâlde, o husus yalnız delil sözleşmesi ile kabul edilmiş olan delil ile ispat edilebilir; başka bir delil ile ispat edilemez. Bir hususun ispatı için münhasır delil sözleşmesi yapılmış ise delil sözleşmesinde kararlaştırılan delilden (veya delillerden) başka delil kabul olunmaz. Buna göre taraflar, delil sözleşmesi ile aynı zamanda delillerini hasretmiş olurlar, yani taraflar, delil sözleşmesinde kararlaştırdıkları deliller dışında başka delil gösteremezler (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, 2001, c. 3, s. 2881 vd.) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki sözleşmenin Delil Sözleşmesi başlıklı 46. maddesinde, ihtilaf halinde davacı kiralayan şirketin defter kayıtları ile bilgi ve belgelerinin geçerli delil teşkil edeceği belirtilmiştir. Yapılan bilirkişi incelemesinden, davacı kiralayananın defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve davacının 9.312.092,00 TL kira alacağı, 2.503,97 TL sigorta prim alacağı,  13.576,47 TL kira masraf alacağı bulunduğu, söz konusu alacakların iflas tarihine kadar işlemiş faizinin 1.587,53 TL olduğu, böylece davacının iflas tarihi itibariyle toplam  9.329.759,97 TL alacağı bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemenin iflas idaresinin kabul ettiği tutarın mahsubundan sonra 2.302.152,26 TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesinden isabetsizlik bulunmamaktadır. Kaldı ki davalı müflis şirket kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği gibi bilirkişi raporuna herhangi bir itirazda da bulunmamıştır. Ayrıca davalı müflis şirket kısmi ödemelerin dikkate alınmadığını belirterek hükmü istinaf etmişse de, dosya kapsamında ve geçerli delil olan davacının ticari defter ve kayıtlarında bu yönde bilgi ve belge bulunmadığından davalının bu yöndeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı müflis şirket iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/161 Esas,   2020/811 Karar ve  31/12/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince davalı müflis şirket iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30‬ TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.17.10.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eb63dde0751aae1b","SID":"8bb591591d756db1"}}