{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1468 Esas<br>KARAR NO: 2024/1684<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/04/2024<br>NUMARASI: 2023/375 Esas - 2024/325 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 31/10/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı icra dosyası ile davacıya karşı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı, kambiyo takibine itiraz ettiklerini, bahse konu senedin bir kambiyo senedi olmadığını, takibe konu senette borçlu olarak belirtilen kişiye ait bir imza bulunmadığını, ilgili senette kefil olarak müvekkilinin iki adet imzası bulunmakta ise de bononun borçlusu olarak görünen ...'nın bir imzasının bulunmadığını, dolayısıyla borçlunun kayıtsız şartsız bir borç ikrarını içermediğini, borçlunun olmadığı bir senette borca bağlı bir kefillikten de bahsedilemeyeceği için takibe dayanak belgeden dolayı müvekkiline hukuki sorumluluk yüklenemeyeceğini, senedin zorunlu unsurlarında tahrifat olması halinde senedin geçersiz hale geleceğini beyan ederek alacaklı ve borçlusu aynı kişi olan, dolayısıyla geçersiz olan bir belgeye tahrifat yapılarak bono vasfı kazandırılan belgeden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikli olarak görev itirazında bulunduklarını, tüm tarafların şahıs olması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının iddialarının doğru olmadığını, bononun tüm zorunlu unsurları taşıdığı,  davacının kefil olarak senedi imzaladığı, davacı tarafından imzanın inkar edilmediği, davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.    <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/04/2024 tarih ve 2023/375 Esas - 2024/325 Karar sayılı kararıyla; \"TTK'nun 4.maddesinde bentler halinde sayılan ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın belirtilen tür davaların mutlak ticari davaya vücut vereceği ve Ticaret Mahkemelerinin görev alanına gireceği, havale, vedia ve fikir ve sanat  eserlerine ilişkin haklardan doğan uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması koşulu aranmayacağı (TTK 4.1,son cümle) nispi ticari davalarla ilgili olarak ise TTK 4.1 maddesinde yer alan hükme göre \"her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının\" ticari dava sayılacağı, taraflardan yanlız birinin ticari işletmesi ile ilgili olarak yasada sayılanlar dışında sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların, ticari davaya vücut vermeyeceği, taraflardan birinin ticari işletmesini ilgilendiren bu tür sözleşmelerin, her ne kadar TTK 19.2 uyarınca diğer taraf içinde ticari iş sayılırsa da bu durumun, davanın TTK 4.1'e göre nispi ticari dava sayılmasını gerektirmeyeceği anlaşılmıştır. Açıklanan kanun hükümleri doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, açılan davada Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına konu edilen 28.06.2021 tanzim ve 29.07.2021 vade tarihli 219.090,00 TL bedelli bononun incelenmesinde senedi düzenleyen ...'nın imzasının bulunmadığı, senette yer alan imzaların Davacı Aval verene ait olduğu fakat senette kanunen bulunması gereken keşideci imzasının bulunmaması nedeniyle senedin kambiyo vasfını yitirmiş olduğu,  bu belgeye dayalı olarak açılan menfi tespit davasının ticari davaya vücut vermediği,, netice itibariyle açılan davada  davaya Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından bakılması gerektiği anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliği ile davanın usulden reddine \" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; huzurdaki dava haksız ve mesnetsiz olmakla birlikte davacı yanın iddia ve talepleri gerçeği yansıtmamakta olduğu, müvekkil yanın tacir olması ve huzurdaki işin ticari sebebe dayalı olması nedeniyle görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/04/2024 tarih ve 2023/375 Esas - 2024/325 Karar sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması gerektiğini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesi tarafından, \"davanın usulden REDDİNE' karar verilmiştir.Hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesi, \" senette yer alan imzaların davacı aval verene ait olduğu fakat senette kanunen bulunması gereken keşideci imzasının bulunmaması nedeniyle senedin kambiyo vasfını yitirmiş olduğu, bu belgeye dayalı olarak açılan menfi tespit davalarının ticari davaya vücut vermediği\" gerekçesiyle, davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu kanaatiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de;Davacıya karşı davaya konu icra takibine dayanak senede istinaden kambiyo senedine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, davacı işbu icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, takibin görünüş itibariyle kambiyo senedine dayalı olduğu, yargılama sonucunda senedin kambiyo senedi olup olmadığının anlaşılacağı, senetin sahte olup olmadığının mahkemece yapılacak araştırma sonucunda ortaya çıkabileceği, uyuşmazlığın TTK'nın 4/1-a maddesinde' TTK'da öngörülen' hususlardan kaynaklanan hukuk davalarının mutlak ticari davalar arasında sayılması, aynı Kanunun 5/1.maddesi gereğince uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir. Davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2-Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/04/2024 tarih ve 2023/375 Esas, 2024/325 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,  3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, 5- İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 300,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.469,40 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-3 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.31/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3c28475e901d9254","SID":"e200719742a796d0"}}