{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/679 Esas<br>KARAR NO:2024/1150<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:09/12/2020<br>NUMARASI:2019/261 Esas, 2020/639 Karar<br>DAVA:İTİRAZIN İPTALİ<br>KARAR TARİHİ: 17/10/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında .... dizisinin üç bölümünün oluşturulması için sözleşme imzalandığını, senaryo ve post hizmet bedeli olarak 7 adet toplam 43.365,00 TL bedelli fatura düzenlediklerini, tüm faturaların davalıya teslim edildiğini, ancak davalının 24.000,00 TL kısmi ödeme yaptığını, bakiye 19.365,00 TL için 7 ay sonra iade faturası düzenlediğini, müvekkilinin iade faturasını kabul etmediğini ve bakiye alacaklarının tahsili için davalı aleyhine .... sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevabında; davacının post hizmetini ve diğer taahhütlerini zamanında ve eksiksiz olarak sağlayamadığını, faturada belirtilen hizmetlerin  büyük bir kısmının yerine getirilmediğini, müvekkilinin, davacının yerine getirmediği veya eksik yerine getirdiği işlemleri tamamlayabilmek için dışardan hizmet almak zorunda kaldığını, müvekkilinin dizinin senaryosu için anlaştığı ...'in davacı şirket ortağı olmasına duyduğu güven nedeniyle faturaları iade etmediğini, davacının bantları zamanında teslim etmediği ve kurgu hizmeti veremediği için müvekkilinin maddi zarar ve itibar kaybına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davalının hizmeti vermediği ya da eksik verdiği iddiasıyla, üçüncü kişilerden hizmet alındığına dair dekontların hangi hizmet kapsamında olduğuna dair net bir bağlantının kurulamadığı, davalının defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle ödemelerin defter kayıtları ile örtüşüp örtüşmediği hususunun da ispata muhtaç olduğu, itiraz edilmeyen fatura içeriklerinin sözleşmeye aykırı olduğunu ispat yükü üzerinde olan davalının fatura içeriklerinin aksini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin davacının zamanında yapmadığı, eksik yaptığı veya hiç teslim etmediği bir kısım işleri üçüncü şahıslara yaptırarak 12.680,00 TL ödediğini, bu ödemenin ek bilirkişi raporunda da tespit edildiğini, davacının eksik işleri nedeniyle müvekkilinin yayıncı kuruluş ile yaptığı projenin sona erdiğini, fatura konusu hizmetin verildiğini ispat yükünün davacıda olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava, bakiye fatura alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacı şirketin 19.365,00 TL alacağının tahsili için davalı aleyhine ... sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının süresinde borca itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece, hizmetin eksik ya da hiç verilmediği yönündeki savunmanın kanıtlanmaması nedeniyle davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davacının hizmeti eksik ve ayıplı ifa edip etmediği noktasında toplanmaktadır.İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda; davacının 2017 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve delil olarak nitelendirilebileceği, davalının inceleme gününde defterlerini hazır etmediği, davalının takibe dayanak faturaların kendisine tebliğ edildiğini kabul ettiği, davacının defter ve kayıtlarına göre davacının 43.365,00 TL alacağı bulunup, söz konusu faturalar karşılığında davalıdan 24.000,00 TL tahsilat yapıldığı, davalının davacının eksik hizmet verdiğine ilişkin herhangi bir itiraz, ihtar veya ihbarda bulunmadığı, davacının iade faturasını kabul etmediği belirtilmiştir.Bilirkişiler ek raporlarında; taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığından projenin şartlarının ve sınırlarının kesin olarak bilinemediği, bu nedenle eksik ya da kusurlu hizmet verildiğinin kesin olarak tespit edilemediği, davalının üçüncü şahıslara yaptığı 12.680,00 TL ödemeye ilişkin dekontta montaj hizmetine ilişkin olduğu açıklaması yer almakla birlikte, ödeme yapılan montaj hizmetinin hangi projeye ait olduğunun tespit edilemediği,  sunulan e-posta yazışmaları, üçüncü şahıslara yapılmış ödeme dekontları ve davalının ihtarnamesinden, davacının davalı şirkete bazı hizmetleri gecikmeli ve/veya eksik vermiş olabileceğinin anlaşıldığı, buna göre sektör teamüllerine göre davalının dava dışı şahıslardan aldığı hizmet karşılığı ödemelerini davacıdan talep edebileceği, üçüncü şahıslara yapılan 12.680,00 TL ödemenin mahsubundan sonra davacının 6.685,00 TL alacağı bulunduğu belirtilmiştir.Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ve bu kapsamda davacının düzenlediği faturaların davcının usulüne uygun tutulan defterlerine kaydedildiği, davalının 7 adet toplam 43.365,00 TL bedelli fatura karşılığında 24.000,00 TL ödeme yaptığı, kalan 19.365,00 TL için davalının düzenlediği iade faturasının davacı tarafından kabul edilmediği sabit olup, bu hususta taraflar arasında uyuşmazlıkta bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının hizmeti  eksik ve ayıplı ifa edip etmediği noktasında toplanmaktadır.6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır (Yargıtay 23. HD'nin 2016/991 Esas, 2018/5119 Karar sayılı kararı).Somut  olayda tacir olan davalı, verilen hizmetin ayıplı olduğuna hususunda süresinde davacıya ayıp ihbarında bulunduğuna ilişkin delil sunmuş değildir. Öte yandan alınan bilirkişi raporuna göre davalı, hizmetin zamanında ya da eksik yapıldığına ve yapılmayan işlerin üçüncü şahıslara yaptırılmak durumunda kalındığına yönelik savunmasını da kesin olarak kanıtlayamamıştır. Zira raporda,  davacının davalı şirkete bazı hizmetleri gecikmeli ve/veya eksik vermiş olabileceği kanaate dayalı olarak ifade edilmiştir. Bu nedenle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/261 Esas,  2020/639  Karar ve 09/12/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b1 bendi gereğince  esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 330,70‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 96,90 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.17.10.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"68da6fa8638b78d8","SID":"a6fbe480672f7457"}}