{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2022/614 <br>KARAR NO:2024/1630<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:03/12/2021<br>NUMARASI:2019/427 Esas - 2021/951 Karar<br>DAVA :Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ:03/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile;  ...'in maliki ve sürücüsü olduğu ... plaka sayılı araç 21/09/2017 tarihinde kaza meydana geldiğini, meydana gelen kazada %100 kusurla müvekkiline ait ... ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, müvekkiline ait 2016 model ... marka model aracın yeni bir araç olduğunu, mevcut kaza nedeniyle değer kaybı meydana geldiğini, araçta bir kısım parçaların yenileriyle değiştirildiğini, bir kısım parçaların ise tamir görerek onarıldığını, aracın gördüğü işbu kapsamlı tamir/onarım/boya/parça değişimi ve tramer kayıtlarına işlenen 24.284,62 TL hasar kaydı sebebiyle ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş yaşanacağını, aracın değer kaybının ZMSS teminatı poliçesi limitinde olduğunu, 22/01/2018 tarihinde sigorta şirketine başvurulduğunu, sigorta şirketi tarafından 4.025,00 TL kısmi ödeme yapıldığını ancak ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları salmak kaydıyla 50,00 TL değer kaybı bedelinin ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsiline, müvekkiline ait araçta oluşan değer kaybı zararının tespiti için ödenen 236,00 TL ekspertiz ücretinin TTK'nın 1426 maddesi gereğince müştereken ve müteselsilen yargılama gideri sayılarak, 100,00 TL kazanç kaybı bedelinin ise ...'den temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ....  A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle, 21/09/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkili şirket kusur oranı tespit edildikten sonra bu oranda olmak kaydıyla sorumlu olduğunu, sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, bu nednele dava konusu kazanın meydana gelmesinden sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığnıın ve kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, söz konusu kazadan dolayı aracın kullanılamamış olması sebebiyle ticari anlamda meydana gelen davacı şirketin aktifindeki azalma dolaylı zarar olduğundan poliçe teminat kapsamının dışında olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın hukuki yarar ve dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ve davanın yetkili İstanbul Anadolu Mahkemelerine gönderilmesine, eğer müvekkilinin değer kaybından sorumlu tutulacaksa sigortanın yaptığı ödemenin değer kaybını da kapsayıp kapsamadığının araştırışması, değer kaybı hesaplamasında uzman bilirkişi tarafından tarafların kusur oranları ve onarımda değer kaybına etki etmeyen hususlar açıkça tespit edilmeli ve bilirkişi raporun ilk tespit edilecek olan kusur oranlarına göre karar verilmesi gerektiğini,  aksi takdirde davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın kabulüne, 10.093,75 TL değer kaybı alacağının davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe limite gözetilmek üzere davalı sigorta şirketinde 08-02-2018  tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle diğer davalı yönünden kaza tarihi olan 21/09/2017 tarihininden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlike  müştereken ve müteselsilen tahsiline, araçtan mahrumiyete ilişkin 2.250,00 TL'nin  dava tarihinden  itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı  ...'in den  tahsiline\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kanun koyucu belirli alacak davalarında kısmi dava açılamayacağına ilişkin kanun maddesini yürürlükten 01.04.2015 tarihinde kaldırdığını, kararın gerekçesinde belirtilen üzere değer kaybına ilişkin taleplerinin belirli olduğu kabul edilse dahi, davalarının kısmi dava olarak açılmasını engelleyen bir kanun hükmü artık kanunda yer almadığını, davalı sigorta şirketinin aleyhe hükmedilen harç ve yargılama giderlerinden poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, dosyada yetkisizlik kararı verilmesi üzerine yetkisizlik iddiasında bulunan davalı lehine dava esas değerini aşmayacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, uyuşmazlık konusu kaza haksız fiilden kaynaklandığından davalı ... haksız fiil tarihinden itibaren faiz ödemekle yükümlü olduğunu, değer kaybına ilişkin faiz başlangıç tarihi kaza tarihi olan 21.09.2017 iken araç mahrumiyetine ilişkin faizin dava tarihinden itibaren verilmesinin  hatalı olduğunu belirterek istinaf talep etmiştir. Davalı ... vekili katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının  usul ve yasaya aykırı olduğunu, diğer davalı sigorta şirketinin poliçe teminat sorumluluk tutarı net ve kesin şekilde tespit edilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin dava öncesinde müvekkili %100 kusurlu kabul ederek dava dışı ...'ya 28.622 TL + 4.025 TL  olmak üzere toplamda 32.647 TL ödeme yapmış olacağı fakat davacı şirketin de %25 kusurlu olduğunun yargılama kapsamında tespit edilmiş olmasına göre davalı sigorta şirketinin 32.647 TL * %25 = 8.161,75 TL fazla ödeme yapmış olacağı ve buna ilaveten 353TL poliçe limiti kaldığı davalı sigorta şirketinin kabulünde olduğundan bu durumda davalı sigorta şirketinin en kötü ihtimalle poliçeden kaynaklı halen 8.161,75 TL + 353 TL= 8.514,75TL sorumluluğu bulunduğu\" yönündeki itirazlarının değerlendirilmediğini, gerekçeli kararın hüküm alt başlığında değer kaybı tazminatı için belirtilen faiz başlangıç tarihi hatalı olduğunu, yasal süresinde yapmış olunan yetki itirazı Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesince kabul edilerek  yetkisizlik kararı verdiğinden, yetkili mahkeme olan İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesince lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, gerekçeli kararın ikinci sayfasındaki savunma başlığı altında dava konusu ile ilgili olmayan bir takım ifadelerin ilişkin olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumlululuğu Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. ve Trafik Poliçesi Genel Şartlarının 1.maddesi gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumlu tutulduğu limit şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirtilmesi gerektiğini, mahkemece müvekkili şirket aleyhine hükmedilen harç, ilam vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin poliçe limitine oranla belirlenmesi gerektiğini, sigorta poliçesi limitiyle sorumlu olan müvekkili şirket aleyhine, poliçe limitinin ödenmesine hükmedilmişken oranlama yapılmadan diğer davalı ile birlikte harç, vekalet ücreti ve yargılama giderinden müşterek müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, davacının zararına ilişkin  4,025.00 TL değer kaybı tazminatının 08.02.2018 tarihinde davacıya ödendiğini, bu ödemeyle taraflar arasında borç ilişkisi sona erdiğini, davanın hukuksal yarar yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, bakiye alacak bulunmadığı yönündeki itirazlarının baki kalmak üzere bakiye alacağa hükmedilmesi durumunda dahi Genel Şartlar uyarınca hesaplama yapılması gerektiğini, hükme esas alınan raporda sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusur oranı fahiş olup bu orana katılmalarının mümkün olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 21 09.2017 tarihinde saat 18:00 sıralarında .... sahil yolunda seyreden davacının malik ve sürücüsü olduğu .... plakalı aracın, davalı ... A.Ş.'ye ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile çarpışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacının eldeki davayı açarak değer  kaybı ve kazanç kaybı talep ettiği anlaşılmıştır.Mahkemece alınan kusur raporunun tarafların olay akabinde imzaladıkları maddi hasarlı  kaza tespit tutanağı, araçların çarpma noktalarına göre olayın meydana geliş şekline uygun düştüğü nazara alındığında  kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Yargıtay  Hukuk Genel Kurulu'nun 16.04.2019 tarih, 2017/17-1099  E. ve  2019/460  K. sayılı kararında \"Somut olay bakımından davacının belirsiz tazminat alacağı davasına konu ettiği; aracında oluşan değer kaybının varlığının ve miktarının belirlenebilmesi ancak yargılama sırasında delilerin toplanıp değerlendirilmesinden yani HMK 107/2 maddesinde belirtildiği gibi tahkikatten sonra mümkün olabilecektir. Bir başka anlatımla değer kaybının miktarının tespiti bilirkişi incelemesini gerektirmektedir. Bu nedenle davacının iddia ettiği zararın dava tarihi itibariyle miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği kabul edilmelidir. Belirtilen nedenlerle, davacının davaya konu taleplerinin belirsiz alacak davasına konu olabilecek nitelikte olduğu ve dava tarihi itibariyle zararın miktar ve değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği anlaşılmakla HMK’nın 107. maddesine uygun olarak, aradaki hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar veya değeri belirtmek suretiyle dava açabileceği sonucuna varılmıştır.\" yönünde karar verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta da dava, değer  kaybı ve kazanç kaybı taleplerine dayanmakta olup   dava tarihi itibariyle zararın miktar ve değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği, davacının davaya konu taleplerinin belirsiz alacak davasına konu olabilecek niteliktedir.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda değer kaybı hesabının zaten Sigorta Genel Şartlarında belirlenen formüle göre yapıldığı anlaşıldığından hesaplamaya; HMK'nın 323. madde gereğince geçici koruma tedbirlerinden olan delil tespiti için yapılan giderler yargılama giderlerinden olup HMK'nın 332. madde gereğince mahkemece resen hükmedilmesi gerekmekte olup talep edilen ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak değerlendirilmesinde isabetsizlik bulunmadığından ekspertiz ücretine ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Dolayısıyla zorunlu mali sorumluluk sigortacısı meydana gelen zararı limit dahilinde gidermekle sorumlu olduğundan yargılama giderlerinden de limiti oranında sorumlu olacaktır. Zarar miktarının limiti geçmesi halinde trafik sigortacısı hükmedilen miktara ilişkin yargılama giderlerinin tamamından değil sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre sorumlu tutulmalıdır (Yargıtay  17. Hukuk Dairesinin 2019/5147 E. ve  2020/7081 K., 2020/1864 E. ve  2020/6061  sayılı kararı).Somut uyuşmazlıkta, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının aracında oluşan değer kaybının 18.825,00 TL, davalının %75 kusur oranına göre 14.118,75 TL olacağı, tamirde kaldığı süreye göre araç mahrumiyet bedelinin 3.000,00 TL, davalı tarafın kusuruna göre 2.250,00 TL olduğu, KDV hariç  24.284,00 TL'de hasar oluşacağı belirlenmiştir. Davalı sigorta şirketinin poliçe limiti teminatı dahilinde 4.025,00 TL değer kaybı ödemesi  yaptığından 14.118,75 TL'den 4.025,00 TL düşülerek nihai olarak 10.093,75 TL değer kaybı belirlenmiştir. Dosya kapsamından davalı sigorta şirketinin 28.622,00 TL hasar bedeli ve 4.025,00 TL ise değer kaybı olmak üzere toplam 32.647,00 TL ödeme yaptığı görülmektedir. Kaza tarihinde maddi hasarlarda poliçe limiti 33.000,00 TL'dir. Hükme esas alınan kusur raporuna göre, sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda davalı sigorta şirketi  18.825,00 TL değer kaybı ile  24.284,00 TL hasar bedeli toplamı 43.109,00 TL'den davalının %75 kusur oranına göre 32.331,75 TL'sinden sorumludur (Ancak davalı sigorta şirketi sorumlu olduğu miktardan daha fazla ödeme yapmıştır). Sigorta limitinden yapılan 32.647,00 ödeme düşüldüğünde kalan limit 668,25 TL olduğu halde, davalı sigorta şirketi bakımından limiti aşacak şekilde hüküm kurulması ve kalan limitin de hüküm de gösterilmemiş olması doğru olmamıştır.  Yine  sigorta limitini geçen maddi tazminata hükmedildiği halde poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre  harç ve yargılama giderinin hesaplanmamış olması, vekalet ücretinin de kalan poliçe limiti üzerinden hesaplanmamış olması da doğru  olmamıştır.Davalıların yetki itirazı üzerine Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/01/2019 tarih, 2018/220 Esas ve  2019/36 Karar sayılı yetkisizlik  kararı verilerek dosya ilk Derece Mahkemesine gönderilmiştir. Yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra davaya devam edilen İlk Derece Mahkemesince  yetkisizlik kararı nedeniyle davalı taraf yararına  kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 2019 yılı AAÜT hükümlerine göre vekalet ücreti belirlenmemiş olması doğru olmamıştır. Bu doğrultuda yapılan değerlendirmeye göre de  yetkisizlik  kararı tarihindeki AAÜTYe göre maktu vekalet ücreti 2.725,00 TL ise de  dava değeri 150,00 TL olup henüz ıslah yapılmadığından 2019 yılı AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 150,00 TL vekalet ücreti belirlenmiştir.  Gerekçeli kararda davalı sürücü cevap dilekçesi özetinde davalının cevap dilekçesinde olmayan ve dava ile ilgili  bulunmayan kısımların yazılı olması doğru değil ise de bu husus Dairemiz kararında düzeltilmiştir. Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Bu nedenle davalı işleten/sürücü bakımından talebe uygun olarak değer kaybı tazminatı yönünden  kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur. Ancak  araç mahrumiyet tazminatının temerrüt tarihinin olay tarihi olması gerektiği halde dava tarihinden faiz işletilmesi de doğru olmamıştır.Bu nedenle; davacı vekili, davalı ... vekili ile davalı .... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:A-Davacı vekili, davalı ... vekili ile davalı ...A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davanın Kabulüne,2-10.093,75 TL değer kaybı alacağının (Davalı sigorta şirketi bakiye poliçe limiti olan 668,25 TL ile sorumlu olmak kaydıyla)  davalı sigorta şirketinde 08/02/2018  tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle diğer davalı yönünden kaza tarihi olan 21/09/2017 tarihininden itibaren işleyecek yasal  faiziyle birlikte  müştereken ve müteselsilen tahsiline, 3-Araçtan mahrumiyete ilişkin 2.250,00 TL'nin kaza tarihi olan 21/09/2017 tarihininden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'inden  tahsiline,4-Karar harcı 843,20 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 35,90 TL ve 208,25 TL ıslah harçtan mahsubu ile bakiye 599,05‬ TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, (Davalı sigorta şirketi bakımından hesaplanan 689,50 TL'den  peşin yatırılan harçların mahsubu ile bakiye 445,35 TL'den diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla) 5-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 35,90 TL peşin harç ve 208,25 TL ıslah harcı  olmak üzere toplam  280,05‬ TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri, ekspertiz ücreti ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.273,50 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketi bakımından  84,31 TL'den diğer davalıler ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla) 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan  tarife hükümleri uyarınca 5.100,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin sigorta limiti üzerinden hesap ve takdir edilen  668,25 TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla)9- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/01/2019 tarih, 2018/220 Esas ve  2019/36 Karar sayılı yetkisizlik  kararı nedeniyle HMK'nın 331/2. maddesi gereğince 2019 yılı AAÜT hükümlerine göre 150,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine (Davalı sigorta şirketinin istinafı bulunmadığından davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hal nedeniyle davalı sigorta şirketine lehine vekalet ücreti verilmemiştir) 10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili  tarafa iadesine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davacı vekili, davalı ... vekili ile davalı ... A.Ş. vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-a)İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 399,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile  davacıya verilmesine, b)İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan 50,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ...'e verilmesine, c)İstinaf aşamasında davalı  tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş.'ye verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"215fd954a17d9c8c","SID":"383123379470f117"}}