{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/604 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1682<br>KARAR TARİHİ\t: 03/10/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/02/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/632 Esas 2024/102 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 03/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 03/10/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin takip konusu faturalarda yer alan taşımacılık hizmetlerini yerine getirdiğini ve akabinde hizmetlerin bedeli için alacak konusu faturaları kestiğini, davalıya iletilen tüm şifahi taleplere rağmen fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine ise davalı hakkında Aliağa İcra Müdürlüğünün 2023 / 3255 Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalı borçlunun ise borca itiraz etmediğini, bunun üzerine aynı zamanda dava şartı olan arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, dilekçe ekinde bulunan son tutanaktan da anlaşılacağı üzere arabuluculuk görüşmelerinin neticesinde anlaşamama olduğunu, müvekkili, davalıya takibe dayanak faturalara konu taşımacılık hizmetlerini verdiğini, ancak davalı tarafından faturalara konu hizmetlerin bedellerinin müvekkiline ödenmediğini, bunun üzerine taraflarınca başlatılan icra takibine ise davalı tarafından kötüniyetli olarak ve alacağı sürüncemede bırakmak amacı ile itiraz edildiğini, gerek yasa gerekse Yargıtay içtihatları gereğince davalı/borçlu itirazlarında haksız olduğunu, tarafların tacir olması sebebi ile eldeki dava  açılmış olup mahkememizin görevli olduğunu, yine davalının adresi Aliağa olup dolayısıyla takip bakımından Aliağa İcra Müdürlükleri ve işbu itirazın iptali davası bakımından Karşıyaka Asli Ticaret mahkemesinin yetkili olduğunu, davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına ve takip konusu alacağın tahsiline, davalının yasa ve içtihatlar karşısında itirazında haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle İİK madde 67 uyarınca hükmolunacak meblağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminat ile yükümlendirilmesine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili davalıya yöneltilen  davanın hukuki dayanaktan yoksun ve kötüniyetli şekilde ikame edilmiş olduğunu reddi gerektiğini davacı yanın, taşıma işi ile uğraştığını, bu işle ilgili davalı müvekkiline hizmet sunduğunu ancak hizmet bedelini alamadığından bahisle öncelikle icra takibi başlatmış olduğunu, sonrasında ise huzurdaki haksız davayı ikame ettiğini, davacı yanın sunmuş olduğu hizmet bedellerinin tamamının eksiksiz şekilde, davalı firma tarafından ödenmiş olduğunu, işbu ödemelerin eksiksiz şekilde yapıldığını, tarafların muhasebe evrakları, defter kayıtları ve banka ödeme dekontları incelendiğinde açıkça görüleceğini, ... plakalı araç ile, davalı müvekkiline taşıma hizmeti sunan davacıya hizmet bedelleri eksiksiz bir şekilde ödendiğini, ilgili ödemeler; davacının hesabına hakediş bedeli olarak yapıldığını, ayrıca davacının taşıma işi için aracına aldığı akaryakıt ücretleri de davalı tarafından davacının akaryakıt aldığı ... Şti adlı firmaya davacı adına yatırıldığını, davacıya hakediş bedeli adı altında yapılan ödemelere ilişkin banka dekontlarını dilekçe ekinde sunduklarını, ayrıca  davacının dava konusu taşıma işi için ... plakalı araca, ... Şti  den aldığı akaryakıtlara ait ''özet satış raporlarını'' dilekçe ekinde sunduklarını, raporlarda görülen bedellerin ilgili firmaya davacı adına ödendiğine dair dekontların sunulacağını, yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı yanın ikame etmiş olduğu haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEMECE: \"...,Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.<br>Harçlandırılan dava değeri, 88.920,00 TL'dir.<br>Tarafların anlaşamadıkları ve çözülmesi gereken hususların, mahkememizin görevli olup olmadığı, davacının davalıya taşıma hizmeti sunduğu hususunda  taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın davacı tarafından sunulan  taşıma hizmetinden kaynaklı  davacı alacağının bulunup bulunmadığı, icra takibindeki  takip tarihi itibariyle  dava konusu miktar kadar davacı alacağının bulunup bulunmadığı,  icra inkar ve kötüniyet tazminatı  hususlarında olduğu görüldü.<br>Davacı vekili delil olarak, Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2023/3255 E. sayılı dosyası, ticari defterler, banka kayıtları, arabuluculuk son tutanağı, bilirkişi incelemesi, tanık ve karşı delil hakkımız saklı kalmak kaydıyla sunulması mümkün her türlü  delile dayanmıştır.<br>Davalı vekili delil olarak,  Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2023/3255 E. sayılı dosyası, banka ödeme dekontları, davacının dava konusu taşıma işi için ... plakalı araca, ... Şti  den aldığı akaryakıtlara ait ''Özet Satış Raporları'', ... Şti adlı firmaya davacı adına yapılan ödemelere ilişkin banka dekontları, ticari defterler, banka kayıtları, bilirkişi incelemesi, tanık ifadeleri, karşı delil hakkımız saklı kalmak kaydıyla sunulması mümkün her türlü delile dayanmıştır.  <br>Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2023/3255 Esas sayılı dosyanın uyap üzerinden celbedilmiş ,tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerine  BA/BS formlarının  gönderilmesi için yazılan müzekkere cevabı dosya içine alınmış ,Mahkememizin 24/11/2023 tarihli ön inceleme tutanağının ara kararı ile  davacının tacir araştırılması için Vergi dairesine, Aliağa ticaret Sicil Müdürlüğüne, Esnaf Sanatkarlar Odasına müzekkere yazılmış Vergi dairesince verilen cevapta davalının işletme hesabına göre defter tuttuğunun bildirildiği, davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu için BA-BS bildirim zorunluluğu bulunmadığı bildirilmiştir.<br>Öncelikle çözülmesi gereken sorun, işbu davanın ticari dava niteliğinde ve mahkememizin görev alanına dahil olup olmadığı noktasındadır. <br>Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görev sahası ticari davalar ile sınırlandırılmıştır(TTK m.5).<br>Hangi davaların ticari dava olduğu TTK'nun 4.maddesinde sayılmıştır. Ayrıca bazı davalara ve işlere Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı özel kanunlar ile öngörülmüştür. Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Borçlar Kanunu'nun  241 ve 203; 444 ve 447; 487-501; 515-519; 532-545; 547-554; 555-560; 561-580.maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan davalar da ticari dava niteliğindedir. Bu ticari davalar mutlak ticari dava niteliğindedir. TTK'nun 19.madde hükmü uyarınca her iki taraf için ticari sayılan hususlardan doğan hukuk davaları ticari davadır. Buna göre davanın her iki tarafının tacir olması ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekir. Bu tür ticarî davalar nisbi ticarî dava niteliğindedir.<br>Somut olaya dönüldüğünde anılan düzenlemelere göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması gerekmektedir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemeyecektir. TTK'nın 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir. Mahkememizce yapılan araştırmada, davacının tacir olmadığı, işletme hesabına göre defter tuttuğu  Ticaret sicilde ya da Ticaret odasında kaydının bulunmadığı anlaşılmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmıştır. <br>Tüm dosya kapsamı, müzekkere cevapları birlikte değerlendirildiğinde mahkememizin görevsizliğine ilişkin davanın görev dava şartı yokluğundan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir, gerekçesi ile, \"Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 114/1-C ve 115/2.maddeleri uyarınca davanın usulden REDDİNE, Görevli  mahkemenin  Aliağa Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna,\"şeklinde karar verilmiştir.<br>Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince taraflarınca açılan İtirazın İptali davasının göreve ilişkin dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmiş olup verilen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Türk Ticaret Kanununda bulunan düzenlemelerin ticari işletmeyi ilgilendirmese dahi, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari iş niteliğinde olduğunu, öte yandan davacı müvekkilinin  mali defter kayıtlarının incelenmesi neticesinde 213 Sayılı VUK'un 178. Maddesi çerçevesinde  II. Sınıf tüccar sayıldığının - tacir - açıkça ortada olmasına rağmen ilk derece mahkemesince davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini beyanla kararın ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak istinaf gerekçeleri doğrultusunda istinaf taleplerinin kabulü ile dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava,  taşıma sözleşmesinden kaynaklanan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br> Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında ... plakalı araç ile taşıma hizmeti  sunulduğu sabittir. Davacı, TTK'nın 850. maddesi kapsamında, yolcu taşıma işini belli bir ücret karşılığında taşımayı üstlenmesi nedeniyle taşıyıcı olarak kabul edilmelidir.<br>TTK'nın 3. maddesinde ise \"Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.” düzenlemesine yer verilmiştir. TTK'nın 4. maddesinde ise  bu kanundan doğan hukuk davaları, tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari dava; TTK'da düzenlenen bir hususa ilişkin olmamakla birlikte iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren davalar ise nispi ticari davadır. Ticari davalara bakma görevi ise, aksine kanuni bir düzenleme yoksa, asliye ticaret mahkemelerine aittir (TTK m.5). <br>Somut olayda, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi ilişkisi TTK'nın 850 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup taşıma sözleşmesinden kaynaklanan dava mutlak ticari davadır. Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticaret mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. Bu nedenle davaya bakma görevi asliye  ticaret mahkemesine aittir. Mahkemece yargılama devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.<br>Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a3 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. \t<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,<br>2-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/02/2024 Tarih, 2023/632 Esas ve 2024/102 Karar sayılı HMK 353/1-a-3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın esasa ilişkin istemleri inceleyip karara bağlamak üzere görevli bulunan ve kararı kaldırılan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>4-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, <br>5- İstinaf yargılama giderlerinin esas karar ile birlikte değerlendirilmesine, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/(1)-a bendi uyarınca kesin olmak üzere  oy birliği ile karar verildi.03/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8a04d59d4e906b42","SID":"0acff10d9ed81f5c"}}