{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/578 <br>KARAR NO: 2024/1496<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/12/2021<br>NUMARASI: 2020/727 Esas 2021/876 Karar <br>DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/10/2024 <br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirkette  21 Mayıs 2018 tarihli iş sözleşmesi ile Yazılım Geliştirme Müdür Yardımcısı olarak çalışmaya başlayan davalının iş akdinin 11.12.2019 tarihinde verdiği istifa dilekçesi ile 20 Aralık 2019 tarihinde sona erdiğini, sona erme tarihinden altı ay boyunca Marmara Bölgesi sınırlarında, davacı  şirketin faaliyetleri ile doğrudan ve dolaylı olarak rekabet halinde olan veya olması muhtemel işlerde çalışmayacağını\" taahhüt etmesine rağmen davacı şirketin doğrudan rakibi konumundaki ... Lojistik Hiz A.Ş.’nin İstanbul’daki işyerinde İş Geliştirme ve İnovasyon biriminde çalışmaya başladığının tespit edildiğini, İş Sözleşmesi’nin 12. maddesine göre, davalının 10. maddedeki taahhütlerini ihlal etmesi halinde her bir aykırılık için, davacı şirkette aldığı son ücret üzerinden toplam altı aylık brüt ücreti tutarında tazminatı cezai şart olarak ödeyeceğinin düzenlendiğini, davalının cezai şart istemine ilişkin olarak keşide ettikleri  03.01.2020 tarihli ihtarnameye cevap vermediğini ileri sürerek fazlaya ilişkine dava hakkı saklı kalmak kaydıyla; 168.000-TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi  işletilerek  davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, davacı şirkette  21.05.2018 ile 11.12.2019 tarihleri arasında Yazılım Geliştirme Müdür Yardımcısı\" olarak çalıştığını, 23.12.2019 tarihinde ... A.Ş. 'de \"İnnovasyon Müdürü\" olarak göreve başladığını, yapılan işlerin farklı olduğunu,  davacının mesleği gereği başka bir işte çalışmasının mümkün olmadığını, müşteri çevresi ve gizli bilgilere sahip olmadığını, yapılan işin bilgisayar kodlamaları ve tekniklerinin uygulanması olduğunu, işçinin çalışma hürriyetinin engellenemeyeceğini, Gümrük, Lojistik, Depolama, Nakliye, İthalat ve İhracat işlemlerinin dokunmadığı sektör ve alanın neredeyse olmadığını, tüm Marmara Bölgesi şeklinde coğrafi alan sınırlaması yapılamayacağını, konu sınırlaması olmadığını, çalışma ve sözleşme özgürlüğüne aykırı kurallar konulamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalının başka bir firmada işe başlayarak belirli bir süreyle rekabet etmeme anlaşmasını ihlal ettiği yönündeki iddianın ispatlanamadığı, davalının aynı alanda faaliyet gösteren başka bir firmada çalışmaya başlamasının tek başına cezai şart ödenmesi için yeterli olmadığı, aksi halde davacının Anayasa'da güvence altına alınan çalışma hürriyetine ölçüsüz bir müdahalede bulunulmuş olacağı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; davalının yazılım geliştirme müdür yardımcısı olarak yöneticilik görevini sürdürdüğünü, konumu nedeniyle şirketin tüm yazılım sistemine, teknik, ticari ve personele ilişkin iş sırlarına ve müşteri çevresine  ait bilgi, ticari sır ve teknik verileri paylaşmasının davacı  şirketi zarara uğratacağını, sözleşmenin 10ve 12 maddeleri uyarınca rekabet yasağını ihlal ettiğini, davalının özgür iradesi ile iş akdini imzaladığını,  Anayasa'da düzenlenen çalışma hürriyeti hilafına sözleşme düzenlenmediğini, davalının diğer şirkette de aynı işi yaptığını, yazılımcı olduğunu savunarak kararın kaldırılarak davanı kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, rekabet yasağına aykırılık nedeni ile cezai şart bedelinin tahsili talebine ilişkindir. Davalının 21.5.2018-20.12.2019 tarihleri arasında davacı şirkette Uygulama Geliştirme Uzmanı - Yazılım geliştirme Müdür Yardımcısı- olarak çalışmakta iken istifa ederek 23.12.2019 tarihinde dava dışı ... Lojistik Hizmetleri A.Ş.'de İnnovasyon Müdürü olarak çalışmaya  başladığı, davacı tarafça sözleşmedeki rekabet etmeme yasağına aykırı davranılması nedeniyle cezai şartın ödenmesi talebinde bulunulduğu, davalı tarafça iş ve görev tanımlarının farklı olduğu, rekabet yasağının çalışma özgürlüğüne aykırı olduğunun ileri sürüldüğü görülmüştür. 6098 sayılı TBK'nın 444 ve devamı maddelerindeki düzenleme uyarınca; rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir.TBK'nın 444/2. maddesi gereğince; rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.TBK'nın 445. maddesi uyarınca; rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz.Somut olayda; taraflar arasında düzenlenen  21.05.2018 işe başlama tarihli sözleşme 10. Maddesi gereği: \"10.1. Çalışan, İşveren’in Faaliyeti ile ilgili olarak önemli bilgi birikimine ve gizli bilgiyi haiz olacağı, 10.2 md de  çalışanın sözleşmenin  sona ermesi sonrası  yasaklı süre boyunca yasaklı bölgeler’de doğrudan veya dolaylı olarak  kendi hesabına; veya herhangi bir diğer şahıs, firma veya şirket hesabına; veya  diğer bir kişinin, firmanın veya şirketin temsilcisi, yöneticisi, ortağı, müdürü, çalışanı, danışmanı veya hissedarı sıfatıyla işveren’in faaliyeti ile doğrudan veya dolaylı olarak rekabet halinde olan veya olması muhtemel işlerde çalışmayacağı; 10.4 md de ..“İşveren’in Faaliyetinin Gümrük komisyoncularının faaliyetleri karayolu ile uluslararası yük taşımacılığı (gıda,sıvı,kuru yük,vb)(gaz ve petrol ürünleri hariç)“, yasaklı bölgelerin Marmara Bölgesi, yasaklı sürenin 6 ay olduğu, 12. Maddesi gereği; Çalışan’ın, 9. , 10 . ve 11.  maddelerinde belirtilen yükümlülüklerinden herhangi birini ihlal etmesi durumunda, çalışanın her bir aykırılık için ayrı ayrı olmak üzere, aldığı son ücreti üzerinden 6 altı aylık brüt ücreti tutarında tazminatı işverene cezai şart olarak ödemeyi peşinen kabul ve beyan ettiği\" kararlaştırılmıştır.Davacı  şirket ile ...AŞ nin faaliyet konularının gümrük Müşavirliği ile ilgili olduğu, davalının davacı iş yerindeki meslek kodunun\" Yazılım Proje Yöneticisi - Yazılım Geliştirme Müdür yardımcısı-\" olarak ağırlıklı olarak yazılım geliştirme faaliyetleri kapsamında yazılım alt yapısının takibi ve veri tabanı uygulamaları -tanık beyanına göre gümrük ve depolama iş sürecini yönlendirme ve teknik sorunları giderme - iken , Ünsped şirketinde  \"İş Geliştirme Uzmanı- İnnovasyon Müdürü\" olarak iş geliştirme, teknolojik çözümler, yenilikçi yaklaşımlar proje gelişimi ve dökümasyonu- tanık beyanına göre bir nevi Arge -  olduğu, bilirkişi tarafından tanık beyanları da  esas alınarak  görev tanımlarının birbirinden çok farklı olduğu ve davacı işyerindeki bilgilerin çok gizli bilgiler sayılmayacağına ilişkin görüş bildirildiği görülmüştür.Davalının ve davacının işe yeni başladığı işyerinin faaliyet alanlarının birbirine benzer olduğu ,istifa etmesi nedeniyle iş akdinin sona erdiği ,istifasından 3 gün sonra  İstanbul'da bulunan diğer iş yerinde çalışmaya başladığı, TBKnın  445/1 maddesi uyarınca rekabet yasağının öngörüldüğü  alan bakımından kanuna aykırılık var ise de ,davacı işyerinin bulunduğu İstanbul İl sınırlarında  rekabet yasağının geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Davalı tarafça  her iki işyerindeki  görev tanımlarının çok farklı olduğu ileri sürülmüş ise de , her iki şirketin aynı faaliyet alanında olup davalının temelde yazılım ile ilgili olarak  çalıştığı,iş sözleşmesinin  10.1.maddesinde  \"Çalışan işverenin faaliyeti ile ilgili olarak önemli bilgi birikimine ve gizli bilgiyi haiz olacaktır.\" düzenlemesi gereği davalının gizli bilgilere haiz olduğunun yazılı olarak kabul edildiği,  davalının bu bilgileri kullanarak zarara sebep olması değil, zarara neden olma ihtimalinin varlığı yeterli olduğundan davalının aynı ilde, 3 gün sonra rakip firmada  benzer pozisyonda işe  başlaması ile rekabet yasağına aykırı davrandığının kabulü gerekmektedir.Tanık beyanlarına itibar edilerek  davalının davacı iş yerinde edindiği bilgilerin çok gizli bilgiler sayılmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. TBK'nın 182/3. fıkrasına göre hakim, fahiş gördüğü cezai şarttan re'sen indirim yapabilir. Cezai şartın fahiş olup olmadığı belirlenirken;  tarafların ekonomik durumu, borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat de ölçü olarak alınmalıdır. Dava dilekçesinde işten ayrıldığında davalının  28.000- TL brüt ücret aldığı ileri sürülmüş,davalı tarafça bu ücrete itiraz edilmemiştir.6 aylık brüt ücret  tutarı  168.000- TL cezai şart isteği günün ekonomik şartlarında  fahiş bulunmuştur.Bu nedenle  talep olunan cezai şarttan yarı  oranında  tenkis yapılarak  takdiren 84.000 -TL'ye indirilmesi hak ve nesafet kurallarına uygun olacağı takdir edilmiştir.Açıklanan nedenlerle; cezai şart talep koşulları oluştuğu halde davanın  reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına yeniden karar  verilmesine  \"davanın kısmen kabulüne\" fazla istemin tenkis nedeniyle reddine alacağa  ihtarla verilen süre sonu itibariyle gerçekleşen temerrüt tarihinden itibaren karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/727 Esas - 2021/876  Karar sayılı 29/12/2021 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın kısmen kabulüne, 84.000-TL  tazminatın 13.01.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, fazla istemin tenkis nedeniyle reddine,\" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; \"Alınması gereken 5.738,04‬-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 2.869,02-TL harcın mahsubu ile kalan 2.869,02‬‬-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 2.923,42-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 800-TL bilirkişi ücreti ve 84,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 884,50-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Tenkis nedeniyle reddedilen kısım üzerinden davalı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,\" Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan 53-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1d9ada1d9cbe6ab7","SID":"e3bcadae4acf0fd8"}}