{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1325 - 2024/1163<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/1325 <br>KARAR NO\t: 2024/1163<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2017/162 Esas 2022/180 Karar<br><br>ASIL DAVA DOSYASINDA:<br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 04/10/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 23/10/2024<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Asıl dava dosyasında davacı vekili, 07.01.2013 tarihinde davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı araç ile davacının sürücüsü olduğu motosikletin çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, sigortalı araç sürüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/232 E. sayılı dosyası ile maluliyet tazminatı için açılan davada, Adli Tıp Kurumunca davacının %4,2 oranında meslekten kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı ve iyileşme süresinin 6 ay olduğunun tespit edildiğini, geçici işgöremezlik zararı olarak 4.204,17 TL hesaplandığını, ibranameyi kabul etmediklerini, davacının maddi zararının poliçe limitleri dahilinde karşılanması gerektiğini belirterek şimdilik 10,00.TL geçici işgöremezlik zararı, 10,00.TL tedavi gideri, 10,00.TL geçici ve/veya sürekli bakıcı gideri olmak üzere toplam 30,00.TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br> Birleşen dava dosyasında davacı vekili, 07.01.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının kısmi kalıcı şekilde iş göremez haline geldiğini, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/232 dosyada şirketin yaptığı ödemenin mahsubu ile kalan 13.872,34TL olmasına rağmen sehven ıslahı 12.821,16TL olarak yaptıklarını, ilgili dosyaya sunulan ibranameyi kabul etmediklerini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 1.051,18 TL daimi maluliyet tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br> Davacı vekili, 12.03.2021 tarihli dilekçesi ile 10,00 TL olan geçici iş göremezlik zararı talebini 3.171,10 TL'ye, 10,00 TL olan tedavi gideri talebini 3.847,66 TL'ye, birleşen dosyadaki bakiye sürekli iş göremezlik zararı talebini 1.051,18 TL'den 10.646,35 TL'ye artırmış, 23.01.2022 tarihinde ise 10.646,35 TL sürekli iş göremezlik tazminat talebini 59.937,38 TL'ye yükseltmiştir.<br>Davalı vekili, ... plakalı aracın şirketleri nezdinde 13.09.2012-13.09.2013 tarihleri arasında 57160243 numaralı zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluklarının, sigortalının kusuru oranında olmak üzere ölüm/sakatlık halinde azami 250.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, 04.11.2013 tarihinde davacıya 8.719,92.TL ödendiğini, davalının sorumluluğunu yerine getirdiğini, kazanın meydana gelmesinde ve maluliyet derecesinin artmasında davacının asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının motosikletini sevk ve idare etmeye yeterli ehliyetinin bulunmadığını, koruyucu kıyafet giymediğini, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacıya yapılan ödeme tarihi nazara alınarak hesaplama yapılıp ödemenin zararı karşılayıp karşılamadığının tespit edilmesini, ödemenin zararı karşılamaması halinde davacıya yapılan ödemelerin güncellenerek mahsup edilmesini, ödeme tarihindeki verilerin gözönünde bulundurulmasını, geçici iş göremezlik tazminatı, davalının tedavi giderleri ve bakıcı giderinden sorumluluğu bulunmadığını, faiz başlangıç tarihi ve faiz türüne ilişkin talebin haksız olduğunu, avans faizi istenemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br>Mahkemece, asıl dava dosyası yönünden yapılan incelemede, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada alınan bilirkişi raporu işbu dosya kapsamına da uygun olmakla davacının kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğuna ilişkin raporun hükme esas alındığı, davacının uğramış olduğu cismani zararların tespiti için aktüer bilirkişi ve uzman doktordan rapor alındığı, güncel Yargıtay içtihatları ve Ankara Bölge Adliye mahkemesi ilgili dairelerinin uygulamaları göz önünde bulundurularak ek rapor alındığı, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen rapor ile davacının bakıcı ihtiyacı doğmadığı, 6 aylık geçici iş göremezlik süresi belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplama ile davacının 3.171,10 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.885,75 TL tedavi gideri hesaplandığı, birleşen dava dosyası yönünden yapılan incelemede, davacı tarafça Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/232 E. Sayılı dosyası ile sürekli iş gücü kaybı zararının tazmininin talep edildiği, davacı vekilinin sehven eksik ıslah yaptıklarından 1.051,18 TL'nin tahsili için birleşen davayı açtığı, asıl dosya üzerinden yapılan yargılama aşamalarında alınan bilirkişi raporları sonucunda bu talebini önce 10.646,35 TL daha sonra 59.937,38 TL'ye yükseltmiş ise de Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen davanın kesinleşmesi ile bilirkişi raporları ve davacının uğradığı zarar miktarı kesinleşmiş olduğundan davacının talebinin 1.051,18 TL üzerinden kabulü gerektiği belirtilerek, sübut bulmayan bakıcı gideri talebinin reddine, 3.171,10 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 2.885,75 TL tedavi gideri tazminatının 04.11.2013 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen dava yönünden, davanın kısmen kabulü ile 1.051,18 Tl kalıcı iş göremezlik tazminatının4.11.2013 tarihinden işeyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekil istinaf başvuru dilekçesinde, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/232E., 2017/1002 K. sayılı dosyasına sunulan 24.02.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile davanın kısmi davaya dönüştürüldüğünü, bu minvalde bedel artırım değil ıslah dilekçesi sunulduğunu, huzurdaki dosyada da kesin hükmü kaldıran hallerin mevcut olduğunu, ıslah dilekçesi ile davanın niteliğinin kısmi davaya dönüştürülmesinin de kesin hüküm iddiasını ortadan kaldırdığını, kısmi dava sonrasında zamanaşımı süresince ek dava açılabileceğini, bu sebepten ötürü huzurdaki ek davayı açtıklarını, ıslah ile netice’i talep ve davanın niteliğinin değiştirilebileceğini, davalı yanın kesin hüküm itirazlarının reddi gerektiğini, mahkemenin kesin hüküm sebebi ile davayı reddettiğini, asgari ücrete ilişkin hususların kamu düzenine ilişkin olduğunu, dosyada 2022 yılı asgari ücret verileri esas alınarak hesaplanan rapor dayanak alınarak karar verilmesi gerektiğini, kesin hükmün varlığı için her iki davada da dayanılan delillerin aynı olması aynı delile dayanılması ve mahkemenin de ayrıntılı olarak dayanılan delili incelemesi gerektiğini, bu dava ile 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/232 E. sayılı dosyasında dayanılan ATK raporunun aynı olmadığını, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/232 E. sayılı dosyasında İstanbul Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu’nun 20.06.2016 tarihli raporu hükme esas alındığı halde bu dosyada İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu’nun 01.06.2020 tarihli raporunun hükme esas alındığını, huzurdaki dosyada yeni delile dayandıklarını, AYM iptal Kararı ve son Yargıtay Kararları gereği maluliyet raporunun kaza tarihi itibari ile geçerli yönetmelik çerçevesinde alınması gerektiğini, TRH 2010 yaşam tablosu progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, iptal kararının kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece resen dikkate alınması gerektiğini, davacının olayın oluşunda %25 oranında kusurlu bulunmasını kabul etmediklerini, davacının kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, denetime elverişli rapor alınması talebinin aşamalarda reddedildiğini, davacının maluliyet oranının net olmadığı, meslek kriteri uygulanmadan rapor hazırlandığını, meslek kriterini de içerir yeni bir rapor alınmasını talep ettiklerini, maluliyet raporunun hazırlanırken hangi yönetmeliğin uygulanacağının net olmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda görüşülen dosya henüz sonuçlanmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda görüşülen dosyanın bekletici mesele yapılması talebine mahkemece itibar edilmediğini, en güncel verilerle hesaplama yapılması gerektiği, gelire ilişkin artışlara yönelik fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı olduğu, davacının geliri çok düşük alındığı gibi kazanın oluşunda da kusuru bulunmadığı, AYM iptal kararı ve AB uyum yasaları çerçevesinde aktüer rapor ve maluliyet raporunun hazırlanması gerektiği, sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi ve bakıcı gideri olayın oluşuna göre çok düşük hesaplandığını, dava açmadan önce sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemelerin güncellenerek mahsubunun davacının hak kaybına sebebiyet verdiğini, davalı yan lehine sebepsiz zenginleşme oluşturduğunu, raporda davacının gelirinin çok düşük alındığını, sürekli, geçici iş göremezlik tazminatının düşük hesaplandığını, tedavi gideri olayın oluşuna göre düşük hesaplandığını, davacının %100 malul ve %100 kusursuz sayılarak hesaplama yapılmasını, ticari temerrüd faizi uygulanması gerektiğini, davacı olarak ıslah hakkının bulunmadığının değerlendirilmesinin yok hükmünde olduğunun kabulü halinde ıslah sebebi ile karşı yan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesini, davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesinde yer alan tedavi gider klozu içerisinde bulunan bakıcı giderinden sorumluluğu bulunduğunu, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/232 E. Sayılı dosyasının kısmi dava, bu davanın ise ek dava olduğunu, kesin hüküm şartlarından olan ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması şartının huzurdaki dosyada bulunmadığını, güncel asgari ücret verileri esas alınmadan verilen kararın kamu düzenine aykırı olduğu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; <br>Asıl dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici iş göremezlik, tedavi, bakıcı gideri tazminatı, birleşen davada ise bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının tahsili istemine ilişkindir. <br>Davacı vekili, 07.01.2013 tarihinde davalıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının sürücüsü olduğu motosikletin çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek asıl davada geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı gideri tazminatı, birleşen davada bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş  mahkemece asıl ve birleşen davada davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>Kazadan sonra düzenlenen 07.01.2013 tarihli kaza tespit tutanağında sürücü ...'nın idaresindeki ... plakalı araç ile H.Hasan mahallesi 675. Sokaktan Cumhuriyet Bulvarına çıkış yaptığı esnada yolun sağ tarafından gelen sürücü ...'in kullandığı tescilsiz motosiklet ile Cumhuriyet Bulvarı üzeri Cennet Mahallesi istikametine seyir halinde iken aracının sol yan orta kısmına motosikletin ön kısmı ile çarpması sonucu çift taraflı yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda, ... plakalı araç sürücüsü ... 57/1-b (bölünmüş yola çıkan sürücüler bu yoldan geçen araçlara ilk geçiş hakkına vermemek) kuralını ihlal ettiğinden asli, tescilsiz motosiklet sürücüsü ...’ in KTK 52/1-a md (araç hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak )kuralını ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, dava konusu olaya ilişkin davacı tarafından davalı sigorta şirketine karşı sürekli iş göremezlik tazminatının tahsili için açılan Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/232 E. -2017/1002K. sayılı dosyasında alınan bilirkişi heyet raporunda kazanın meydana gelmesinde davacının %25, dava dışı sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği,28.12.2017 tarihinde verilen karar karşı kanun yoluna başvuru yapılmadığı anlaşılmış olmakla itiraza uğramayan bu kusur oranlarının kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi ve olayın oluş şekli ile uyumlu olması nedeniyle hükme esas alınmasında  bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK’nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir.<br>Somut olayda, davacının maluliyetine ilişkin Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/232 E.-2017/1002 K. sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu’ndan alınan 20.06.2016 tarihli raporda davacının tıbbi kayıtları incelenerek dava konusu trafik kazası nedeniyle sol radius distal uç kırığı hafif deforme kaynadığı, elbileği ekleminin açık olduğunun tespiti ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre yapılan hesaplamada sürekli iş göremezlik %4,2, geçici iş göremezlik süresinin 6 ay olarak belirlenmiş, mahkemece Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu’ndan alınan 01.06.2020 tarihli raporda 20.06.2016 tarihli  rapora eklenecek veya değiştirilecek bir hususun bulunmadığı  sürekli bakıma muhtaç olmadığı belirtilmiş,  mahkemece geçici bakıcı ihtiyacı olup olmadığı ve süresinin belirlenmesi için alınan  Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu’nun 12.08.2020 tarihli raporunda ise davacının  bakıcı ihtiyacı bulunmadığı, Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu‘nun 20.06.2016 tarihli mütalaasına eklenecek veya değiştirilecek bir husus bulunmadığı belirlenmiş olmasına göre bu raporlar doğrultusunda davacının tazminat talebinin değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. <br>Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybına uğranıldığı iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>Mahkeme tarafından alınan maluliyet tespitine ilişkin raporların da belirlenen bu esaslara, oluşa, usul ve yasaya uygun olması nedeni ile rapor doğrultusunda karar verilmiş olmasında bir usulsüzlük görülmemiştir.<br>Mahkemece doktor bilirkişiden alınan 28.02.2021 tarihli raporda SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri 3.847,66 TL olarak tespit edildiği, hesap bilirkişi tarafından düzenlenen raporda davacının geçici iş göremezlik zararının %25 kusur indirimi yapılarak neticede 3.171,10TL olarak hesaplandığı, davacının zararının olay tarihi itibariyle hesaplanmasında bir isabetsizlik görülmediği, ancak  davacının kaza tarihinde 18 yaşının altında olması sebebiyle kaza tarihinden itibaren davacının %100 oranında malul olduğu kabul edilerek geçici iş göremezlik hesabı yapılması ve kusur oranına göre belirlenen bu tazminata hükmedilmiş olması yargıtay uygulamalarına uygun değil ise de  istinaf kanun yoluna başvuran taraf lehine olduğundan aleyhine değerlendirme yapılmamıştır.<br>Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 28.12.2017 tarih 2014/232 E. 2017/1002 K. Sayılı ilamı ile davacının davalı sigorta şirketine karşı sürekli iş göremezlik tazminatı talebi ile dava açtığı, mahkemece davacının %4,2, maluliyet oranına ve davalının %75 kusur oranına ve davacının ıslah dilekçesine göre  talebinin kabulü ile 12.821,16TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiği, kararın taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın 01.11.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. <br> Davacı vekili tarafından birleşen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/101E. Sayılı dosyasında dava dilekçesi ile  Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/232 E. sayılı dava dosyasında ödemenin güncel hali düşüldükten sonra kalan 13.872,34 TL olduğu halde sehven 12.821,16 TL olarak ıslah yapıldığını davacının 1.051,18 TL sürekli iş göremezlik tazminat alacağı bulunduğunu beyanla hüküm altına alınmayan kısım için eldeki davanın açıldığını belirttiği, talebinin Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 28.12.2017 tarih 2014/232 E. 2017/1002 K. Sayılı kararı ile hüküm altına alınmayan bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin olduğu, her ne kadar mahkemece alınan aktüer bilirkişi raporunda rapor tarihi verilerine göre tazminat hesabı yapılmış ve davacı vekili tarafından bu miktara göre dava değeri ıslah edilmiş ise de bu hali ile talebinin ek dava niteliğinde olduğu, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 28.12.2017 tarih 2014/232 E. 2017/1002 K. Sayılı kararı ile sürekli iş göremezlik tazminatı miktarının belirlendiği ve kesinleştiği anlaşıldığından ancak ilk kararla  hüküm altına alınmayan  bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının istenebileceği gözetildiğinde dava dilekçesi ile talep edilen tazminata hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.  <br> Açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, birleşen davanın ek dava olarak açılmış olmasına, hükme esas alınan kusur ve aktüer raporunun olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun bulunmasına mahkemenin gerekçesine göre yerel mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf talebinde bulunan davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70 TL maktu karar harcının mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>3-İstinaf kanun yoluna müracaat eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Başvuran tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca yatırana iadesine, <br>5-Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 04.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4c79f33146cbbe34","SID":"bb1f769735561920"}}