{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO:2024/435 <br>KARAR NO:2024/841<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:10/10/2023<br>NUMARASI:2023/232 Esas, 2023/665 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:09/10/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan İİK. 67. maddesine dayalı itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece davanın pasif husumet yokluğundan reddine dair verilen karara karşı  davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı  vekili, müvekkili şirketin, davalı şirketten “başlangıç 01/06/2021 canlı geçişi 01/01/2022 7 ay + sözleşme sonrası +1 ay destek” sürecini içerir ... Modüller proje geliştirme hizmetlerini satın aldığını, müvekkili şirket tarafından satın alma bedeli olarak davalıya  8.900,00 USD + KDV ve 60.000,00 TL ücret ödendiğini, ödenen paranın  8.900,00 USD + KDV olan kısmı faturaya istinaden ödenen bedel olup, ayrıca karşı tarafın bildirdiği ..., ... ve ...'ın hesapları kullanılarak 15.000, 15.000, 7.500, 3.750, 3.750 TL olmak üzere 60.000,00 TL daha ödendiğini, müvekkili şirketçe satın alınan modüller, kullanıma elverişli olmamış ve gereken hizmetleri sağlayamadığını,  açıklanan bazı teknik ile diğer sorunların karşı tarafa e-posta yoluyla ve şifahen bildirildiği, davalı şirket sorunların giderileceğini taahhüt etmiş ise de bir türlü çözüm bulamadığını,  şirketin muhasebe ve finansal işleyişinde ciddi şekilde problem yaratmaya başladığını, bu nedenlerle ilk olarak Kartal .... Noterliği'nin 18/05/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek modüllerdeki sorunlarının giderilmesi ve edimlerin ifa edilmesinin talep edildiğini, davalı tarafın herhangi bir adım atmadığını, bu durum üzerine ikinci kez Kartal .... Noterliği'nin 01/07/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek   bedelin müvekkile iadesi talep edildiği, ancak karşı tarafın bu taleplere de cevap vermediğini, davalıdan satın alınan modüllerin kesinlikle amacına hizmet etmediğini, bu nedenlerle müvekkil şirket tarafından söz konusu modüllerin kullanımdan vazgeçilerek üçüncü kişilerden başka bir yazılım programı ve modüller satın alındığını, davalının aldığı bedelin haksız ve hukuka aykırı olduğundan, İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile alışverişe konu bedelin iadesi olan alacak için icra takibi başlatıldığını, karşı tarafın itirazı üzerine icranın haksız ve kötü niyetli itirazlar ile takibi durdurduğunu, davalının/borçlunun itirazlarının iptali ile  takibin devamına, davalı borçlunun haksız itirazı nedeniyle itiraz konusu asıl alacağının %20’ sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili;  müvekkili şirket herhangi bir hak kaybına uğramasını önlemek için (hiçbir  şekilde söz konusu alacakların kabulü anlamına gelmemek üzere) her bir alacak kalemi için ayrı ayrı zamanaşımı ve takas def’ilerini ileri sürdüklerini, icra takibine konu edilen faturanın müvekkili şirket tarafından düzenlendiğini, davacı Şirket’e herhangi bir ürün satışı gerçekleştirilmediğini, sadece kendilerinde olan bir yazılım için teknik destek hizmet teklifi verildiğini, bu teklifin de kabul edileceği inancıyla kısa süreliğine hizmet sunulduğu ancak teklif kabul edilmeyince kısa süreliğine verilen bu hizmetin de kesildiği, Öte yandan; 60.000 -TL’lik talebe dayanak gösterilen dekontlar incelendiğinde; göndericisinin... isimli dava dışı üçüncü bir kişi olduğunu, alıcılarının ..., ... ve ... olduğunu, mezkûr ödemelerin ne göndereni ne de alıcısının bu dosyanın tarafı olmadığını, davacı şirket, ...isimli dava dışı üçüncü bir kişinin yaptığı para transferinin iadesini kendisine isteyemeyeceğini, böyle bir talepte ancak parayı gönderen kişi (...) bulunabileceği, bu nedenlerle pasif husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davaya konu edilen tutarların (10.502,00 USD + 60.000,00 TL) % 20’sinden az olmamak üzere hükmedilecek kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak tarafına ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece 10/10/2023 tarihli kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, mahkememizce toplanan deliller ve yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; takibe dayanak teşkil eden faturanın davalı şirket tarafından düzenlenmediği, dayanak gösterilen dekontun da yine gönderici ve alıcısının davalı şirket olmadığı anlaşılmakla tüm dosya kapsamında davaya konu olayda davalı şirketin  sorumlu olduğu ispatlanamamış olduğundan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesiyle,  yazılım sözleşmeleri herhangi bir resmi şekle tabi olmamakla beraber dosya kapsamındaki deliller incelendiğinde inkar edilenin aksine sözleşme kurulduğunu gösteren birçok delil mevcut olduğunu, davalı şirketin satıcı ve yükümlü olduğunu, yerel mahkeme tarafından faturayı düzenleyen şirket ile davalı şirket arasındaki organik bağının göz ardı edildiğini, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve davalı şirketin borçlardan sorumlu tutulmasının gerektiğini, faturayı düzenleyenin ..., davalı şirket yetkilisi ...'ın eşi oludğunu, bir şirketin kapatılıp diğerinin açılmasının mevzu bahis olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dava İİK'nun 67.Maddesi uyarınca açılan itirazın iptali istemine yöneliktir. Dava dilekçesinde özetle davalı şirketten ... modüller proje geliştirme hizmeti satın alındığı, davalının bildirdiği kişilerin hesabına toplam 60.000,00TL ödeme yapıldığı, ancak ürünün ayıplı olması sebebiyle ücret iadesinin  talep edildiği talep kabul edilmeyince davalı hakkında icra takibi başlatıldığı belirtilmiştir.Cevap dilekçesinde davacı ile devalı arasında bir ilişki bulunmadığı faturanın davalı şirket tarafından düzenlenmediği gibi ödemeninde davalı şirkete yapılmadığı belirtilerek davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddi talep edilmiştirDavaya konu İstanbul ....İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde davacı/alacaklı tarafından davalı/borçluya karşı 10.502,00USD ve 60.000TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu ve akabinde süresinde iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.Dava dilekçesinde taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında ödeme yapıldığı iddia edilirken cevap dilekçesinde bu ilişki reddedilmiştir. Bilindiği üzere eser sözleşmeleri hiçbir şekle tabi değildir. Şekil ispat bakımından önemlidir. Senetle ispat kuralı gereği ,yazılı sözleşme yoksa karşı tarafın açık muvafakati  varsa ,tanık beyanlarıyla, yoksa yemin deliliyle ispatlanabilir. Yazılı delil başlangıcı var ise yine tanıkla sözleşme ilişkisinin ispatı mümkündür.Somut  olayda dosya içerisine sunulan deliller, özellikle davalı şirket tarafından düzenlendiği anlaşılan 23.02.2022 tarihli tutanak değerlendirilerek  ve davalı tarafa bu tutanağın düzenlenme amacı da sorularak delil başlangıcının bulunduğu kanaat edildiğinde tanıkların dinlenilmesine, sözleşme ilişkisinin varlığının ispatı halinde ayıp iddiasının değerlendirilmesi gerekmektedir.İtirazın iptali davasının tarafları takip alacaklısı ile takip  borçlusudur. Somut olayda dava takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı açılmış olmasına rağmen hatalı değerlendirme sonucunda davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi de  doğru olmamıştır. Yukarıda belirtildiği şekilde araştırma yapılarak davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 10/10/2023 tarih, 2023/232 Esas, 2023/665 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"567af8d535ae6525","SID":"d42cf367a5b0044e"}}