{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t       TÜRK MİLLETİ ADINA <br>\t                        T.C.<br>\t                    BURSA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                                                                          GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2018<br>KARAR NO\t: 2018<br><br>HAKİM \t: <br>KATİP\t: <br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI \t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 16/01/2015<br>KARAR TARİHİ\t: 08/10/2018<br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH \t: 15/10/2018<br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak  davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVA:<br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinden ve duruşmalardaki beyanlarından özetle; davacının, davalı şirketin ............................ nolu abonesi olduğunu, davacı tarafından düzenlenen faturalarda kayıp -kaçak bedeli adı altında haksız bedeller yansıtılarak tahsil edildiğini, kayıp -kaçak bedeli, dağıtım bedeli,sayaç okuma bedeli, perakende hizmet bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli gibi bedellerin EPDK tarafından çıkarılan kurul kararları ile belirlendiğini, ancak bunun Anayasaya ve Kanuna aykırı olduğunu, bu bedellerin tahsilinin kanun ile belirlenebileceğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından verilen 21/05/2014 tarih 2013/7-2454 Esas 2014/679 sayılı kararında bu tahsilatların haksız olduğunun belirlendiğini  belirterek tahsil edilen bu bedellerden şimdilik 1.000,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. <br>CEVAP; Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinden özetle; Elektrik Piyasası Kanununun 12.maddesine göre davanın Danıştay'da görülmesi gerektiği, Danıştay'da bu yönde dava açılmış olduğunu, bu davanın sonucunun beklenilmesi gerektiğini, ayrıca kanun tasarısı bulunduğunu, kanun değişikliği ile uyuşmazlık konusunun ortadan kalkabileceğini, davanın belirsiz dava olarak açılamayacağını, dava yolu itirazında bulunduklarını, davanın 2 yıllık zamanaşımı süresine tabii olduğunu, bu sürenin de geçtiğini, bu sebeple davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu faturalar ile ilgili tarifenin EPDK tarafından düzenlendiğini, bu sebeple davanın EPDK'ya yöneltilmesi gerektiğini belirterek, husumet itirazında bulunulduğunu, tahsil edilen bedellerin yasal dayanağının bulunmadığı iddiasının doğru olmadığını, ödemenin itirazı kayıt sunulmadan yapıldığını belirterek,davanın reddini talep etmiştir. <br>KANITLAR: <br>Abone dosyası, elektrik alım sözleşmeleri, faturalar , ödeme belgeleri, bilirkişi raporu<br>KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: <br>Davacı; davalı şirket tarafından  faturalarda haksız ve hukuka aykırı olarak kayıp-kaçak, PSH, iletim, sayaç okuma ve dağıtım bedeli tahakkuk ettirildiğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacıdan haksız tahsil edilen bedellere ilişkin, bedellerin bilirkişi marifetiyle tespiti ile, tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 22.04.2016 tarihli dilekçe ile talebini 47.473,14 TL'ye arttırmıştır.<br>Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda ; Davanın kısmen kabulü ile;  46.614,55-TL'nin; 625,00 TL'si için 12/02/2015 dava tarihinden, 45.89,55 TL'si için 22/04/2016 ıslah  tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, kararın davalı vekilinin temyiz etmesi üzerine Yargıtay 3.HDBŞ'nın, 31/05/2017 tarih ve 2016/17773 -2017/8598 E/K sayılı kararı ile; \"...Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 K. Sayılı kararı ve Dairemiz kararları ile Anayasanın Vergi ödevi Başlıklı 73. maddesindeki “... Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır...\" şeklindeki düzenlemeye göre; kayıp-kaçak, sayaç okuma, dağıtım, perakende hizmet ve iletim bedeli uygulamasının EPDK Kararları ve tebliğleri çerçevesinde uygulama arz eden kanunlar ve ikincil mevzuat hükümleri çerçevesinde EPDK tarafından belirlenerek uygulandığı, bu tarihteki mevcut hukuki  düzenlemenin EPDK'na sınırsız bir fiyatlandırma ve tarife unsuru belirleme hak ve yetkisi vermediği, özellikle kaçak (elektrik enerjisinin hırsızlanması) bedellerinin kurallara uyan abonelerden  tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığı, bu faturalara yansıtılan diğer kalemlere ilişkin bedel miktarlarının şeffaflık ilkesi ile denetlenebilmesi ve hangi hizmetin  karşılığında ne bedel ödendiğinin  bilinmesininde şeffaf hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olduğu, EPDK kararları ile  bu bedellerin mevcut mevzuat kapsamında tüketicilerden alınmasının hukuka uygun olmadığı kabul edilmiştir.   <br>Ne var ki, uyuşmazlığın temyiz yolu ile Dairemize geldiği aşamada 17.06.2016 Tarih 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak  yürürlüğe giren geçmişe de etkili  6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı kanunun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş  ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile; \"Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.\" hükmü getirilerek Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri geçmişe de etkili olarak sadece bu  dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki  düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış, bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde EPDK.nun Kanundaki yetkileri genişletilerek yukarıda sözü edilen bedeller  maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir. <br>Yine, 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen; <br>Geçici madde 19; \"Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.\" hükmünü,<br>Geçici madde 20; \"Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır.\" hükmünü içermektedir.<br>Hal böyle olunca, karar tarihinden sonra yürürlüğe girmiş bulunan bu yasa değişikliklerinin, yürürlük tarihi öncesi dönemde geçerli  olan  EPDK kararlarına dayanılarak  alınmış olan ve dava konusu yapılan kayıp-kaçak, PSH, iletim, okuma ve dağıtım bedelleri ile ilgili olarak açılan ve halen devam eden davalarda da geçmişe etkili olacak şekilde (bu yasa değişikliği öncesinde açılan ve halen görülmekte olan  davalar da) uygulanması gereken hükümler içerdiğinden, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17., geçici 19. ile 20. maddelerinin, somut olaya etkisinin bulunup bulunmadığının yerel mahkemece tartışılıp değerlendirildikten sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekmektedir....\" gerekçesiyle mahkememiz hükmü bozularak dosya iade edilmiştir.<br>Mahkememimzce usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, incelemeye devam olunmuştur. <br>Davacı vekili oturumdaki beyanında;faturalarındaki hesaplamalara miktar yönünden itirazlarının bulunmadığını, itirazlarının  dava dilekçesinde  belirttildiği  üzere;  yapılan kesintilerin kanuna aykırı olduğu yönünde olduğunu, bu nedenle davanın esası hakkında karar verilmesini talep ettiğini bildirmiştir.<br>Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir.<br>Kararın temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay 3 HD'nin 22/05/2018 tarih ve 2018/1863 -2018/5639 E/K sayılı ilamı ile \"...Somut olayda, davacı tarafın dava açıldığı tarihteki mevzuat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 K. Sayılı kararı ve Dairemiz kararları gereği içtihat durumuna göre dava açmakta haklı olduğu, bu kapsamda kayıp kaçak ve diğer bedellerin tahsilini talep edebileceği dikkate alındığında, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliği ya da içtihadı birleştirme kararı gereği davanın  kabul edilmemesi nedeniyle haksız çıkmasına rağmen yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı kuşkusuzdur.<br>Bu durumda; dava açıldıktan sonra hasıl olan yasa değişikliği nedeniyle, davacının dava açmasında haksız sayılamayacağı cihetle; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, davacı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesi ve  yapmış olduğu diğer yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline dair hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmemiş olması da doğru görülmemiştir...\" gerekçesiye bozularak mahkememize iade edilmiştir.<br>Mahkmememizce Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, bozma ilamı doğrultusunda dava açıldıktan sonra hasıl olan yasa değişikliği nedeniyle, davacının dava açmasında haksız sayılamayacağı cihetle; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, davacı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesi ve  yapmış olduğu diğer yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; <br>1-Dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6719 sayılı yasa uyarınca dava konusuz kaldığından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 35,90- TL harcın, peşin olarak alınan (27,70 TL + 801,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam) 828,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 792,80- TL harcın, hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, <br>3-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 827,80- TL yargılama gideri ile peşin alınan 35,90-TL harcın davalıdan tahsiline, <br>4-Davacı vekili yararına ölçümlenen 2.180,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>5-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine<br>             Taraf vekillerinin yüzlerine karşı,  kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere   karar verildi.08/10/2018<br><br><br>Katip                                                \t\t\tHakim <br>¸E-imzalıdır.                                                                                           ¸E-imzalıdır.<br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"40c615433dcb3abd","SID":"a1983eb94530094a"}}