{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/634 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1795<br>KARAR TARİHİ\t: 15/10/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/12/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/390 Esas 2020/769 Karar<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 15/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 15/10/2024<br><br>\t     Davacı  vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili alacağının tahsili amacıyla İzmir 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/7451 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlattığı, davalının 24.05.2018 tarihli, 0001817 sıra numaralı 1 adet faturadan dolayı borçlu olduğu, müvekkili tarafından faturada açıkça yazılı parçaların davalıya ait araca takıldığı, müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığı, davalı tarafın takibe konu olan faturayı haksız olarak müvekkiline iade ettiği, davalının haksız olarak borca itiraz ettiği, takibin durduğu, bu nedenle borçlunun borca ve icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.         <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın 07.11.2016 tarihinde arızalandığı, davacı tarafça onarımın yapıldığı, 21.06.2017 tarihinde tekrar arızalandığı, yine davacı tarafça onarımının yapıldığı, 24.05.2018 tarihinde tekrar arızalandığı, davacının tekrar aracı onardığı, bu arızalarla ilgili olarak 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin fatura bedellerinin itiraz edilmeden ödendiği, ancak aracın 11 ay sonra tekrar hararetten dolayı kaynaklanan şekilde arızalanması sebebiyle faturaya itiraz edildiği ve bedelinin ödenmediği, araçtaki arızalar aracın soğutma sisteminden kaynaklandığı, davacı tarafın önceki arızalarla ilgili olarak müvekkiline hiçbir şekilde bilgi verilmediği, bu nedenle açılan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini savunmuştur. <br>MAHKEMECE: \"...'Dava, İİK 67.maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davası olup, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.<br>Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket tarafından davalıya ait araçta yapılan bakım ve onarım nedeniyle davacı tarafça davalı adına düzenlenen 24.05.2018 tarih ve 22.033,05 TL'lik fatura bedelinin davalı tarafça ödenmediğinden iş bu fatura bedelinin tahsili için davacı tarafından davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının haksız itirazının iptaliyle, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili, müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın 07.11.2016 tarih, 21.06.2017 tarih, 24.05.2018 tarihlerinde tüm bakımların davacı tarafça yapılmış olmasına rağmen arızalandığı ve bu arızalarla ilgili olarak 2016  ve 2017 yıllarına ilişkin olarak düzenlenen faturaların itirazsız olarak davalı tarafça ödendiği, ancak aracın 11 ay sonra yine aynı şekilde hararetten kaynaklı şekilde arızalanması nedeniyle en son düzenlenen 24.05.2018 tarihli faturaya itiraz edildiği ve bu nedenle ödenmediği, araçtaki arızanın aracın soğutma sisteminden kaynaklandığı, bu hususunun kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, kusurun önceki bakımları yapan davacı şirketin gerekli parça değişikliğini yapmamasından kaynaklandığından açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.<br>Taraflar arasındaki ihtilaf takip ve davaya konu 24.05.2018 tarih ve 22.033,05 TL'lik fatura muhteviyatı bakım, onarım ve işçiliğin davacı tarafça gereği gibi yerine getirilip getirilmediği, davalıya ait ... plakalı araçta takip ve davaya konu 24.05.2018 tarihli fatura içeriğindeki arızanın davacı tarafça önceki bakım ve onarımın gereği gibi yapılmamasından veya davalının kullanımından  kaynaklanıp kaynaklanmadığı, sonuç olarak davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu edilen miktar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>Her ne kadar davalı vekili tarafından icra takip dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde her ne kadar davalı şirketin merkezi itibariyle Torbalı İcra Dairelerinin yetkili olduğu yönünde yetki itirazında bulunulmuş ise de, davacı şirketin adresinin Bayraklı/İzmir olup, İzmir İcra Dairelerinin yetki alanı içerisinde bulunduğundan TBK 89.maddesi gereğince davalı vekilinin icra dairesinin yetkisine karşı yapmış olduğu itirazın yerine görülmediğinden reddine karar verme gereği doğmuştur.<br>Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilebilmesi açısından davaya konu araçta incelenmek suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, otomotivci bilirkişiden alınan kök ve ek raporun birlikte değerlendirilmesi neticesinde ; Dava konusu aracın davacı yetkili servise 07.10.2016 tarihinde motor arızası, 15.06.2017 ve 22.05.2018 tarihinde motorun hararet yapması nedeniyle toplamda 3 kez giriş yaptığı, 07.10.2016 tarihinde davalı tarafa ait aracın 137.529 KM'de iken davacı yetkili servise giriş yaptığı, serviste araçta silindir kapak revizyonunun yapıldığı, soğutma sisteminin en önemli parçalarından olan termostatın değiştirilmediği, sadece termostat contasının değiştirildiği, 15.06.2017 tarihinde ise davalı aracının 170.657 KM'de iken davacı yetkili servise motorun hararet yapması nedeniyle yeniden giriş yaptığı, davalı tarafa ait araçta komple motor revizyonu işçiliğinin yapıldığı, silindir kapağının değiştirildiği, soğutma sistemi parçalarından radyatörün onarıldığı, ancak termostatın değiştirilmediği, buna göre motor harareti şikayetiyle gelen davalı tarafa ait araçta bir çok parçanın değiştirilmesine rağmen toplam maliyet içinde çok küçük bir tutar olan soğutma sisteminin sigortası olan ve motorun hararet yapmasına neden olabilecek en öncelikli parça olan termostatın değiştirilmemesine bağlı olarak ilerideki süreçte termostatın arızalanması nedeniyle davaya konu 22.05.2018 tarihinde motorun hararet yapma arızasının meydana geldiği ve bu arızanın davacı servisin hizmet kusurundan kaynaklandığı ve motorda oluşan hasarda etken olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.<br>Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, tüm dosya kapsamı belgelerin ve alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının birlikt değerlendirilmesi neticesinde, bilirkişi kök ve ek raporunda da belirtildiği üzere, dosyadaki servis kayıtlarına göre davaya konu aracın davacı yetkili servise 07.10.2016 tarihinde motor arızası, 15.06.2017 tarihinde ve 22.05.2018 tarihinde de \"motorun hararet yapması şikayeti\" nedeniyle toplam 3 kez giriş yaptığı, davalı tarafa ait aracın tamirinin yetkili servis olan davacı tarafça yapıldığı, davacı servisin satılan araçların teknik özellikleri itibariyle araçtaki arızayı tam ve doğru teşhis edebilecek en kısa sürede ve tam anlamıyla giderebilecek elemanları bulundurmak zorunda olduğu, ayrıca aracın mevcut arızasına ve kilometresine bağlı olarak ilerideki süreçte doğurabileceği olası arızaları ön görerek arıza ile ilintili parçalarda değişim, ayar, tamir vs işlemleri de yapmasının gerektiği, dolayısıyla davalı tarafa ait aracın 07.10.2016 tarihinde ve araç 137.529 KM 'de iken davacı yetkili servise \"aracın çalışmaması\" nedeniyle giriş yaptığı, serviste araçta silindir kapak revizyon işçiliğinin yapıldığı, faturaya göre termostat contasının değiştirildiği, buna göre soğutma sisteminin en önemli parçalarından olan termostatın değiştirilmesinin gerektiği, daha sonra da 15.06.2017 tarihinde de araç 170.657 KM'de iken davacı yetkili servise \"motorun hararet yapması\" nedeniyle giriş yaptığı, davacı tarafça araçta komple motor revizyon işçiliğinin yapıldığı, silindir kapağının değiştirildiği ve soğutma sistemi parçalarından radyatörün onarıldığı ve yine 170.657 KM'de kullanılan bir motordaki termostatın değiştirilmediği, buna göre motor hararet şikayetiyle gelen araçta birçok motor parçasının değiştirildiği, soğutma sisteminden termostat contasının değiştirildiği, ancak termostatın değiştirilmediği ve ayrıca radyatörün onarıldığı ve buna rağmen soğutma sisteminin sigortası olan ve motorun hararet yapmasına neden olabilecek en öncelikli parça olan termostatın değiştirilmemesine bağlı olarak ilerideki süreçte termostatın arızalanması nedeniyle davaya konu olan 22.05.2018 tarihindeki \"motorun hararet yapma\" arızasının meydana geldiği ve sonuç olarak arızanın davacı servisin hizmet kusurundan kaynaklandığı ve motorda oluşan hasarda etken olduğu sonuç ve kanaatine varılmış olmakla, yerinde görülmeyen davanın reddine karar verme gereği doğmuştur. \" gerekçesi ile; <br>HÜKÜM  / Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;<br>Yerinde görülmeyen davanın REDDİNE,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece, bilirkişi tarafından soğutma sisteminin parçalarından olan termostatın bir önceki arızada değişmemiş olması sebebiyle 22.05.2018 tarihinde meydana gelen arızadan müvekkil şirketin sorumlu olduğu yönündeki raporun ve bu rapora dayanak gösterilerek verilen yerel mahkeme kararının kesinlikle kabul edilemeyeceğini, arızaya yol açtığı iddia edilen parçanın değerinin düşük olması sebebiyle arızası olmadığı halde değiştirilmemesinin müvekkile kusur olarak yüklenmesine anlam verilemediğini, davalıya ait aracın ticari amaçla kullanıldığını, aracın 2016 ve 2017 yıllarında müvekkile ait serviste onarım görmüş olmasına karşılık her bir onarım arasında 45 bin kilometrelik de yol yaptığını, müvekkilin araçta meydana gelebilecek arızaları önceden görmesinin ve işlem yapmasının söz konusu olmayacağı gibi araçta meydana gelen arızaların soğutma sisteminden kaynaklanmasının, aracın onarımının doğru bir şekilde yapılmadığı anlamına da gelemeyeceğini, müvekkil tarafından aracın davalıya teslim edildikten sonra 45 bin kilometre yol yaptığını, bu kilometrenin ortalama bir sürücü için 2-3 yıl kullanımda yapılabilecek bir yol olduğunu, davalı firmaya ait sürücü tarafından araçta meydana gelen uyarıların davalı firmaya bildirilmediğini, davalı aracının bakımsız ve araç uyarıları dikkate alınmaksızın kullanımından kaynaklı kusurun hiç bir kusuru olmayan müvekkil firmaya atfedildiğini, aracın 15.06.2017 tarihindeki arızasında termostat arızası halen mevcut olsa idi aracın 1  kilometre dahi gitmesinin imkansız olduğunu, yaklaşık bir sene sonra 45.571 km yol yapan ve nakliye-yük taşıması yapan kamyonette termostat arızasının sonradan meydana gelmiş olduğunu, araçta meydana gelen arıza sonucunda değişmesi zaruri olan ve gerekli olan tüm parçaların değiştirildiğini ve arızanın giderilmiş haliyle davalı araç sahibi şirkete teslim edildiğini, tüm müşterilerin olduğu gibi davalının aracının tamiratı esnasında gereksiz değişim ve masraflardan kaçınıldığını, herhangi bir arızası ve yıpranması olmayan bir parçanın (termostatın) değişiminin genel hayat tecrübelerine, iş etiği ve ahlakına da aykırı olacağını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini  istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava:  itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; ilk derece mahkemesince aldırılan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olmasına, davalı aracındaki faturaya konu  arızanın önceki bakımın davacı tarafça iyi yapılmamasından kaynaklandığının anlaşılmasına göre davacı  vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/12/2020 tarih ve 2019/390 Esas 2020/769 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 368,30 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 15/10/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b507d49857f38b7a","SID":"0fcbf70f6e2aa097"}}