{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1587 <br>KARAR NO: 2024/1383<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/04/2023<br>NUMARASI: 2020/955 Esas - 2023/319 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/10/2024<br>Asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın asıl ve birleşen davada davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin davalı ... A.Ş.'den 21/04/2016 tarihli fatura ile 144.969,27-TL bedel ile ... plaka sayılı 2016 Model ... binek otomobili -0-km olarak satın aldığını, aracın müvekkiline 23/04/2016 tarihinde düzenlenen garanti belgesi ile birlikte teslim edildiğini, aracın tüm bakımlarının zamanında ve yetkili servislerde yaptırıldığını, 10/02/2020 tarihinde 110.000 km’de iken göstergede; \"...yetersiz soğutma sıvısı en yakın zamanda soğutma sıvısını doldurun, bkz.kullanım kılavuzu dikkat sıcak buhar tehlikesi...\" ikazı verdiğini, müvekkilinin aracı derhal yetkili servise götürdüğünü, yetkili servis tarafından söz konusu arızaya ilişkin 10/02/2020 tarihinde soğutma sıvısı dengeleme kabı sökülmesi ve takılması, külbütör kapağı sökülmesi takılması, temiz hava borusu sökülmesi takılması, alternatör kayışı değişimi, krank muhafazasındaki her iki kapağın değişimi, soğutma sisteminin havasının alınması, genleşme tankı kablo onarım seti değişimi gibi işlemler yapıldığını ve müvekkiline şifahi olarak arızanın conta bağlantı yerlerinden kaynaklandığı bilgisi verildiğini, müvekkilinden 3.893,78-TL bedel alındığını, arızanın giderildiği söylenerek aracın müvekkiline bu hali ile 11/02/2020 tarihinde teslim edildiğini, 25/03/2020 tarihinde 117.318 km’de iken göstergede aynı ikazın çıktığını, müvekkilinin aracını aynı servise götürdüğünü, müvekkilinden 9.821,80-TL bedel alındığını ve arızanın giderildiği söylenerek aracın müvekkiline bu hali ile 28/03/2020 tarihinde teslim edildiğini, 123.997 km'de iken aracın 21/08/2020 tarihinde 3. kez aynı ikazı verdiğini, müvekkilinin aracı aynı şikayetle 3.kez aynı servise götürdüğünü, yetkili servis tarafından söz konusu arızanın silindir piston bölgesinde metal aksamlarda deformasyon oluşmasından kaynaklandığının ve motorun değişmesi gerektiğinin bildirildiğini ve müvekkilinden bu işlem için 103.623,05-TL istendiğini, müvekkilinin bu talebi reddederek gizli ayıplı olduğu anlaşılan aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini talep ettiğini, davalılara 21/09/2020 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, İstanbul Anadolu 8.SHM'nin 2020/84 D.İş Sayılı dosyasında düzenlenen 15/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda araçta meydana gelen soğutma sistemi kaynaklı motor arızasının yetersiz servis onarım işlemlerinden ve üretim hatasından kaynaklandığının tespit edildiğini, dava konusu aracın gizli ayıplı olduğunu, 2 no'lu davalı yetkili servisin ayıplı servis hizmeti yaparak satılan araçtaki motor arızasının büyümesine sebebiyet verdiğini, iş tekrarı yaparak müvekkili şirketten fazladan para aldığını, dava konusu aracın kullanımından yoksun kalınan dönem için araç mahrumiyet bedelinin davalılar tarafından müteselsilen tazmini gerektiğini belirterek dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, ayıplı servis hizmeti nedeniyle müvekkil şirketten haksız tahsil edilen 8.274,62-TL'nin 25/09/2020 itibaren avans faizi ile birlikte davalı ...A.Ş' den tahsiline, müvekkilin aracı kullanmaktan yoksun kalması nedeniyle şimdilik 25.000-TL araç mahrumiyet bedeli tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili; müvekkili tarafından davalılar hakkında ayıba dayalı olarak açılan Bakırköy 6. ATM'nin 2020/955 Esas sayılı davadan sonra da müvekkilinin araç kullanımından yoksun kaldığı, 03/09/2020 tarihi ile eldeki davanın açıldığı tarihe kadar müvekkilinin 159.540,21-TL araç kiralama ücreti ödediğini belirterek şimdilik 75.000-TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir. <br>ISLAH: Davacı vekili 08/02/2023 tarihli dilekçesi ile asıl davada aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi talebini satılanın ücretsiz onarılması olarak ıslah etmiştir. Ayrıca mahrum kalınan araç nedeniyle tazminat talebini 30.000-TL'ye yükselterek araçta yapılacak onarım nedeniyle oluşacak 10.000-TL değer kaybı talebinde bulunmuştur. Birleşen davada ise mahrum kalınan araç nedeniyle tazminat talebini 404.000-TL'ye yükseltmiştir.<br>CEVAP: Davalı ...A.Ş. vekili; dava konusu araçta üretim hatasından kaynaklanan ayıp bulunmadığını, davacının ayıp olarak nitelendirdiği hususların kullanım hatası veya müşteri memnuniyetsizliği olduğunu, ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla yetkili servis nezdinde üretici standartlarında ve orijinal parçalarla gerçekleştirilen onarım işleminin değer kaybına yol açmasının söz konusu olmadığını, ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla aracın mevcut durumuna ait kaza ve hasar durumunun araştırılması gerektiğini, her ne kadar davanın reddine karar verilmesi gerekirse de sayın mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dava konusu araçta meydana gelen değer kaybının ve araçtan elde edilen faydaların iadesi gerektiğini, ayrıca davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...A.Ş. vekili; davacı tarafın müvekkili şirkete ilk olarak 10.02.2020 tarihinde değil 14.01.2020 tarihinde rutin servis bakımlarını  yaptırmak için geldiği esnada araçtaki yağ ve su kaçaklarının müvekkili şirket tarafından tespit edildiğini, davacının aracını bu halde kaçaklarını yaptırmadan servisten aldığını, davacı tarafın 10.02.2020 tarihinde kendisine daha önce 14.01.2020 tarihinde bildirilen yağ ve su kaçak onarımını yaptırmak için aracını müvekkili şirkete 112.273 km’de iken yeniden getirdiğini ve yağ-su kaçaklarına ait arıza giderilerek aracın davacıya şikayeti giderilmiş şekilde teslim edildiğini, davacının servise geldiğinde aracında herhangi bir araç arıza ikazı bulunmadığını, davacıya ait aracın üretim sebebiyle gizli ayıplı olmasından müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, müvekkili şirket tarafından davacının aracını servise her getirdiğinde araçta belirtilen arızaların bilgisayar marifetiyle tespit edilerek giderildiğini, değişmesi gerekli parçaların orijinalleri ile değiştirildiğini ve arızaya yapılması gereken tüm müdahalenin yapılarak müşteriye iade edildiğini, davacının kötü niyetli olarak talep ettiği bedel içerisinde 4 adet lastik, tampon onarım bedeli, oto kuaför ve rot balans hizmeti bulunduğunu, dava konusu motor arızasıyla bir ilgisi bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; değişik iş delil tespit dosyasında alınan rapor ile iş bu dosya kapsamında alınan raporların birbiriyle uyumlu olduğu, aracın üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğu, davalı satıcının zamanaşımı savunmasının TBK'nın 231. maddesi uyarınca yerinde olmadığı, diğer davalı yetkili servisin ise servis hizmet tarihleri ile dava tarihi dikkate alınarak zamanaşımı savunmasının yerinde olmadığı, aracın yetkili  servise başvuru yapılarak ayıp ihbarının yapılmış sayıldığı, ayırca ihtara gerek olmadığı, TBK'nın 227. maddesinde alıcının talep edebileceği seçimlik hakların düzenlendiği, bu hakların yenilik doğrucu hak olmak ile bir defa kullanılmakla tükeneceği, kural olarak ıslah ile değiştirilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafın gerek dava açarken gerekse davadan önce ihtar ile seçimlik hakkını aracın misli ile ayıpsız ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi olarak kullandığı, aracın geçmiş kaza kayıtları da dikkate alınarak TMK'nın 2. maddesi uyarınca hakkaniyetli olmayacağı, araçtaki sorunun araç motorunun tamamen orijinal yenisi ile değiştirilmesi ile çözüleceği, davacının başlangıçta araçtan kaynaklı  misli ile değişim talebini sadece davalı ...'a karşı ileri sürdüğü, arızanın üretim kaynaklı olması, davalı ...A.Ş.'nin aracın servis tamirini yapmış olması, ıslah ile yenilik doğrucu hakkın değiştirilemeyeceği, başlangıçta diğer davalı ...A.Ş.'ye karşı talep edilmeyen bir hakkın sonradan ıslah ile davaya eklenemeyeceği, ayrıca davacının dava açarken araç değer kaybına ilişkin harca esas değer göstererek talepte bulunduğu bir miktar olmadığından daha sonra ıslah ile dava konusu olmayan istemin talep edilemeyeceği, araç motorunun değiştirilmesi nedeniyle ilk raporda belirlenen araç motor onarım bedeli olan 120.000-TL değer üzerinden davacının davalı ... şirketinden vekalet ücreti istenebileceği, yine davalı ...A.Ş. yönünden de bu miktar üzerinden red vekalet ücreti istenebileceği, araç mahrumiyet bedelinden araç satıcısının gizli ayıp nedeniyle, davalı yetkili servisin ise birbirini tekrar eden sonuç getirmeyen araçtaki hasarın artmasına neden olan servis işleminden kaynaklı olarak araç mahrumiyet bedelinden sorumlu olduğu, davacıya verilen ikame aracın 03.09.2020 tarihinde geri alındığı, dosya kapsamına davacının araç kiralamalarına ilişkin KDV dahil faturalarını sunduğu rapor ve ek raporda bir kısım hesaplamalar yapılmış ise de 03.09.2020 tarihinden asıl dava tarihi olan 23.12.2020 tarihine kadar 15.901,37-TL, davacının birleşen davaya konu 24.12.2020-29.08.2022 tarihleri arasında ise toplam 159.997,06-TL araç kiralama bedeli ödendiğinin hesaplandığı, emsal araç kiralama bedelinin sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı, davacının davalı servis olan ... A.Ş.'den 10/02/2020, 25/03/2020, 21.08.2020 tarihli servis işlemlerinin ayıplı olduğunu belirterek talepte bulunduğu, araç soğutma sıvısına ilişkin 10.02.2020 tarihli servis işleminde soğutma sıvısı, soğutma sisteminin havasının alınması ve yağ ile su kaçakların masrafının KDV dahil 378,13-TL olduğu, 25.03.2020 tarihli servis işleminden kaynaklı ise davacının soğutma siteminin havasının alınması ve soğutma hortum setinden kaynaklı masrafın KDV dahil 642,12-TL olduğu, 21.08.2020 tarihli serviste ise soğutma sıvısına ilişkin işlem nedeniyle alınan bir ücret olmadığı, davacının soğutma sıvısına ilişkin yaptığı masrafın  1.020,25-TL olduğu, tekrar eden ayıplı hizmetler nedeniyle 1.020,25-TL ücreti davalı ...A.Ş.'den talep edebileceği gerekçesiyle asıl davada; araç mahrumiyet bedeline ilişkin alacak talebinin kısmen kabulü ile 15.901,37-TL’nin dava tarihi olan 23.12.2020 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, ayıplı hizmetten kaynaklı alacak talebinin kısmen kabulü ile 1.020,25-TL’nin temerrüt  tarihi olan  01.10.2020  tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalı ...A.Ş.'den alınarak davacıya ödenmesine, aracın misli ile değişim talebinin davacı tarafın 08.02.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile \"Satılanın Ücretsiz Onarılmasını İsteme\" yönünde değiştirildiği de dikkate alınarak ıslah talebinin kısmen kabulü ile dava konusu aracın davalı ... Ticaret. A.Ş. tarafından motorunun tamamen orijinal yenisi ile değiştirilip bedelsiz şekilde onarılarak davacıya teslim edilmesine, davalı ...A.Ş.’ye yönelik bu yöndeki talebin reddine, değer kaybı tazminatına ilişkin talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dosya olan Bakırköy 5 ATM’nin 2022/768 esas sayılı dosyasında; araç mahrumiyet bedeline ilişkin alacak talebinin kısmen kabulü ile 159.977,06-TL'nin birleşen  dava tarihi  29.08.2022 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı vekili; asıl ve birleşen davada araç mahrumiyetine ilişkin taleplerin tümüyle kabulü gerektiğini, müvekkilinin kiralamak zorunda kaldığı araçların hiçbirinin dava konusu aracın değerinde olmadığını, bilirkişi raporunda müvekkiline ait aracın muadili araç esas alınarak hesaplama yapılması üzerine ıslahla talebi artırdıklarını, bu nedenle asıl dava yönünden ıslah edilen tutarla birlikte 30.000-TL, birleşen dava yönünden ıslah edilen tutarla birlikte 404.000-TL olmak üzere 434.000-TL araç mahrumiyet bedeline hükmedilmesi gerektiğini, araç kiralama faturaları esas alınarak verilen kararın doğru olmadığını, mahkemece ayıplı hizmet nedeniyle davanın kısmen kabulünün de hatalı olduğunu, davalı ...A.Ş.'nin ayıplı servis hizmeti vererek motor arızasının büyümesine neden olduğunu, ayrıca iş tekrarı yaparak müvekkilinden daha fazla para aldığını, 10/02/2020 tarihinde 3.893,78-TL 25/03/2020 tarihinde ise 4.380,84-TL olmak üzere toplamda 8.274,62-TL fazladan para tahsil edildiğini,serviste yapılan işlemler ayrıştırılarak ayıpla ilgili olmayanların bedeli ayrılarak talepte bulunduklarını,aracın sonradan yine aynı arıza nedeniyle servise geldiği dikkate alındığında davalının araçtaki arızanın sebebini doğru bir şekilde tespit edemediğini, gizli ayıptan kaynaklanan hasarın daha da artmasına sebebiyet veren davalı ...A.Ş.'nin de onarımdan sorumlu tutulması gerektiğini, ıslah dilekçesinde misli ile değişimden vazgeçilerek ücretsiz onarım talep edildiğini, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere motorun tamamen orjinal yenisi ile değiştirilip bedelsiz şekilde onarılarak aracın yürür hale getirilip müvekkiline teslim edilmesine karar verilmesi gerektiğini, bu hususun kararda açıkça belirtilmesi gerektiğini, bedelsiz onarım talebinin davalı ...A.Ş. Yönünden reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayıplı servis hizmeti nedeniyle bu şirketinde onarımdan sorumlu tutulması gerektiğini, 10.000-TL değer kaybı talebi yönünden de ıslah dilekçesi ile harcın yatırıldığını, bu kalemin de hüküm altına alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Davalı ...A.Ş. vekili; araçta üretim ayıbı bulunmasından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, aracın ilk arızasının çıktığı 109753 km'ye kadar nasıl kullanıldığı ile ilgili bir bilgi bulunmadığını, davacının arıza ikazına rağmen 93 km daha aracı kullandığını, arıza devam etmesine rağmen aracı kullanarak arızanın büyümesine neden olduğunu, davacının servise her geldiğinde arızaların bilgisayar marifeti ile tespit edilip giderildiğini, gerekli parçaların orjinali ile değiştirildiğini, arızanın giderilmesinden emin olunmasından sonra aracın davacıya teslim edildiğini, gizli ayıptan dolayı çıkan arıza nedeniyle müvekkili şirketin araç kiralama bedeli ile sorumlu tutulmasının doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 3-Davalı ...A.Ş. vekili: mahkemece zamanaşımı defiinin hukuka aykırı olarak kabul edilmediğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemece gizli ayıp ile gizlenen ayıp kavramlarının birbirine karıştırıldığını, aracın 2016 yılından 2020 yılına kadar sorunsuz çalıştığını, ilk arızanın 110.000 km'de iken meydana geldiğini, müvekkilinin ağır kusuruna neden olacak hileli veya ağır ihmaline ilişkin bir davranışının olmadığını, bu hususta teknik bir tespit de yapılmadığını, bahsi geçen arızanın belirli kullanım sonrasında ortaya çıkabilecek nitelikte bir arıza olduğunu, müvekkilinin 2 yıllık zamanaşımından yararlanmasını engelleyecek bir durum bulunmadığını, davacının yasanın öngördüğü ayıp ihbar ve muayene yükümlülüğüne uygun davranmadığını, süresinde ayıp ihbarı yapılmadığını, araç üzerinde yeterli inceleme yapılmadığından bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağını, ayrıca araçta bakım eksikliği bulunduğunu, buna ilişkin itirazların ileri sürülmesine rağmen dikkate alınmadığını, aracın kullanım süresi dikkate alındığında gerekçe gösterilmeden üretim ayıbı olarak niteleme yapılmasının doğru olmadığını, müvekkili şirketin dava konusu aracın üretici veya ithalatçısı olmadığını, diğer davalının fiillerinden sorumlu tutulamayacağını, araç mahrumiyet bedellerinin hangi fatura bedeline göre nasıl hesaplandığının belirsiz olduğunu, davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin haksız ve fahiş olduğunu, makul onarım süresinin esas alınması gerektiğini, bilirkişi raporunda da hesaplama ile ilgili bir açıklık bulunmadığını, araç sahibinin onarıma onay vermeyerek aracın serviste beklemesine neden olduğunu, kimsenin kendi kusuruna dayalı hak iddia edemeyeceğini, onarım seçimlik hakkı yönünden davacı lehine 120.000-TL esas alınarak vekalet ücreti hesaplanmasının doğru olmadığını, ücretsiz onarımın parasal değer içermemesi nedeniyle maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacının faiz talebi bulunmamasına rağmen dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin de doğru olmadığını, ayrıca ıslahla artırılan kısımlar için faize ıslahtan itibaren hükmedilebileceğini, ıslaha karşı zamanaşımı defilerinin dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Asıl dava, ticari satıma konu aracın ayıplı olduğu ve ayıplı servis hizmeti iddiasına dayalı ücretsiz onarım, servis gideri ile ikame araçtan kaynaklanan zararın tazmini, birleşen dava ise ikame araçtan kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı, asıl davada davalı ...A.Ş. yönünden satış sözleşmesine dayalı olarak ayıplı aracın ayıpsız misli ile değişimini, ayıplı servis hizmetine dayalı olarak ödenen onarım bedelinin davalı ...A.Ş.'den iadesini, asıl ve birleşen davada ise aracın kullanılamamasından kaynaklanan zararının her iki davalıdan tazminini talep etmiştir. Davacı sunduğu ıslah dilekçesi ile aracın ayıpsız misli ile değişim talebinden vazgeçerek bu defa her iki davalıdan ücretsiz onarım talebinde bulunmuş, bedelsiz onarım nedeniyle araçta oluşan değer kaybından kaynaklı tazminat talep etmiştir. Ayrıca ıslah dilekçesi ile aracın kullanılamamasından kaynaklanan tazminat talebini yükseltmiştir. Mahkemece, aracın ücretsiz onarımına, aracın kullanılamadığı dönemde yapılan araç kiralamaları nedeniyle oluşan zararının tazminine, serviste yapılan masrafının davalı ... A.Ş.'den tahsiline, değer kaybı talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ...A.Ş. yönünden ücretsiz onarım talebinin reddine karar verilmiştir. Çözümü gereken uyuşmazlık; dava konusu araçtaki arızanın ayıptan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davalı satıcının ağır kusurlu olup olmadığı, sonucuna göre davalı satıcı yönünden zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı, davalı ...A.Ş. yönünden ise 10/02/2020 ve 25/03/2020 tarihlerinde verilen servis hizmetinin ayıplı olup olmadığı, 21/08/2020 tarihli arızanın 10/02/2020 ve 25/03/2020 tarihli servis hizmetindeki ayıptan kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında toplanmaktadır. Satıcının ayıba karşı tekeffül borcu TBK'nın 219 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK nın 219. maddesine göre satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nun 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Bununla birlikte TBK m.225/1 hükmüne göre ise ağır kusurlu olan satıcının, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulması mümkün değildir. Ağır kusur (iğfal) halinde alıcı, ticari satımdaki ayıp ihbar sürelerine uyulmaksızın, kanundan doğan haklarını kullanabilir. TBK'nın 231. madde hükmüne göre, satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan defi hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. Satıcı tarafından daha uzun süreli garanti verilmiş ise, zamanaşımı süresinin garanti süresinin sonuna kadar uzayacağı ve bu sürenin sonuna kadar dava açılabileceği Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir. Hukuk uygulamasında kusur; hukuki açıdan ağır, hafif ve orta olmak üzere bir ayrıma tabii tutularak derecelendirilmektedir. Kusurun değerlendirilmesinde ölçü nitelik olmaktan ziyade niceliktir. Birinden diğerine geçiş çoğu zaman takdir ve değerlendirilmeye dayalıdır. Ağır kusur yargısal kararlarda \"aynı durum ve koşullar altında her mantıklı insanın göstereceği en ilkel,basit) dikkat ve özenin gösterilmemesidir. Ağır kusurda, hal ve şartların yüklediği özen gösterme ve tedbir alma ödevlerine veya bir hareket tarzı emreden kurallara \"tam bir aldırmazlık\" söz konusudur. Ağır kusur bağışlanması kesinlikle olanaksız olan irade eksikliği esasına dayanır (Yargıtay HGKnın  2003/11-756 esas ,2003/743 karar sayılı ilamı). Somut olayda davacı, davalı ...A.Ş.'den 21/04/2016 tarihinde satın aldığı aracın 10/02/2020 tarihinde 110.000 km'de iken göstergede; \"...yetersiz soğutma sıvısı en yakın zamanda soğutma sıvısını doldurun, bkz.kullanım kılavuzu dikkat sıcak buhar tehlikesi...\" ikazı verdiği, davalı yetkili servis tarafından söz konusu arızaya ilişkin 10/02/2020 tarihinde onarım işlemi yapıldığı, 25/03/2020 tarihinde 117.318 km'de iken göstergede aynı ikazı yeniden verdiği, yetkili servis tarafından söz konusu arızaya ilişkin 25/03/2020 tarihinde yeniden onarım işlemi yapıldığı, 123.997 km'de iken 21/08/2020 tarihinde 3. kez aynı ikazı verdiği, davalı yetkili servis tarafından söz konusu arızanın giderilebilmesi için motorun değişmesi gerektiğinin tespit edildiği, dava konusu araç için 2 yıl ya da 60.000 km garanti öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Araçta ilk arızanın meydana geldiği 10/02/2020 tarihi itibariyle TBK'nın 231. maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmuştur. Ayrıca araç garanti kapsamında da bulunmadığından davanın satıcı yönünden zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında satıcının ağır kusuru bulunup bulunmadığının tespiti gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu araçta taşıt ömrüne kıyasla erken mertebede ortaya çıkan soğutma sıvı eksilmesi arızasının kullanım kaynaklı olmadığı, belirli kullanım sonucu ortaya çıkan neviden bir arıza olduğu, satın alındığı sırada bilinmesinin mümkün olmaması nedeniyle ayıbın gizli nitelikte olduğu, satıcının ağır kusurlu olduğu belirtilmiştir. Ancak bilirkişi tarafından davalı satıcının ağır kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de bilirkişinin bu görüşü dosyadaki maddi delillerle örtüşmemektedir. Davacı, aracı 21/04/2016 tarihinde satın almış olup, dava konusu edilen şikayet ile ilgili davalı servise ilk defa 10/02/2020 tarihinde araç 110.000 km'de iken müracaat etmiştir. İlk arızanın meydana geldiği tarih itibariyle dava konusu araç yaklaşık 4 kullanım  yılını doldurmuştur. Aracın satın alındığı tarihten ilk arızanın meydana geldiği tarih arasında geçen süre ve aracın bu tarihe kadar kat ettiği mesafe ve geldiği kilometresi dikkate alındığında satıcının hilesi veya ağır kusurunun varlığını kabul edilmesini haklı gösterecek derecede ağır kusurdan bahsedilmesi mümkün değildir.Davalı satıcı ağır kusurlu kabul edilemeyeceğinden somut olayda 2 yıllık zamanaşımı süresi geçerlidir. Davanın 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu dikkate alındığında davacı Borusan yönünden asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu davalı yönünden asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü doğru olmamıştır. Davalı ...A.Ş. yönünden; 13/02/2020 tarihinde 110.000 km kullanım mesafesinde iken soğutma sistemi arızası ile servis girişi yapan aracın tekrardan aynı arıza ile 117.318 km ve 123.997 km kullanım mesafelerinde servise başvurduğu, davalı servisin arızanın kök nedenini tespit edemediği ve arızayı kalıcı olarak gideremediği, arızanın silindir kafa contasının termal gerilmeye maruz kalmasından kaynaklandığı, arızanın erken safhada temel müdahale ile sıvı kaybının ortadan kaldırılması neticesinde kapsamlı onarım ihtiyacının ortaya çıkmadan önlenebileceği ve servise otomobilin önceki iki seferde soğutma arızası uyarısı ile getirildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde 10/02/2020 tarihinde 110.000 km kullanım mesafesinde alınan servis hizmetinin ve 25/03/2020 tarihinde 117.318 km kullanım mesafesinde alınan servis hizmetlerinin ayıplı olduğu, ayıplı hizmet nedeniyle motorun kullanılamaz hale geldiği tespit edilmiştir. Bu durumda davalı ...A.Ş.'nin davacıya karşı ayıplı servis hizmetinden dolayı sorumludur. Ne var ki davacıya servis hizmeti veren davalı ...A.Ş.'ye karşı ayıptan kaynaklanan ücretsiz onarım talebi ile ilgili dava yöneltilmemiştir. Davacı dava dilekçesi ile sadece satıcı ... A.Ş.'ye karşı ileri sürdüğü bedelsiz değişim talebini ıslah dilekçesi ile her iki davalı yönünden ücretsiz onarım olarak değiştirmiş ise de bu husus TBK'nın 227. maddesi gereğince hakimin takdir hakkı kapsamında düzenlenmiştir. Dava dilekçesinde davalı ...A.Ş. yönünden talep edilmeyen bir hususun ıslah dilekçesi ile davalı ...A.Ş.'ye teşmil edilmesi mümkün değildir. Aynı şekilde dava dilekçesi ile talep edilmeyen onarımdan kaynaklı değer kaybı talebinin ıslah yolu ile davaya dahil edilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla usulüne uygun bir şekilde açılan dava bulunmadığından bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekir. Bununla birlikte davacının dava konusu arıza için 10/02/2020 tarihli ayıplı servis hizmeti nedeniyle 378,13-TL, 25/03/2020 tarihli ayıplı servis hizmeti nedeniyle 642,12-TL olmak üzere toplam 1020,25-TL masraf yaptığı anlaşıldığından davanın bu kısım yönünden kabulü gerekir. İkame araç temini nedeniyle uğranılan maddi zarar yönünden;  dava konusu araçta ortaya çıkan ayıp nedeniyle davacının araç ihtiyacı doğacağı ve bu süreçte ikame araç masrafı yapmak zorunda kalacağı açıktır. Ancak davacı hem asıl dava tarihine kadar, hem de asıl davadan birleşen dava tarihine kadarki dönemi kapsayacak şekilde şekilde ikame araç masrafı nedeniyle oluşan zararının tazminini talep etmektedir. Dava konusu aracın, son arıza tarihinde yaklaşık 4 yaşında olduğu ve 123.997 km de  bulunduğu, garantisinin sona erdiği, daha önce karıştığı trafik kazaları da dikkate alındığında davanın açıldığı tarih itibariyle aracın benzeri ile değişiminin mümkün olmayacağı, somut olay için ücretsiz onarımın hakkaniyete uygun düşeceği anlaşılmaktadır. Davacının, davalı ...A.Ş.'ye karşı ücretsiz onarım için davası bulunmamaktadır. Engel olmadığı halde aracını basiretli tacir olarak ücreti mukabilinde tamir ettirerek ikame araç ihtiyacını ortadan kaldırma imkanı varken bu yola müracaat etmeyen davacının ikame araç bedelini ancak makul onarım süresi ile sınırlı olarak talep edebileceğini kabul etmek gerekir. Davacıya 03/09/2020 tarihine kadar ücretsiz araç tedarik edildiği hususunda ihtilaf yoktur.Davacının talebi 03/09/2020 tarihinden sonraki döneme ilişkindir. Bilirkişi incelemesinde motorun bütünüyle değiştirilerek yapılacak onarım işleminin 7 gün süreceği belirtilmiştir. Aracın davalı ...A.Ş.'ye ait servise en son 21/08/2020 tarihinde bırakıldığı dikkate alındığında 7 günlük süre  03/09/2020 tarihinden önce dolmuştur. Bu durumda davacının ikame araç nedeniyle talebi yerinde olmadığından asıl davadaki buna ilişkin talebi ile birleşen davanın davanın reddine karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle; davalı ...A.Ş.'nın zamanaşımı definin yerinde olduğu, davalı ...A.Ş. tarafından verilen servis hizmeti ayıplı olmakla birlikte, ikame araç kaynaklı zarardan sorumlu tutulamayacağı, ancak aracın tamiri için yapılan onarım masraflarının davacıya iadesi gerektiği anlaşılmakla, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, asıl davanın davalı ...A.Ş. yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı ...A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulü ile; ayıplı hizmet nedeniyle davalıya ödemesi yapılan 1.020,25-TL'nin 01/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...A.Ş.'den alınarak davacıya ödenmesine, araç mahrumiyet bedeli yönünden davanın reddine, davalı ...A.Ş. yönünden ıslah yoluyla talep edilen bedelsiz onarım ve değer kaybı talebi ile davalı ... yönünden ise değer kaybı talebi ile usulüne uygun açılan bir dava bulunmadığından iş bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davada davalı ....A.Ş. yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/955 Esas - 2023/319 Karar sayılı 05/04/2023 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"1-Asıl davada; -Davalı ... Tic. A.Ş. yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, -Davanın davalı ... San. ve Tic. A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulü ile; ayıplı hizmet nedeniyle davalıya ödenen 1.020,25-TL'nin 01/10/2020 tarihinden itibaren avans faizi  işletilerek davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'den alınarak davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine Davalı ... San. ve Tic. A.Ş. yönünden araç mahrumiyetinden kaynaklı maddi tazminat talebinin reddine, -Davalı ... San. ve Tic. A.Ş. yönünden ıslah yoluyla talep edilen bedelsiz onarım ve değer kaybı talebi ile davalı ... Tic. A.Ş. yönünden değer kaybı talebi yönünden usulüne uygun açılan bir dava bulunmadığından bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Birleşen davada; -Davanın davalı ... Tic. A.Ş. yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, -Davalı ... San. ve Tic. A.Ş. yönünden davanın reddine\" İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; Asıl davada; Alınması gereken 427,60-TL karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 3.043,97-TL ve ıslah harcı 85,38-TL olmak üzere toplam 3.129,35‬-TL'den mahsubu ile 2.701,75‬-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yatırılan 482-TL peşin harçların davalı ... San. Ve Tic. A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 5.300-TL bilirkişi ücreti ve 346,5‬0-TL posta masrafı olmak üzere toplam 5.646,5‬0-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 151-TL'sinin davalı ... San. Ve Tic. A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı ... San. Ve Tic. A.Ş tarafından yapılan 30,60-TL posta masrafından ibaret yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 29-TL'sinin davacıdan alınarak davalı ... San. Ve Tic. A.Ş'ye verilmesine,  kalan kısmın davalı ... A.Ş üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 1.020,25-TL vekalet ücretinin davalı ... San. Ve Tic. A.Ş alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı Davalı ... San. Ve Tic. A.Ş lehine taktir olunan 1.020,25-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... San. Ve Tic. A.Ş. verilmesine, Davalı ... Ticaret A.Ş. lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Ticaret A.Ş'ye verilmesine, Birleşen dava yönünden; Alınması gereken 427,60-TL karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 1.280,82-TL ve ıslah harcı 5.618,51‬-TL olmak üzere toplam 6.899,33‬-TL'den mahsubu ile 6.471,73-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı ... A.Ş lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Ticaret A.Ş'ye verilmesine, Davalı ... San. Ve Tic. A.Ş. lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... San. Ve Tic. A.Ş'ye verilmesine, Asıl ve birleşen davada Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin 1.316-TL'sinin davacıdan, 4-TL'sinin davalı ... San. Ve Tic. A.Ş.'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,\" Asıl ve birleşen dava yönünden alınması gereken 855,20‬-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 675,3‬0-TL harcın asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı ... Ticaret A.Ş. tarafından yatırılan 3.006-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davalı ... San. ve Tic. A..Ş tarafından yatırılan 3.006-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Hükümden sonra davalı ... San. ve Tic. A.Ş. gider avansından karşılanan 191,5‬0-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 191-TL'sinin davacıdan alınarak davalı ... San. ve Tic. A.Ş'ye  verilmesine, kalan kısmın davalı ... San. ve Tic. A.Ş üzerinde bırakılmasına, Davalı ... Ticaret A.Ş tarafından yapılan 0,60-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalı ... Ticaret A.Ş'ye verilmesine, Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 03/10/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1255a028c236c20b","SID":"dfe330669637da8b"}}