{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1363 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1615<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>           <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/628  Esas   2023/230   Karar <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 19/09/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  19/09/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA : <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında başlangıcında güvene dayalı ticari ortaklık ilişkisi kurulduğunu, müvekkilinin sonrasında şirket işlerini yürütmek için davalıdan araç kiralamaya başladığını, güven ilişkisine dayalı olarak taşıma işlerinde kullanılmak üzere satın alınan 2 adet aracın bedelinin müvekkili tarafından ödenmesine rağmen araç ruhsatlarının ...’in ortak ve yöneticisi olduğu davalı şirket adına yapıldığını, devam eden süreçte taraflar arasındaki ilişkinin bozulması üzerine davalı şirket yetkilisi ...’in söz konusu iki aracın anahtarlarının kendisine teslim edilmesini talep ettiğini, davalı şirket yetkililerinin müvekkilinin yaşadığı nakit sıkıntısını kullanarak alınan müşteri çeklerini tefecilik sureti ile nakde dönüştürdüğünü, gerçekte yapılmayan işlemler yapılmış gibi ticari defterlerde gösterilmek sureti ile sahtecilik yapıldığını, müvekkilinin bir kısım alacakları hiç ödenmediği gibi bir kısmının da eksik ödendiğini, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin alacaklarının davalı tarafından sebep gösterilmeksizin ödenmediğini, yukarıda anılan eylemler nedeni ile davalı şirket yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ve soruşturmanın Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/8189 soruşturma numarası ile yürütüldüğünü, söz konusu dosyaya hukuki mütalaa uzman görüşü sunduklarını, uzman görüşü, davalı şirket yetkilileri ve çalışanlarının savcılık dosyasındaki beyanları dikkate alındığında ikrar mahiyetinde olduğunu ve yazılı delil niteliğinde olduğunu, hukuki uzman görüşünün sonuç kısmında yapılan inceleme ve yukarıda yer alan açıklamalar ışığında, şikayetçi tarafından şikayetlerine konu edilen hususlar ile ilgili olarak tespit ve değerlendirmenin dosya içerisinde bulunan sınırlı bilgi ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler sonucunda taraflar arasındaki ticari ilişkinin 13/08/2014 tarihinde başladığı, 05/01/2015 tarihinde ekipman kire sözleşmesi ile bağıtlandığı ve 24 ay süreli yapıldığı, sözleşmeye aykırılıktan dolayı herhangi bir ihtar ya da ihbarın bulunmadığı, şikayetçi ... Ltd. Şti. tarafından muhtelif bankalara ait çekleri ciro ederek teslim ettiği ve çek tutarlarının 4.726.784,86-TL olduğu, şikayetçinin iddia ve beyanlarının tespiti için ... Şti.’ne ait ticari defterlerin incelenmesinin gerektiğini beyan ettiği, bilirkişinin de belirttiği üzere incelemenin sınırlı belgeler üzerinde yapıldığı, gerçekte müvekkilinin alacağının çok daha fazla olduğu ve bu hususun her iki tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi ile ortaya çıkacağı, davalının savcılık dosyasına vermiş olduğu ifadesinde müvekkiline ait şirket ile kendi şirketi arasında var olan tüm hesap hareketlerinin bu sözleşmeden kaynaklı alacak borç ilişkisi içinde olduğunu belirttiğini, bununla birlikte müvekkiline yapılan para aktarımlarının müvekkili şirketin ve piyasadaki diğer şirketlere ekonomik anlamda zor durumda olduklarından bahisle borç para verilmesi şeklinde olduğunu ve verilen borçların cari hesaplara borç olarak yansıtıldığını beyan ettiğini, davalı şirketin inşaat şirketi olup bir finans şirketi olmadığını, ekonomik anlamda zor durumda olan bir şirketin başvuracağı adresin başka bir şirket değil finans kuruluşları olduğunu, davalının çek kırma eylemlerini sözleşmeye dayalı ödemeler ve borç para verme adı altında gizlenmeye çalışıldığını, bu konuya ilişkin uzman görüşünde, şikayete konu senetlerden 5 tanesinin ...’in eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, ancak senetlerin altındaki imzaların müvekkilinin eli ürünü olup olmadığının araştırılması gerektiğini ve bunun anacak senet asıllarının davalı şirkette yapılacak arama ile ele geçirilmesi halinde olacağının belirtildiğini, davalı şirket kayıtlarında yer alan İhsan Esen’e verilen borç karşılığında yapılan ödeme müvekkiline ait şirketin cari hesabına borç olarak yazıldığını, arabuluculuk başvurusundan sonuç alınamadığını beyanla başka ad altında ödenmeyen ve eksik ödenen alacakların da hesaplanması gerektiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 25.000,00-TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP     :<br>Davalı vekili  dilekçesi ile; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini ve dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacının ne arabuluculuk sürecinde ne de dava dilekçesinde talebini net bir şekilde beyan etmediğini, cari hesap sözleşmesi sunmadığı gibi hangi kambiyo evrakından hangi miktara alacaklı olduğunu açıklamadığını, dava dilekçesinde taşınır sözleşmesinden kaynaklı alacaktan bahsedildiğini ancak buna ilişkin arabuluculuk başvurusunun bulunmadığını, dava dilekçesindeki taleplerin somutlaştırılması gerektiğini, talebin dayanağı olan vakıaların tek tek açıklanması gerektiğini, hangi gerekçe ve hangi nedene dayalı olarak müvekkili şirketten alacaklı olduğunu iddia ettiğinin anlaşılamadığını, basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, ticari defterlerden çıkacak alacak kadar alacağı olduğunu beyan ettiğini, alacaklı olduğu miktarı da kesin ve net olarak bildirmek ve ispatlamak zorunda olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşürüldüğüne dair hiç bir belge ve bilgi de sunulmadığını, davanın belirsiz alacak davası mı yoksa kısmi dava mı olduğunun anlaşılamadığını, davacı tarafla ekipman kira sözleşmesi kapsamında hukuki ilişki olduğunu, iş makinelerinin ve kamyonların davacı şirkete teslim edilerek cari hesap usulüne göre çalışıldığını, bu kapsamda kesilen faturaların ve ödemelerin cari hesaba işlendiğini, ödemelerin davacı şirket tarafından çek verilmek sureti ile yapıldığını, müvekkili şirket tarafından zaman zaman davacı şirkete banka üzerinden borç para gönderildiğini, davacı tarafça çek ile yapılan ödemelerin de cari hesaptan düşüldüğünü, hali hazırda davacı şirketin borçlu olduğunu, suç duyurusuna ilişkin ithamların asılsız olduğunu, sunulan uzman görüşünde davacı tarafın ticari defterlerinin dahi incelenmediğini, davacı tarafça müvekkiline verilen herhangi bir senedin bulunmadığını, taraflar arasındaki tüm ilişkilerin ticari defterlerde ve resmi kayıtlarda yer aldığını, alacaklı olduğu iddiasının davacının ticari defterleri ile resmi kayıt ve belgeler ile ispat edilmesi gerektiğini, davacı şirket tarafından verilen ancak karşılıksız çıkması nedeni ile İzmir 23. İcra müdürlüğünün 2019/14569 esas sayılı dosyası ile 2016/12156 esas sayılı dosyalarından takip yaptıklarını bu dosyalardaki alacak miktarları kadar takas ve mahsup talebinde bulunduklarını, ayrıca ticari defter ve kayıtlara göre davacıdan müvekkili şirketin 1.128.175,73-TL alacaklı olduğunu takas ve mahsup definde bulunduğunu beyanla öncelikli olarak arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesi nedeni ile dava şartı yokluğundan, somutlaştırma yükümlülüğü yerine getirilmediğinden bu nedenle davanın reddine, davacı vekiline davasını belirsiz alacak davası mı yoksa kısmi dava mı açıldığı yönünde beyanda bulunması için süre verilmesine, takas ve mahsup talebinin incelenmesine, davanın esastan reddine, davacı taraf kötü niyetle dava açtığından müvekkili ile aralarında kararlaştırıldığı üzere karar tarihi itibarı ile İzmir barosunca belirlenen vekalet ücretinin davacıdan alınıp tarafına ödenmesini, HMK’nu<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Mahkemece; \"...davacının davalıdan değil, aksine davalının davacıdan alacaklı olduğu,  ancak cevap dilekçesinde alacak tutarı  1.128.175,73-TL olarak belirtildiği için taleple bağlı kalınarak davalının davacıdan 1.128.175,73 TL alacaklı olduğunun kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir...\" şeklinde karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; usul ve yasaya aykırı Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/628 Esas, 2023/230 Karar saylı ilamının istinaf incelemesi sonucu ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini,<br> talep ve istinaf etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME,<br>DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.<br>Mahkemece verilen kararın davacı  vekili tarafından istinaf edildiği, davacı  şirket yetkilisi ...'in 28/08/2024 tarihli dilekçesi ile istinaf başvurusundan feragat ettiği görülmüştür.<br>Davacı şirket yetkilisi ...'in Aliağa 2.Noterliğinin  07618 yevmiye numaralı imza sirkülerinin incelenmesinde; kanun yollarından feragat etmeye yetkili olduğu görülmüştür.<br>Bu durum karşısında, 6100 sayılı HMK’nın 349. maddesi gereğince istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı şirket yetkilisi ...'in istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 349. maddesi uyarınca FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,<br>2-Davacının yatırmış olduğu;<br>a-492,00 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının üzerinde bırakılmasına, <br>b-179,90TL istinaf karar harcının istemi halinde davacıya ödenmesine,<br>3-İstinaf eden davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına ücreti vekalet takdirine yer olmadığına,<br>5-Kararın tebliğine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2e56e3ba31e752c4","SID":"493fe691cfd0b264"}}