{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1384 - 2024/1130<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/1384 <br>KARAR NO\t: 2024/1130<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/164 Esas 2022/236 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 03/10/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 11/10/2024<br>\t<br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21.08.2020 tarihinde, davacı idaresindeki araç ile davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın çarpışması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 50.050,00 TL maddi tazminatın 21.08.2020 tarihinden (kaza tarihi) itibaren gecikme faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 143.570,86 TL’ye yükseltmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı şirkete başvuru şartının gerçekleşmediğini, medikal şirketin raporu doğrultusunda davacının sürekli sakatlığının mevcut olmadığının sabit olduğunu, geçici iş göremezlik-bakıcı ve tedavi giderlerinin sorumluluk kapsamında olmadığını, davalı şirketinin sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Ankara Üniversitesinden alınan rapora göre, davacının %13 oranında daimi maluliyetinin, 6 ay iyileşme süresinin bulunduğunun anlaşıldığı, alınan kusur raporu ve dosyadaki bilgilere göre kazanın oluşumunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün karşı istikametten gelen trafiğin şeridine germesi nedeniyle asli ve tam kusurlu olduğunun belirlendiği, davacının sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması için alınan aktüerya raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yönteminin kullanıldığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, SGK tarafından davacının geçici işgöremezlik zararının karşılandığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 143.570,86 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 10.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının maluliyetinin %10’dan fazla olması ve kazanın iş kazası olması nedeniyle davacı tarafından SGK’ya başvuru yapılması gerektiğini, kazaya ilişkin soruşturma dosyası olup olmadığının araştırılmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun davalı şirket tarafından aldırılan medikal raporla çelişkili olduğunu, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacının kamyonet sürücüsü olduğunu, müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmediğini, aktüer hesabının ZMSS Genel Şartlarına göre yapılmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Davacı vekili, davacı idaresindeki araç ile davalı şirket nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın çarpışması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talep etmiş, mahkemece sürekli iş göremezlik tazminatının kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>1-Mahkemece, davacının maluliyet oranının belirlenmesi için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alındığı; raporda, davacının kazaya ilişkin tedavi evraklarının ve raporlarının ayrıntılı şekilde incelenip değerlendirildiği,  Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihinde uygulanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının daimi maluliyet oranı ve tıbbi iyileşme süresinin belirlendiği, raporun, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edilmekle denetiminin mümkün olduğu görülmekle mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>2-2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak belirlenmesi gerekir. Somut olayda, hükme esas alınan aktüerya raporunda, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alındığı görüldüğünden davalı vekilinin aktüer bilirkişi raporuna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>3-Davalı vekili, dava konusu kazanın iş kazası niteliğinde olduğunu, davacının maluliyet oranı dikkat alındığında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sürekli işgöremezlik aylığı bağlanıp bağlanmadığının belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, dosyada mevcut Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 02.04.2021 tarihli yazısında, dava konusu kaza nedeniyle kurum tarafından iş kazası dosyası açılmadığının, davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığının ve gelir bağlanmadığının bildirdiği görülmüş olup davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında, bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davalı istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 9.807,33 TL istinaf harcından peşin alınan 2.451,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.355,50 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından  yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, <br>5-6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca Dairemiz kararının tebliği ve harç tahsili işlemlerinin ilk derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 03/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br> <br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye<br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9cd3b79dfa048b66","SID":"a2591dfc2657d1a6"}}