{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>1. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2024/1339 <br>KARAR NO\t: 2024/1712<br>KARAR TARİHİ\t: 21/10/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 23/03/2022<br>NUMARASI\t: 2022/75  Esas - 2022/213 Karar<br>DAVA\t: İpoteğin Kaldırılması<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin davaya konu üzerinde Erzurum İli ... İlçesi...Mah. ... Ada ...Parsel Numaralı ... Blok Kat:.... Nolu Bağımsız bölümdeki taşınmazı dava dışı ... İnş. Taah. Yapı Malz. .... Nak. Yurt İşl. Tic. ve San. Ltd. Şti'nden 200.000,00-TL karşılığında almak maksadıyla taşınmaz satım sözleşmesi yapıldığını, dava dışı bu şirketin, müvekkilinin parasını peşin ödemesine rağmen,  daireyi ... adlı kişiye sattığını, akabinde müvekkillerin satış sözleşmesindeki davaya konu daireyi ... adlı kişiden satın aldıklarını, satış esnasında müvekkillerinden satın alınan dairenin üzerinde ipotek tesis edildiğini ve bu durumu müvekkillerinden saklanmış olduğunu, satış sırasında bu husustan bahsedilmediğini, müvekkillerinin dairenin üzerinde ipotek olduğunu davalı bankanın 24.03.2021 tarihinde tebliğ alınan davalı bankanın tebligatıyla öğrendiklerini, tapuda daireyi devralırken ipoteğe ilişkin bilgilendirilme yapılmamış olup iş bu nedenle ipotek müvekkilleri açısından dayanaksız ve yolsuz olduğunu, müvekkillerinin satın aldığı dairenin sözleşmesinde de bu durum belli edilmediğini, tapu kayıtları kamera görüntüleri ve tanıkları dinlendiğinde gerçeğin ortaya çıkacağını beyanla davanın kabulüne, davaya konu taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın aile konutu olarak iddia ettiği taşınmazda oturmadığını, bu beyanın asılsız olduğunu, tapuda aleniyet ilkesi gereği kimsenin tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremeyeceğini, davaya konu taşınmazın dava dışı ... İnşaat Taah. Yap. Malz. .... Nak. Yurt İşlet. Tic. San. Ltd. Şti.'nin müvekkili bankadan kullanmış olduğu kredilerin teminatı olarak ipotek tesis edildiğini, söz konusu firmanın kredi risklerinin halen devam ettiğini, davacının davranışlarının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu beyan ederek davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI;<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde,\"Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. <br>Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili müvekkillerinin Eruzurm ili ... ilçesi...Mah. ... Ada .... parselde kayıtlı .... nolu bağımsız bölümü satın aldıklarını, ancak bu taşınmaz üzerinde ipotek olduğunu ve bu durumdan kendilerinin haberdar olmadıklarını bu nedenle ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Mahkememiz'ce söz konusu taşınmazın satış senedi getirtilerek yapılan değerlendirmede, davacılar ile dava dışı...arasında 28....2018 tarihli resmi senedin düzenlendiği ve bu senette davalı... Bankası A.Ş lehine 10 milyon TL tutarında ipotek tesis edildiği belirtilmiştir.  Söz konusu senette davacıların imzasının bulunduğu da sabittir. Hal bu iken davacıların bu taşınmazın üzerinde ipotek bulunduğunu bilmemeleri mümkün değildir ve bu taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması için başkaca bir iddia da ileri sürülmemiştir. Açıklanan nedenlerle tapu kayıtlarına güven ilkesi gereğince  davanın REDDİNE\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Hazırlanan bilirkişi raporunu hükme esas alınamayacağını, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, talepleri olmasına rağmen tapu kaydı görüntülerinin dosyaya alınmadığını, ipotekin feri bir alacak olduğunu, asıl alacağa bağlı olduğunu, müvkkilleri ile alacaklı banka arasında herhangi bir borç ilişkisinin bulunmadığını, fakat dava dışı ... İnşaat Taahhüt Yapı Malzemeleri Kömürcülük Nakliyat Yurt İşletmeciliği Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi' nin kötü niyetli ve dürüstlük ilkesinden uzak tutumu nedeniyle müvekkillerinin bu durum ile karşı karşıya kaldıklarını, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay 14. HD'sinin 15.12.2020 tarih 2020/2605 E. 2020/8416 Karar sayılı kararından da görüleceği üzere müvekkilerinin haklı olduklarını, fakat mahkemece tüm bu hususların dikkate alınmadığını, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, (iddianın ileri sürülüş biçimi ve niteliğine göre) ipoteğin kaldırılması talebine ilişkindir. <br>Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, kararı davacılar vekili istinaf etmiştir.<br>İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır.  4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023 üncü maddesinde; \"Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.\" denilmiştir.  4721 sayılı TMK'nın 1023 üncü maddesinde düzenlenen tapu siciline iyi niyetle güvenerek ayni hak iktisap edenin iyi niyetinin korunacağı açıktır. (Yargıtay 7.H.D 2023/1601 E. 2024/2421 K.) Bu bağlamdaki ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara göre, ilk derece mahkemesi kararında, tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla  davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353-(1)/b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacılar vekilinin Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/.... Esas - 2022/.... Karar sayılı kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunun, HMK’nın 353-(1)/b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından başta peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 346,90-TL harcın davacı taraftan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Karar tebliğinin Dairemizce, kesinleştirme, harç ve gider avansın ikmal ve iadesine ilişkin işlemlerin yerel  mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK 'nun 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa403833af746851","SID":"630253077ea1971e"}}