{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2023/1222 <br>KARAR NO:2024/3773<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:10/10/2022<br>NUMARASI:2020/739 Esas - 2022/818 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:23/10/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ...'a ait olan ve diğer davalı .... Şti.' nin kiracı olarak işlettiği işyerinde çıkan yangın sebebiyle müvekkilinin işyerinde ve işyerinde bulunan ürünlerde oluşan zararının karşılanması için şimdilik:  Zarar gören halı, kilim vb. ürünlere ilişkin olarak ve müvekkilinin müşterisinin zayi olan halısı sebepiyle ödemek zorunda kaldığı bedelden şimdilik 80.000,00 TL müvekkili şirket zararının,  ayrıca zarar gören kamera sistemine ilişkin olarak 2.000,00 TL müvekkili şirket zararının da dahil edilerek toplamda şimdilik 82.000,00 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak, öncelikle yangın tarihinden itibaren aksi kanaat halinde temerrüt tarihinden itibaren, öncelikle ticari temerrüt faizi (avans faizi) ile birlikte aksi kanaat halinde yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 01/08/2022 havale tarihli dilekçesi ile;  davasını ıslah etmiş ve 82.000,00 TL olan talep miktarlarını toplamda 197.059,67 TL yükselttiklerini belirtmiş ve ıslah harcını da yatırmış olduğu görülmüştür. Davalı ... Şti vekili cevap dilekçesinde; Öncelikle mahkememizin görevli olmadığını görev yönünden reddi gerektiğini, müvekkili firma ile dava konusu taşınmazın, diğer davalı ile birlikte mülk sahipleri olan dava dışı dilekçede isimleri yazılı kişiler arasında 01/01/2018 tarihli kira sözleşmesi bulunduğunu, dava dışı olan bu kişilerin dava konusu taşınmazın maliki konumunda bulunduklarını, davaya konu olayda doğan zararın tazmini talebinin yangının meydana geldiği kiralamaya konu taşınmazın maliklerine karşı ile sürülebileceğini, zararı gören tarafın kusurunun araştırılması gerektiğini, cevap dilekçesinde belirtilen sebeplerle davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili  cevap dilekçesinde; Meydana geldiği iddia olunan zararın bir ticari işten değil meydana gelen yangından kaynaklanmış olmakla taraflar arasında ki bir ticari ilişkiye değil ancak bir haksız fiile konu olabileceğini, davanın gayrimenkulün diğer malikleri dışarıda tutularak davanın sadece müvekkiline yöneltilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline atfedilecek hiç bir kusurun bulunmadığını, müvekkilinin bina sahibi sıfatıyla da dava konusu olayda sorumlu tutulmasının hukuken caiz olmadığını, zararın binanın yapımındaki bozukluk veya yapımındaki eksiklikten doğmamış olduğunu, davanı ... A.Ş 'ye ihbarı gerektiğini, cevap dilekçesinde belirtilen sebeplerle davanın reddini talep etmiştir. İhbar olunan ... A.Ş  vekili  cevap dilekçesinde; Davalılardan ..., mülkiyeti kendisine ait olan ve dava konusu yangının meydana geldiği “... Bayrampaşa/İstanbul” adresinde bulunun işyerinin, müvekkili sigorta şirketi nezdinde 16.05.2019-16.05.2020 vadeli ... numaralı ... Poliçesi ile sigortalı olması sebepiyle davanın müvekkil şirkete ihbarını talep ettiğini, ancak  dava konusu taleplerle ilgili olarak davalının ve müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, davalı aleyhine açılmış olan işbu dava sonucunda verilecek hükmün, müvekkili sigorta şirketinin hukuki durumunu dolaylı olarak etkileyeceğinden, müvekkili sigorta şirketinin derdest davaya müdahale etmekte hukuki yararı bulunmakta olduğunu, bu sebeple öncelikle, müvekkili ile lehine müdahale talep edilen ... arasında tazmin edilen sigorta poliçesi sebepiyle sigortalıya karşı ileri sürülebilecek tüm itiraz ve defi haklarımız saklı kalmak kaydıyla, tarafımıza ihbar olunan huzurdaki davaya, davalı ... yanında “fer’i müdahil” sıfatıyla katılmalarına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; \"...Davalı ...'ın maliki, davalı ...'in kiracısı olduğu işyerinde meydana gelen yangının büyüyerek davacıya ait işyerine sıçraması ve davacının işyerinde maddi hasara sebep olması sebepiyle yangının meydana gelmesinde kusurları olduğundan bahisle davacının maddi zararının davalılardan tahsili istemi ile eldeki maddi tazminat davasının açıldığı,Yangının meydana gelmesinde davalı ...'in % 80 oranında kusurlu olduğu, dava dışı 3.kişinin % 20 kusurlu olduğu, davacının ve davalı ...'ın kusurlarının bulunmadığı, ayrıca yangının başlamasındaki ana etkenin davalı ...'e ait işyerinde bulunan kurutma makinesinde zamanla biriken tozlaşmış vaziyetteki tekstil atıklarının sebep olduğu, yukarıda ayrıntılarına yer verilen içtihat ışığında işbu atık birikmesinin bina maliki olan davalı ...'ın sorumluluğunu ortadan kaldıracak şekilde, davalı ....'in illiyet bağını kesecek derecede ağır kusuru niteliğinde olduğu, bu gerekçe ile de bina maliki davalı ...'ın kusurunun bulunmadığı,Halı uzmanı bilirkişinin maddi hasar tespitlerinin halı kilim yıkama ve tamir fiyat tarifesine göre hazırlanmış olması da dikkate alınarak rapora itibar edilmesi gerektiği, bu bağlamda davalı ...'ın kusurunun bulunmaması sebepiyle meydana gelen hasardan sorumlu olmadığından bahisle işbu davalı yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden ise % 80 kusurlu olduğu dikkate alınarak...1-Davalı ...'a yönelik davanın reddine,2-Davalı .... Şti'ye yönelik davanın kısmen kabulü ile 157.623,73 TL'nin olay tarihi olan 07/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince ve  .... Şti  vekili istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Davalı ...'ın  hem kusurlu olması hem de bina sahibi ve kiraya veren olması sebepiyle kusursuz olarak da sorumlu olması  sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı .... Şti  vekili istinaf dilekçesinde; Kusurunun olmadığını, hesap ve kusura ilişkin bilirkişi raporunun hatalı  olması  sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız fiilden kaynaklı maddi  tazminat talebine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir.  Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükellef olup, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi kök ve ek raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, uzman bilirkişi raporunda belirtilen tespitlerin  hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine,taraf vekillerinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin  yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/739 Esas  2022/818  Karar sayılı 10/10/2022 günlü kararına yönelik taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubuyla bakiye 247,7‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.767,27 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 2.691,82 TL'nin mahsubuyla bakiye 8.075,45 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalı ... Şti'den tahsiliyle  Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,7- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fab57318de9a4d54","SID":"6ab8f7935b0c3c61"}}