{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/2137 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1566<br>KARAR TARİHİ\t: 17/09/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/10/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/364 Esas  2023/740 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 17/09/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19/09/2024<br><br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile, davalı şirket arasında demir alım satım işi gerçekleştiğini, davalı şirketin müvekkili şirketten demir satın aldığını, söz konusu demirlerin müvekkili şirketçe davalı yana teslim edildiğini ve AKY2023000000680 numaralı faturanın kesildiğini, demirlerin tesliminden sonra davalı yanın ödeme yapmasının beklendiği,  ancak tüm şifahi talep ve hatırlatmalara rağmen hiçbir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine İzmir 16. İcra Dairesi'nin 2023/3532 E. sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından işbu icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davalı şirketin yapmış olduğu itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı yanın borca itiraz talebinde, müvekkiline karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu sebeple itiraz ettiğini beyan ettiğini, iş bu itirazın kabulünün mümkün olmadığını, davalı/borçlunun itirazının haksız, kötü niyetli ve zaman kazanma amacına yönelik olduğunu, müvekkili şirket tarafından anlaşma gereği demirleri teslim edilmesine rağmen, davalı yanca herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle İzmir 16.  İcra Müdürlüğü'nün 2023/3532 esas sayılı icra takibine davalı tarafından kötüniyetli olarak yapılan itirazın iptali ve takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari temerrüt faizi uygulanmasına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden davalı şirketin, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı kalmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama harç ve  giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>\t Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu icra takibinin yetkili olmayan icra dairesinde başlatıldığını, müvekkili şirketin ticaret sicilde kayıtlı merkez adresinin ... olduğunu ve iş bu adreste icra takibi yapılmaya yetkili olan İcra dairelerinin Karşıyaka İcra Daireleri olduğunu, bu sebeple icra takibinin yetkili olmayan icra dairesinde başlatılmış olduğundan işbu davanın da yetkili olmayan mahkemede açılmış olduğunu, öncelikle takibin yetkili olan Karşıyaka İcra Dairelerinde açılması ve itiraz halinde Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemelerinde davanın açılması gerektiğini,sırf fatura düzenlenmesinin alacağın varlığını ispat etmeye yeterli olmadığı, bu nedenle davacı tarafça icra takibine konu alacağın varlığını ispatlaması gerektiğinden bahisle davanın öncelikle yetki itirazı nedeniyle usulden, aksi halde esastan reddine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"... Davalı tarafın yasal süre içerisinde ileri sürdüğü  mahkememizin yetkisine itirazı incelendiğinde; 6100 Sayılı HMK’nun 6. md. uyarınca davalı şirketin merkez adresi olan Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi genel yetkili mahkemedir.  Ayrıca HMK’nun 10. md. uyarınca sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan faturada yazılı ürünlerin teslim yerinin de Şemikler Karşıyaka olarak yazılı bulunduğu anlaşılmakla ürünlerin teslim yeri olan Şemikler, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetki sınırları içerisinde bulunmaktadır. Bu nedenle, davalı tarafça yasal süre içerisinde ileri sürülen yetki itirazı mahkememizce haklı bulunmuş, mahkememizin yetkisizliği nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi uygun görülmüş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\" gerekçesi ile; \"Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin yetkili olmadığı, yetkili mahkemenin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının yetkili Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İİK m.50 ile HMK'ya yetki hususunda atıf yapıldığını, mahkemenin yetkisizlik kararının hukuka aykırı olduğunu, davacının, faturalara konu edilen hizmet bedelinin ödenmediğini ileri sürerek alacağı için davalı hakkında icra takibi başlattığını, icra takibinin para alacağına ilişkin olduğu ve taraflar arasındaki akdi ilişkinin inkar edilmediği gözetildiğinde, davacı genel merkezinin bulunduğu yer olan icra dairesinde de takip yapabileceğini, hal böyle olunca, mahkemece; TBK'nın 89. maddesi uyarınca davacının, genel merkezinin bulunduğu (takibin başlatıldığı) yer icra dairesinin de yetkili olduğu gözetilip işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,  takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda sözleşmede aksine bir şart konulmamış ise para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğini, mahkemece yargı çevresi içinde usulüne uygun yapılmış bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair direnme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, para borçlarına ilişkin takipler HMK madde 10 'un atfıyla  TBK 89. maddesinin açık hükmü gereğince alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde başlatılabileceğini belirterek istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; İİK 67. maddesi kapsamında açılmış olan itirazın iptali davasıdır. <br>HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı vekili; taraflar arasında gerçekleştirilen demir alım satımı nedeniyle davalıya satılıp teslim edilen mallar karşılığında takip ve davaya konu 25/02/2023 tarih ve KDV dahil 96.115,83 TL bedelli faturanın düzenlendiği ancak davalı tarafça fatura bedelinin ödenmediğinden bahisle bu alacağın tahsili için davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle, davalı şirketin adresi itibariyle Karşıyaka İcra Dairelerinin yetkili olduğu, yine yetkili mahkemelerin de HMK 6.maddesi gereğince Karşıyaka Mahkemeleri olduğu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davaya konu fatura üzerinde ürünlerin teslim yerinin Şemikler Mahallesi/Karşıyaka olarak belirtildiği, 6100 Sayılı HMK'nın 10.maddesi gereğince sözleşmeden doğan davalar sözleşmesinin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir denilmekte olup bu kapsamda sözleşmenin ifa edileceği yer Karşıyaka ilçesi olmakla davaya bakmakla yetkili mahkemelerin de Karşıyaka Mahkemeleri olduğu, sırf fatura düzenlenmesinin alacağın varlığını ispat etmeye yeterli olmadığı, bu nedenle davacı tarafça icra takibine konu alacağın varlığını ispatlaması gerektiğinden bahisle davanın öncelikle yetki itirazı nedeniyle usulden, aksi halde esastan reddine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda,  \"Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin yetkili olmadığı, yetkili mahkemenin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden reddine, kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının yetkili Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,<br>\" karar verilmiştir. <br>İşbu karar davacı tarafından istinaf edilmiştir. <br>Davaya konu İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2023/3532 Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhinde 22/03/2023 tarihinde, 25/02/2023 tarih ve KDV dahil 96.115,83 TL'lik fatura dayanak gösterilmek suretiyle 96.115,83 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, icra müdürlüğünce icra takip dosyası üzerinden düzenlenen ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine davalı borçlu tarafından süresi içerisinde sunulan itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu görülmüştür. <br>İcra takip dosyasının incelenmesinden davacı borçlu vekilince icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde takibe konu borçla birlikte davalı borçlunun Ticaret Sicilde kayıtlı merkez adresinin Karşıyaka/İzmir olması nedeniyle yetkili icra dairelerinin Karşıyaka İcra Daireleri olduğundan bahisle İzmir İcra Dairesinin yetkisine itiraz edildiği görülmüştür. Ayrıca davalı vekili tarafından mahkeme dosyasına sunulan 07/06/2023 tarihli cevap dilekçesinde davalının ticaret sicili adresi itibariyle yetkili mahkemelerin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu belirtilerek mahkemenin yetkisine de itiraz edildiği görülmüştür.<br> TBK 89. maddesine göre \" Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır;1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, 2. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, 3. Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde ifa edilir....\"<br>    Dava, itirazın iptali davası olup icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması halinde öncelikli olarak icra dairesinin yetkisine karşı ileri sürülen yetki itirazının değerlendirimesi gerekir. Zira itirazın iptali davaları açısından geçerli bir icra takibinin bulunması dava şartıdır. İİK m. 50, HMK m. 10 ve TBK m. 89.  hükümlerine göre, borcun ifa yerine ilişkin olarak taraflar arasında aksine bir hüküm yoksa, para borçlarının ifa yeri alacaklının ikametgahı olduğu için  para alacaklarının tahsili için başlatılan takiplerde davacı alacaklının ikametgahı icra dairesi de yetkilidir.<br>Dava konusu somut olayda; icra dairesinin yetkisine de  itiraz edilmiş olmasına rağmen ilk derece mahkemesince icra dairesinin yetkisine karşı yapılan yetki itirazı öncelikle değerlendirilmeksizin dosyaya davalı tarafça sunulan cevap dilekçesindeki mahkemenin yetkisine karşı sunulan yetki itirazı değerlendirilmek suretiyle mahkemenin yetkili olmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verildiği görülmüştür. Davacı tarafça takip talebi 1 adet faturaya dayandırılmış olup davalı tarafça icra takip dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde ve dosyaya sunulan cevap dilekçesinde faturaya dayalı alacak inkar edilerek bu husustaki iddianın davacı tarafça ispatlanması gerektiği savunma olarak ileri sürülmüştür. Bu durumda ilk derece mahkemesince takip ve davaya konu  fatura kapsamında  taraflar arasında gerçekleştiği davacı tarafça iddia olunan ticari ilişkinin tespiti açısından tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak ve bu yöndeki taraf delilleri değerlendirilmek suretiyle  İİK m. 50, HMK m. 10 ve TBK m. 89 hükümleri dikkate alınarak öncelikle icra dairesinin yetkisine karşı davalı tarafça ileri sürülen itirazın değerlendirilmesi  gerekirken yazılı olduğu şekilde davalının mahkemenin yetkisine karşı ileri sürdüğü yetki itirazının öncelikli olarak değerlendirilerek yazılı olduğu şekilde mahkemenin yetkili olmadığından bahisle yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.<br>Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin KABULÜNE,<br>2- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/10/2023 Tarih, 2023/364 Esas - 2023/740 Karar sayılı kararın 353/1-a-4 maddesi uyarınca  KALDIRILMASINA,<br>3- Yukarıda yapılan açıklamalara göre davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine İADESİNE,<br>4- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına  istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,<br>5- İstinaf yoluna başvuran davacı vekili tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf  peşin  karar  harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>6- İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından alınan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, <br>7- Davacı vekili tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a bendi gereğince  kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e45fa591ea8a6293","SID":"670d56f778dc3bd2"}}