{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS     NO\t: 2021/1148 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1744<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/04/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/258 Esas  2021/276 Karar <br>DAVA\t\t: İTİRAZIN İPTALİ<br>KARAR TARİHİ\t: 10/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ   : 10/10/2024 <br> <br>İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/258 Esas ve 2021/276 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br><br>Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı şirket arasında kurulan ilişki nedeniyle davalının müvekkili şirkete 22.964,41 TL borcu olduğunu, müvekkili tarafından sipariş verilen ve ödemesi yapılan makine ve kalıp ekipmanlarının yapılacak işe uygun olmadığından dolayı davalı şirket yetkililerine iade edildiğini, davalı tarafça iade edilmeyen mal bedellerine ilişkin davalı aleyhine İzmir 16. İcra Müdürlüğü’nün 2019/15431 Esas sayılı doyası ile takip başlatıldığını, borçlunun süresinde itirazından dolayı takibin durduğunu, hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunu, birinci ve ikinci oturumların sonunda anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerden dolayı davanın kabulü ile davalının haksız ve dayanıksız itirazının iptali ve takibin devamına, borçlu aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama, vekalet giderlerine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili şirket ve davacı arasında gerçekleşen ticari ilişki neticesinde makina kalıp ekipmanlarının satımı konusunda tarafların anlaştığını, söz konusu araçların müvekkili şirket tarafından davacıya tesliminin ardından davacı tarafından makina kalıplarının iadesi konusundaki isteminin müvekkile bildirildiğini ve buna ilişkin iade faturasının düzenlenerek söz konusu araçların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, davacı tarafından her ne kadar delil olarak değerlendirilmesi maksadıyla davacı tarafından gönderilmiş bazı e-mail örnekleri dava dosyasına sunulmuş olsa da bu yazışmaların maddi gerçeği yansıtmayan tek taraflı yazı ve bildirimler olduğunu, her ne kadar davacı ve davalı şirket arasında ticari ilişki gerçekleşmiş olsa da davacı şirket tarafından makina kalıplarının iadesinin talep edildiği ancak bu ürünlerin müvekkiline fiziken iade edilmediği ve bu sebeple de ürünlerin iade alındığına ilişkin müvekkili şirketin kabulünü içeren herhangi bir belge düzenlenmediği, iade edilmemiş ürünlere rağmen ürünlerin bedeline ilişkin açılmış olan icra takibi haksız olduğundan söz konusu icra takibinin iptaline karar verilerek haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatılan davacı tarafın icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkememizce deliller toplanılmış, İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2019/15431 Esas  sayılı takip dosyası getirtilmiş, incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine cari hesap alacağının tahsili amacıyla 22.964,41 TL asıl alacak, 3.212,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.176,41 TL nin tahsili amacıyla ilamsız yolla takibe girişildiği, ödeme emrinin borçluya 28/11/2019 tarihinde tebliği ile süresi içerisinde borçlu vekili tarafından ibraz edilen itiraz dilekçesinde, alacaklı firmanın alacağı olmadığı, borcu kabul etmediklerini, borcun tamamına, faiz ve ferilerine yapılan itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, dava dilekçesi içeriğinden, takip dosyasında davacı tarafa 3.689,84 TL işlemiş faiz talebinin de bulunmasına rağmen dava dosyasında asıl alacak tutarı olan 22.964,41 TL üzerinden harçlandırılmış ve dava değeri bu miktar üzerinden talep edilmiş olmakla davacının işlemiş faiz talebinin bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>Her ne kadar davacı yanca tanık dinletme isteminde bulunulmuş ise de, Mahkememizin 26/04/2021 tarihli duruşmasında, davacı tarafın tanık dinletme talebinin dosyanın mahiyet ve talep edilen bedele nazaran yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiş, yine davalı tarafından yeniden bilirkişi incelemesi yönündeki talebi de dosyada mevcut raporlar ve dosya kapsamına nazaran yerinde görülmemiş, dosya uyuşmazlık konularında inceleme yapılmak üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilen 04/02/2021 havale tarihli  raporda; davacı tarafın yasal defterlerinin TTK ya göre uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde yapıldığı, davalı defterlerinin süresi içerisinde ibraz edilmemesi nedeni ile incelenemediği belirtilerek dava konusu dönemler itibariyle davacı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle rapor tanzim edilmiştir. <br>Dava; İİK nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline ilişkindir.  <br>Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; taraflar arasındaki makine kalıp ekipmanları satışına ilişkin cari hesap alacağına dair davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itirazının haklı olup olmadığı, takip konusu alacağın talep koşullarının  mevcut olup olmadığı, bu kapsamda alacağın varlığı ve miktarı hususunda toplandığı anlaşılmış, davacıya ait ticari ve defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğu, davalı adına ticari defter ve belgelerinin sunması amacıyla ihtarlı tebligatın yapılmış olmasına rağmen ticari ve defter kayıtlarının sunulmadığı, davacının ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi vasıtasıyla yaptırılan incelemesinde, TTK ya uygun şekilde, açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, 2018/2019 yılı hesap döneminde, davacının E-Defter mükellefi olduğu, sunulu ticari E-Defterlerin defter berat kayıtlarının V.U.K.'a uygun olarak zamanından yapıldığı, defter kayıtları, muhasebe fişleri ve ekli müsbit evrakın, fatura ve irsaliyelerin V.U.K. m.229-232 hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği, davacı taraf ticari defterlerinde davalı tarafın ... Şti alt hesabında işlem gördüğü, davacı tarafın davalıya sipariş ettiği ve ödemesini yaptığı makine kalıp ekipmanlarının yapılacak işe uygun olmayınca davalı tarafa iade edildiği, iade faturasının kesildiği fakat ödemenin iade edilmediği, davacı tarafından dosyaya sunulu Ek- 4 elektronik posta yazışmalarında ‘‘yeni projede kullanılmak üzere ürün siparişinde bulunduklarını, teslimatın geciktiğini, 2 ay önce teslim edilen ürünlerin iade alındığını,  4,5 ay malzemelerin teslimatı ve yeni proje ürünlerin imalatını yapmak için beklediklerini, gerek ithalatçi firma gerekse gümrük problemlerinden dolayı malzeme tesliminin sürekli ertelendiğini, yapılan telafi görüşmesi neticesinde karşılıklı siparişi iptal etme kararı aldıklarını ve siparişe istinaden yapılan 1.600 € ödemenin ... firma hesabına iade edilmesinin\" talep edildiği, davacı taraf ticari defterlerinde davalının takip edildiği alt hesap hareketlerinden görüleceği üzere taraflar arasındaki ticaretin 25.09.2018 tarihinde davalı tarafa 4.130,00 TL havale yaptığı, davalının ise davacıya 17.10.2018 tarihinde 4.130,00 TL karşılığında fatura keşide ederek hesabın sıfırlandığı, davacı tarafından dava konusu yapılan 1.600,00 € ödemenin davacı ticari defterlerinde 09.11.2018 tarihli  12643 no fiş ile kayıt edildiği, 21.12.2018 tarihinde davalı tarafından davacıya 3.689,84 € fatura keşide edildiği, 03.01.2019 tarihinde ise 10.03.2019 vadeli 12.760,89 TL çek ödemesinin kayıtlı olduğu, sonrasında davalı tarafından avans ödemesi yapılan ürünün davacı iddiasına göre uygun olmadığı gerekçesi ile davalı tarafa iade edildiği ve iş bu iadenin davacı tarafından davalıya keşide edilen 31.01.2019 tarihli 3.689,84 € iade faturasının kayıtlı olduğu, öte yandan davalı vekilinin cevap dilekçesinde \"davalı müvekkili şirket ile davacı arasında gerçekleşen ticari ilişki neticesine makina kalıp ekipmanlarının satımı konusunda taraflar anlaşmıştır. Söz konusu araçların müvekkil şirket tarafından davaya tesliminin ardından davacı tarafından makina kalıplarının iadesi konusundaki istemi müvekkile bildirilmiş, buna ilişkin iade faturası düzenlenmiş ancak söz konusu araçlar müvekkil şirketi teslim edilmemiştir\" şeklinde belirtildiği, <br>Vergi Usul Kanununda, Kur Değerleme vergi matrahlarının hesaplanmasıyla ilgili iktisadi kıymetlerin takdir ve tespitinin tanımlandığı, bu kapsamda, yabancı paralarda, iktisadi kıymet olarak VUK’nun değerleme hükümlerine tabi olduğu, davacı tarafından 1.600,00 € her ay kur değerlemesi yapıldığı ve 22.11.2019 takip tarihi itibari ile 22.964,41 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından davalıya keşide edilen 3.689,84 € iade fatura ve içeriğine 8 iş günü içerisinde itiraz edilmediği, buna ilişkin dosyaya ibraz edilen davacıya keşide edilmiş iade faturası bulunmadığı...'' gerekçesi ile; Davanın KABULÜ ile, davacı tarafından davalı aleyhine İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2019/15431 esas sayılı dosyası ile yapılan takibe davalının vaki itirazının 22.964,41-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin devamına, Davalı tarafından hüküm altına alınan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya  verilmesine karar verilmiş, verilen bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br> <br>İSTİNAF NEDENLERİ: <br><br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının bedelini ödeyip teslim aldığı ürünün daha sonra iadesini talep etmesine rağmen ürünleri fiziken iade etmediğini, davacının ürünleri iade ettiğini ispatlayamadığını, eksik inceleme sonucu verilen kararın hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  <br><br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: <br><br>Dava, cari hesap alacağının tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.  <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. <br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, davacının iade faturası ile malzemeyi iade etmesine rağmen davalı tarafından malzeme bedelinin davacıya iade edildiğinin ispatlanamamasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  <br>1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/04/2021 tarih ve 2020/258 Esas  2021/276 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 1.568,70.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 392,17.TL harcın mahsubu ile bakiye 1.176,53.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,  <br>3-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 10/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7488d76c795a0b7d","SID":"006045a41599afc3"}}