{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  24. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1701 - 2024/1341<br>T.C.<br>ANKARA<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 24. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/1701 <br>KARAR NO\t: 2024/1341<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>   K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/504 E. 2022/98 K. <br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: ALACAK <br>İSTİNAFA TALEBİNDE<br>BULUNAN\t\t :DAVACI VEKİLİ <br>KARAR TARİHİ\t :03/10/2024<br>KARARIN YAZILDIĞI <br>TARİH\t\t :07/10/2024<br><br>\tMahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: <br>\tTALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirketin davalının kurumsal müşterisi olduğunu, şirket tarafından kullanılan  0 212 373 ...00 hizmet numaralı telefon için vergiler hariç 33.185,09 TL, 0212 373 .. 02 hizmet numaralı telefon hattı için  vergiler hariç 45.774,81 TL tahakkuk ettirildiğini, söz konusu faturalarda uluslararası görüşmeler yapıldığının iddia edildiğini, davacı şirket tarafından uluslararası görüşmeler yapılmadığını, ihtirazi kayıtla bedelin ödendiğini,  siber saldırının söz konusu olduğunu, davalı şirketin bu konuda gerekli önlemleri almadığını, sorumlu olduğunu, akdedilen abonelik sözleşmesi uyarınca alınması gereken güvenlik önlemlerini almayarak özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini ve davacı şirketin zarara uğramasına sebep olduğunu belirterek, davalı tarafından davacı şirkete 31/05/2019 tarihli faturalar gereğince  tahsil edilen fazlaya ve faize ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplamda vergiler dahil 99.094,67 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. \t\t\t\t\t<br>\t\t\t\t\t\t\tCEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı şirketin telefon hatlarının suistimale uğramasının sebebinin, davalı şirketin kendisine sunmuş olduğu güvenli hattan müşterinin faydalanmak istemeyip, konumlandığı bina içerisine kendisinin kurmuş olduğu santralden faydalanmak istemesi ve kullandığı santral üzerinde gerekli güvenlik önlemlerini tesis etmemesi olduğunu, dava konusu olayın meydana gelmesinde davalı şirketin teknik olarak herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalının dava konusu olayın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığı halde ve bu yönde bir sorumluluğu da bulunmadığı halde fraud çağrılarını tespit eder etmez müşteri mağduriyetini engellemek adına hattı milletlerarası çağrılara kapattığını ve bu şekilde çok daha yüksek çıkabilecek faturaların da önüne geçtiğini, davacı ile imzalanan abonelik sözleşmesinin 5.41. maddesinde açıkça görüleceği üzere gerekli güvenlik önlemlerini almanın davacının yükümlülükleri arasında olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tMAHKEME KARARI : Mahkemece, taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinin davalıya dava konusu aramalar bakımında bir yükümlülük getirmediği ve standart tip sözleşmesi olduğu, davacı santralinden yapılan yurtdışı aramalarda davalı şirketin bu aramaları engellemesi yönünde bir yükümlülüğü olmadığı ve davacıya yüklenecek bir kusur bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, kararın gerekçesiz olduğunu,  dosyaya kazandırılan  bilirkişi raporu ve diğer deliller üzerinde herhangi bir değerlendirme yapılmadan emsal olduğu iddia edilen bir kararın hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, emsal olarak sunulan kararın dosyaya hiçbir bağlantısının olmadığını, mahkeme kararında somut yargılamayla ilgisi dahi olmayan bir onama kararının hangi gerekçelerle hükme esas alındığının belirtilmemesinin ve bu karara yalnızca atıf yapılmasının hukuken kabulünün mümkün olmadığını, dosyaya kazandırılan raporda verilmeyen hizmetin ücretlendirildiğinin belirtildiğini, ancak mahkemenin bu raporu dikkate almadığını, vermediği hizmetin ücretini talep edemeyeceğini, gerekli özen ve yükümlülüğü göstermediğini, sorumluluğunu yerine getirmediğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE :Davada, abonelik sözleşmesine göre davalının güvenlik önlemlerini almayarak özen yükümlülüğünü ihlal ettiği ileri sürülerek ödenen ücretin istirdatı talep edilmektedir. <br>\tElektronik ve Haberleşme Mühendisi, Mali Müşavir ve Bilgisayar Mühendisinden oluşan bilirkişi kurulunun 08/11/2021 tarihli raporunda; \"Dava konusu faturalara ilişkin olarak; Davacının kullanımına tahsis edilen hatlara yönelik uluslar arası görüşmeler nedeniyle tahakkuk edilen faturaların fraud olarak bilinen ücret sahtekarlığı kapsamında değerlendirilebileceğini, davalı tarafından sunulan sözleşme dokümanı eksik olduğundan cevap dilekçesinde belirtilen, sözleşmenin 5.41. maddesi kapsamında bir değerlendirme yapılamadığını, davalı tarafından fraud çağrılarını tespit eder etmez müşteri mağduriyetini engellemek adına hatların milletlerarası çağrılara kapatıldığının belirtildiğini, Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliği uyarınca hileli bir faaliyetin varlığı durumunda davalıya hizmetin durdurulması yetkisinin tanınmış olduğunu, buna karşın hizmetin durdurulmasına yönelik bir limite ilişkin bir yükümlülük belirlenmemiş olduğunu, davaya konu özet kullanımlara ilişkin olarak sunulan tabloda görüldüğü üzere; davaya konu fatura  döneminde çağrı sayı ve sürelerinin çok yüksek gözüktüğünü, her ne kadar \"Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliği\" çerçevesinde, hizmetin durdurulması kapsamında bir kullanım limiti belirtilmemiş olsa da; davalı tarafından söz konusu hatlara ilişkin erken uyarı sisteminin daha önce devreye sokulabilmesi halinde, davacıya tahakkuk edilen faturaların daha düşük olarak ortaya çıkması mümkün hale geleceğini, ancak bu kapsamda erken uyarı sisteminin, ne zaman devreye girmesi gerektiği konusunda bir değerlendirme yapılabilmesinin de mümkün gözükmediği\" tespit edilmiştir. <br>\tRaporun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır. <br>\tBelirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; kurulan hükümde isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı vekilinin istinaf talebinin  HMK.'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Eksik alınan 346,90 TL harcın davacıdan  tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>3-İstinaf yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK.'nun 361/1.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere 03/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. \t\t<br><br>Başkan<br><br> e-imzalıdır<br><br>Üye<br><br> e-imzalıdır<br><br>Üye<br><br> e-imzalıdır<br><br>Katip<br><br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ce925133dae83093","SID":"aeea79750440712b"}}