{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/2364 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1775<br>KARAR TARİHİ\t: 10/10/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/10/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/985 Esas  2023/829 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 10/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10/10/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... Şirketi ile arasındaki ticari ilişki kapsamında, YDNEX22/01702 numaralı 17.05.2022 tarihli konşimento gereği, davalının gönderici/yüklenicisi olduğu 22 adet paletten oluşan yükün taşınması işini gerçekleştirdiğini, taraflar arasındaki konşimento gereği yükler 25.05.2022 tarihinde alıcısı olan .... Ltd.'ye teslim edilmek üzere hasarsız bir şekilde Barcelona Limanına ulaştırıldığını, ancak yükün alıcısı ... Ltd. tarafından teslim alınmadığını, müvekkili 27.06.2022 tarihinde davalı tarafa durumu bildirdiğini, yük alıcısı .... Ltd.'ye ulaşılamadığını, alıcı ile görüşülerek müvekkiline haber verilmesi ve re-export yapılması durumunda masrafların artmaması için işlemlere başlanması gerektiğini bildirdiğini, ancak davalı borçlu ... AŞ’nin müvekkilini oyaladığını, borcu ödemediğini, yapılan takibi itiraz ettiğini, konşimentoda \"Freight Collect\",  \"Sea waybill\" ve \"As Per Agreement\" kaydı yer aldığını, bu kayıtlara göre davalı borçlunun navlun ve liman masraflarından sorumlu olduğunu, İzmir 6. İcra Müdürlüğünün 2022/9615 Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptali takibin devamı %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini ve ihtiyati haciz karar verilmesini talep etmiştir.  <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki yönünden, genel yetkili icra dairesi, takibin başlatıldığı tarihte borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi olduğunu, yetkili icra dairesi genel yetki kuralına göre borçlunun bulunduğu yer olduğunu, davanın yetki yönünden reddinin gerektiğini, esas yönünden; müvekkilinin elektrikli veya benzinli enerji gücüne göre değişin motorlu araçlar üreten bir firma olduğunu, Exworks, alıcının yani ithalatçının, malları, satıcının yani ihracatçının fabrika veya deposundan teslim alarak, nihai varış noktasına kadar, gümrükleme, sevkiyat, sigorta dâhil tüm masraf ve riski üstlendiğini, Ex Works teslim şeklinde satıcı, belirlenen malın yüklemesinin yapılacağı yerde malları bulunduracağını, alıcının da varış noktasına kadar tüm gümrük ve taşıma giderleriyle diğer giderlerden ve risklerden sorumlu olduğunu, faturaya esas olabilecek akdi ilişki mevcut olmadığını, icra takibinde dayanak sunmadığını bu nedenle icra dosyasına var olan belgeler dışında başka belgeleri sunamayacağını belirterek davanın reddine ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEMECE: \"...,Dava; akdi taşıyanın davalı yükleten / gönderenden navlun, yurt dışı masraflar ve diğer giderlerin tahsiline ilişkin yapmış olduğu takibe itirazın iptali davasıdır. <br>Davalı tarafın itirazı değerlendirildiğinde;<br>Mahkememizce 11.05.2023 tarihli 3 nolu ara karar kapsamında davalı satıcının dava dışı alıcı ... Ltd. Şirketine exworks satış yaptığı ve bu satış nedeniyle tüm masrafların ve risklerin alıcıya ait olduğu, gümrük evraklarının düzenlenmesi ve gümrük masraflarının ödenmesinin alıcıya ait olduğu, müvekkilinin tek sorumluluğunun aracının organize ettiği araca ve konteynere malları kendi tesislerinde paketlenmiş olarak yüklemek olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkilinin exworks satıcı olduğu değerlendirilmeksizin navlun ve veya süresterya ödemesinden sorumlu tutulduğunu, müvekkilinin taşıtan olmadığını belirttiği, ancak bilirkişi raporunda bu iddiaların değerlendirilmeyerek davalının taşıtan olarak kabul edildiğini  belirtmiştir. Bilirkişi raporunda taraflar arasındaki e-posta kayıtlarının ve gerçekten de davalının exworks satış şekline göre sorumlu olup olmadığının yeterince değerlendirilmediği anlaşılmakla bu konuda gerekli incelemeyi yapabilecek nitelikte bilirkişi ... seçilerek İstanbul 17 ATM'ne talimat yazılmasına karar verildiği ve davacı tarafa iddiasını ispatlayabilmesi için 11.05.2023 tarihli ara kararla bilirkişi ve talimat ücretleri için delil ve gider avansı yatırması için 2 nolu ara kararla iki haftalık kesin süre verildiği, ancak davacı vekilinin delil ve gider avansını yatırmadığı belirlenmiştir. Davacının 21.09.2023 tarihli celseye duruşma gün ve saatini bildiği halde iştirak etmediği, bu celsede dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı tarafın 25.09.2023 tarihli yenileme dilekçesiyle davayı yenilediği de belirlenmiştir. <br>Davacı vekilinin bir önceki celse kendisine verilen kesin süre içerisinde delil ve gider avansını yatırmadığı, davayı yenilediği halde kendisine bildirilen duruşma günü olan 26.10.2023 tarihine kadar da delil ve gider avansını yine yatırmadığı belirlenmiştir. <br>Mahkememizce yapılan incelemede davacının mevcut delil ve bilirkişi raporuna göre   davalının taşıtan sıfatına sahip olmadığının belirlenmesi gerektiği halde kendisine verilen kesin süre içerisinde delil ve gider avansını da yatırmadığı belirlenmiştir. <br>01.05.2023 tarihli celsede yeni bilirkişi incelemesi yapılması için kesin süre verildiğinden ve bu süre içerisinde  delil ve gider avansı yatırılmadığından  HMK m.114/1-g vd. ile  HMK m.115/2 gereğince  gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesi ile;<br>\"Davacı tarafa 11.05.2023 tarihli celsede 2 ve 3 nolu ara kararda yapılacak bilirkişi incelemesi için delil ve gider avansı yatırması için iki haftalık kesin süre verildiği, delil ve gider avansının yatırılmadığı, sonuçlarının hatırlatıldığı, 11.05.2023 tarihli 3 nolu ara kararda da bu delil ve gider avansının yapılacağı harcamaların tek tek belirtildiği halde eksikliğin giderilmediği, dosyanın takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırıldığı, yenilendiği ve duruşma gün ve saatine kadar da yatırılmadığı tespit edilmekle davacının delil ve gider avansını yatırmadığından HMK m.114/1-g ve devamı ve HMK m. 115/2 gereğince dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE,\"şeklinde karar verilmiştir.<br>Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kesin sürenin verildiği 11.05.2023 tarihli duruşma tutanağında Mahkemece: \"2-Davacı tarafa HMK m. 120/1f gereği 250,00 TL gider avansı ile HMK m. 324 gereği 4.500,00 TL delil avansını yatırması için iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde usul yönünden davanın reddedileceği, deliller yönünden de o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının İHTARINA, (Davacı vekiline ihtarat yapıldı.)\"şeklinde ara karar kurulduğunu, ancak yerel mahkemenin ret kararına dayanak aldığı, kesin süreye ilişkin bu ara kararında, istediği avansın hangi işlere ilişkin olduğunu açıklamadığını, bu nedenle de hangi iş için ne kadar masraf istendiğinin bilinemediğini, mahkemece dava şartı olarak belirlenen gider avansına yönelik ara kararında gider avansını oluşturan harç, tebligat gibi gider gerektiren işlemleri kalem kalem açıklaması gerekirken, her kalemin miktarını ayrı ayrı göstermesi gerekirken, bunu yapmamasının zaten verilen kararın hukuka aykırı olduğunu gösterdiğini, kesin sürenin sonuçlarını doğurabilmesi için usulünce ve eksiksiz olması gerekirken yerel mahkemenin kararının usule aykırı ve eksik olduğunu, karar gerekçesinde, yapılacak bilirkişi incelemesi için delil ve gider avansı yatırılmadığından hareketle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine hükmedilmişse de delil avansının yatırılmamış olmasının davanın reddine sebebiyet vermediğinden yerel mahkeme kararının bu yönden de kaldırılmasının gerektiğini belirterek istinaf taleplerinin kabulü ile gider avansı için usule uygun bir şekilde ara kararın kurularak yargılamaya kaldığı yerden devam edilebilmesi için ilk derece mahkemesi kararının esastan kaldırılmasına karar verilerek dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesini karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı icra takibine yapılan itirazın istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/3-3179 esas, 2021/806  karar sayılı emsal ilamında; <br>\"12. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle delil avansı ve gider avansı ile ilgili mevzuat hükümlerine değinmekte fayda vardır. <br>13.  6100  sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun (HMK) 114. maddesinin (g) bendinde, gider avansının yatırılmış olması dava şartları arasında sayılmış olup aynı Kanun'un 115. maddesinin 1. fıkrasında, mahkemenin bu koşulun mevcut olup olmadığını kendiliğinden araştıracağı, ikinci fıkrasında ise, bu şartın noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceği öngörülmüştür.<br>14. 7251 sayılı Kanun’un 9. maddesiyle değişik HMK’nın “Harç ve gider avansının ödenmesi” başlıklı 120. maddesinde; <br>“(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. <br> (2) Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.<br>(3) Taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen delil avansına ilişkin 324 üncü madde hükümleri saklıdır.” düzenlemesi bulunmaktadır.<br>15. Anılan maddenin gerekçesinde ise; “Madde ile, dava açılırken yargılama harçlarının mahkeme veznesine yatırılması zorunluluğu düzenlenmiştir. Maddede ayrıca, 1086 sayılı Kanunda yer almayan, yeni bir düzenleme yapılarak, her türlü tebligat ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri karşılayacak tutarın, avans olarak davacı tarafından dava açarken yatırılması zorunluluğu getirilmiştir. Bu avansın yetmemesi durumunda ise tamamlanması için davacıya kesin süre verileceği hususu hüküm altına alınmıştır. Avans miktarının, davanın türü ve özelliklerine göre her yıl Adalet Bakanlığınca ilan edilecek tarifeye göre belirleneceği, maddede yer almıştır. Maddede yapılan bu düzenlemeyle, gerekli masrafların zamanında yatırılmamasından dolayı davaların gecikmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.” ifadelerine yer verilmek suretiyle, her türlü tebligat ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri karşılayacak tutarın, avans olarak davacı tarafından dava açarken yatırılması zorunluluğu getirildiği vurgulanmıştır.<br>16. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Delil ikamesi için avans” başlıklı 324. maddesinde ise;<br>   “(1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. <br>                (2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. <br>   (3) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır.” hükmü getirilmiştir.<br>17.  Anılan madde gerekçesinde de; “…“Harç ve avans ödenmesi” başlıklı 125. maddede davacının dava masraflarının karşılığı olarak avans ödemesi öngörülmüştür. Bu avans, davacının delillerinin toplanması için yapılması gereken harcamaları da kapsar. Bu maddede ise daha çok davalının delillerinin toplanması için ödenmesi gereken avans düzenlenmiştir. Öte yandan davacının avansı yönünden “Dava şartları” başlıklı 119. maddede hüküm getirilmiştir. Davacının avansı yatırmış olması dava şartlarındandır. Şu hâlde davacı avansının yargılamanın devamı sırasında yetersiz kalması hâlinde, uygulanacak hüküm, bu maddeden ziyade 125. madde hükmüdür.” ifadelerine yer verilmek suretiyle, gider avansının davacının dava masraflarının karşılanması amacıyla, delil avansının ise daha çok davalının delillerinin toplanması amacıyla getirildiği belirtilmiştir.<br> 18. 03.04.2012 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 45. maddesinde: <br>   “(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Bakanlıkça çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Gider avansı, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder.<br>     (2) Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde adli yardım konusunda bir karar verilinceye kadar harç, gider ve delil avansı alınmaz. Kanunlardaki özel hükümler saklıdır.<br>     (3) Gider avansının yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir. Dava şartı olan gider avansının yatırılmaması veya tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğundan reddedilir.<br>     (4) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Delil avansı, tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade eder. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan biri avans yükümlülüğünü yerine getirmediğinde, diğer taraf bu avansı da yatırabilir. Delil avansını yatırmayan taraf, o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılır. Tarafların üzerinde tasarruf edemeyecekleri dava ve işlerle, kanunlardaki özel hükümler saklıdır…” düzenlemesi yer almaktadır.<br>    19. Yönetmeliğin 45. maddesinde, gider avansı ve delil avansı birlikte düzenlenmiş olup gider avansının, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade ettiği, davacının, her yıl Bakanlıkça çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu, delil avansının ise tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade ettiği vurgulanmıştır.<br>    20. Yukarıda açıklandığı üzere, Yönetmelikte gider avansının içinde delil avansı için gerekli giderler de gösterilmiştir. Gider avansının yatırılmaması hâlinde açılan dava, dava şartı yokluğundan reddedilir (Yön. m. 45/3); delil avansının yatırılmaması hâlinde ise, o delilden vazgeçilmiş sayılır (Yön. m. 45/3). Bu durumda Yönetmeliğin 45. maddesinin birinci fıkrası ile dördüncü ve beşinci  fıkraları arasında uyum bulunmadığından, HMK’nın 324. maddesi gözetilerek Yönetmeliğin 45. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarının öncelikle uygulanması gerekir (Pekcanıtez H./Atalay O./Özekes., M.: Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku, 13. Bası, Ankara 2012, s. 354 )...\" şeklinde gerekçeye yer verilmiştir.<br>Mahkemenin 09/02/2023  tarihli celsesinde;<br>\"1-Davacıların HMK m. 120/1f gereği 100,00 TL gider avansı ile HMK m. 324 gereği 4.000,00 TL delil avansını iki haftalık kesin süre içinde yatırmasına, aksi halde usul yönünden davanın reddedileceği, deliller yönünden de o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına, (Davacı vekiline ihtarat yapıldı.)<br>2- Tarafların talep ve beyanları ve dosya kapsamında inceleme yapılarak teknik bilirkişi ..., SMMM ... ve Kaptan ...’dan rapor alınmasına, bilirkişi 1.250’er TL ücret takdirine, bilirkişiye 20 günlük süre verilmesine, rapor geldiğinde gün beklenmeksizin taraflara tebliğine, taraflara rapora karşı beyanda bulunmak üzere iki haftalık süre verilmesine\" karar verilmiştir.<br>Mahkemenin 11/05/2023  tarihli celsesinde; \"Önceki celse ara kararı gereğince davacı tarafın 24.02.2023 tarihinde delil ve gider avans ödemesi yaptığı ve dosyanın bilirkişi incelemesin gönderildiği, dosyanın 22.03.2023 tarihinde döndüğü, raporun ibraz edildiği ve taraflara tebliğ olunduğu görüldü. Rapora karşı davacı vekilinin 07.04.2023, davalı vekilinin de 04.04.2023 tarihinde ayrı ayrı beyanda bulundukları görüldü.\" şeklinde tespitte bulunulup,<br>\"2-Davacı tarafa HMK m. 120/1f gereği 250,00 TL gider avansı ile HMK m. 324 gereği 4.500,00 TL delil avansını yatırması için iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde usul yönünden davanın reddedileceği, deliller yönünden de o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının İHTARINA, (Davacı vekiline ihtarat yapıldı.)<br>3-Avans ödemesi yapıldığında bilirkişiler ... ve Kaptan ...’dan rapor alınması için dosyanın İstanbul 17 ATM’ne gönderilmesi ile tarafların 22.03.2023 tarihli bilirkişi heyet raporuna itirazları da değerlendirilerek davacının talep ettiği demuraj ve navlun alacak kalemlerinin ne miktar olduğu, bu alacak kalemlerinden davalının sorumlu olup olmadığı konularının da değerlendirilerek rapor alınmasına,  bilirkişilere 2.750,00 şer TL ücret takdirine ve 20 günlük süre verilmesine, rapor geldiğinde gün beklenmeksizin taraflara tebliğine, taraflara rapora karşı beyanda bulunmak üzere iki haftalık süre verilmesine,\" şeklinde ara karar kurulmuştur.<br>Davacı tarafça davanın açıldığı 25/10/2022 tarihinde 550 TL gider avansı yatırıldığı, Mahkemenin 09/02/2023  tarihli celsesindeki ara karar uyarınca gider avansı açıklamasıyla 4.100 TL yatırıldığı görülmektedir. Mahkemenin 11/05/2023  tarihli celsesinde; \"Önceki celse ara kararı gereğince davacı tarafın 24.02.2023 tarihinde delil ve gider avans ödemesi yaptığının\" tutanağa geçirildiği görülmektedir.<br>HMK’nın 120. maddesindeki gider avansı ile ilgili düzenlemenin 324. maddedeki delil ikamesi için avans kuralı ile birlikte değerlendirilmesi ve dava şartı olan gider avansının delillerin ikamesi dışındaki yargılama giderleri için dikkate alınması gerekir. Dolayısı ile delil ikamesi için alınacak avans ile dava şartı olan gider avansının birbirinden ayrılması, delillerin ikamesi için alınacak avansın gider avansı içinde yer almaması zorunludur. <br>HMK’nın 324. maddesi düzenlemesi karşısında, tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin gider avansı içinde değerlendirilmesi olanağı yoktur.<br> Kural olarak, Mahkemece, kesin süreye ilişkin ara kararında, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, tanınan süre içinde yapılması istenen işlerin ne olduğunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması, kesin süreye uymamanın doğuracağı sonucun açık olarak anlatılması ve ilgili tarafın uyarılması gerekir. Söz konusu usule uyulmaksızın ve sonuçları hakkında ilgili tarafa herhangi bir ihtarat yapılmadan verilen kesin süre sonuç doğurmayacaktır.  (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2021/7943 esas 2023/1800 kararı)<br>Somut olayda HMK'nın 120.maddesi uyarınca gider avansının yatırılmış olduğu, bilirkişi incelemesi için yapılacağı anlaşılan gider yönünden ihtaratın ise usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda bilirkişi incelemesi için gereken delil avansının hangi işler için ve ne miktarda olacağı açıkça belirtilmek suretiyle usulüne uygun olarak ihtarat yaptıktan sonra yatırılmaması durumunda o delilden vazgeçmiş sayılarak mevcut delil durumuna göre karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.<br>Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. \t<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin KABULÜNE,<br>2-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/10/2023 Tarih,2022/985 Esas 2023/829 Karar sayılı kararın 353/1-a-4 maddesi uyarınca  KALDIRILMASINA,<br>3-Yukarıda yapılan açıklamalara göre davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına  istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,<br>5-İstinaf yoluna başvuran davacı vekili tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf  peşin (maktu)  karar  harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>6- İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından alınan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, <br>7-Davacı vekili tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a bendi gereğince  kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/10/2024\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fe76bf241a633fe6","SID":"2a4602adc8f10998"}}