{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2024/1118 Esas  - 2024/1064 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1118 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1064<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 12/07/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/416 Esas (Ara Karar)<br>İHTİYATİ TEDBİR <br>TALEP EDEN DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI \t:<br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>TALEP \t: Genel Kurul Kararının Yürütmesinin Durdurulması<br>KARAR TARİHİ\t: 10/10/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t:  10 /10/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki genel kurul kararının yürütmesinin durdurulması davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. <br>\tTALEP<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin, 23/12/1999 tarihinde %50 ..., %50 ...'a ait olmak üzere iki ortaklı olarak kurulduğunu, ortakların münferiden temsile yetkili müdür oldukları ve yönetim kurulu başkanının davacı  olduğunu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 10. maddesi gereğince, şirketin  ihalelere katılımı için iş bitirme belgesi bulunan bir kişinin şirketin %50'sinden fazla payına sahip olması gerekliliğinin bulunması nedeniyle, şirket hissedarı ... ve ...'ın  %26'şar hissesi (toplam %52 hisse), inançlı işlem ile iş bitirme belgesinin kullanımı amacı ile talep halinde iade edilmek üzere, ... tarafından herhangi bir hisse devir bedeli ödenmeksizin  ...'ya devredildiğini, ... ile 05/07/2006 tarihli inanç sözleşmesi yapıldığını, ...'nın pay sahipliği inanç sözleşmesine dayandığını, gerçekte pay sahipliği bulunmadığını ve genel kurulda oy kullanma hakkının olmadığını, davacı ve ... arasında bir çok uyuşmazlıklar çıktığını ve bir çok davanın açıldığını, bilahare şirket ortağı ... ve ... işbirliği yaparak 11/06/2024 tarihli genel kurul toplantısında şirket müdürler kurulu başkanı olan ...'ın şirketten uzaklaştırılmasının amaçlandığını, ...'nın oy kullanma hakkı olmamasına rağmen 18/04/2022 tarihli protokolü dayanak göstererek oy hakkı  olduğunu savunduğunu, davacı tarafından dava dışı diğer ortaklara ihtarnameler çekildiğini, dava dışı diğer ortakların dayanak gösterdiği 18/04/2022 tarihli protokolün geçersiz olduğunu, 11/06/2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 4. maddesinde müdürler kurulunun azline karar verilmiş olmasına karşın gündemin 5. maddesinde ...'ın müdür ve 6. maddesinde müdürler kurulu başkanı olarak atanmasını, 3. maddesinde şirket merkezinin taşınması hususu görüşüldüğünü,  alınan kararların yasa, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, 11/06/2024 tarihli genel kurul toplantısı ve bu toplantıda alınan kararların TTK'nun 617.maddesi yollamasıyla TTK'nun 447.maddesi uyarınca butlan ile malul olduğunun tespiti ile yok hükmünde olduğuna, Mahkememiz aksi kanaatte ise TTK'nun 445.maddesi hükmü doğrultusunda kanun, esas sözleşme ve dürüstlük kurallarına açıkça aykırılık teşkil eden davalı şirketin 11/06/2024 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 2,3, 4,5,6 ve 7.maddelerinde alınan kararların iptaline,  TTK'nun 449.maddesi uyarınca genel kurulda alınan kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; şirketin ticaret sicil özeti ile mevcut kayıtlarda görünen ortaklı yapısı,  dava konusu genel kurul toplantı tutanağı, dinlenen yönetim kurulu üyesi beyanın, davacı asil beyanı ile davaya davalı yanında feri müdahale talebinde bulunan  ...'ın beyanı hep birlikte değerlendirildiğinde, bu aşmada yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği gibi taraf menfaatleri ve de mevcut durum nazara alındığında, genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulması yönündeki tedbir talebinin reddine karar  verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ...'nın  davalı şirketin gerçek ortağı olmayıp, şirket hisselerini inançlı işlem gereği elinde bulundurduğunu, bu sebeple ...'nın genel kurulda oy kullanma  hakkının olmadığını, ... ve ..., davacının  şirketteki etkinliğini sona erdirmek ve davacıyı şirketten uzaklaştırarak kendilerine rahatça fayda sağlama amacı ile işbirliği içinde hareket ettiklerini, ... ve ... kısa süre içerisinde olağanüstü genel kurul yapıp, önce davacı ...'ın münferiden yetkili müdürlük ve müdürler kurulu başkanlığı yetkisini, ardından da hisselerini elinden almayı amaçladıklarını, ...'ın bu eylemleri ile gerçek pay sahipliği  ... olan  hisselerin,  pay sahipliği olmayan dava dışı ...'dan hukuka aykırı yolla ele geçirerek, ...'ı şirketten uzaklaştırmaya çalıştığını, ancak bu eylemin sadece ortak olan ...'ın zarara uğramasına sebebiyet vermeyeceğini, ...'ın şirket varlıklarını elden çıkarması nedeniyle, şirket alacaklılarının da alacaklarını tahsil etmesinin imkansız olacağını, davalı şirketin şirket müdürü olarak seçilen ... tarafından zarara sokulduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, ... ve ...'ın haksız ve usulsüz oy kullanımı için dayanak gösterdiği 18/04/2022 tarihli protokolün de geçersiz ve hükümsüz olduğunu, olağanüstü genel kurul çağrısı, çağrıya eklenen genel kurul maddeleri ve alınan kararların haksız ve kötü niyetli olduğunu, ... tarafından üzerinde bulunan payların şirkete iade edilmesi olasılığında dahi şirketin temellük edeceği paylar için oy hakkının donacağını, yani genel kurul toplantılarında oy hakkından yoksun  olacağının da açık olduğunu, genel kurulda alınan 2,3,4,5,6,7 nolu kararların yürütmesinin durdurulması için gerekli ihtiyati tedbir şartlarının mevcut olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep; genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti, olmadığı takdirde iptali istemli davada alınan kararların yürütmesinin  tedbiren durdurulması istemine ilişkindir.<br>\tHMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, <br>\tHMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. <br>\tİhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. <br>\tİhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. <br>\tSomut olayda, ilk derece mahkemesince gerekçesi de gözetildiğinde bu aşmada yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararı usul ve yasaya uygundur.  <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,   <br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br> \t Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca  kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.10/10/2024<br><br><br>Başkan-           Üye -                  Üye -                  Zabıt Katibi <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8777e8c7aa49fd79","SID":"7be12b617aceb122"}}