{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1580 <br>KARAR NO: 2024/1656<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/04/2021<br>NUMARASI: 2018/930 Esas - 2021/285 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.08.2016 tarihinde müvekkilinin, yolcu olarak bulunduğu, davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı tek taraflı kazada yaralandığı ve malul kaldığını, dava tarihinden evvel yapılan başvuru neticesinde yapılan ödemenin gerçek zararın çok altında kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli maluliyeti için 5.000,00-TL, geçici iş göremezliği için 100,00-TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu ıslah dilekçesi ile; davanın belirsiz alacak olarak açıldığını, tazminat taleplerini 36.713,00-TL'ye artırdıklarını beyanla tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davadan önce yapılan başvuru neticesinde, %13 maluliyet, %100 kusur ve TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak yapılan hesaplama neticesinde davacıya 10.07.2017 tarihinde 74.616,10-TL tazminat ödendiğini, yapılan ödeme ile davacının zararı arasında fahiş fark bulunmadığını ve KTK'nin 111. madde hükmü gereğince davanın reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin teminat kapsamında olmadığını, ancak dava dilekçesinin tebliğini takip eden 8 iş günü sonrasından itibaren faiz istenebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün, davaya konu tek taraflı trafik kazasının meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı, davacının %13 oranındaki maluliyetine dayalı zararının 128.881,43-TL olduğu, davalı tarafça yapılan ödemenin güncelenmiş halinin mahsubu neticesinde bakiye 36.713,00-TL zararının bulunduğu, davalının ödeme tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesi ile; \"Davanın kabulü ile 36.713,00 TL maddi tazminat (geçici - kalıcı) 10/07/2017 tarihinde itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekilinin istinaf nedenleri; müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme ile davacının zararı arasında fahiş fark bulunmadığı, alınan rapora göre davacının ödeme tarihi itibariyle 74.722,64-TL zararı ile müvekkili şirket tarafından ödenen 74.616,10-TL arasında cüzi bir fark bulunduğu, yapılan ödemenin hak kaybına neden olmadığı, eksik ödendiği ileri sürülen 106,54-TL'nin eksik ödeme olarak nitelendirilemeyeceği hususuna ilişkindir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davadan önce yapılan ödemeye ilişkin taraflar arasında ibraname imzalandığının savunulmamasına ve dosyaya ibraname sunulmamış olmasına göre dava tarihinden önce yapılan ödemenin kısmi ödeme olarak kabul edilmesinde isabetsizlik görülmediğinden (Bknz. Yargıtay 4.HD'nin 19.04.2022 günlü 2021/8816 E. - 2022/7414 K.,17.HD'nin 02.10.2018 günlü 2015/14406 E. - 2018/8459 K. sayılı ilamı) davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 2.507,87-TL harçtan peşin yatırılan 686,26‬-TL harcın düşümü ile 1.821,61‬-TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 24/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a82d3049ea42460b","SID":"87653efe0d1705f9"}}