{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS     NO\t: 2021/1200 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1811<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/03/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/399 Esas  2021/254 Karar <br>DAVA\t\t: ALACAK <br>KARAR TARİHİ\t: 17/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ   : 17/10/2024<br><br>İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/399 Esas ve 2021/254 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda Davalı ... AŞ yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, davalı ....'ne yönelik davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br><br>Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili davacı şirket ile davalılardan ... A.Ş arasında 13.05.2002 tarih ve 2002-45-02 grup nolu, 08,09.2004 - tarihli 2004-45-09 grup nolu Manisa iline ait, El Bilgisayarı /Endeksör ile Endeks Okuma Hizmet Alım Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye dayalı olarak Nisan 2003 - Eylül 2005 dönemleri arası alacakları ile ilgili olarak Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2014/159 Esas nolu dava açıldığını, davanın ... Genel Müdürlüğüne açılması gerekirken ... A.Ş ye açılmış olduğundan husumet yokluğundan red edildiğini, temyiz edilen kararın onandığını, verilen kararın hatalı olduğunu, zira hukuk tüzel kişiliğinin sahip hissedarlarının özelleştirme yolu ile değişmiş olmasının, sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, yargılama sürecinde Yargıtay'ın söz konusu hatalı kararından dönmesi ihtimaline binaen ... A,Ş, yanında ... (...)  A.Ş nin de davalı olarak gösterildiğini, davaya konu 13.05.2002 tarih ve 2002-45-02 grup nolu, 08.09.2004 -tarihli 2004-45-09 grup nolu Manisa iline ait hizmet alım sözleşmesinde belirlenen yükümlülüklerin tamamının davacı müvekkili şirket tarafından yerine getirilecek, buna karşılık bu hizmetlerin bedeli sözleşme ve ekleri olan şartnameler ile EPDK kuralları çerçevesinde birim fiyatları üzerinden, davalı tarafından davacıya ödeneceğini, bir kısım abone-durum kodları ve kaçak kullanım kodları kapsamında kalan hizmetlerin bedeli için tahakkuk yapılmadığını, hakediş düzenlenmediğini ve ödeme yapılmadığını, davanın konusunun bu alacaklarla ilgili olduğunu, davalı ...'a, Çorlu 4. Noterliğinin 19.7.2018 tarih ve 5236 yevmiye nolu ihtarnamesinin çekildiğini, ancak bu güne kadar hiçbir cevap verilmediğini, müvekkili şirketin, imzalanan sözleşme ve ekleri kapsamında iş yeri teslimi yaptığını ve iş programına bağlı olarak da üzerine düşen edim ve yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davanın davalının sözleşme ile belirlenen ancak sözleşmeye aykırılık göstererek ( kesinleşmiş yargı kararı olduğu halde ödemediği abone -sayaç durum kodu ve kaçak ihbarından doğan alacağın istihkaka yansıtılmadan ödenmesi, dolayısıyla da eksik ödenek istihkaklarının tahsili talebine ilişkin olduğunu, dava ve dolayısıyla talepleri kısmi alacağa ilişkin olup toplam alacağın belirsiz olduğunu, davalının abone-sayaç durum kod bildirimlerini ve kaçak ihbarlarının bedelini yıllardır hukuka aykırı olarak ödemediğini tahmini 800.000.-TL alacaklarından fazlaya dair hakları saklı olmak üzere şimdilik ve kısmi olarak 100.000.-TL asıl, bunun %18 i oranında 18.000.-TL KDV ve toplamda 118.000.-TL nin 30.09.2005 tarihinden geçerli olmak üzere avans faiz oranı ile birlikte davalılardan tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAPLAR; <br>Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Davayı ve husumeti kabul anlamına gelmemek kaydıyla kesin hüküm yönünden, davacı şirket tarafından iş bu dava konusu taleplere ilişkin olarak Manisa 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/159 Esas nolu dosyası ile dava ikame edildiğini, davanın reddine karar verildiğini ve söz konusu kararın Yargıtay'ca onandığını, bu sebeple davanın kesin hüküm yönünden reddi gerektiğini, davacının davayı belirsiz alacak davası olarak açmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi bağlı ortaklığı olan ... Anonim Şirketinin Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 22.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı kararı ile özelleştirme kapsamına alındığını ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen ihale sonrasında Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 07.03.2013 tarihli 2013/21 sayılı kararı doğrultusunda tamamı ...'a ait hisselerinin satılması suretiyle 29.05.2013 tarihi itibari ile devralındığını, bu sebeple davacı ile yapılmış olan 2002 ve 2004 tarihli Hizmet Alım Sözleşmesi ve bu sözleşmeye istinaden ödenmediği iddia edilen abone-sayaç durum kodu ve kaçak kod bildirimlerinden doğan alacağın muhatabının tarih itibariyle ... Genel Müdürlüğü olup iş bu davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davaya konu alacağım 2002-2004 yıllarını kapsamakta olup yasada belirtilen sürelerde açılmadığından talep edilen alacaklar bakımından davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davacı tarafça, sözleşme ve şartname hükümleri göz ardı edilerek, ticari hükümlerin uygulanma sırasına riayet edilmeden ve hiçbir yasal dayanağı da olmadan, emek ve zaman harcandığından bahisle ek ücret ödenmesi talebinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, ihale sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası olan Teknik Şartnamenin 3. Maddesinin son derece açık biçimde davacının iddialarını çürüttüğünü beyan ederek haksız açılan davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından açılan alacak davasının hukuka aykırı olması nedeniyle reddini talep ettiklerini, İzmir ve Manisa illerindeki elektrik dağıtım faaliyetinin ... Genel Müdürlüğünden ayrı bir tüzel kişiliği bulunan ... A.Ş tarafından yürütüldüğünü, ...’ın 02.02.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınması neticesinde 20 dağıtım şirketinin oluşturulmasına ilişkin çalışmalar sonuçlandırıldığını ve ... Müessese Müdürlüklerinin merkez İzmir olmak üzere ... A.Ş olarak yapılandırıldığını ve resmi gazetede yayınlanarak 24.07.2006 tarihinden itibaren ... A.Ş adı altında faaliyet göstermeye başladığını, 27.04.2006 tarihinden sonra meydana gelen tüm iş ve işlemlerden ... A.Ş.nin sorumlu olduğunu, davanın takibinin ... A.Ş. sorumluluğunda olduğunu, her ne kadar davalı ... A.Ş. tarafından sunulan cevap dilekçesinde mülkiyetin müvekkili kurum olan ...’a ait olduğundan bahsedilmişse de İHDS 7.5. maddesi gereği sözleşme tarihi gözönüne alındığında, tarihler itibariyle davaya konu ihtilafın müvekkili kurum ...’ın sorumluluğu dışında olduğunu beyan ederek davanın ... Genel Müdürlüğü yönünden husumetin reddine karar verilmesini, esasa girilmesi halinde ise emsal kararlarda göz önüne alınarak davanın esastan reddine, davanın zamanaşımı, hak düşürücü süre nedeni ile de  reddine karar verilmesi ile vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı yana yüklenilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER; <br>Mahkememizce celp edilen Manisa 3.AHMne ait 2014/159 Esas 2015/30 Karar sayılı dosyanın incelenmesinde; davacının ... Şti olduğu, davalının ... AŞ olduğu, davanın, İİK'nun 67.maddesine dayalı olarak açılan davalı hakkındaki takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında davacı ile dava dışı ... arasında imzalanan sözleşme gereğince, davacı tarafça yapılan işlerden doğan alacağın ödenmemesinden kaynaklandığı, alacak miktarı ve bu alacaktan davalının sorumlu olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık olduğunun tespit edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda 19/01/2015 tarihli karar ile davanın taraf ehliyeti yokluğundan HMK 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine karar verildiği, kararın 05/07/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşıldı. <br>Mahkememizce ...  A.Ş. Genel Müdürlüğü ile ... A.Ş.ye ayrı ayrı müzekkere yazılarak, taraflar arasında akdedilen 13/05/2002 tarih ve 2002-45-02 grup nolu, 08/09/2004 tarihli 2004-45-09 grup nolu Manisa iline ait (Tüm ilçeleri, bunlara bağlı belde ve köyler) işine ait El Bilgisayarı ile Endeks Okuma Hizmet Alım Sözleşmesi, bu sözleşmenin teknik şartnamesi ile ekleri, ihale dokümanları, tüm kayıt ve tutanaklar ile yapılan yazışmaları, davacı şirketin yaptığı iş ve dönem kapsamında ayrıntılı hakediş tablosu ile abone durum icmali ve abone hakediş icmalleri, davalı şirket tarafından Nisan 2003-Eylül 2005 Dönemleri arasında davacı şirkete ödenen ve ödenmeyen tüm abone-sayaç durum kod ve kaçak bildirimleri, bu kapsamda EPDK Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 15. Maddesi hükümlerine göre tespit, tüketim miktarı, hesaplama ve tahakkuk işlemlerinin yapılıp yapılmadığının ilgi belgeleri, davacı şirkete yapılan hizmet kapsamında kaçak ihbarların geçerliliği noktasında sözleşme 17. Madde kapsamına ceza uygulanıp uygulanmadığına ilişkin bilgi ve belgeler, varsa ilgi belgelerinin, kod ve kaçak ihbarlarının Nisan 2003-Eylül 2005 dönemleri itibariyle her yıla ait olmak üzere birim fiyat miktarları ile EPDK kesme bağlama bedeline ilişkin fiyatlarına ilişkin bilgi ve belgeler celp edilmiş, ayrıca ... A.Ş. Ankara Bilgi İşlem Daire Başkanlığına müzekkere yazılarak 13/05/2002-08/09/2004 tarihli Manisa iline ait (Tüm ilçeleri, bunlara bağlı belde ve köyler) işine ait Nisan 2003-Eylül 2005 dönemleri arası davacı şirketin kaçak kod bildirimleri ile abone hakediş icmallerine ilişkin bilgi ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Dava;  davalı İdare ile davacı arasında akdedilen 13/05/2002-08/09/2004 tarihli Manisa İline ait Hizmet alım sözleşmesi ile ilgili olarak davalının Nisan 2003-Eylül 2004 ve Eylül 2004-Ekim 2005 yılları arasına ait abone-sayaç durum kod ve kaçak bildirimlerinden kaynaklanan alacağın ve işbu alacaklara işletilen %18 KDV alacağın tahsili istemine ilişkindir. <br>6100 sayılı HMK’nın kesin hükmü düzenleyen 303. maddesinde; “Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir...\" hükmüne yer verilmiştir. Yine aynı kanuna göre kesin hüküm itirazı dava şartlarından olup 6100 sayılı HMK’nın 115. maddesi gereği dava şartının her zaman ileri sürülmesi mümkündür.<br>Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller davalı ... (...)  AŞ yönünden bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Davacının, davalı ... AŞ aleyhine başlattığı Manisa 2.İcra Müdürlüğünün 2013/1896 Esas sayılı takip dosyasında davalının itirazı üzerine itirazın iptali ile takibin devamına yönelik dava açtığı, borcun sebebini davalı İdare ile davacı arasında akdedilen 13/05/2002-08/09/2004 tarihli Manisa İline ait Hizmet alım sözleşmesi ile ilgili olarak davalının Nisan 2003-Eylül 2004 ve Eylül 2004-Ekim 2005 yılları arasına ait abone-sayaç durum kod ve kaçak bildirimlerinden kaynaklanan alacağa ve işbu alacaklara işletilen %18 KDV alacağı olarak gösterdiği, Manisa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 19/05/2015 tarihinde vermiş olduğu taraf ehliyeti yokluğundan davanın usulden reddine yönelik kararın 05/07/2018 tarihinde kesinleştiği, mahkememizde görülmekte olan dava ile Manisa 3. Asliye 2014/159 Esas ve 2015/30 Karar sayılı dosyasının konusu ile tarafların aynı olduğu, aynı hukuki sebebe dayandığı, bu nedenle bu dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiği anlaşıldığından aynı davanın daha önce kesin hükme bağlanmış olması nedeniyle davanın davalı ... A.Ş yönünden HMK nın 114/1-i ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.<br>Mahkememiz dosyasının ...  AŞ yönünden değerlendirilmesinde ise; Davacının alacak isteminin karşısında davalının zamanaşımı itirazında bulunduğu. TBKnun 146.maddesinde yer alan \"Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak 10 yıllık zamanaşımına tabiidir.\" düzenlemesine göre işbu davanın 10 yıllık zamanaşımına tabii olduğu, sözleşmeden doğan alacaklarda, zamanaşımı alacağın muaccel olduğu tarihten başlayacağı, davacının 13/05/2002-08/09/2004 tarihli Manisa iline Ait El bilgisayarı ile Endeks Okuma Hizmet Alım Sözleşmesi ile ilgili olarak davalının ödemediği Nisan 2003 ve Eylül 2005 dönemleri arasında abone sayaç durum kodu ve kaçak kod bildiriminden kaynaklanan alacak ve işbu alacaklara işletilen %18 KDV alacağının tahsilini TBKnun 146.maddesinde yer alan on yıllık zamanaşımı geçtikten sonra talep ettiği...\" gerekçesi ile; Davalı ... AŞ yönünden kesin hükme bağlanmamış olmasına yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle HMKnun 114/1-i maddesi ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine, ...'ne yönelik davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, verilen bu karara karşı davacı vekili tarafından davalı ... aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br> <br>İSTİNAF NEDENLERİ: <br><br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı ... yönünden verilen kararın usul ve yasaya, sözleşme ve sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olan Hizmet İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine aykırı olduğunu, kesin hesap yapılmadan ve idarece onaylanmadan zamanaşımını işlemeye başlamayacağını, dava konusu olayda, sözleşme dönemi bitip, aradan yıllar geçmesine rağmen bugün dahi komisyon oluşturulup, kesin hesap yapılmadığını, kesin hesap yapılmadığı için de halen dahi dava konusu sözleşme çerçevesinde taraflar arasındaki hukuki ilişkinin devam etmekte olduğunu ve zamanaşımının işlemeye başlamadığını, zamanaşımı nedeni ile davanın reddi halinde vekalet ücretinin nispi değil maktu olması gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek davalı ... yönünden yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  <br><br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: <br><br>Dava, “El bilgisayarı/endeksör ile (GPRS) endeks okuma hizmet alımı sözleşmesi'' kapsamında, Nisan 2003-Eylül 2004 ve Eylül 2004 - Ekim 2005 tarihleri arasında abone ve sayaç durum kod ve kaçak bildirimlerinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.<br><br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>\"...Önemle vurgulamak gerekir ki, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) 125-140.,  6098 Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 146-161. maddeleri arasında düzenlenen zamanaşımı, hakkın ileri sürülmesini engelleyici nitelikte olup alacak hakkının alacaklı tarafından yasanın öngördüğü süre ve koşullar içinde talep edilmemesi hâlinde dava yoluyla elde edilebilme olanağından yoksun kalınması sonucunu doğurur.<br>Zamanaşımına uğrayan alacağın tahsili hususunda devlet kendi  gücünü kullanmaktan vazgeçmekte, böylece söz konusu alacağın ödenip ödenmemesi keyfiyeti borçlunun iradesine bırakılmaktadır. Şu hâlde zamanaşımına uğrayan alacak ortadan kalkmamakla beraber artık doğal bir borç (Obligatio naturalis) hâline gelmektedir. Ancak belirtmek gerekir ki, alacağın salt zamanaşımına uğramış olması, onun eksik bir borca dönüşmesi için yeterli olmayıp borçlunun kendisine karşı açılmış olan alacak davasında alacaklıya yönelik bir def'ide bulunması şarttır (Reisoğlu, S.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1998, s.334 vd.; Kuru, B./A., R./Y., E.: Medeni Usul Hukuku, Ankara 1995, s.304 vd.; Üstündağ, S.: Medeni Yargılama Hukuku, İstanbul 1997, s.346 vd.; Pekcanıtez, H./Atalay, O./Özekes, M.: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2009, s.323; Hukuk Genel Kurulunun 12.03.2020 tarihli ve 2017/13-650 E., 2020/301 K. sayılı; 05.02.2019 tarihli ve 2018/21-523 E., 2019/70 K. sayılı ve 3.5.2006 tarihli ve 2006/4-232 E., 2006/269 K. sayılı kararları).<br>Yargıtay’ın istikrar kazanmış son uygulamalarına göre, zamanaşımı hukuk niteliği itibariyle, maddi hukuktan kaynaklanan bir def'i olup, usul hukuku anlamında ise bir savunma aracıdır [Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:II, s.1761; Von Tuhr,A.: Borçlar Hukuku (C. Edege Çevirisi ), Ankara 1983, s.688 vd.; Canbolat, F.: Def'i ve İtiraz Arasındaki Farklar ve İleri Sürülmesinin Hukuki Sonuçları, EÜHF Dergisi, Cilt:III, Sayı:1, Kayseri 2008, s.255 vd.; Hukuk Genel Kurulunun 23.05.2019 tarihli ve 2017/13-563 E., 2019/605 K. sayılı, 04.10.2018 tarihli ve 2017/4-1420 E., 2018/1419 K. sayılı; 12.03.2014 tarihli ve 2013/4-544 E., 2013/315 K. sayılı kararları].<br>Nitekim, Türk-İsviçre öğretisinde ağırlıklı görüşün ve İsviçre Federal Mahkemesi'nin de, zamanaşımını maddi hukuka ilişkin bir kavram olarak kabul ettikleri anlaşılmaktadır (Erdem, M.: Özel Hukukta Zamanaşımı, 1. Baskı, İstanbul 2010, s. 8, dipnot 15-16 ).<br>Hem mülga BK'nın 125. maddesi hem de TBK'nın 146. maddesiyle alacak haklarının tabi olacağı genel zamanaşımı süresi on yıl olarak düzenlemiştir. Ancak madde metninde de açıklandığı üzere kanun koyucu tarafından bunun aksine yasal düzenleme yapılabilir...\" (Bknz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.09.2021 tarih ve 2017/(19)11-945 Esas 2021/1069 Karar sayılı Kararı)     <br>Yukarıdaki açıklamalar ışığında; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davacı ile davalı ... arasındaki sözleşmelerden kaynaklı olarak Nisan 2003 - Ekim 2005 dönemleri için alacak isteminin 19.08.2019 dava tarihi itibariyle 10 yıllık sözleşme genel zamanaşımı süresinin dolmasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br><br>1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/03/2021 tarih ve 2019/399 Esas  2021/254 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 427,60.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 59,30.TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30.TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,    <br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>6-Kararın Dairemizce taraf vekillerine tebliğine,<br> Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 17/10/2024  tarihinde oy birliği ile karar verildi<br> </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"07eae461877a62c8","SID":"c38a7ed4b6b0d471"}}