{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1828 <br>KARAR NO: 2024/1660<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/05/2021<br>NUMARASI: 2019/528 Esas - 2021/487 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalıya ait ve müvekkiline zorunlu trafik sigortalı aracın 03.04.2017 tarihinde seyir halinde iken karşıdan karşıya geçmekte olan dava dışı ...'a çarparak yaralanmasına neden olduğunu, müvekkili şirket tarafından dava dışı ...'ın zararının karşılandığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu ve araç sürücüsü olduğu belirtilen ... isimli kişinin olay yerini terk etmesi nedeniyle müvekkilinin rücu hakkı doğduğunu, tazminatın rücuen tahsili için davalı aleyhine başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, takibe yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. İlk derece mahkemesince; davacının takip talebinde olay yerini terk sebebine dayandığı, ispat yükünün davacıda olduğu, dava dışı ...'ın gerek soruşturma aşamasındaki gerekse ceza yargılaması sırasında mahkemedeki ifadelerinde, davalı şirkete ait aracı kullanan sürücünün olay yerini terk etmediğini beyan ettiği, dosyada kusur yönünden bilirkişi raporu alındığı, davalı aracı süren kişinin tali kusurlu olduğu, kusur raporunun ceza dosyası ile de uyumlu olduğu hususları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri; kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ZMMS Genel Şartları gereğince, araç sürücüsünün olay yerini terk etmesinin başlı başına rücu sebebi olduğu, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle sürücünün kim olduğunun, ehliyeti bulunup bulunmadığının ve alkollü olup olmadığının tespit edilmediği, yabancı kişilerin ülkeye giriş tarihinden itibaren 6 ay süre ile araç kullanabilecekleri, 6 ay sonrasında sürücü belgelerinin ülke sürücü belgesi ile değiştirilmesi gerektiği hususlarına ilişkindir. Dava, zorunlu trafik sigortası kapsamında hak sahibine ödenen tazminatın sigortalıdan rücuen tahsiline yönelik takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davaya konu kazada yaralanan ve davacı tarafça ödeme yapılan hak sahibi ...'ın soruşturma aşamasında alınan beyanında, kazanın meydana gelmesinden sonra kazaya karışan araç sürücüsünün yanına geldiğini, kaza mahallindeki vatandaşlar tarafından ambulans çağrılarak hastaneye götürüldüğünü, kazaya karışan araç sürücünün de hastaneye geldiğini, daha sonra başka hastaneye sevkedildiğini ve araç sürücüsünün diğer hastaneye de geldiğini ifade ettiği görülmüştür. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; davacının rücu nedenini olay yerini terk sebebine dayandırdığı, hak sahibi ...'ın soruşturma aşamasındaki beyanı göz önüne alındığında kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kaza mahallinden ayrılmadığı, kazada yaralanan hak sahibinin kaldırıldığı hastaneye gittiği, bu hali ile olay yerini terk nedeniyle rücu koşulunun oluşmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacıdan alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile 368,3‬0-TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan  tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 24/10/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9f3a77d0b91d8d61","SID":"c5a76503bfabbf6c"}}