{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 07/07/2021<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 11/10/2024<br><br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, davalı ile müvekkili olduğu güvenlik şirketi arasında hizmet sözleşmesi imzalandığını, daha sonra davalı tarafça bu sözleşmenin feshedildiğini, sözleşme gereği istihdam gereği ... ve ... iş sözleşmelerinin feshedildiği için tazminat ödenmesi zorunluluğu oluştuğunu, sözleşmede tazminat kalemlerinin davalı şirket üzerine bırakıldığının belirtildiğini, Antalya 16. Noter'in ... yevmiye nolu ihtarnamesinin davalı tarafa düzenlenen faturaların ödenmesi için gönderildiğini, davalı tarafın Antalya 4. Noterliğinin ... yevmiye nolu cevabı ihtarnamesinde sözleşmenin 6. Maddesi a bendi gereğince işçilik alacaklarından sorumlu olmadıklarını iddia ettiklerini, anılan maddenin sadece işçinin özlük haklarına ilişkin bir düzenleme içerdiğini, fatura borcunun ödenmesi için Antalya İcra Müdürlüğününü ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, haksız itiraz sonucunda takibin durdurulduğunu, sözleşme gereği bayramlarda yapılan fazla çalışmaları ödenmesi gereğinin yerine getirilip, kıdem tazminatı ile ilgili kısmının yerine getirilmediğini, bu sebeple davanın kabulünü, yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamını, alacağın likit olması sebebiyle haksız ve kötü niyetli itiraz sebebiyle %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını, talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili,  davaya bakmaya iş mahkemelerinin görevli olduğunu, sözleşmenin tarafların karşılıklı mutabakatı ile sona erdirildiğini, fabrika adresinin değişmesi halinde hizmet sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedileceğinin düzenlendiğini, müvekkili şirketin adresinin ... ... . Cad. No:... ... Antalya adresinden ... ... ... . Cad No:... ... Antalya adresine taşındığını, hizmet sözleşmesinin eki niteliğindeki protokolde ver alan karşılıklı mutabakat neticesinde kararlaştırıldığı şekilde sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiğini, feshin zorunlu hale geldiğini, davacının ...ve ... isimli işçilere kıdem tazminatı olarak bir miktar para gönderdiği iddiasının da ispata muhtaç olduğunu, söz konusu işçilerin vekil eden şirket ile davacı şirket arasında akdedilen sözleşme nedeniyle istihdam edildiğinin de ayrıca ispata muhtaç olduğunu, işçilere ödenen kıdem tazminatının eşit olmadığını, bu durumun davacının beyanlarının doğru olmadığının bir başka kanıtı niteliğinde olduğunu, davacının zararın artmasına sebebiyet verdiğini zira kıdem tazminatlarının fahiş olarak ödendiğini, dava dışı işçilerin davacı bünyesinde bir çalışmalarının bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, sözleşmenin “VI-Genel Hükümler” başlıklı maddesinin A bendine göre müvekkili şirkete hiçbir sorumluluk yüklenemeyeceğini, dolayısıyla da kıdem tazminatından da sorumluluğunun bulunmadığını, sorumlu olduğu kabul edilse bile müvekkili şirketin sorumlu tutulabileceği azami miktarın işçilere ödenen meblağın yansı olan (19.602,38/2=) 9.801,19.- TL olduğunu belirterek davanın reddine, davacı tarafın %20’de aşağı olmamak üzere, kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Taralar arasında imzalanan ve yukarıda açıklanan sözleşme hükümlerine göre, özellikle sözleşmenin VI- Genel Hükümler başlıklı maddesinin A- bendinde ver alan düzenlemeyle isçilik alacaklarının tamamından davacı yüklenicinin sorumlu olacağı, bu sorumluluğun gereği yerine getirilerek işçilik alacaklarının ödenmesinden sonra aynı maddenin K ve Q bendi gereğince davalıya fatura edilerek rücu edileceğinin kararlaştırıldığı bu nedenle ödenen işçilik alacaklarından davalının sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Mahkememizin sözleşmeyi yorumlaması bu şekildedir. Bu nedenle davanın (sadece işçilik alacağı itirazın iptali davasına konu edildiğinden) 19.502,23.-TL üzerinden kısmen kabulüne ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında imzalanan Hizmet Sözleşmesi'nin VI-Genel Hükümler | başlıklı maddenin A,K,O bendlerindeki düzenlemelerden bahsedilerek davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu fatura incelendiğinde faturalara dönem dönem bayram mesaisi ve yıllık izinlerin de dahil edildiğini ve bu fatura bedellerinin davalı tarafça ödendiğinin görüldüğünü, sözleşmede hizmet akdinin sonlanmasıyla işlerine son verilen işçilerin kıdem tazminatı hak edişlerinden hangi tarafın ne oranda sorumlu olacağına dair açık bir madde hükmü bulunmasa da takdiri mahkemeye ait olmak üzere; sözleşmenin VI-Genel Hükümler başlıklı A-bendinde yer alan düzenlemeyle işçilik alacaklarının tamamından davacı yüklenicinin sorumlu olacağı verilmiş ise de aynı maddenin K ve O bendinde yer alan düzenleme alındığında davalı asıl işverenin kıdem tazminatından sorumluluğu  bulunduğuna dair karar verilmesi halinde dava dışı işçi ... ödenen kıdem tazminatının tamamının davalıya rücu edilebileceğinin kabulü halinde davalının 10.082,96.-TL. tutar ile sorumlu olduğunu, kıdem tazminatının yarısının rücu edilebileceğinin kabulü halinde  25.041,48.-TL. tutarında sorumlu olacağını, dava dışı ... ödenen kıdem tazminatının tamamının rücu edilebileceğinin kabulü halinde  9.077,38.-TL. tutar ile sorumlu olacağını, taraflar arasındaki mutabakat gereğince, vekil eden şirketin adres değişikliği üzerine, sözleşmenin feshi zorunlu hale geldiğini, bu nedenle vekil eden şirkete sözleşmeye uygun hareket etmesinden kaynaklı olarak herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğinin açık olduğunu, davacının .... ve ..,. isimli işçilere kıdem tazminatı olarak bir miktar para gönderdiği iddiasının da ispatı gerektiğini,  taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu döneme ilişkin olarak gerçekleştirilen ifalar nazara alındığında da vekil eden şirketin bu süreçteki tutumu ve iyiniyetli olduğunun görüleceğini, söz konusu işçilerin vekil eden şirket ile davacı şirket arasında akdedilen sözleşme nedeniyle istihdam edildiğinin de ayrıca ispatı gerektiğini, davacı tarafça işçilerin tazminatlarının ödenmesinin sebebi olarak herhangi bir dava ile karşı karşıya kalmak istememelerinin olduğunun beyan edildiğini, davacı taraf icra takibine dayanak belge olarak faturalarının sunduğunu, fakat söz konusu faturalara vekil eden şirket tarafından itiraz edildiğini ve usulünce iade edildiğini, İş Hukuk mevzuatının esas alınamayacağının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinin düzenlendiğini, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava; tacirler arası hizmet alım sözleşmesinin feshinden kaynaklanan işçi alacaklarının  (kıdem tazminatı) davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, taraflar arasında imzalanan  sözleşmenin VI- Genel Hükümler başlıklı maddesinin A- bendinde yer alan düzenlemeyle isçilik alacaklarının tamamından davacı yüklenicinin sorumlu olacağı, bu sorumluluğun gereği yerine getirilerek işçilik alacaklarının ödenmesinden sonra aynı maddenin K ve Q bendi gereğince davalıya fatura edilerek rücu edileceğinin kararlaştırıldığı bu nedenle ödenen işçilik alacaklarından davalının sorumlu olmasına,  hükme esas alınan bilirkişi raporunun  bilimsel yöntemlere ve oluşa  uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatı takdirinde isabetsizlik bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.332,19 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 333,05 TL harcın mahsubu ile bakiye ‭999,14‬ TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f9904a7814967768","SID":"c63a38bd976ca0f0"}}