{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t: 2021/1116 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1666<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br> <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/01/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/156 Esas  2021/33 Karar <br>DAVA\t\t: İTİRAZIN İPTALİ<br>KARAR TARİHİ\t: 03/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ : 03/10/2024<br> <br>İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/156 Esas ve 2021/33 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br><br>Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkil şirket ... Şti. ile davalı ... arasında 15.01.2015 tarihinde serbest mali müşavirlik sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme ilişkisinin devam ettiği süre içerisinde müvekkil şirkete dair Vergi Dairesine verilmesi gereken beyannamelerin verilmediği ve bu sebeple müvekkil şirket aleyhine bir kısım vergi, gecikme zammı ve cezaların tahakkuk ettirildiği, yaklaşık olarak ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.226,85 TL zarara uğratıldığı, müvekkil şirketin zararının karşılaması adına 10.000,00 TL ‘nin vergi dairesi tarafından işletilecek faiz, gecikme zammı ve cezaları ile birlikte ödenebilmesi için 02.05.2018 tarihinde davalı yana ihtarda bulunulduğunu,  ödeme yapılmadığını, ödeme emrine itiraz edildiğini belirterek İzmir 15. İcra Müdürlüğü’nün 2018/9609 Esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı şirket arasında 15.01.2015 tarihli değil, 14.09.2015 tarihli bir muhasebe ve mali müşavirlik sözleşmesi imzalandığı ancak davacı şirketin işbu sözleşme gereğince ödemesi gereken (Aylık 750,00 TL) muhasebe ücretinin hiçbirini ödemediği, müvekkilin buna rağmen sözleşme gereğince yapması gereken iş ve işlemleri eksiksiz yapmakta iken, davacı şirketin 2016 yılında faaliyet adresini usulsüz olarak terkederek, müvekkil ile olan ilişkilerini tamamen kestiği ve bir daha kendilerine ulaşılamadığı, davacı şirketin, faaliyet adresini terk edip, kayıplara karıştıktan sonra, müvekkile hiçbir bilgi ve belge (tahsilat makbuzu, fatura, banka hesap dökümü, çek, senet, ücret ödeme, sigorta v.s.) iletmediği, müvekkilde kendilerine hiçbir yol (tel, mektup, faks, e-mail v.s.) ile ulaşamadığı, müvekkilin, davacının, verilmeyen beyannameleri konusunda hiçbir kusuru bulunmamakla birlikte, bir an için kusurlu olduğu varsayılsa bile, iddia edilen zararın gerçek olmadığı, haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddine, davacının en az %20 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER VE GEREKÇE :<br>Uyuşmazlığın, taraflar arasında 2015 tarihli mali müşavirlik sözleşmesi gereği sunulmayan beyannameler olup olmadığı, yaptırım olarak bir kısım vergi gecikme zammı cezalarının tahakkuk etitirilip ettirilmediği, buna ilişkin davalının soumlu olup olmadığı, tarafların ediminin yerine getirip getirmediğinden bahisle İzmir 15.İcra Müdürlüğünün 2018/9609 Takip sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı  görülmüştür. Tüm deliller toplanmış, İzmir 15.İcra Müdürlüğü'nün 2018/9609 Esas sayılı takip dosyası UYAP üzerinden getirtilmiş olup, incelenmesinde; Alacaklısının ... Ltd.Şti., borçlusunun ... olduğu, 10.000,00-TL asıl alacak, 226,85-TL işlemiş faiz, toplam 10.226,85-TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun 15/08/2018 havale tarihli dilekçesi ile tüm alacak kalemlerine, faiz oranına itiraz ettiği anlaşılmıştır.<br>Dava,  İİK 67. madde gereğince açılan itirazın iptali davası olup, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.<br>2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takiptalebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.<br>Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.<br>İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.<br>Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.<br>Tarafların iddia ve savunmaları nazara alınarak tüm dosya kapsamı üzerinden  \" Dosya ve davacı tarafa ait ticari defter ve dayanakları üzerinde tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda uyuşmazlık konularında ve beyanname yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği, davalı tarafın bundan sorumlu olup olmadığı, herhangi bir ihmalinin bulunup bulunmadığı, davacı tarafa vergi cezaları kesilmesinin hukuki dayanak ve belgeleri ile gösterilmesi uğranılan zarar var ise miktarının belirlenmesi\" hususlarında SMMM bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişinin mahkememize verdiği 30/06/2020 havale tarihli raporunda özetle; Davacı tarafın 2015 yılma ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK.64/3 .maddesine göre Noterden ilk işe başlama/açılış ve yevmiye defterinin kapanış onayının süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, 2015 yılına ait ticari defterlerinin TTK'na göre usulüne uygun olarak tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı tarafın 2015 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, davacı tarafın 2015 yılına ait ticari defterlerinin incelenmesinde davalı tarafından davacı tarafa; 31.08.2015 tarih ve 16743 Nolu 588,00 TL. tutarında, 30.09.2015 tarih ve 16770 Nolu 705,60 TL. tutarında, 31.12.2015 tarih ve 16822 Nolu 16822 Nolu 588,00 TL. tutarında olmak üzere toplamda 3 adet 1.881,60 TL. tutarında serbest meslek makbuzu düzenlenmiş olduğu ve serbest meslek makbuzlarının ticari defterlerde; 100-Kasa Hesabından (nakit ödeme) şeklinde kayıt edildiği, davalı adına ayrı bir cari hesap tutulmadığı, ancak sene sonu kapanış bakiyesinde davacı tarafın davalı tarafa 42,60 TL. borçlu olduğu şeklinde kayıt bulunduğu, bu borcun ise 10.03.2015 tarihinde gelen ... A.Ş. borcundan kaynaklandığı, davalı ile bir ilgisi olmadığı, 31.12.2015 tarihi itibariyle davacı tarafın davalı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı, Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından davacı adına 10.046,00 TL. tutarında, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 352. Maddesi gereğince Usulsüzlük Cezası ve Mükerrer 355. Maddesi gereğince de Özel Usulsüzlük Cezası kesilmiş olduğu, davacı adına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. Maddesine göre vadesinde ödenmemiş olan Kurumlar Geçici Vergilere 435,54 TL. tutarında, gecikme zammı uygulanmış olduğu,vadesinde ödenmemiş olan toplamda 446,68 TL, tutarındaki stopaj gelir vergisi ve damga vergileri olmak üzere toplamda (10.046,00 TL + 435,54 TL +. 446,68 TL.)= 10.928,22 TL tutarında ödeme emirleri düzenlenmiş olduğu, Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından davacı taraf adına düzenlenmiş olan 10.928,22 TL. tutarındaki ödeme emirlerindeki 435,54 TL. tutarındaki gecikme zammı ile 446,68 TL. tutarındaki vergilerin davacı tarafından vadesinde Vergi Dairesine ödenmesi gerekmekte olup, ödenmemesinden dolayı davacı tarafın sorumlu olduğu, davalı tarafın verginin ödenmesinden dolayı herhangi bir kusuru, ihmali ve sorumluluğunun bulunmadığı, Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından davacı taraf adına düzenlenmiş olan 10.928,22 TL. tutarındaki ödeme emirlerindeki 10.046,00 TL. tutarındaki Usulsüzlük ve Özel Usulsüzlük Cezalarından; davalı tarafın sorumluluğunun 2.807,00 TL. tutarında, davacı tarafın sorumluluğunun 1.699,00 TL. tutarında, Vergi Dairesinin sorumluluğunun 5.540,00 TL. tutarında olduğu, Davacı tarafından 10.000,00 TL. tutarında asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından da borca itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, davalı tarafın 2.807,00 TL. tutarında sorumlu olduğu hususlarının tespit edildiğini belirtmiştir. <br>Davacı vekilinin kök rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda mevcut dosya kapsamına göre bilirkişiden ek rapor alınmış, bilirkişinin mahkememize verdiği 03/12/2020 havale tarihli raporunda özetle; Mahkemeye sunmuş olduğu 30/06/2020 tarihli kök raporunda belirttiği üzere, davacı tarafın davalı taraftan 2.807,00-TL tutarında talepte bulunabileceği hususlarının tespit edildiğini belirtmiştir. <br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu esas alınarak;  davacı taraf adına düzenlenmiş olan 10.928,22 TL. tutarındaki ödeme emirlerindeki 10.046,00 TL. tutarındaki Usulsüzlük ve Özel Usulsüzlük Cezalarından; davalı tarafın sorumluluğunun 2.807,00 TL. tutarında, davacı tarafın sorumluluğunun 1.699,00 TL. tutarında, Vergi Dairesinin sorumluluğunun 5.540,00 TL. tutarında olduğu, Davacı tarafından 10.000,00 TL. tutarında asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından da borca itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, davalı tarafın 2.807,00 TL. tutarında sorumlu olduğu...'' gerekçesi ile; Davanın KISMEN KABULÜ ile İzmir 15.İcra Müdürlüğü 2018/9609 esas sayılı dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile takibin  2.807,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, <br>Fazlaya ilişkin talebin reddine, Kabul edilen kısım üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, verilen bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br> <br>İSTİNAF NEDENLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kısmen kabul kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, rapora yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesinden dolayı müvekkili davacının uğradığı tüm zararların tazmininin gerektiğini, davanın tümden kabulünün gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  <br><br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: <br>Dava, mali müşavirlik sözleşmesinin gereğinin yerine getirilmemesinden doğan zararın tazmini için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.  <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi rapor ve ek raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/01/2021 tarih ve 2019/156 Esas  2021/33 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 427,60.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 59,30.TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30.TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,    <br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 03/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ef5ed0e50c663c1c","SID":"b54b413a8ac801d4"}}