{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2023/640 Esas<br>KARAR NO:2024/663<br><br>DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ:09/10/2023<br>KARAR TARİHİ:25/09/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ, DÜŞÜNÜLDÜ :<br>Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle; Tereke idare memurunun toplantıya çağrılmaması nedeniyle 10.07.2023 tarihinde alınan kararlar hükümsüz olduğunu, davalı şirketi annesi, babası ve kardeşleriyle birlikte 2011 yılında kurulduğunu, şirketin büyük hissedarı babası ... ... ...'ın 16.07.2015 tarihinde vefat ettiğini, babasının vefatının ardından şirketin 91043 hissesine isabet eden 636.502 TL itibari değerde 636.502 adet hisse miras olarak kaldığını, vefatının önceki son genel kurul toplantısı 11/05/2015 tarihli hazirun cetvelini ekte sunduğunu, vefatın ardından küçük kardeşi ...'ın mirasçılık belgesi talebinde bulunduğunu, mahkemece düzenlenen mirasçılık belgesine itiraz ettiğini, itirazı haksız bulunduğunu, .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı mirascılık belgesi ile mahkemenin 15.03.2016 tarihli ek kararını ekte sunduğunu, annesi ... ...'ın mirasçılık belgesi talebinde bulunduğunu, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı mirasçılık belgesini ekte sunduğunu, bunun üzerine ortanca kardeşi ...'ın da mirasçılık belgesi talebinde bulunduğunu, .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı mirasçılık belgesini ekte sunduğunu, bu mahkemede aksi sabit oluncaya kadar geçerli olmak üzere mirasçıların eşit pay sahibi olduklarına karar verildiğini, kardeşleri kendisine ve annesine karşı dava yoluna gittiğini, üç mirasçılık belgesinin iptal edilerek yeni bir mirasçılık belgesi verilmesini talep ettiklerini, .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında verilen hüküm şu şekilde olduğunu, \"davacılar tarafından açılan mirasçılık belgesinin iptali davasında iptale yönelik yasal koşulların bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine, davacılar tarafından vasiyetname uygun yeni bir mirasçılık belgesi düzenlenmesi isteğinin vasiyet alacaklısı belgesi isteğine yönelik olduğu ve mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla davanın görev nedeniyle usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve yasal sürede talep halinde buna yönelik isteğin değerlendirilmesi için dava dosyasının İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine” bu kararın kesinleştiğini gerekçeli karar ile kesinleşme şerhini ekte sunduğunu, yeni bir mirasçılık belgesinin düzenlenmesi için dava dosyasının görevli sulh hukuk mahkemesine gönderilmesi yönünde bir talep olmaması nedeniyle dosya böylece kapatıldığını, miras ile ilgili uyuşmazlıklarda medeni kanundaki düzenlemeler geçerli olduğunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640. Maddesi uyarınca, terekenin tespiti için dava yoluna gittiğini, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi ... Tereke sayılı dosyasında alınan 14/11/2017 tarihli ara karar ile aVukat ...'ün tereke idare memuru olarak atandığını, şirketin yönetim kurulu tarafından 07/03/2016 tarihinde alınan keyfi kararla murisin hisseleri ortaklar arasında hukuka aykırı bir şekilde dağıtıldığını, şirketin 07.03.2016 tarihinde aldığı 1 nolu yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti ve muristen gelen hisseler üçüncü şahışlara devrine karşı tedbir konulması için dava yoluna gittiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında tedbir talebinin kabul edildiğini, davalı şirketin 07.03.2016 tarihli 1 nolu yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespitine, davalı şirketin faaliyetlerindeki kaydın kararın hükümsüzlüğü nedeniyle önceki duruma getirilmesine karar verildiğini, davalının istinaf başvurusu reddedildiğini dosya Yargıtay aşamasında olduğunu, babasında kalan diğer üç sirketlerindede aynı hukuksuzluklar yapıldığını, açtığı davaların kabul edildiğini, Yargıtay incelemesinde geçerek kesinleşmiş olduğunu ve murisin hisseleri terekenin idaresine geçtiğini emsal olarak değerlendirildiğini, murisin hisselerinin düzeltilmesiyle hisseler tereke adına kaydedildiğini, hisseler üzerindeki irade tereke idare memuruna geçtiğini, bu şirketlerin 10.07.2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantılarında tereke idare memuru Av. ... ile birlikte yönetim kuruluna girdiğini, murisin hisselerinin temsil iradesinin tereke idare memuruna geçtiğinin belgesi olarak bu üç şirketin 10.07.2023 tarihli hazirun cetvelleri ile toplantı tutanaklarını ekte sunduğunu, TMK'nın 640. Ve 702. Maddeleri ile TTK'nın 432. Ve 477. Maddeleri başta olmak üzere kanunlara aykırı olarak ve tereke idare memuruna davet gönderilmeksizin yapılan 10.07.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlar yoklukla malul olduğu hükümsüz olduğunu, mahkemenin öncelikli olarak bu hususu dikkate alması gerektiğini, 10.07.2023 tarihde ortağı oldukları 4 şirketin de genel kurul toplantıları yapıldığını, günün daha erken saatlerinde yapılan diğer sirketlerin genel kurullarına tereke idare memuru Av. ...'ün çağrıldığını, hazirun cetvelleri ve toplantı tutanakları tereke idare memuru tarafından imzalandığını, diğer şirketlerin belgeleri yukarıda izah edildiğini tekrar etmeye gerek duymadığını, davalı şirketin ... hissesi muristen kalan hisse olduğunu, bunların tereke idare memuru tarafından temsil edilmesi gerekirken böyle yapılmadığını, gündemin 6. Maddesinde alınan 6 nolu karar ile yönetim kurulu üyesi ...'a aylık net 20.000,00 TL ücret ödenmesine oy çokluğu ile karar verildiğini, muristen kalan hisseler şirketin ...'üne denk geldiğini, tereke idare memuru genel kurul toplantısına çağrılmış olsaydı kullanacağı oy kararda belirleyici olacağını, yönetim kurulu üyelerine verilecek ücrette şirketin geleneğini, mali durumu ve bu ücretin azınlık hissedarlarının kar payını azaltıcı etkisi olup olmadığı dikkate alınması gerektiğini, 2011 kurulan davalı şirketin geçmişinde yönetim kurulu üyelerine hiçbir ücret ödenmediğini, bu hususun tespiti için davalı şirketin sicilini ...'dan celbini talep ettiğini, davalı şirket tüm bilgi ve belgelerini bilgisayar ortamında pdf formatında muhafaza ettiğini 2011 yılında kurulan davalı şirketin aktif ve pasif tüm kira sözleşmelerinin pdf ortamında celbini talep ettiğini, babasının 2015'teki vefatıyla ortaklar arasında husumet ortaya çıktığını, ve şirketin giderleri şişirilmeye başlandığını, 2011'den günümüze kadar ki kapanış öncesi ayrıntılı mizan dökümlerini ve muavin defteri dökümlerini paf formatında celbini talep ettiğini, ... gerek şirketten ücret olarak gerekse sahibi olduğu ... Ltd Şti. Ve ... Ltd Şti üzerinden haksız kazançlar sağlayarak davalı şirketi zarara soktuğunu, davalı şirketten ... ile ... Ltd Şti, Ve ... Ltd.Şti''nin 2011'den günümüze kadardaki hesap dökümlerinin paf formatında talep ettiğini, davalı şirketin 2022 yılı kira gelirleri 4.803.404,73 TL dönem net karı ise sadece145.083,70 TL olarak gerçekleştiğini, 31.12.2022 tarihli bilanço ve gelir tablosu ekte  olduğunu, davalı şirketin 2011'den günümüze kadarki bilanço ve gelir tablolarını pdf formatında talep ettiklerini, genel kurul toplantısında alınan 5 nolu karar ile 2022 yılı karının 145.000,00 TL'lik kısmından yasal yedekler düşüldükten sonra kalan kısmının ortaklara payları oranında dağıtılmasına karar  verildiğini, huzurdaki dava ile iptali istenilen 6 nolu karara göre ...'ın ücret olarak tüm ortaklara dağıtılacak kar payından fazlasını ücret olarak alacağını ...'a ödenecek ücret azınlık hissedarlarının kar paylarını azaltıcı olduğunu, 10.07.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan 6 nolu karar iptal edilmesini talep ettiğini, haklı davasının kabulü ile davalı şirketin 10.07.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olup olarak aynı görüşte değil ise, 10.07.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan 6 nolu kararın  hükümsüz olduklarını tespiti ve iptal edilmesine, şayet mahkeme hukuki niteleme iptal edilmesine, dava konusu genel kurul kararlarının yürütülmesinin sayın mahkemenizin kararı kesinleşinceye kadar yürütülmesinin geri bırakılmasına, yargılama giderleri ve karşı taraf vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle ; Muris ... ... ...'a ait usulüne uygun şekilde düzenlenen vasiyetnamesi aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, ... ... ...'ın vefatı üzerine ... Turizm San.Ve Tic. A.Ş.'inde bulunan hisseleri vasiyetname dikkate alınarak yasal miraslarına taksim ile pay defterine yönetim kurulu karı ile tescil edildiğini, davacı tarafından ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasından vasiyetnamenin iptaline yönelik dava açılmışsa da anılan dava 27/01/2021 tarihli ... K. Sayılı ilam ile reddedildiğini, dosya istinaf aşamasında olduğunu davacı tarafından açılan ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayı ile açılan ve ... K sayı ile verilen karar henüz kesinleşmediğini, dosyanın temyiz aşamasında olduğunu, bu halde müteveffaya ait vasiyetnamenin geçerliliği ve davalı nezdinde bulunan hisseler bakımından temsilde ve yerine getirilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, vasiyetnamenin iptaline ilişkin dava , payların temsili ile doğrudan bağlantılı olduğunu, davaya konu genel kurul daveti ve genel kurul usul ve yasaya, vasiyetnameye göre oluşturulan pay defterine, güncel pay ve paydaş yapısına uygun olarak tüm paydaşların katılımı ile yapıldığını, bu cihetle huzurdaki dava için ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. ve ... K sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı ...'ın, davalı şirketin 2022 yılına ait 10/07/2023 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan tüm kararların yoklukla malul olduklarının tespitini mahkemenin aksi kanaatte olması halinde 6 numaralı kararın iptalini talep ve dava ettiğini, davacının söz konusu talepleri ile ilgili olarak gerçeğe aykırı bazı iddinlarda bulunduğunu, davacının bu davada ileri sürmüş olduğu tüm iddialar açıkça HMK'da düzenlenen “dürüst davranma ve doğru söyleme yükümlülüğü”ne de aykırılık teşkil etmekte olduğunu, davalı şirkete ait dava konusu 2022 yılına ait 10/07/2023 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan tüm kararlar yeterli çoğunluklukta usul ve yasaya uygun olarak alındığını dava konusu genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespiti iptali talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini,davalının bir aile şirketi olup şirketin kurucusu ve eski ortağı ... ... ... 16/07/2015 tarihinde vefat ettiğini, müteveffanın 16/07/2015 tarihinde vefatından sonra ... 9.Noterliği'nin 24.07.2014 tarih ... yevmiye numaralı vasiyetnamesini düzenlediği ortaya çıktığını, murisin vefatı sonrası usulüne uygun olarak açılan vasiyetnamede murisin son istek ve arzusunun;”... ölümümden sonra geçerli olmak üzere; \"Tüm mal varlığımı eşim ... T.C. numaralı ... ..., oğlum ... T.C. numaralı ... ve oğlum ... T.C. numaralı ...'a yasal miras payları oranında, büyük oğlum ... T.C. numaralı ...'a ise sadece mahfuz hissesinin kalmasını vasiyet ediyorum. Büyük oğlum ... T.C. Numaralı ...'ın mahfuz hissesi dışında kalan yasal miras payının küçük oğlum ... T.C. Numaralı ...'a kalmasını ancak küçük oğlum ... T.C. Numaralı ... büyük oğlum ... T.C, Numaralı ...'ın mahfuz hissesi dışında kalan yasal miras payını kendi kullanamayacak ve tasarruf etmeyecek bilcümle hayır kurumları, vakıf ve derneklere, hısım akraba ve çalışanlarımızdan ihtiyacı olanlara uygun gördüğü şekilde dağıtacaktır. ...” şeklinde olduğu tespit edildiğini, muris ... ... ...'ın bahsi geçen vasiyetnamesinde davacı ...'ın miras payını saklı pay ile sınırlandığını, davacının saklı payı hariç olmak üzere yasal miras payından kalan miktarı ise davalı şirket yönetim kurulu başkanı ...'a bıraktığını, murisin diğer mirasçıları ise davalı şirket ortaklarından ... ... ve ... olduğunu, murisin düzenlemiş olduğu vasiyetname ile söz konusu mirasçıların yasal miras payları ile ilgili bir değişikliğe gitmediğini, davacının dava dilekçesinde yer alan muris ... ... ...'ın tüm mirasçılarının mirasta eşit hak sahibi olduğu yönündeki iddialarının doğrulukla bağdaşmadığını, müteveffa ... ... ...'a ait ... 9.Noterliği'nin 24.07.2014 tarih ... yevmiye numaralı vasiyetnamesinin okunması ve tüm mirasçılar tarafından öğrenildiğini davalı şirket hissedarlarından ... ve ... murisin vasiyetnamesine uygun olarak pay devrinin gerçekleştirilmesi yönünde davalı müvekkili şirketten ... tarihinde şu şekilde talepte bulunduklarını, “... Babamızın bizlere ve diğer mirasçılara intikal eden paylarının, doktrinde oybirliği ile kabul edilen “ölüme bağlı tasarruflar bir mahkeme kararı ile iptal edilip o mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçerlidir ilkesi” çerçevesinde, anılan vasiyetnameye göre Genel Kurul ve şirket pay defterine kaydedilmesini talep ettiklerini, hissedarların iş bu talebi doğrultusunda, muristen kalan paylar “ölüme bağlı tasarruflar bir mahkeme kararı ile iptal edilip o mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçerlidir ilkesi” çerçevesinde, murisin vasiyetnamesine uygun olarak pay defterine kaydedildiğini, vasiyetname, payların temsili ile doğrudan bağlantılı olduğunu, ortada geçerli bir vasiyetname bulunmaktayken payların temsilinin, el birliği mülkiyeti esasına göre belirlenmesi düşünülemediğini, davacının dava dilekçesinde her ne kadar murisin paylarının intikal edilmesi hususunda alınan yönetim kurulu kararının ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasından yapılan yargılama neticesinde butlanına karar verildiğini iddia etmekte ise de söz konusu kararın henüz kesinleşmediğini, kesinleşmeyen kararın icra edilmesinin mümkün olmadığını, önemle belirtmek gerektiğini, huzurdaki davanın davacısı ... tarafından muris ... ... ...'a ait usulüne uygun şekilde düzenlenen vasiyetnameye ilişkin olarak hukuka aykırı gerekçelerle ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasından vasiyetnamenin iptaline yönelik dava açıldığını anılan dava 27/01/2021 tarihli 2021144 K. Sayılı ilam ile reddedildiğini, bu halde müteveffaya ait vasiyetnamenin geçerliliği ve davalı nezdinde bulunan hisseler bakımından yerine getirilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını,  davacının aynı iddialar ile davalı aleyhine ikame etmiş olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile  müteveffa ... ... ...'a ait terekenin tespiti hususunda huzurdaki davacı tarafından ikame edilen ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Tereke sayılı dosyasından tereke memuru olarak ... atandığını, tereke memuru her ne kadar anılan dosyadan murisin sağlığında ortağı olduğunu, şirketlerin genel kurul toplantılarına katılmak için kendisine yetki ve izin verilmesi yönünde talepte bulunmuşsa da ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Tereke sayılı dosyasından verilen 29.05.2018 tarihli ara karar ile bu talebin daha sonra değerlendirilmesine karar verildiğini, dava konusu genel kurul tarihi itibari ile davalı şirketin genel kurul toplantısına katılması yönünde tereke memuru ...'e verilen herhangi bir yetki ve izin bulunmadığını, davalı şirket dışında, müvekkil şirket ortaklarından oluşan diğer aile şirketleri olan ... İnşaat Turizm Sanayi Ve Ticaret A.Ş, ... San. Ve Tic. A.Ş. ve ... A.Ş. İle ilgili olarak tereke memuru ...'e genel kurula katılması için yetki ve izin verildiğini, Söz konusu izinler doğrultusunda müvekkile ait dava konusu genel kurul toplantısı ile aynı tarihte  yapılan diğer şirketlere ilişkin genel kurul toplantılarına tereke temsilcisi ... tarafından katılım sağlandığını, Ancak evvelce ifade edildiği üzere tereke memuru ...'e dava konusu genel kurul tarihi itibari ile müvekkili şirket yönetim kuruluna katılması hususunda yetki ve izin verilmediğini, yetki ve izni olmayan tereke memurunun toplantıya davet edilmesi mümkün olmadığından davacının tereke memurunun dava konusu genel kurul toplantısına katılmadığındaki iddialarının usul ve yasaya aykırı olduğunun kabulü gerektiğini, murisin payları yine murise ait vasiyetname uyarınca intikal ettirildiğini, olunduğundan mirasçılar tarafından dava konusu genel kurulda temsil edildiğini,  dava konusu genel kurulda temsil edilmeyen herhangi bir pay bulunmadığını, tüm payların temsil edilmek sureti ile oy çokluğuyla alınan kararların hükümsüzlüğü/ iptali yönündeki talebin hukuka aykırı olması sebebiyle reddi gerektiğini, dava konusu genel kurulda alınan kararlar yeterli çoğunlukta alındığını iptali veya butlanı mümkün olmadığını, davalı şirkete ait dava konusu edilen 2022 yılına ait 10/07/2023 tarihli genel kurul toplantısına ilişkin hazirun cetveli incelendiğinde müvekkilin toplam 1.480.100,00 TL itibari değerden oluşan toplam 1.480.100 adet paydan ibaret oluştuğunu, dava konusu genel kurulda payların 40100'ünün temsil edildiği görüleceğini, anılan genel kurul toplantısının 1 numaralı gündem maddesi toplantı başkanlığının oluşmasına ilişkin olduğunu, söz konusu gündem maddesi toplantıya katılanların oy birliği ile kabul edildiğini,  10/07/2023 tarihli genel kurul toplantısının 2 numaralı gündem maddesi 2022 yılına ait yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu ve finansal tablolarının müzakeresi ile ilgili olduğunu, söz konusu gündem maddesi toplantıya katılanların 632.039,25 adet olumsuz oyuna karşılık 848.060,75 adet olumlu oy ve oy çoğunluğunu ile kabul edildiğini, aynı genel kurul toplantısının 3 numaralı gündem maddesi ile yönetim kurulu üyesinin ibrası görüşüldüğünü, anılan gündem maddesinde 632.039,25 adet olumsuz oy, 387.357,50 adet olumlu oy kullanılmış ve yönetim kurulu üyesi ibra edildiğini, 10/07/2023 tarihli genel kurul toplantısının 4 numaralı gündem maddesinde ise yönetim kurulu üyesinin seçilmesi görülşüldüğünü, şirket ortaklarından ... mevcut yönetim kurulu başkanı ...'ın görevine devam etmesi önerisinde bulunduğunu, söz konusu öneri toplantıya katılanların 632.039,25 adet olumsuz oyuna karşılık 848.060,75 adet olumlu oy ve oy çoğunluğunu ile kabul edildiğini,  10/07/2023 tarihli genel kurul toplantısının 5 numaralı gündem maddesinde 2022 yılının yasal yedekler ve stopaj düşüldükten sonra kalan kısmının ortaklara payları oranında dağıtılmasına oy birliği ile karar verildiğini, 10/07/2023 tarihli genel kurul toplantısının 6 numaralı gündem maddesi yönetim kurulu üyesine ücret, huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi maddi hakların belirlenmesi ile ilgili olup yönetim kurulu ...'a aylık 20.000,00 TL ücret ödenmesine toplantıya katılanların 632.039,25 adet olumsuz oyuna karşılık 848.060,75 adet olumlu oyla ve oy çoğunluğunu ile karar verildiğini,  10/07/2023 tarihli genel kurul toplantısının 7 numaralı gündem maddesi davalı şirketin maliki olduğu veya inşasını gerçekleştirdiği taşınmazların deprem güvenliğinin artırılması  konusu ile ilgili olup anılan karar toplantıya katılanların 632.039,25 adet olumsuz oyuna karşılık 848.060,75 adet olumlu oy ve oy çoğunluğunu ile kabul edildiğini, davalı şirkete ait 10/07/2023 tarihli genel kurulda alınan kararlar yukarıda yer alan özetten anlaşılacağı üzere tüm ortakların katıldığı genel kurulda tüm ortakların kullandığı oylar neticesinde oy çokluğu ile kabul edildiğini, bu halde davacının dava dilekçesinde müteveffa ... ... ...'a ait payların dava konusu genel kurulda temsil edilmediği yönündeki söz konusu iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu davalı şirkete ait 10/07/2023 tarihli genel kuruluna ait hazirun cetveli ve toplantı tutanağından da anlaşılma olduğunu, bu itibarla anılan kararların iptal edilmesi yönündeki talebin usul ve yasaya aykırı olduğunu hususunda kuşku bulunmadığını,  davalıya ait dava konusu edilen 10/07/2023 tarihli genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde davacının bir kısım kararlara katıldığını ve muhalefet şerhinde bulunmadığı anlaşıldığını, bu halde davacının muhalefet şerhi bulunmayan kararlar bakımından hükümsüzlük/ iptal kararı verilmesini yönündeki davasının reddi gerektiğini, söz konusu düzenleme uyarınca malum olduğu üzere genel kurulda alınan kararlara karşı iptal davası açabilmek için iptali talep edilen kararla ilgili olarak hem olumsuz oy kullanmak hem de bu muhalefeti tutanağa geçirme şartı birlikte arandığını, bu halde davalı şirkete ait dava konusu 1010712023 tarihli genel kurulda alınan bir kısım kararlar yönünden ne muhalefet şerhi koyan ne de olumsuz oy kullanan davacının huzurdaki davayı ikame etmeye hakkı dahi bulunmadığını, Bu itibarla haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı asıl talebi olan 10/07/2023 tarihli genel kurulda alınan kararların hükümsüzlüğe karar verilmemesi durumunda aynı genel kurul toplantısında alınan 5 numaralı gündem maddesinin iptalini talep ettiğini, söz konusu talebin kabulü mümkün olmadığını, iptali talep edilen karar; yönetim kurulu üyelerine şirketin yönetimsel işleri için ödenmesine karar verilen ücrete ilişkin olduğunu, davalı şirket yönetim kurulu tek üyeden oluşmakta olup yönetim kurulu üyesi ve başkanı olarak ... görev yaptığını, davalı şirket yönetim kurulu başkanı ..., Fizik Mühendisi olup iyi derecede İngilizce ve Almanca bilmekte, bilgisayar programcılığı, ... gibi ofis yazılımlarına hakim olduğunu 12/07/2013-30/07/2015 tarihleri arasında ve devam eden yıllardan beri davalı müvekkili şirketinde aralarında bulunduğu ... Grup Şirketlerinin yönetimini Yönetim kurulu üyesi ve genel müdür sıfatıyla başarı ile yürüttüğünü, Hülasa müvekkili firmanın yönetim kurulu başkanı Sayın ..., görevini layıkıyla ifa etmekte olduğunu, kendisine ücret ödenmesi hem kanunen hem de şirketin menfaatleri açısından son derece gerekli olduğunu, davalı şirket her ne kadar sermaye şirketi olarak kurulmuş ise de ortaklık yapısı itibari ile bir aile şirketi olduğunu, ortakları davacı ..., annesi ... ..., kardeşleri ... ve ... ile davacının eşi ... ..., kız çocukları İpek Bensu ... ve ...'dan ibaret olduğunu, bahsi geçen şirket ortaklarının ve davacının da hissedarı bulunduğu diğer aile şirketleri ise şunlar olduğunu, ... İnşaat Turizm Sanayi Ve Ticaret A.Ş , ... San. Ve Tic. A.Ş. ... A.Ş. , Davalı şirkette dahil olmak üzere toplam 4 adet şirketin yönetim kurulu başkanlığını ... sürdürdüğünü, Yönetim kurulu başkanı ... tüm bu şirketlerin yönetim işlerini sürdürmesine rağmen önceleri tüm şirketler adına yalnızca dava dışı ... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş'den emek ve mesai karşılığında çok cüzi bir miktar ücret hakkı aldığını, alınan bu ücret hakkı aile şirketlerinin yıllardır süre gelen uygulamaları doğrultusunda olduğunu, yönetim kurulu üyelerine verilen ücrete ilişkin şirketler tarafından benimsenen söz konusu anlayış şirketlerin kurucusu aynı zamanda davacı ile davalı şirket yönetim kurulu başkanı olan ...'ın babaları merhum Sn. ... ... ... zamanından bu yana devam eden bir uygulama olduğunu, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olan ...'ın yıllardır süre gelen uygulamalar sebebiyle tüm aile şirketlerinin yönetimsel işleri için dava dışı ... İnşaat firmasından toplu olarak aldığı ücretin miktarının güncellenerek 40.000TL olarak belirlendiği 09/07/2020 tarihli genel kurulda alınan 6.madde davacı tarafından ikame edilen İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2021 tarihli ... E. ... K. Sayılı ilamı ile iptal edildiğini, aile şirketlerinin yönetimsel işleri için alman ücretin iş bu huzurdaki davacı tarafından fahiş olduğu iddiası ile açılan davada iptal kararı verilmesi sebebiyle şirketlerin yönetimsel işleri için yönetim kurulu üyelerine ödenecek ücretin şirketlerin genel kurullarında ayrı ayrı görüşülerek karar almak sureti ile ödenmesi, davalıİşirket için ödenecek ücretin ise aylık net 10.000,00 TL olması 13/05/2022 tarihli genel kurulda kabul edildiğini, ve ilgili yılda belirlenen ücret yönetim kurulu başkanına ödendiğini, Huzurdaki davaya konu 10/07/2023 tarihli genel kurulun 6.maddesinde ise yönetim kurulu üyesi ...'a aylık net 20.000,00 TL ücret ödenmesine toplam 632.039,25 adet olumsuz oya karşılık 848.060,75 adet olumlu oyla ve oy çokluğuyla karar verildiğini, davalı şirketin yönetimsel işleri için yönetim kurulu başkanına 2022 yılı için 10.000 TL ödenmesi sonrasında 2023 yılı Ocak ayından itibaren ödenmesine karar verilen 20.000 TL oldukça makul seviyede olduğunu, Zira davalı şirketin dahil olduğu yukarıda adı geçen şirketlerden ... İnşaat Turizm Tarım Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin dava konusu genel kurul ile aynı tarihte yapılan genel kurul toplantısında davacı ..., dava dışı tereke memuru  ... ve ... yönetim kurulu üyesi olarak seçildiklerini, Üç kişiden oluşan söz konusu yönetim kurulunun her üyesine aylık 20.000 TL ücret ödenmesine karar verildiğini, aynı şirketin huzurdaki davacı tarafından da olumlu oy kullanılan 11/07/2023 tarihli yönetim kurulu toplantısında alınan 2 numaralı karar ile yönetim kurulu başkanı ...'a 30.000 TL ücret ödenmesine karar verildiğini, Bu halde benzer işlerle iştirak eden aile şirketlerinden ... İnşaat Turizm Tarım Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin yönetimsel işleri için davacı tarafından da bizatihi kullanılan olumlu oylar için toplam 110.000 TL ödeneceğini, bu itibarla tek kişiden oluşan müvekkili şirket yönetim kurulu üyesi ve başkanlığını yürüten dava dışı ...'a ödenmesine karar verilen aylık 20.000 TL ücretin emsallerinin çok altında ve makul seviyede olduğunun kabulü gerektiğini,8-TTK m.394: “Yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebilir.” şeklinde düzenlendiğini, anılan düzenleme gereği ücretin miktarını da tespit etme yetkisi münhasıran genel kurula ait olduğunu, davalı şirket yönetim kurulu başkanına aylık net 20.000 TL ödenmesi genel kurul toplantısında oy çokluğu ile kabul edildiğini, Yeterli çoğunlukta alınan söz konusu kararın iptali mümkün olmadığını, yönetim Kurulu Başkanı Sn. ... tüm mesaisini şirketin yönetimine ve işlerine harcarken davacı ... da şirketi zarara uğratmak için elinden geleni yaptığını, şirkete birçok dava açarak kasten zarar vermeye çalıştığını ayrıca ... şirket yönetimi işleri ile uğraşmaktan kendi mesleğini bile icra edememekte tüm zamanını şirket işlerine ve davalarına harcadığını, davacı tarafından davalı ve diğer aile şirketleri aleyhine açılan, şirketleri idare ile karşı karşıya getiren adli-idari dosyaların listesi ekte mevcut olduğunu, Yönetim kurulu başkanının tüm bu iş ve işlemlerine, yoğun çalışma sürelerine karşılık olarak ödenmesine karar verilen ücret oldukça makul hatta düşük olduğunu, davacı, davalı şirket yönetim kurulu başkanına yönetimsel işlerin yürütülmesi kapsamında kararlaştırılan ücretin pay sahiplerinin kar payı alma hakkını ihlal ettiğini ileri sürdüğünü ancak davacının bu iddiası mesnetten yoksun olduğunu davacı, davalı şirket yönetim kurulu başkanına 2023 yılı Ocak ayından itibaren ödenmesine karar verilen ücreti, davalı/müvekkil şirketin geçmiş faaliyet dönemi olan 2022 yılında elde etmiş olduğu gelirleri ile kıyas etmekte olduğunu, davacı tarafından mahkemeyi yanıltmaya yönelik yapılan bu kıyas son derece hatalı olduğunu, nitekim davalı/ şirketin gayrimenkul kiralarından gelen gelirlerde kira sözleşmeleri ile belirlenen oranlarda artış gösterdiğini, dolayısı ile şirketin 2022 yılı gelirlerinin aynı şekilde 2023 yılı geliri olarak kabul edilmesi şeklinde yapılan kıyas ile ödenmesine karar verilen yetin ortakların kar elde amacını ihlal ettiği yönündeki hesaplamalar ve kıyas yolu ile ileri ilen iddialar izahtan vareste olduğunu, aile şirketlerinden ... İnşaat A.Ş aleyhine benzer iddialar ile ikame edilen İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda “Yönetim kurulu üyelerine sağlanan söz konusu mali haklar, şirkete emek ve mesaisini harcayan yöneticilerin ücretsiz çalışarak Anayasa'da yer alan angarya yasağının kapsamına girmelerine engel olur. Yönetim kurulu üyelerine tanınan mali haklar esasen şirketin karlılık durumu ile bağlantılı değildir. Şirket kar etmese; hesap dönemi zarar ederek kapatsa bile aksi esas sözleşmede öngörülebilir olmakla birlikte, huzur hakkı ödenebilir. Hatta şirket tasfiye halinde iken de yöneticilerin ücret alma hakları devam eder. Bir diğer söylemle, şirketin zarar halinde olması kendilerine huzur hakkı ya da ücret hakkı tanınmasının önüne geçemez.” şeklinde değerlendirmelerde bulunulduğunu, söz konusu değerlendirmeden de anlaşılacağını davacı tarafın yönetim kurulu üyelerine ödenecek ücret konusunda verilen kararın ortakların kar payını ihlal ettiği ve bu itibarla iptalinin gerektiğini iddiası yerinde olmadığını ortada olduğunu, ayrıca iktisadi hayatta benzer iş hacmine sahip şirketlerde görevli olan, benzer nitelik, yetki ve sorumluluklara sahip kişilere verilen ücretler ile davalı şirket yönetim kurulu üyesine ödenmesine karar verilen net 20.000TL ücret tutarı mukayese edildiğinde müvekkil şirket yönetim kurulu üyesine ödenecek ücretin hayli düşük olduğunu, davalı şirket yönetim kurulu üyesi başkanına ödenmesine karar verilen 20.000 TL aylık ücretin 2021 yılı alt ve üst sınırları  dahilinde kalması karşısında makul olmadığını iddia etmek olağan mantık ilkelerinin açıkça inkar olduğunu, bu halde davacının davalı şirkete ait 10/07/2023 tarihli genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyesi/ başkanına aylık 20.000 TL ödenmesi yönündeki 5 numaralı kararın iptali yönündeki talebin reddi gerektiğini, müvekkili şirketin 2022 yılına ait 10/07/2023 tarihli Olağan Genel Kurulu toplantısında alınan tüm kararların yeterli çoğunlukta ve usule uygun olarak alındığını göz önünde bulundurularak davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddine karar verilmesini, Haksız davanın tüm talepler yönünden reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER ve GEREKÇE: <br>Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır. <br>Mahkememizin 30/11/2023 tarihli ara kararı ile davalı şirketin 10.07.2023 tarihli olağan genel kurulunda alınan 1, 3, 4, 5 ve 7 nolu genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılması taleplerinin reddine, davalı şirketin 10.07.2023 tarihli olağan genel kurulunda alınan 2 ve 6 nolu genel kurul kararlarının TTK 449 maddesine göre tedbiren yürütülmelerinin geri bırakılmasına karar verilmiştir. <br>Dosya Mali Müşavir, Genel Kurul Kararları konusunda uzman bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 28/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Davalı Şirketin Kurumlar vergisi ekinde sunulu 2022 yılı ayrıntılı bilançosunun incelenmesinde şirketin Öz Varlığının pozitif değerde 4.171.284,441 TL olduğunu, ödenmiş sermaye olan 1.480.100,00 TL'nin Öz Varlık içerisinde fazlaca korunduğunu, davalı şirketin 2022 yılı dönem net karının ise 145.083,70 TL olduğu ve şirketin ekonomik olarak hayatına stabil bir şekilde devam ettiği müşahede edildiğini, gündemin 6. Maddesinde Yönetim Kurulu Başkanına ödenmesi kararlaştırılan 20.000,00 TL ücretin faaliyet giderleri olan 2.483.448,78 TL içerisindeki payının yaklaşık % 9,66 oranında olduğunu, (20.000,00 TL aylık x 12 ay x 240.000,00 TL yıllık /2.483.448,78 = %9,66) mali olarak uygun olduğunu, Genel Kurulun alındığı tarih itibariyle pay durumlarının; eşi davacı ortak ... 22,33% ile çocukları davacı ortak ... 20,38% dava dışı ortak ...'ın 31,13% ile şirkette paylara sahip oldukları, sadece %0,42 oranındaki  ... ın 25,75% ve dava dışı ortak muris oğlu ... hissenin ... Tesislerine ait olduğunun anlaşıldığını, paydaşların toplantıya çağrılmalarının yönetim kurulu üyeleri olması sebebiyle gerçekleştiğinin anlaşıldığını, toplantı tarihi itibariyle ölen hissedar muris ... ... ...'ın şirkette mirasen intikalen ne kadar payının bulunduğunu, müteveffa, sağlığında 636.502,00 adet payın maliki olduğunu, bu pay miktarı, davalı şirket sermayesinin yaklaşık % 45'ine tekabül ettiğini, davalı şirketin 11.05.2015 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısına ilişkin hazirun cetvelinin tetkikinden davalı şirketin toplam 1.480.100.00 adet paya bölünmüş esas sermayesinin 636.502,00 adet payının ölen hissedar muris ... ... ...'ın hisse payı olduğunu, bu payların tereke temsilcisi ile genel kurul tarihinde temsil edilip edilmediği ile ilgili olarak ise; davaya konu olan genel kurul tarihinde tereke temsilcisi olarak 14.11.2017 tarihli kararıyla Av. ... murisin terekesine temsilci olarak tayin edildiğini, Genel Kurul Toplantısı öncesinde davalı şirket Yönetim Kurulu'nca yapılan toplantıya çağrı usulü incelendiğinde tereke temsilcisine herhangi bir çağrıda bulunulmadığı ve davet edilmediğini, murisin tereke temsilcisinin 09.07.2020 tarihinde yapılan toplantıda terekeyi temsilen bulunmadığını, genel kurulda alınan her bir karar için yapılan oylamalarda murisin hissesinin sağlığında toplam yaklaşık olarak %45 olduğu göz önüne alındığında nisabı değiştirir mahiyette olduğu tespit ve rapor edilmiştir.<br>Dava,  TTK 440 ve devamı maddelerine göre genel kurul kararının hükümsüz olduğunun tespiti ve iptali taleplerine ilişkin olduğu görüldü.<br>Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; <br>Ölen muris ve aynı zamanda paydaş olan ... ... ...'ın ölmeden evvel davalı şirketin 1.480.100,00 hissesinden 636.502,00 adedine sahip olduğu celp edilen pay kayıtlarından anlaşılmıştır. Murisin ölümünden sonra davalı şirketin yönetim kurulunun 07.03.2016 tarih ve 1 nolu kararı ile murisin şirketteki hisselerinin mirasçılara payları oranında bölünerek pay defterine kaydına karar verildiği anlaşılmıştır. Ne var ki bu yönetim kurulu kararının, tereke henüz paylaştırılmadan ve tereke üzerindeki iştirak çözülmeden elbirliği hükümlerine tabi olması gerektiği gerekçesi ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E ve ... K sayılı 23.09.2019 tarihli kararı ile iptaline karar verildiği, bu kararın da derecattan geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>Bununla beraber, henüz paylaşılmamış olan murisin terekesine, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Tereke dosyasında, 14.11.2017 tarihli ara karar ile Av ...'ün tereke idare memuru olarak atandığı görülmüştür. Bu karar ile murisin sağlığındaki tüm hakların, tereke idare memuru eliyle kullanılması gerektiği kuşkusuzdur. Dolayısı ile murisin paylarını temsilen genel kurul toplantılarına çağrılması gereken ve katılıp oy kullanması gereken de tereke idare memurudur. Davamıza konu genel kurul ise, terekeye temsilci atanmasından yaklaşık altı sene sonra yapılmış olmasına rağmen, tereke idare memurunun genel kurul toplantısına çağrılmadığı ve oy kullanma imkanı da tanınmadığı çağrı belgelerinden, hazirun cetvellerinden ve genel kurul tutanağından anlaşılmıştır.<br>O halde genel kurula çağrılması gereken bir hissedarın temsilcisinin genel kurula çağrılmamış olması açıkça kanuna aykırılık teşkil etmektedir. Bununla beraber mahklememizce, bu kanuna aykırılığın sonuca etkili olup olmayacağı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişiler tarafından sunulan raporda da işaret edildiği üzere, tereke temsilcisinin temsil ettiği paylar 636.502,00/1.480.100,00 olmakla bu oran, alınan kararlardaki sonucu etkileyecek mahiyettedir. Bu sebeple genel kurulun kanuna aykırı bir şekilde teşekkül ettiğini kabul etmek gerekmiştir.<br>Davalı taraf, dava konusu genel kurul tarihi itibari ile pay defterine göre kimler hissedar görünüyor ise onlara çağrı yapılarak toplanıldığını savunmuş ise de, sonradan kesinleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E ve ... K sayılı 23.09.2019 tarihli kararı ile de sabit olduğu üzere, murisin payının intikalen paylı bir şekilde pay defterine yazılması mümkün olmadığından, murisin hisselerinin mirasçılar eliyle temsil edilmesi de mümkün değildir.<br>Yine davalı taraf, terekeye temsilci atanmasına dair  ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Tereke dosyasında, 14.11.2017 tarihli ara karar ile terekeye temsilci atanmasına dair kararın davalı şirkete bildirilmediği, bu sebeple tereke idare memurunun toplantıya çağrılmasının mümkün olmadığı savunulmuş ise de, davalı şirket ve dava dışı birçok şirket birer aile şirketi olup, ortakların karşılıklı birçok davası olduğu dosyaya sunulan belgelerden anlaşılmaktadır. Tereke idare memuru atanmasına dair ara karar ile genel kurul arasında altı sene gibi uzunca bir zaman olması nazara alındığında, davalı şirket yetkili organlarının böyle bir ara karardan haberdar olmaması hayatın olağan akışına aykırıdır. Kaldı ki, davacı da dahil bir kısım şirket ortaklarının genel kurulda, açıkça terekeye temsilci atanmış olması sebebiyle tereke temsilcisine de çağrı yapılması gerektiği yönünde tutanağa geçen şerhleri vardır. O halde, davalı tarafın tereke idare memuru kararının şirkete tebliğ edilmemiş olmasını ileri sürmesi TMK 2. maddesine aykırı görülmüştür.<br>Netice itibari ile, dava konusu genel kurula çağrılması gereken tereke idare memurunun terekeye çağrılmamış olması ve temsil ettiği hisselere dair oyların, oylamaların sonucuna etkili olması sebebiyle kanuna açıkça aykırı görüldüğünden yoklukla malul olduğunu kabul etmek ve aşağıdaki gibi davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ve dosya içeriğine göre;<br>1-Davanın KABULÜNE<br>Davalı ... Tur.San. Ve Tic A.Ş'nin 10/07/2023 tarihli olağan genel kurulunda alınan bütün kararların yoklukla mali olduğunun tespitine ve iptaline,<br>2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 269,85 TLmahsubu ile bakiye 157,75 TLnin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,<br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan  alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti ve  posta masrafı olmak üzere toplam 7.306,50 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, <br>Ayrıca davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde  İADESİNE,<br>Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren  2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 25/09/2024<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br>e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e63a76afee004499","SID":"04c73fc66466f2d9"}}