{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/862 \t\t                                        ( KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2024/1109<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  \t(...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t(...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t(...)<br>KATİP\t\t: ...  \t(...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/11/2021<br>ESAS-KARAR NO\t: 2019/458 E - 2021/797 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ<br>DAVALILAR\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 03/10/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 31/10/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekilince istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ<br>İDDİANIN ÖZETİ\t<br> Davacı vekili, davacının dava dışı  ... Restoran Gıda Tur. Hay. Gayrimenkul Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti’nin %45 ortağı olduğunu, davalılardan ...’un da şirketin ortağı iken hisselerini ihbar olunan ...'a 25/07/2018 tarihinde devrettiğini, bu devre ilişkin olarak ... tarafından hisselerini devreden ...'a  hisse devir bedeli için  10/07/2018 tanzim, 10/09/2018 vadeli ve 50.000,00TL bedelli bir senedin \"nakten\" ibaresi yazılı olarak verildiğini, senedin keşidecisinin ..., lehtarının ...  olduğunu, ...'ın ricası üzerine davacının da senede kefil olduğunu, senedin vadesinde ödenememesi üzerine ...’ın davacıdan  yardım istediğini, davacının verdiği para ile bu senet bedelinin elden ödendiğini, elden ödemeyi lehtar ... adına alan ve senet aslını ...'a elden teslim eden kişinin  ... isimli kişi olduğunu,  daha sonraki süreçte, aynı senet dayanak gösterilerek ... tarafından davalı aleyhine  Ankara 8. İcra Dairesinin 2019/5850 sayılı icra dosyası üzerinden takip başlatıldığını, nasıl olup da bedeli ödenen ve aslı ... Hanım tarafından elden teslim alınan senedin yeniden bir icra takibine konu yapıldığı hususunun müvekkili tarafından ortağı ...'a sorulduğunda, önce senedi yırtıp attığını bu nedenle bunun olamayacağını belirttiğini ve sonrasında ise ...’in başka sahte bir senet düzenlemiş olabileceğini ve kendisinin bu işle ilgilendiğini, ...'le konuşup bu yanlışlığı düzelttireceğini söylediğini,  ihbar olunan ... Hanım tarafından Whatsapp uygulaması ve telegram uygulamasından gönderilen fotoğrafları inceleyen davacının senetlerin barkod numaralarının aynı olduğunu ve nakten ibaresinin senet üzerinde tahrifat yapılarak \"nakden\" şekline dönüştürülmeye çalışıldığını,  bu suretle ihbar olunan ... ile ...'in işbirliği içerisinde davacıdan haksız tahsilat yapmaya çalıştığının fark edildiğini,davacının  tesadüfen haberdar olduğu 5 adet mesnetsiz senedin, hiçbir ticari ilişkiye veya alacak-borç ilişkisine dayanmaksızın, şirket müdürü ... tarafından ...'a şirket kaşesi altında imzalanmak yoluyla keşide edildiğini, bu nedenle ilgili müdür hakkında azil ve meydana getirdiği zararı şirkete ödemesi için ayrıca dava açılacağını, ayrıca dolandırma kastıyla birlikte hareket eden ... ve ... hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde de soruşturma başlatıldığını, gerek daha önce ödenerek ihbar olunan ...'a elden teslim edilen (ve ... tarafından da kendisinde olduğu ikrar edilen) senet ile aynı barkod numarasına sahip senede dayanması ve gerekse bu senette \"nakten\" ibaresinin sanki farklı bir senetmiş algısı yaratmak için t harfinde tahrifat yapılarak \"nakden\" ibaresine çevrilmiş olması nedeniyle takibe konu senedin bedelsiz olduğunu ve  bu senet nedeniyle müvekkilinin  herhangi bir borcu bulunmadığını, bu icra takibinin  alacaklı görünen ... tarafından muvazaalı bir şekilde bacanağı olan ...'ye temlik edildiğini, davalı ... ile bacanağı ...'nin temliknamede yazılı adresleri incelendiğinde de bu iki kişinin komşu olduklarının da anlaşılacağını, gerek takibin gerekse temlikin tarafları ve tarihi göz önüne alındığında işlemin muvazaalı olduğunun açık olduğunu,  aksi görüş halinde dahi temlik alanın, takibi tüm hak ve borçları ile birlikte devraldığı gözetildiğinde kendisinin de takibe karşı yapılacak tüm itiraz ve defilerin muhatabı olacağını iddia ederek davanın kabulü ile takip ve dava konusu senet yönünden müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile bedelsiz kalan senet için başlatılmış bu takibinin  iptaline, davalı alacaklı bedelsiz senede dayalı takip açmakla ve akrabası ve komşusu diğer davalı  bu durumu bilebilecek durumda olmasına karşın kötü niyetle ve muvazaalı şekilde takibi devralmakla takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br> Davalı ... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, Ankara 8. İcra Müdürlüğü 2019/5850 Esas sayılı icra takibine konu edilen senette borçlu ihbar olunan ... ve kefil de davacı ... olduğunu, müvekkilinin diğer davalı ...'ye olan borçlarına karşı senet verdiğini, bu senedi de zamanında ödeyememesi sebebiyle de alacaklı olduğu Ankara 8. İcra Müdürlüğü 2019/5850 Esas sayılı dosyadan alacaklarını diğer davalıya temlik ettiğini, davacı yanın dava dilekçesinde senet bedelinin elden ödendiğini beyan etmişse de elden ödendiğine dair herhangi bir belge ve döküman sunmadığını, sadece ismini ve cep numarasını belirttiği ... Bey isimli şahsın bu parayı elden aldığını iddia etmişse de bunun doğru olmadığını, ihbar olunan ...'ın davacıya karşı '' senedi yırttım, bendeki senet bu '' şeklindeki ibareleri de müvekkilini ilgilendiren veya müvekkilime karşı delil olarak sunulabilecek iddialar olmadığını, senetteki ''t'' harfinin ''d'' harfine çevrildiği iddiasını kabul etmemekle beraber söz konusu değişiklik olsa dahi senedin vasfını veya niteliğini değiştirecek bir tahrifat olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. <br> Davalı ..., davalı ... ile 2 yıldır akraba olduğunu, ancak tanışıklığının 10 seneye dayandığını, ...' un ev aldığı dönem ve dükkan açtığı dönemde sıkışıklığından dolayı kendisinden borç para aldığını borçları zamanında ödeyemediğinden aralarının bozulduğunu alacağına istinaden maaşına haciz işlemi başlattığını alacağı olan dava konusu 50.000,00 TL tutarlı senedi tarafına verdiğini, ... ile ... arasındaki konu ile ilgili bir alakası olmadığını aleyhindeki iddiaları kabul etmediğini bildirmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ<br>Mahkemece,dinlenen her iki tanık beyanına göre tanıkların senetlerin tahrif edildiğine dair bilgiye ve görgüye dayalı tanıklıklarının bulunmadığı, bunun dışında davalı ... ile ihbar olunan arasında şirket hisse devrine dair ticari ilişki olup, bu ilişkiye dayalı olarak düzenlenen ve davacının da kefil konumunda bulunduğu eldeki davanın konusu bono düzenlenmişse de  senedin hile yoluyla  elde edildiği, tahrif edildiği kanıtlanamadığı gibi senet bedelinin davacı tarafından ödendiği ve bu doğrultuda senedin bedelsizliğinin de yazılı delille kanıtlanamadığı, bononun hisse devri dolayısıyla düzenlendiği ve  nakit karşılığında verildiği beyan edilmiş olduğundan senetteki \" nakden \" kaydını talil eden bu nedenle kanıt yükünü tersine çeviren bir taraf beyanı da bulunmadığı, davacı tarafından, dava konusu bononun ihbar olunan ve lehdar tarafından tahriyat ve  hile ile oluşturulduğu kanıtlanamadığından senet lehdarı aleyhine açılan davanın reddine ve şartları oluşmayan davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerektiği; öte yandan davalı ... bakımından ise somut olayda davalı ... , iş bu senedi kendinden önce gelen lehdar ...’tan ciro yolu ile devraldığı, davacının, keşideci ile lehdar arasındaki hisse devri sözleşmesi kapsamında bononun haricen ödeme yoluyla  bedelsiz kaldığına yönelik iddiasının anılan davalıya  karşı ileri sürebilmesi 6102 sayılı TTK'nın 778/1-a maddesinde yapılan atıfla aynı Yasa'nın 687/1. maddesindeki koşulun gerçekleşmiş olmasına bağlı olduğu, anılan Yasa maddesinde; “Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.”  hükmüne yer verildiği, dosyaya sunulan delillerden davalı ...’nin iş bu bonoyu davacının zararına olacak şekilde bile bile devraldığı hususunun ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın bu davalı bakımından da reddine karar vermek  gerektiği belirtilerek,  davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından; İddialar tekrarlanarak, delillerin değerlendirilmesinde,  hataya düşüldüğü, ayrıca bir kısım delilinin de değerlendirmeye alınmadığı kararda, tanık ifadeleri, sunulan mesajlaşmalar, senet barkodu ve talil edilerek senedin sebebinin hisse devrine bağlanması birlikte değerlendirildiğinde, senet nedeniyle davacı müvekkilinin borçlu olmadığının anlaşılacağı, bununla birlikte senedin konusu hisse devrinin gerçekleştiği restoranda garson olarak çalışan ve davalılardan ...'in akrabası ve komşusu olan davalı ...'in de sadece iyi niyetli 3. kişi izlenimi verebilmek için seçildiği, bu kişinin senet bedeli kadar borç verebilecek maddi gücü olmadığı gibi, akrabalık ve çalışan ilişkisi nedeniyle senedin nedenini ve ödendiğini bilen-bilebilecek durumda olan kimselerden olduğu bildirilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE\t<br>Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/ 5850 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı ... tarafından dava dışı ... ve davacı ... aleyhine  bono bedeli işlemiş faiz ve komisyonu olmak üzere toplam 56.240,41 TL alacak için bonoya dayalı olarak  26.04.2019 tarihinde kambiyo takibi  yapıldığı görülmüştür.<br>Dava ve takibe konu senedin tanzim tarihi 10/07/2018, ödeme günü 10/09/2018, 50.000,00TL bedelli  lehdarın ..., keşidecinin ... ve kefilin ... olduğu,  nakden düzenlendiği görülmüştür. <br>Dairece yazılan müzekkere ile istenerek incelenen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından  2019/102115 soruşturma nolu kararda; müşteki ..., şüpheli ... ve ... olduğu, bedelsiz senedi kullanma, tehdit, resmi belgede sahtecilik dolandırıcılık suçundan dolayı hukuki ihtilaf denilerek  19.12.2022 tarihinde takipsizlik kararı verildiği görülmüştür. <br>Davaya konu senette davacı aval veren olarak imzalamış olmakla TTK 702/2.maddesine göre \"Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir.\" hükmü uyarınca aval veren şekil noksanı dışında bir iddiada bulunamaz ise de, bunun istisnası senedin ödendiğine dair savunmadır. Davacı, lehdara ödeme yapıldığını ileri sürdüğüne göre davacının lehdar olan davalıya karşı yemin teklif etme hakkı hatırlatılması ve bu ödeme iddiasının sonucuna göre diğer davalının durumunun da değerlendirilmesi gereklidir.<br>  Açıklanan nedenlerle HMK'nin 355. maddesi gözetilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1.a.6.maddesi uyarınca ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak işin esasına girilerek davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/458Esas, 2021/797Karar ve 15/11/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br>2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 03/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br>¸e-imza <br><br>Üye ...<br> ¸e-imza<br><br>Üye ...<br>¸e-imza <br><br>Katip ...<br> ¸e-imza<br><br><br><br><br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a77b3e4156a2ab50","SID":"1de4a38fcba97895"}}