{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2021/583 <br>KARAR NO: 2024/843<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:14/10/2020<br>NUMARASI:2017/450 Esas, 2020/564 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İstirdat<br>KARAR TARİHİ:09/10/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasındaki 09/02/2015 tarihli sözleşme gereği edimini ifa etmediği iddiasıyla davalıya ödenen 12.500 TL bedelin iadesine ilişkin istirdat davasına ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine dair verilen karara karşı  davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı  vekili, davalı firma ile 09/02/2015 tarihinde sözleşme imzalayarak 2 ay içerisinde internet sitesi tasarımı yapılması konusunda anlaşıldığını, anlaşma çerçevesinde internet sitesi müvekkilin onaylamadığı şekilde ise teslim edilmesinin olanaklı olmayacağını, anlaşmanın bedeli olarak ise 25.000,00 TL üzerinden anlaşıldığını, anlaşma gereği baştan 12.500,00 TL peşinat ödendiği geriye kalan borcun internet sitesi tasarımı bittikten sonra ödeneceğini, bu sebepler ile 3 ayrı sözleşmenin akdedildiğini, müvekkilin 09/12/2015 tarihinde peşin ödeme sözleşme tarihi olan 12.500 TL'yi davalı firmanın hesabına aktarıldığını, mail yazışmaları ve taleplere rağmen internet sitesinin müvekkile karşı kabul edeceği bir internet sitesi tasarımının teslim edilmediğini belirterek  peşin ödenen 12.500,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren mevduatta uygulanan en yüksek faizi ile birlikte müvekkiline iadesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; tarafların tacir olduğunu dava konusunun ticari nitelikle iş olduğunu, bu nedenle öncelikle görevsizlik sebebiyle  davanın usulden reddine , davacının iddialarının hukuki dayanağının bulunmadığını, müvekkilinin Türkiye'de tanınan bir firma olduğunu ve bugüne kadar bir sorunla karşılaşmadığını, taraflar arasında 3 ayrı sözleşme imzalandığını,  1.sözleşmedeki  işin yapılıp teslim edildiğini ancak 2. ve  3. Sözleşmedeki işin teslimi için davacının onayı gerektiği ancak davacının onay vermemesi sebebiyle teslim yapılamadığı  müvekkilinin temerrüdünün olmadığı sözleşmelerin toplam bedelinin 25.000 TL bedel olduğunu, yarısı olan 12.500 TL'nin her bir sözleşmenin yarı bedeli olarak ödenmiş olduğunu, kalan kısmının ödenmediğini savunarak haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davacı tarafa yükletilmesini istemiştir. Mahkemece 14/10/2020 tarihli kararı ile; usulüne uygun karşı davanın bulunmadığının tespiti ile bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davalı tarafça yatırılan karşı dava harcının davalıya iadesine, davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, müvekkil ile davalı firma arasında 09/12/2015 tarihli e ticaret e satış sitesinin kurulması talebiyle 25.000 T'ye anlaşıldığını, ancak davalı tarafın işi eksik yaptığını, satış yapamadıklarını, bu hususta alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, sistemin düzgün çalışmaması nedeniyle bu işi başka firmaya verdiklerini ve zararlarının oluştuğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi , davalı yüklenicidir Taraflar arasında... alan adı için bir web sayfası oluşturularak ... (4.500 TL), .... (6.000 TL) (....), .... (14.500 TL) (Ek tasarım ve giydirme hiz., Çoklu dil modülü,Çoklu para birimi,Gelişmiş destek hizmeti, Yurt içi 1 adet kargo entegrasyonu, Yurt dışı 1 adet kargo entegrasyonu, BKM expres entegrasyonu, Sms gönderim modülü) şeklinde 3 adet site tasarımı ve entegrasyonların yapılması hususlarında sözleşmeler imzalandığı ve sözleşme gereği davacının tasarımı beğenmesine ilişkin koşulun bulunduğu anlaşılmıştır.22/09/2020 tarihli son heyet raporuna göre, site çalıştığı ancak ondan beklenen işlevleri %90 yerine getirdiği, %10 oranında işte eksiklik bulunduğu, sitenin bir e-ticaret sitesi olduğu, davalının hazırlamış olduğu sitenin, e-ticaret işlevini yerine getirdiği sadece entegrasyon olarak tabir edilen başka e-ticaret sitelerinden ve / veya web sunucularından alması gereken verileri alamadığı, taraflar arasında imzalanan 3 adet sözleşme kapsamında davalının sözleşmeler gereği işleri %90 oranında bitirdiği, kalan kısımların bitirilmesi için 10 adam güne ihtiyaç olduğu, bir adam gününün 75$ olduğunu düşünürsek kalan işlerin bitirilmesi için 750$ civarında bir bedele ihtiyaç olduğu, işin tam olarak bitirilememesinin davacıdan kusurundan kaynaklı olduğu, normalde bu web ... isimli sitede çalışmakta olduğu, gecikmenin davacının sunucu hizmeti aldığı üçün firmadan kaynaklandığı, mevcut yapılan işin eksik olan %10 luk kısmından dolayı davacının işini tam manasıyla görebilecek fonksiyonel niteliğe sahip olmadığı  web sayfasının bu haliyle kullanılamayacağı tespit edilerek davacının ödemiş olduğu kısmın yapılan işler kapsamında kaldığı, 750 USD masraf yapmak suretiyle kullanımının mümkün olacağı, davacının ödediği ön ödemeye ilişkin 12.500 TL iade talebinin yerinde olmayacağı rapor edilmiştir.Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, TBK'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. TBK'nın 475. maddesi ayıbı işin kusurlu olması veya sözleşmeye aykırı bulunması olarak tanımlamıştır.Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir.Ayıp halinde iş sahibinin hakları 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları;  sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme haklarıdır. Eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması veya hakkaniyet kaideleri gereği eseri kabul etmesinin iş sahibinden beklenememesi veya eserin  sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımaması halinde iş sahibi eseri kabulden kaçınarak sözleşmeden dönebilir. Eserdeki ayıpların eserin reddini gerektirecek nitelikte önemli olmaması halinde ise diğer seçimlik hakların kullanılması gerekir.Somut olayda davacının peşin ödenen 12.500,00TL' yi geri istemesi sözleşmeden dönme anlamına gelmektedir. Dosya içerisine sunulan bilirkişi heyet raporlarında işin %90 oranında tamamlandığı, geri kalan işin yapılması için 750 dolara ihtiyaç duyulduğu, işin tam olarak bitirilmemesine davacının sebebiyet verdiği, gecikmenin daha çok davacının sunucu hizmeti aldığı üçüncü firmadan  kaynaklandığı belirtilmiştir. Denetime açık hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyet raporları dikkate alındığında davacının sözleşmeden dönme isteminin yapılan işin yüzdesi dikkate alındığında hakkaniyete uygun olmadığı, işin kalan kısmı için gerekli olan masrafın bakiye bedelden daha az olduğu da dikkate alındığında davacının iade alacağı bedelin bulunmadığı bu haliyle verilen kararın yerinde olduğu görülmüştür.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 14/10/2020 tarih ve 2017/450 Esas, 2020/564 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 213,47 TL'nin mahsubu ile bakiye 214,13 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"670cbe53a00f5b11","SID":"8a1a401de641a76f"}}