{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1235 - 2024/1717<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/1235 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1717<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ... (... )<br>ÜYE\t\t: ... (... )<br>ÜYE\t\t: ... (... )<br>KATİP\t\t: ... (... )<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14.02.2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/221 Esas - 2023/89 Karar<br><br>                                              ASIL DAVA DOSYASINDA\t\t  <br>İSTİNAF YOLUNA <br>BAŞVURAN DAVALI\t:  GÜVENCE HESABI -   [25989-32152-51790] UETS<br>VEKİLİ\t:  Av. ... <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVALI\t: ...<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle  Tazminat)<br><br>\t BİRLEŞEN  KOCAELİ  I. ATM'NİN 2021/465 ESAS SAYILI DAVA  DOSYASINDA<br><br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVALI\t: ...<br><br>DAVA\t:  Tazminat ( Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle ) <br>BAŞVURU TARİHİ\t:  18.04.2023<br>İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ:  01.09.2023<br>KARAR TARİHİ\t:  17.10.2024<br>YAZIM TARİHİ\t:  17.10.2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>Davacı  vekili dava dilekçesinde; 08.06.2019 tarihinde davalı .......' in sevk ve idaresindeki ........... plakalı aracın kırmızı ışık ihlali yaparak, davacıların çocuğu olan müteveffa .......... ın sevk ve idaresindeki ........... plakalı motorsiklete çarpması sonucunda, .......' ın ölümüne sebep olduğunu, dava konusu kaza sonrasında müteveffa ........' ın ağır yaralandığını, kaldırıldığı hastanede yaklaşık 19 gün yoğun bakımda kaldığını, sonrasında vefat ettiğini, kaza yeri tespit tutanağında davalı .........' in kazanın oluşumunda tam ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kazadan sonra Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesi' nin 2019/449 esas ve 2019/809 karar sayılı dosyasında yargılama yapıldığını, iş bu dosyada aldırılan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre davalı ............' in asli kusurlu, müteveffanın kusursuz olduğunun tespit edildiğini, müteveffanın kaza meydana gelmeden önce 3.000 TL  aylık gelirinin olduğunu ve ....., ........ ve kardeşi ..........' a maddi manevi destekte bulunduğunu, kaza sonucunda evlatlarını kaybeden davacıların  manevi yıkım yaşadığını beyanla; müteveffanın babası.........' a 100,00 TL maddi, müteveffanın annesi ........ a 100,00 TL maddi, müteveffanın kardeşi davacı ........' a 100,00 TL maddi, davalılar ............ ve ruhsat sahibi davalı ..........' den müştereken ve müteselsilen alınmak üzere; 50.000,00 TL manevi tazminatın müteveffanın babası ..........' a,  80.000,00 TL manevi tazminatın müteveffanın annesi  ..........'a, 30.000,00 TL manevi tazminatın müteveffanın kardeşi .............'a ödenmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin  davanın Medeni Kanun gereğince davalıların ikametgahı yer mahkemesi olduğunu, davalıların ikametgahının Kocaeli olduğunu, davaya bakmakla yükümlü mahkemelerin Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, yetkisizlik itirazlarının  olduğunu, davaya konu kaza ile ilgili açılan davanın halen derdest olduğunu, yargılamanın sürdüğünü, kusurun kimde olduğu konusunun henüz kesinleşmediğini beyanla yetkisizlik kararı verilerek davanın Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, açılan davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalı Güvence Hesabı vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemeleri belirtmiş olduğunu, yetki hususunda takdiri mahkemeye bıraktığını, yapılan inceleme sonucunda  anne ... için 95.743,00TL. ve ... için 91.228,00TL ,destek tazminatı belirlenerek 26.08.2019 tarihinde vekilleri Av. ... hesabına ödendiğini, müteveffanın kardeşi ... yönünden davalı  şirkete ibraz edilen belgelerin  kardeşler arasındaki desteklik ilişkisini ispattan uzak ve yetersiz oluşu, kardeşlerin birbirlerine bakma yükümlülüğü olmaması nedeniyle ödeme yapılmadığını, kaza tutanağındaki kusur tespiti ile bahsi geçen Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/449 E.-2019/809 Karar Sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Raporunun yetersiz olduğunu, motosiklet sürücüsü müteveffanın kavşağa yaklaşırken hızını gerekli ölçüde azaltıp azaltmadığını ve BK 51 ile 52. maddeleri anlamında tazminat miktarında takdiri indirimi gerektirecek şekilde zararın artmasına etken olan bir hareketinin (müterafik kusur) bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesi tarafından, asıl dava bakımından, davanın kısmen kabulü ile; 08.06.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacı ...'ın uğramış olduğu zarar nedeni ile 145.908,22 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 26.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Güvence Hesabından  (Güvence Hesabı yönünden kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacı ...'a verilmesine, 08.06. 2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacı ...'ın uğramış olduğu zarar nedeni ile 145.908,22 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 26.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Güvence hesabından  (Güvence Hesabı yönünden kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin reddine, <br>Mahkememizin işbu dosyasından tefrik edildikten sonra yeninden bu dosya ile birleştirilmesine karar verilen 2021/465 E. Sayılı dosyası bakımından; maddi tazminat davası yönünden; 08.06.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacı ...'ın uğramış olduğu zarar nedeni ile 145.908,22 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 08.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, (Yukarıda asıl davada hüküm altına alınan destekten yoksun kalma tazminatı yönünden tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere), 08.06.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacı ...'ın uğramış olduğu zarar nedeni ile 145.908,22 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 08.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, (Yukarıda asıl davada hüküm altına alınan destekten yoksun kalma tazminatı yönünden tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere), davacı ...'ın maddi tazminat talebinin reddine,<br> Manevi tazminat davasının kabulü ile; 08.06.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacı ...'ın uğramış olduğu  manevi zarar nedeni ile 80.000,00 TL manevi tazminatının kaza tarihi olan 08.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 08.06.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacı ...'ın uğramış olduğu  manevi zarar nedeni ile 50.000,00 TL manevi tazminatının kaza tarihi olan 08.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 08.06.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacı ...'ın uğramış olduğu  manevi zarar nedeni ile 30.000,00 TL manevi tazminatının kaza tarihi olan 08.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,\" şeklinde tashihine karar verilmiştir.   <br>Yerel mahkemenin bu kararına karşı asıl davadaki  davalı Güvence Hesabı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>             Davalı Güvence Hesabı vekili istinaf dilekçesinde; kaza tarihi itibariyle teminat limitinin 360.000 TL olduğunu, mahkemece feriler bakımından tüm davalılar yönünden müştereken ve müteselsilen hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, yargılama gideri, vekalet ücreti ve ilam harcının teminat limitine göre oranlanmasının  gerekmekte olduğunu, kararda Güvence Hesabının poliçe limiti ile sorumlu olduğu belirtilmiş olsa da kalan teminat tutarının  belirtilmesi gerektiğini, kalan teminat tutarı bilirkişi raporunda hesaplanmadığını, hasar aşamasında 186.971,00 TL ödeme bulunmakta olup, kalan teminatın 173.029,00 TL olduğunu, bu miktarın fazlasından Hesabın  sorumlu tutulmaması  gerekliyken 291.816,44 TL tazminattan  sorumlu tutulmasının  hatalı olduğunu, ödeme tarihindeki veriler kullanılarak önceki ödemenin yeterli olup olmadığı incelenmeden karar verilmiş olduğunu, önceden Güvence Hesabı tarafından ödenen miktarın yeni rapor tarihine güncellenme tekniğinin hatalı olduğunu, salt faiz işletmek suretiyle güncelleme yapılmasının  eksik sonuç vereceğini, ödemenin faizle birlikte asgari ücretteki artış oranı da dikkate alınarak güncellenmesi gerektiğini, ek bakiye için KTK 97. maddesi  kapsamında başvuru yapılmadığını, bu suretle özel dava şartı olan başvurunun ihlal edilmiş olduğunu, sigortacının temerrüdü TTK 1427, ZMMS Poliçe Genel Şartları C.7 ve KTK 97. maddeleri  dikkate alınarak belirlendiğini, buna göre 15 günlük inceleme ve ödeme süresi tüm belgelerin tamamlanması ve sigortacıya sunulması ile başladığını, eldeki dosyada ise buna itibar edilmediğini,  temerrüt şartının unsurlarının  gerçekleşmediğini, temerrüt tarihinin  hatalı tespit edilmiş olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, somut olayda ise müteveffanın KTK 78. madde ve Karayolları trafik yönetmeliğinin gerektiği şekilde kaskı bulunmadığı veya  başında kask olmadığı  anlaşılmakta olduğunu, bu da zararın artmasına ve müteveffanın vefatına etken olan müterafik kusurlardan olduğunu, kaza tarihi itibariyle teknik faiz uygulanması gerektiğini, Prograsif Rant Yöntemi terkedilmiş olup, 01.06.2015 tarihinden önceki trafik kazalarında; zamanın uygulaması gereği  PMF 1931 tablosu ve %10 artırma indirme iskonto ve karardaki sair yöntemlere göre, 01.06.2015-09 Ekim 2020 (Anayasa Mahkemesinin İptal Kararı ) tarihi arası kazalara; TRH 2010 tablosu ve % 1,8 teknik faiz, devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü,  09 Ekim 2020 (Anayasa Mahkemesi  iptal kararı) ile 19 Haziran 2021 arası kazalara TRH 2010 tablosu ve % 1,8 teknik faiz , dönem başı ödemeli dönemsel hayat ünitesi,  19 Haziran 2021 den sonraki kazalara da; Anayasa Mahkemesi 14 şubat 2023 tarihli yeni iptal kararı ve kazanılmış haklar gözetilerek hesap yöntemi hakkında yeni bir yasal düzenleme  yapılana kadar TRH 2010 tablosu, 1,65 teknik faiz (iskonto) ve dönem başı ödemeli dönemsel hayat ünitesi uygulanmasının  gerekli olduğunu, kaza tarihinin  2019 yılı  olduğunu  ve Yargıtay ilkesi gereği her olay doğduğu günün koşullarına göre değerlendirilmek zorunda olduğundan; burada hesaba; TRH 2010 tablosu, % 1,8 teknik faiz ve  devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü,\"’ nün  esas alınması gerektiğini, baba yönünden 145.908,22 TL tazminat hesabının  hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda hesaplanan miktarın 118.758,88 TL olduğunu, bilirkişi raporunun son sayfasındaki tabloda  hesap yer  almakta olup, raporun sonuç kısmının  hatalı şekilde farklı miktar içermekte olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalı Güvence Hesabı vekilinin teminat limitinin 360.000TL olması nedeniyle feri hükümler bakımından da teminat limitiyle sınırlı biçimde hüküm kurulması yerine,  tüm davalılar yönünden teselsülen tahsile karar verilmesine ilişkin  istinaf sebebinin incelemesinde;<br>Dava, haksız fiilden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.<br>Tüm dosya kapsamına göre; Davacılar ...., ... ve ... tarafından davalıları Güvence Hesabı, ... ve ............. aleyhine maddi ve manevi tazminat (manevi tazminat yalnızca gerçek kişi davalılardan olmak üzere) istemli olarak Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/247 esasına 01.07.2020 tarihinde açılmış, süresinde yapılan yetki itirazı üzerine verilen 24.02.2021 tarihli  yetkisizlik kararı ile dosya Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin işbu 2021/221 esasına kaydedilmiştir.<br>            Mahkemece 14.09.2021 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında davalı gerçek kişiler yönünden davanın tefrikine karar verilip, iki davalı yönünden dosya 2021/465 esasına kaydedilerek, Güvence Hesabı yönünden ise 2021/221 esası üzerinden yargılamaya devam edilmesi kararlaştırılmıştır.<br>            Davalı gerçek kişiler yönünden tefrik edilen 2021/465 esasına ilişkin 14.09.2021 tarihinde gerçekleştirilen 1. celsesinde “Davacı vekiline arabuluculuk son tutanağını sunmak üzere bir hafta  kesin süre verilmesine…”  şeklinde ara karar tesis edilerek duruşmanın 21.09.2021 tarihine ertelenmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda 21.09.2021 tarihindeki duruşmada ise önceki ara karardan vazgeçilerek dosyanın tekrar 2021/221 esası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.<br>              Akabinde, mahkemece yukarıda bahsi geçen çerçevede Güvence Hesabına ilişkin davanın asıl dava olarak ele alınıp, belirlenen tazminatın Güvence hesabından teminat limitleri dahilinde  tahsiline karar verilmiştir. Sürücü ve işleten olan davalı gerçek kişilere ilişkin önce tefrik edilip sonrasında birleştirilen davanın ise birleşen dava  olarak ele alınarak maddi tazminat yönünden asıl davada verilen hükümde tahsilde tekerrüre yol açmamak şartıyla gerçek kişi davalılardan teselsülen tahsiline karar verilmiştir. Birleşen davada ayrıca manevi tazminatların davalı sürücü ve işletenden tahsiline hükmedilmiştir. <br>Bilindiği üzere, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/b maddesinde rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların, bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Güvence Hesabı oluşturulacağı, Yasanın geçici 2. maddesine dayanılarak çıkarılan Güvence Hesabı yönetmeliğinin 9/b maddesi uyarınca, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararların Güvence Hesabından talep edilebileceği ifade edilmiştir. Başka bir ifadeyle, kanunda belirtilen koşulların varlığı halinde Güvence hesabı  ZMMS’nin yerini almaktadır.<br> Buna göre somut uyuşmazlıkta davalı Güvence Hesabının kaza tarihinde yürürlükte bulunan ZMMS teminat limiti dahilinde sorumlu olacağı ve kaza tarihinde ZMMS teminat limitinin kişi başına  360.000,00 TL olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacılar lehine belirlenen tazminat tutarları, sigorta şirketince yapılan ödemeler ve anılan teminat limiti dikkate alındığında kaza tarihindeki  teminat limitinin aşılmadığı görülmektedir.   <br>Ancak, davalı vekilince istinaf dilekçesinde davacı baba ... yönünden 118.758.88 TL bakiye tazminat belirlenmesine karşın mahkemece 145.908,22 TL’ye hükmedilmesinin hatalı olduğu sigorta şirketinin sorumluluk miktarlarının belirlenmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Bu kapsamda bilirkişi raporu incelendiğinde, davacı ... yönünden tazminatın 228.567.40 TL olarak belirlendiği, bu tutardan Güvence Hesabının ödediği 109.808.52 TL’nin mahsubu sonucu bakiye alacağın 118.758,88 TL olarak belirlendiği, sonuç kısmında ise yine 145.908.22 TL olduğunun ifade edildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, mahkemece 145.908.22 TL’ye hükmedilmesi hatalı olduğundan davacı ... yönünden bilirkişi raporunda belirlenen 118.758,88 TL 'ye hükmedilmeli, davalı şirketin feri giderlerden  sorumluluk tutarları da buna göre ayrıca ve açıkça  belirlenmelidir. Bu nedenle davalı şirket vekilinin bu hususlara ilişkin istinaf talebinin kabulü gerekir.<br>Davalı şirket vekilinin temerrüt tarihine ilişkin istinaf talebi yönünden;<br>            Kural olarak Güvence Hesabının kendisine yapılan başvuruyu takiben 8 iş günü içerisinde ödeme yamaması halinde bu sürenin sonunu takip eden ilk iş gününde temerrüt gerçeklemiş olacaktır. Ne var ki, dosya kapsamına göre hak sahiplerince davalı tüzelkişiliğe 07.08.2019 tarihinde başvurulduğu, hasar dosyası oluşturulup desteğin annesi ....... ve babası ...’e 26.08.2019 tarihinde ödeme yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu nedenle, kısmi ödeme tarihi olan 26.08.2019 tarihinin mahkemece anılan davalı yönünden temerrüt tarihi olarak belirlenmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>              Davalı Sigorta Şirketi vekilinin müterafik kusura ilişkin istinaf gerekçeleri bakımından yapılan incelemede;<br>           6098 sayılı TBK 52.madde kapsamında müterafik kusur olarak uygulamada ele alınan hakkaniyet indirimi hususu tartışılmalıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu  Madde 52- Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.<br>              Somut olayda, indirim sebeplerinin uygulanması şeklinde bir savunma ileri sürülüp sürülmediğinden bağımsız olarak; Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihadına göre uygulamada müterafik kusur olarak adlandırılan ve hakkaniyet indirimi koşulları şeklinde değerlendirilmesi gereken hususlar re'sen göz önünde bulundurulmalıdır.<br>             Borçlar Kanunun 52.maddesine göre davacının bizatihi kendisinden kaynaklanan, zararlı sonucun yani  yaralama olayının meydana gelmesine yahut artmasına neden olabilecek aktif veya pasif bir eyleminin bulunup bulunmadığı denetlenerek; varsa Yüksek Mahkemenin uygulaması doğrultusunda hesaplanan gerçek zarardan indirim yapmak suretiyle  tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.<br>           Somut olayda, seyir halinde olan desteğe, davalı sürücünün kırmızı ışık ihlali neticesinde çarparak ölümüne sebebiyet vermek suretiyle gerçekleştiği hükmen sabit olan olaya ilişkin gerek ceza yargılamasındaki kabule,  kusur durumuna ve gerekse işbu yargılamada alınan ve çelişmeyen kusur durumu birlikte değerlendirildiğinde müterafik kusura ilişkin  davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>              Davalı Sigorta Şirketi vekilinin hesap yöntemine ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde;<br>               Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesindeki “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. <br>            Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.<br>                İptal kararından sonra 19.06.2021 gün ve 31516 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7327 Sayılı Yasanın 18. maddesiyle 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinin 1. fıkrasında yer alan \"Kanun\" ibareleri \"Kanunda\" şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümlesinden sonra gelmek üzere; “Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak, b) Destekten yoksun kalma tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak, c) Sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak, hesaplanır.” cümlesiyle, “Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenir.” şeklinde ikinci fıkra eklenmiştir.<br>                Anılan değişiklikten sonra Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar 04.12.2021 gün ve 31679 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış, trafik kazalarından kaynaklanan araç hasarları değer kaybı hesabıyla, ölüm ve sakatlık halinde tazminat hesabının nasıl yapılacağı belirli kurallara  bağlanmıştır.<br>                Buna karşın, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra 2918 sayılı yasada yapılan düzenlemeler ise 14.02.2023 gün ve 32104 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 29.12.2022 gün ve 2021/82 esas, 2022/167 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.<br>                Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir.<br>             Anayasa Mahkemesinin bu iptal kararı ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar da yasal dayanaktan yoksun hale geldiğinden kendiliğinden hükümden düşmüştür. <br>            Böylece trafik kazalarından kaynaklanan zararlar hakkında 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Anayasa Mahkemesi kararında da açıklandığı üzere uğranılan zararın gerçek tutarının ne olduğu ve nasıl hesaplanacağı Yüksek yargı kararlarıyla şekillendiğinden, artık tazminat hesabı yerleşik yargı içtihatları doğrultusunda yapılacaktır.<br>           Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin son kararları itibariyle (Yargıtay 4. HD. 23/06/2021 gün ve 2020/2895 esas, 2021/3586 karar); \"Gerçek zarar miktarı; hak sahibinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Yargıtay tarafından da benimsendiği üzere davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi gerekir.<br>              ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, %1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nun 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi üzerine, Yargıtay da uygulama birliğinin sağlanması için tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınması ancak hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen devredeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi suretiyle teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması  yönünde içtihat geliştirmiştir.<br> Bu kapsamda, mahkemece tazminatın anılan yönteme göre hesaplanmasında, daha önce Güvence Hesabı tarafından yapılan ödemelere ilişkin hesap tarihine kadar ki yasal faizinin eklenerek ulaşılan tutarların  ayrı ayrı her bir davacı için belirlenen toplam alacak tutarlarından mahsubunun yapılarak nihai tazminatların belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin bu ve  sair tüm istinaf sebeplerinin de reddi gerekir.           <br>İlk derece mahkemesinin kararında tespit edilen ve yukarıda belirtilen hatanın giderilmesi  yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince asıl davadaki davalı Güvence Hesabı vekilinin \"Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı ...'a ilişkin belirlenen tazminat miktarından fazlaya hükmedilmesi ile feri giderlere ilişkin sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktarların açıkça yazılmasına\" ilişkin istinaf başvurusu kabul edilerek, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmasına ve Dairemizce aşağıdaki şekilde  yeniden hüküm kurulmasına  karar vermek gerekmiştir.<br>\t                              <br>   H Ü K Ü M\t\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı Güvence Hesabı vekilinin istinaf başvurusunun  KABULÜ İLE, Kocaeli  1. Asliye Ticaret  Mahkemesinin 14.02.2023 tarih ve 2021/221 Esas, 2023/89 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden,<br>A- ASIL DAVA BAKIMINDAN; <br>Davanın Kısmen Kabulü ile,<br>a-145.908,22 TL destekten yoksun kalma tazminatının  26.08.2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Güvence Hesabından (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacı ...'a verilmesine,<br>b-118.758,88 TL destekten yoksun kalma tazminatının 26.08.2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Güvence Hesabından (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacı ...  .........'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>c- Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin REDDİNE,<br><br>B- BİRLEŞEN  2021/465 ESAS SAYILI DOSYA BAKIMINDAN;<br>Davanın Kısmen Kabulü ile,<br>a-145.908,22 TL destekten yoksun kalma tazminatının 08.06.2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...  ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı .......'a verilmesine (asıl davada hüküm altına alınan tazminat yönünden tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere)<br>b-145.908,22 TL destekten yoksun kalma tazminatının 08.06.2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...  ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...  .......'a verilmesine (asıl davada hüküm altına alınan tazminat yönünden tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere)<br>c- Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin REDDİNE,<br>d- 80.000,00 TL manevi tazminatın  08.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine<br>e- 50.000,00 TL manevi tazminatın 08.06.2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...  ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...  ........'a verilmesine,<br>f- 30.000,00 TL manevi tazminatın 08.06.2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı  ............'a verilmesine,<br>C- Asıl ve birleşen davadaki maddi tazminata ilişkin vekalet ücretleri;<br>a- Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden kabul edilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince;<br>Davacı ... lehine 22.886,23 TL,<br>Davacı ... lehine 22.886,23  TL vekalet ücretinin  ( Güvence Hesabı ... lehine hükmedilen  vekalet  ücretinin 18.813,83 TL lik kısmından  diğer davalılar ile birlikte sorumlu olmak üzere ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile  bu davacılara verilmesine,<br>b- Davacı ...'a ilişkin reddedilen maddi tazminat yönünden davalı  Güvence Hesabı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>c- Davalılar Güvence Hesabı ve  ...  kendini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat yönünden ;<br>Davalı Güvence Hesabı lehine 100,00 TL <br>Davalı ... lehine 100,00 TL vekalet ücretinin  davacı ...'dan alınarak bu davalılara verilmesine,<br>D- Birleşen davadaki manevi tazminata ilişkin vekalet ücretleri, <br>Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince belirlenen, davacı ... lehine 9.200,00 TL, davacı ... lehine 12.800,00 TL, davacı ... lehine 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ................. ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacılara verilmesine,<br>E- Asıl ve birleşen davadaki yargı harçları ve yargılama giderlerine ilişkin;<br>a- Asıl ve birleşen davada  alınması gereken 19.933,98 TL harçtan peşin alınan 1.543,66 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.390,32 TL harcın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak (Güvence Hesabı 16.735,19 TL lik kısmından sorumlu olmak kaydı ile ) hazineye gelir kaydına,<br>b- Asıl ve birleşen davada davacılar tarafından yapılan 1.598,06 TL harç ve 1.718,00 TL posta, tebligat, bilirkişi gideri olmak üzere toplam 3.316,06 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (Güvence hesabı 3.017,56 TL lik kısmından sorumlu olmak kaydı ile) davacılara verilmesine,<br>c- Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına (Güvence Hesabı 1.201,20 TL sinden sorumlu olmak kaydı ile)<br><br>3- Davalı Güvence Hesabı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,<br>4- Davalı Güvence Hesabı tarafından yapılan 179,00 TL istinaf giderinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>5- Karar tebliği, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17.10.2024<br><br>Başkan  ........<br>  e imzalıdır <br><br>Üye ..........<br>  e imzalıdır <br><br>*Üye ..........<br>  e imzalıdır <br><br>Katip .........<br>   e imzalıdır<br><br><br><br><br>        *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*<br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"64d26d5ed0635d48","SID":"b8c399a11462c5dc"}}