{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1213 <br>KARAR NO:2024/1264<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO:2018/773 <br>KARAR NO:2021/394<br>TARİHİ:28/04/2021<br>DAVA:İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ:31/08/2018<br>KARAR TARİHİ:09/10/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... A.Ş.ye ait ..... İstanbul .... mağazası Başakşehir /İstanbul adresinde .... nolu ve 07.07.2011/2014 tarihli .... Poliçesi ile davacı şirket nezdinde sigortalı olduğunu, sigortalının davacı şirkete yapmış olduğu ihbar neticesinde, 18.01.2017 tarihinde davalı şirketin güvenlik hizmeti sağladığını, sigortalının iş yerinin de bulunduğu avm nin -2 bodrum katında bulunan depo bölümünden muhtelif marka ayakkabıların çalınmış olduğunun tespit edildiğini, ekspertiz raporu uyarınca tespit edilen 82.345,45-TL hasar bedelinin %20'si olan 16.469,09-TL'nin 28.02.2018 tarihinde davacı şirket tarafından sigortalısına tazmin edildiğini, ödenen hasar miktarından davalının hasara neden olan mahalde güvenlik hizmeti sağlıyor olmaları nedeniyle sorumluluğu bulunduğundan, hasar tazminatının rucuen tahsili taraflarından talep edildiğini, bu hususta taraflarınca ...., sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafın haksız itirazı neticesinde icra takibinin durdurulduğunu, davalı şirketin güvenlik anlamında eksik tedbirler alması sonucunda hırsızlık hadisesinin meydana geldiğini, güvenliği sağlama taahhüdü için sözleşme yapan davalının güvenliğin sağlanamaması ile sözleşmeye açıkça aykırı hareket ettiğini, ancak, davalının icra takibine itirazı nedeniyle davacının haklı alacağına kavuşamadığını, haksız itirazların iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın likit olması nedeni ile davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Güvenlik Sayısı. Vardiya Planı, Güvenlik Hizmetinin Verildiği Alan. Davalı ile dava dışı .... A.Ş.'ye ait ... Alışveriş Merkezi Yöneticiliği arasında 07.07.2014 - 06.07.2015 dönemini kapsayan ve her sene yenilenen Koruma ve Güvenlik Planı ve 5188 sayılı Kanun kapsamında, gündüz vardiyasında 12/24 vardiya sisteminde 10:00-22:00, gece vardiyasına 12/24 vardiya sisteminde 22:00-10:00 saatleri arası olnaak Üzere toplamda 67 güvenlik görevlisi, 2 güvenlik müdürü ve 6 vardiya amiri olmak üzere toplamda 85 kişiyle güvenlik hizmeti verildiğini, personellerin dış alan, garaj katları, çarşı katları, giriş kontrol noktaları ve güvenlik kontrol merkezinde görevlendirildiğini, güvenlik hizmetinin verildiği, davalı şirketin davaya konu .... mağazasının da içinde bulunduğu alışveriş merke/i içerisinde özel güvenlik hizmeti veriyor olmasının her durumda kayıtsız şartsız sorumlu olacağı anlamına gelmediğini, yalnızca sözleşme kapsamında belirlenen görev ve talimatlar çerçevesinde hizmet verilmekte olup, hırsızlığa konu yer güvenlik hizmeti alanı içerisinde yer almakta ise de hırsızlığa sebep olduğu İddia edilen kişilerin alışveriş merkezine giriş yapmış olduğu alandan izinsiz girişlerin engellenmesi için davalı tarafından gerekli uyanlar yapılarak önlem alınmasının gerektiğinin bildirildiğini,, Haziran 2014 tarihinde davalı tarafından \"...\" başlıklı iyileştirme projesi teklifi hazırlandığım ve dava dışı .... Merkezi Yöneticiliğine iletildiğini, davalı şirket tarafından gönderilen bu yazıda risk analizleri yapıldığını, yalnızca sözleşme kapsamında belirlenen görev ve talimatlar çerçevesinde hizmet verilmekte olup, hırsızlığa konu yer güvenlik hizmeti alanı içerisinde yer almakta ise de hırsızlığa sebep olduğu İddia edilen kişilerin alışveriş merkezine giriş yapmış olduğu alandan izinsiz girişlerin engellenmesi için davalı tarafından gerekli uyanlar yapılarak önlem alınmasının gerektiğinin bildirildiğini,, Haziran 2014 tarihinde davalı tarafından \"....\" başlıklı iyileştirme projesi teklifi hazırlandığım ve dava dışı ... Merkezi Yöneticiliğine iletildiğini, davalı şirket tarafından gönderilen bu yazıda risk analizleri yapıldığını ve konut hırsızlığının yüksek risk taşıdığının tespit edildiğini,  depoların bulunduğu kata kartlı sistemle giriş yapılması hususunda sistemlerin kurulması gerektiğinin bildirildiğini, davanın .... Merkezi Yöneticiliğine ihbar edilmesini talep ettiklerini, depoda hırsız alarm sisteminin bulunmadığını,  sigortalının depo kapısının, kilit kısmından sert bir cisimle dışardan kolaylıkla açılabilecek durumda olduğunun ortada olup, depoya zorla girilmesini engellemek ve depoyu muhafaza altına almak adına gerekli özeni göstermediği ve kendi kusuruyla hırsızlık olayına sebep olduğu sonucunun ortaya çıktığını,  davacı tarafından zarara ilişkin kalemlerin tek tek açıklanması ve tek tek delille desteklenmesinin şart olduğunu, aksi halde davanın dinlenmeden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece '' Mahkememizce aldırılmış olan  dosya içerisindeki 14/09/2020 tarihli bilirkişi raporu ve 19/02/2021 tarihli bilirkişi raporu birbirini doğrular nitelikte olmakla 19/02/2021 tarihli heyet raporunun hükme esas alınabileceği kanaati hasıl olmakla rapordaki tespitler gözönünde bulundurularak yapılan değerlendirmeler neticesi davalının somut olayda   % 75 oranında  kusurlu olduğu  kabul edilerek sigortalının deposunda  24/06/2011 tarihinde vuku bulan hırsızlık sonucu oluşan  hasarın poliçe teminatı kapsamında kaldığı, ödenen tazminatın poliçe teminatlarına uygun olduğu,  davacının poliçe teminatı kapsamına giren hasarı sigortalısına 24/07/2018 tarihinde  ödeyerek T.T.K.1472. Md. kapsamında rücu hakkının doğabilmesi için; hasarı kapsayan sigorta poliçesinin varlığı, meydana gelen hasarın poliçe teminatı kapsamına girmesi, gerçek hasar bedelinin sigortalıya ödenmesi, sigortalının zarar verene rücu hakkı bulunması gerektiği, davalı ile davacı şirket sigortalısının yaptıkları güvenlik sözleşmesi ile üstlendiği denetim, gözetim ve önlem almak hizmetlerini sunma yükümlülüğünü sözleşmede belirtilen güvenlik hizmetinde görevlendirilen görevlileri  ile 24 saat esasına göre vardiyalı olarak taahhüt etiğinde hırsızlık olayının meydana gelmesinde kusurunun bulunup bu kusurdan sorumlu olduğu, buna karşılık güvenlik şirketinin .... nin güvenliğinin sağlanması, hırsızlık olayının oluş biçimi, sanık ifadeleri, eksper raporuru, davacının sigortalısı işverenin de kusuru oranında sorumlu olması gerektiğinden davalı güvenlik şirketinin tek başına sorumlu tutulmasının uygun olmayıp ortak kusurunun bulunması nedeniyle oluşan zarardan davalının zararın meydana gelişinde  %75 oranında kusur ve sorumluluğu bulunduğu, dosya kapsamında yer alan tutanaklar, beyanlar, ekspertiz raporu ve faturalar incelendiğinde, depoda çalınan  ayakkabı kolilerinden davacı tarafından ödenen  toplam 16.469,09TL  hasar bedelinden alınan bedellerin makul, birim fiyatların ve toplam hasar bedelinin de piyasa rayiç bedellerine uygun olduğu belirtilmiş olmakla, 16.469,09TL davacının sigortalısına ödemesi gereken hasar bedeli olduğu, davalının %75 oranında kusurlu olması nedeniyle davalının tazminat sorumluluğunun 12.351,81-TL asıl alacak ve 472,08TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.823,89 TL tutar yönünden davacının davasının ispatlamış olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile davacının alacağı, ancak kusur oranı belirlenmek suretiyle  bilirkişi raporu ile tespit edilebildiğinden,  ortada likit bir alacağın varlığından söz edilemeyeceğinden icra inkar tazminatının reddine dair hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalının %100 oranında kusurlu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada uyuşmazlık konusu müvekkil şirketin kusurunun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlık konusu olan kusur tespiti hususunda yerel mahkemece işin esasına girilerek karar verilmeli iken bu hususta yalnızca bilirkişi raporlarına dayanmak usul ve yasaya aykırıdır. Nitekim kusurun tespiti teknik değil hukuki bir konudur. Bu hususta da takdir ve değerlendirme yerel mahkemeye aittir. Ancak sayın mahkemece kusura ilişkin hukuki değerlendirme yapılmaksızın yalnızca dosyada alınan bilirkişi raporlarına dayanarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.dosyada alınan bilirkişi raporları çelişkili olup çelişki giderilmeksizin tahkikat sona erdirilmiştir.müvekkilin güvenlik hizmeti veriyor olması her olayda kayıtsız şartsız sorumlu olacağı sonucunu doğurmamaktadır.dava dışı AVM yönetimi tarafından imzalanan sözleşme kapsamında belirlenen personel sayısı ile hizmet verilmektedir. Olay günü görevli bulunan personellerin de ifade ettiği üzere personel sayısı yetersizdir.  Dava dışı ... avm yöneticiliğine atfedilen kusur oranının müvekkil şirkete atfedilen kusur oranından az olması hakkaniyete aykırıdır. Haziran 2014 tarihinde müvekkil tarafından \"....\" başlıklı iyileştirme projesi tekifi hazırlanmış ve dava dışı AVM yönetimine iletilmiştir. Müvekkil şirket tarafından gönderilen bu yazıda risk analizleri yapılmış ve alışveriş girişi yapılan kapılarda araç geçişleri konusunda yaşanan sorunları ortadan kaldırmak adına depoların bulunduğu kata kartlı sistemle giriş yapılması hususunda sistemlerin kurulması gerektiği bildirilmiştir. Öte yandan müvekkil şirket daha öncesinde çok defa depoların her birinin alarm sistemine sahip olması, girişlerinin kilit sistemlerinin gözden geçirilmesi hususunda AVM yönetimine bilgi verilmiş, lakin yönetim hırsızlık olayına kadar bu bildirimleri yerine getirmemiştir.Dolayısıyla dava dışı ....AVM yönetiminin müvekkil şirket tarafından önerilen eksik ve ihtiyaçları gidermemesi, güvenlik ve koruma hizmeti için gerekli ortamı sağlamaması sebebiyle de güvenlik zafiyetine sebeb olduğu ve hırsızlık olayının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu açıktır. Ancak bilirkişi heyeti tarafından bu hususlar nazara alınmadan eksik kusur incelemesi yapılmıştır. Rapor bu haliyle hüküm kurmaya elverişli değildir. ilk bilirkişi raporunda P2 otoparkında bulunan deponun kapısının kilidinin sert bir cisimle zorlandığı ve buradan giriş yapıldığı düşünülerek hırsızlığın meydana geldiği tespit edilmiştir. Kapı zorlanarak depoya giriş yapılmış olmasına rağmen bu durumun tespitinin yapılamaması depoda hırsızlık alarmının olmadığını göstermektedir. Müvekkil şirket tarafından defalarca depoların bulunduğu katta hırsızlık riskinin yüksel dereceli risk olduğu uyarısı yapılmış ve depolara dahili alarm sistemi takılması, gerekli kurulumların yapılarak ....'e bilgi verilmesi ve ardından ... Merkezi'ne entegre edilmesi gerekliliği ifade edilmiş olmasına rağmen dava dışı sigortalı tarafından alarm sistemi taktırılmaması sigortalının gerekli özeni göstermediğini ve açık kusurunu göstermektedir. Dava dışı sigortalı şirket olan ... A.Ş.'ye ait Sportin Street mağazasının kapısı hırsızlar tarafından kolaylıkla açılabilmiştir. Kapının kilitlenmesi dışında bahse konu depoda başkaca bir güvenlik önlemi alınmamıştır. (güvenlik alarm ve ihbar sistemi, güvenlik kamera sistemi vb.) Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle müvekkil şirketin davaya konu hırsızlık olayında kusuru olmadığından davacı sigortanın dava dışı sigortalısına yaptığı ödeme teminat kapsamında değildir. İşbu nedenle yapılan ödeme lütuf ödemesi niteliğinde olup müvekkil şirkete rücu edilmesi mümkün değildir. Haksız fiil ile müvekkil şirket arasında illiyet bağı yoktur. güvenlik şirketine kusur atfedilemez. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava dışı sigortalı ile dava dışı AVM yönetiminin müteferrik kusurları gözönünde bulundurulmalıdır. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirket sözleşmesel yükümlülükleri yerine getirdiğinden ve gerekli tedbirleri aldığından müvekkilin kusuru, diğerlerinden fazla olamaz.'' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.Dava, kobi paket sigorta poliçesi kapsamında, sigortalıya ait depoda 13/01/2017 tarihinde meydana gelen gelen hırsızlık olayı nedeniyle ödenen bedelin, deponun bulunduğu alışveriş merkezinin güvenliğini sağlayan davalı güvenlik şirketinin gerekli tedbirleri almadığından sorumlu olduğu iddiası ile TTK'nun 1472.maddesi uyarınca tahsili istemine ilişkin başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. ... Sigorta poliçesinin incelenmesinde;  poliçe vade tarihlerinin 30/09/2016-2017 olduğu,  sigorta ettirenin  ...A.Ş olduğu, sigorta poliçesinde hırsızlık teminatınıns84.941.199,50TL olduğu, davacı ...Sigortanın hasara katılım oranının %20 olarak düzenlendiği görülmektedir.....sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı .... A.Ş., hırsızlık olayı neticesi eksper raporu ile tespit edilen 82.345,45 TL hasarın %20 si oranında 16.469,09TL hasar bedeli ve 629,44TL gecikmiş gün faizi talepli olarak davalı hakkında takibi başlattığı, davalının süresinde itirazı üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Davacının sigortalıya 24/07/2018 tarihinde 16.469,09TL ödediği banka dekontu ile sabittir. Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında \"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.\" şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nun \"Halefiyet\" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise \"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.\" hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamında yer alan banka dekontları dikkate alındığında, davacının aktif husumetinin bulunduğu anlaşılmıştır.Davalı güvenlik şirketi ile dava dışı ... AVM yönetimi arasında 07/07/2014-06/07/2015 tarihli  Özel Güvenlik Hizmet sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin her yıl yenilendiği anlaşılmakla;Sözleşmenin konusu başlıklı madde 2'de \"5188 sayılı özel güvenlik hizmetlerine dair kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde hizmetini ifa edileceği\" Görev kapsamı başlıklı Madde 4 \"güvenlik firması, alışveriş merkezinin Özel Güvenlik İzin belgesinde belirlenmiş sınırları içinde, işverenin malına, personeline ve itibarına, kiracılarına ve müşterilerine, dışarıdan ve içeriden gelebilecek ve güvenlik elemanları tarafından önlenebilecek  nitelikteki her türlü tehdit, saldırı, taciz, hırsızlık, sabotaj, yangın, T.C. kanunlarına göre suç teşkil eden olaylar ve diğer tehlikelere karşı korunması için, ayrıca kapalı açık otopark güvenliği ve araç trafik yönlendirmesi ile  EK-3 te belirlenen ve temel olarak caydırıcı ve önleyici nitelikte olan hizmetleri yürütecektir\". Güvenlik firmasının yükümlülükleri başlıklı madde 6 \" güvenlik firması, 5188 sayılı özel güvenlik hizmetlerine dair kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde üzerine düşen sorumlulukları yerine getirecektir\", \".... merkezinin güvenliği, EK-2 de belirtilen sayıda güvenlik personeli ile vardiya esasına göre haftanın 7 günü 24 saat süreyle EK-2 de belirtilen vardiya planına uygun olarak sağlanacaktır\" Güvenlik firmasının ve personelinin uyacağı esaslar başlıklı madde 7/L \" güvenlik personeline ile ilgili işlerin ifası için gerekli görevler dışında başka  görevler verilmeyecektir\" İşveren mali hususlar başlıklı madde 8/A \" görev tanımı yapılmış olan ve EK-2 de belirtilen sayıda personel için sözleşme kapsamında belirlenen  tabloda yazılı olan, Beher kişi başına aylık ortalama 2.600 TL KDV hariç hizmet bedeli ödeyecektir\" Güvelik firmasının işveren olarak sorumluluğu başlıklı madde 10 \"güvenlik firmasının kusuru ve ihmali sonucu güvenlik firması personelinin, işverenin çalışanlarının ve/veya 3 üncü şahısların uğrayabileceği zarar ve hasarlardan  dolayı, tamamen güvenlik firması sorumlu olacaktır. Bu durumda güvenlik firması, bu kapsamda işverene herhangi bir sorumluluk yüklemeyeceğini ve işverenden her ne nam ve ad altında olursa olsun herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını peşine gayri kabili rücu olarak kabul, ve taahhüt eder\". Denetim organizasyonu başlıklı madde 14/A-B \" güvenlik firması tarafından yerine getirilen güvenlik hizmetlerinin denetim ve kontrolü, işverenin uygun göreceği zaman ve sıklıkta, işveren yetkilisi tarafından ve talep gelmesi halinde güvenlik firmasının proje yöneticisi nezaretinde yapılacaktır.\", \" güvenlik firması tarafından Alışveriş Merkezi bünyesinde yürütülecek güvenlik hizmeti, her ay, işverenin görevlendireceği yetkili veya  3. bir denetim firması tarafından da denetlenebilecektir.\" şeklindedir. Ekspertiz raporunun incelenmesinde, 13/01/2017 tarihinde meydana gelen hırsızlık hadisesi ile ilgili olarak yapılan inceleme neticesi AVM nin -2 . Katındaki değp bölümü kapısının sert bir cisimle zorlandığı ve emtianın hızlıca araca yüklendiği kamera görüntülerinden izlenmiştir. Depo kapısında zorlama izleri mevcuttur. Levye türü sert bir  kapının kanırtılarak açılması kuvvetli muhtemeldir. Büyük ihtimalle hırsızlık mahallinde bulunan güvenlik elemanları devriyede olduğundan olayı fark edememiştir. Depodaki stokta bulanan 650 adet kolinin çalındığının belirlendiği,, bu şekilde hasar tespiti neticesi 82.345,45 TL hasarlı mal bulunduğuna ilişkin tespit yapılmıştır. Olayın gerçekleşme şekline ilişkin olarak 13.01.2017 tarihinde Tünel 1 bölgesinden giriş yapan beyaz renkli ... marka aracın saat 14:14 civarında P2 bodrum kat kapalı otoparka giriş yaptığı Tünel 1 'den aracın girişi sırasında davalı güvenlik firması güvenlik görevlisinin bahse konu aracı durdurarak bagaj kontrolü yaptıktan sonra AVM'nin P2 bodrum kalında yer alan kapalı otoparka giriş yaptığı dosya kapsamına sunulu CD'ye kayıtlı kamera görüntüsünün incelenmesinden anlaşılmıştır.Nitekim, CD'de kayıtlı görüntüler incelendiğinde bahse konu aracın P2 bodrum kata indiği ve park ettiği aynı zamanda sürekli olarak kişilerin depodan araç içine koliler halinde emtia yüklediği sıralarda kapalı otopark dahilinde her hangi bir güvenlik personelinin bulunmadığı, hırsızların çaldıkları ürünleri araca yükledikten sonra da Avm'den hızlıca araçla birlikte çıktıkları izlenmiştir.Mahkemece dinlenen davalı tanığı ... beyanında özetle; ...'de kamera odasında görevli vardiya amiri olduğunu 5 yıldır burada çalıştığını, olay tarihinde de orada çalıştığını, 1 Transit aracın Demir kapıyı kırarak AVM içerisinden dışarı çıktığı söylendiğini, kontrol ettiklerinde ... mağazasının deposunun patlatıldığını gördüklerini, görüntüleri incelediklerinde iki üç kişinin kapıyı levye ile kırarak yaptığını gördüklerini, 6 ayda bir risk analizi şeklinde kamera, kapı ve alarm takılması şeklinde analiz yapıp bildirdiklerini burada alarm olmadığını, mağazada çok fazla kamera olması nedeniyle görüntüleri sonradan izlediklerini, olay öncesinde AVM tarafından herhangi bir önlem alınmadığını, o olaydan sonra bütün mağaza depolarını ikinci bir kapı takıldığını, AVM yönetimi tarafından mağazalara yapılan bir bildirim olup olmadığını bilmediğini, olaydan önce kapıları alarm takılması gerektiğini bildirdiklerini beyan ettiği görüldü. Tanık .... beyanında özetle;  .... AVM de güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, 6 yıldır burada olduğunu olay sırasında da burada çalıştığını, olay esnasında 1. katta devriye halinde olduğunu, ihbar geldiğinde aşağı kata inerek Deponun dağınık olduğunu gördüğünü, o kat'ta  işi arkadaşının devriye halinde olduğunu, olayı görüp görmediklerini bilmediğini  beyan ettiği görüldü. Davalının düzenlediği kurum içi tespit tutanağındaki personel savunmaları şu şekildedir; Davalı ... tarafından güvenlik görevlisi ...ile ilgili olarak  düzenlenen savunma istemi tutanağında özetle; ...İstanbul projesinde özel güvenlik görevlisi olarak görev yaptığını, 13/01/2017 tarihinde tünel 1 bölgesinde araç kontrol görevlisi olduğu halde daha önce \"depo hırsızlığına karışan beyaz renkli ford transit aracın görülmesi halinde mutlaka bildirilmesi\" talimatını hiçe sayarak saat 15:40 civarında eşkal-i daha önce belirtilmiş aracın bölgenize gelmesine rağmen aracı sıralı amirlerinize bildirmediğiniz ve akabinde araç ile birlikte gelen 4 kişinin ... mağazasının deposunda soygun gerçekleştirdiği tespit edildi denilmek suretiyle ....'nın savunması istendiği, ...13/01/2017 tarihli savunmasında özetle;  Görevli olduğum bölgede herhangi bir şüpheli olmadığından bölgemde herhangi bir olaya rastlamadım, araçların hepsinin tek tek kontrolünü yaptım, Ayrıca araçlar hepsi de filmli olduğundan hepsini şüphelimi bakalım demek suretiyle savunma yaptığı. Davalı .... tarafından güvenlik görevlisi ....ile ilgili olarak düzenlenen  savunma istemi tutanağında özetle; ... İstanbul projesinde görevli ...13/01/2017 günü saat 14:14 sıralarında otoparkta devriye olarak görevli iken Park 2 otopark katında iki ayrı depoda farklı zamanlarda depo hırsızlığı olduğu tespit edilmiştir. Bu konu ile ilgili olarak devriye olarak gerekli kontroller ve denetimi tam yapmadığınız anlaşılmaktadır denilerek savunması istendigi. Güvenlik görevlisi ....13/01/2017 tarihli savunmasında özetle; Otopark katlarında diğer arkadaşlarıyla sürekli devriye halinde bulunduğunu, fakat depoların Park 3 te olduğunu düşünürsek otopark kartlarındaki personel sayısının yetersiz olduğunu düşündüğünü, normal Park 2'ye talimat gelmeden rezidans otoparkı dışında araç alınmadığı doğru olduğu, fakat Park 1 den diğer katlara iniş bölgelerindeki duba önlemesini ziyaretçilerin iterek açacağı şekilde olduğu, açılan dubaların sık sık kontrol edilerek kapatıldığı, ayrıca olayın gerçekleştiği depo bölgelerine sabit bulunması gereken personel aynı zamanda otopark katlarında tam devriye olarak görev yaptıklarını, aynı personel evrak dolaşımı için alındığından dolayı bölgede sabit görevli kalmadı yönünde savunma yapıldığı görüldü. Güvenlik uzmanı, mali müşavir ve sigorta uzmanından oluşan heyetten alınan 14/09/2020 tarihli raporunda özetle;... olayın oluş biçimi irdelendiğinde, bahse konu depoda meydana gelen hırsılık olayında ağırlıklı olarak davalı şirketin uyguladığı güvenlik zafiyetinden kaynaklandığı saptandığını, diğer yandan ise dava dışı sigortalının deponun korunmasında gerekli ve yeterli bireysel güvenlik önlemlerini almadığı, (kamera-alarm ve ihbar sistemi vb) dolayısıyla hırsızlık eylemini gerçekleştiren şahısların işlerini kolaylaştırdığı değerlendirildiğini, davacı sigorta şirketi TTK. 1472 uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu, ekspertiz raporu ile tespit edilen hasar miktarının %20'si (katılım oranı) olan 16.469,09 TL hasar tazminatını 28.02.2018 tarihinde dava dışı sigortalısına ödediğini, davalı firma kusur oranınca ödenen tazminattan dolayı davacı sigorta şirketine karşı sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını beyan etmiştir.Tarafların itirazlarının tek tek değerlendirilmesi, çelişkilerin giderilmesi ve kusur oranının tespiti amacıyla re'sen güvenlik konusunda bilirkişi eklenerek dosyada ek bilirkişi raporunun aldırılmasına karar verilmiştir.İki güvenlik uzmanı ve mali müşavir bilirkişi heyetinden alınan raporda özetle; Davalı ...A.Ş. nin Dava konusu olayın meydana geldiği Dava dışı ... site yönetimine ait maliki bunduğu alanda bu hizmeti sunan görevlilerinin bu alan içerisinde yer alan bölümler ve çevresinde konusunda uzman basiretli bir tacir olarak gerekli özeni göstererek ve yeterli seviyede devriye görevi ifa ederek kontrol yapması gereklidir. Bu surette Dava dışı ... site yönetimi personelinin, maliklerin ve işverenin can ve mal güvenliklerinin etkin bir şekilde sağlanması gerekirken davalı ... A.Ş. nin personelinin, maliklerin ve işverenin can ve mal güvenliğini koruma hizmetini yerine getirmediği, bina girişinde ve çıkışında güvenliğin olmasına rağmen; içeriğe giren şahısların tespiti devriye görevinin gerektiği gibi ifa edilmediğinden ayrıca daha önceden eşkallerinin bilinmesine rağmen kontrolsüz geçişlerine müsaade edildiği, bu bakımdan gerekli tedbirleri zamanında almadığı bu bağlamda ...A.Ş. ye ait ... in.... isimli işyeri deposuna şahsın/şahısların girişini ve işyerinin soyulmasının, kıymetli eşyalarının çalınmasını önleyemediği ayrıca basiretli işveren gibi davranmayarak sadece AVM giriş çıkış kapısında önlem aldığı, ortak alanlarda yeterli seviyede devriye görevlisi bulundurmadığı, otomasyon odasında güvenlik kameralarını zamanında izlemediği ve böylece koruma ve güvenlik esas ve usullerine göre güvenlik şirketi hizmet vermediği bunun sonucunda güvenlik şirketinin güvenlik alanında güvenlik zafiyeti yaşanmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığı ve hırsızlık olayının güvenlik personellerinin ayıplı hizmeti neticesi meydana geldiği anlaşıldığından davacı güvenlik şirketinin %75 (yüzde yetmiş beş) oranında sorumlu olduğu mütalaa edilmiştir. Dava dışı ...İstanbul site yönetimi güvenliğin sağlanması açısından ... A.Ş. ile anlaşmada bulunduğu ve böylece 3. Kişilere karşı birlikte sorumlu olduğu işverenin hizmet sözleşmesinde de belirtildiği üzere güvenlik şirketini yeterince denetlemediği ve gözetlemediğinden ayrıca işin ifası ile yeterli teknik bilgiye sahip olmaması durumunda sözleşme gereği 3. bir denetim firmasına güvenlik firmasını denetletmediğinden dolayı ve ortak alanlarda yeterli seviyede devriye görevlisi bulundurulması için gerekli denetimleri yapmadığı bu sebeple hırsızlık olayının meydana gelmesinde Dava dışı ... İstanbul site yönetiminin %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. ... A.Ş. ye ait ... in ... firmasının güvenli bir AVM de işyerini bulundurduğu ... site yönetimine düzenli olarak  aidat ödeyerek üzerine düşen edim yükümlülüğünü yerine getirdiğinin anlaşıldığından, işyerine kuracağı alarm sistemi, kamera sistemi gibi tedbirlerin ek tedbir olduğu, işyerini kilit altında tutmasının yeterli bir güvenlik önlemi olduğu Emsal Yargıtay kararlarından anlaşıldığından, asıl tedbirin ... İstanbul site yönetimi ve güvenlik şirketi tarafından alınıp içten ve dıştan gelecek tüm saldırılara karşı malikin deposunun korunması gerektiği mütalaa edilmiştir. Bu nedenle dava dışı ... A.Ş. ye ait herhangi bir kusuru olmadığı, ekspertiz raporu ile tespit edilen hasar miktarının %20'si olan 16.469,09 TL hasar tazminatının 28.02.2018 tarihinde dava dışı sigortalısına ödendiği, davalı ... A.Ş. nin dava konusu olayda %75 (yüzde yetmiş beş) kusur oranına tekabül eden 16.469,09 TL./100x75 = 12.351,81 TL. tazminat ödemesi, dava dışı ... İstanbul site yönetiminin dava konusu olayda %25 (yüzde yirmi beş) kusur oranına tekabül eden 16.469,09 TL./100x25 = 4.117,28 TL. tazminat ödemesi hesaplandığı sonuç ve kanaatine varıldığını beyan etmiştir. Davacının istinaf itirazının incelenmesi; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 341/2. maddesinde \"Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.\", aynı yasanın \"Parasal sınırların artırılması\" üst başlığı ile Ek Madde 1'de, \"(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır.\" hükümleri yer almaktadır.İstinaf incelemesine konu kararın verildiği tarih 28/04/2021 olup mahkemece istinaf yoluna başvuran davacı yönünden 4.265,64 TL'nin reddine karar verilmiştir. Kararın verildiği tarih itibariyle istinaf kanun yoluna başvuru için parasal sınır 5.880 TL olarak belirlenmiştir. Yani bu miktarın altında olan kararlar kesin olup, istinafa konu kararın verildiği tarih itibariyle kesin olduğu tespit edilmiştir. Açıklanan yasal düzenlemeler gereğince, kanun yolu başvurusuna konu edilen kararın, kesin nitelikte olması nedeniyle, istinafı kabil bir karar olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1.b maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.Davalının istinaf itirazının incelenmesi; Somut olay değerlendirildiğinde; davalı güvenlik şirketinin sigortalının da deposunun bulunduğu avmnin güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğu ancak olay tarihinde devriye görevinin gerektiği gibi yerine getirilmediği, daha önceden hırsızlık olayına karışan ve plakası tespit edilen aracın tekrar kontrolsüz geçişine müsaade  edildiği ve hırsızlık olayının meydana geldiği, bu bağlamda davalının asli kusurlu olduğunun tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmektedir. Davalı taraf, risklerin dava dışı avm yönetimine bildirildiğini ileri sürse de; risk raporunun avm yönetimine teslim edildiğine dair bir delil dosya kapsamında mevcut değildir.Her ne kadar davalı taraf, sigortalının da kusurlu olduğunu ileri sürmekte ise de; Hırsızlık Sigortası Genel Şartları \"A.l. Sigortanın Konusu\" başlıklı maddesi; \"Bu sigorta ile poliçede belirlenen sigortalı yerde hırsızlık veya hırsızlığa teşebbüsün; 1.1. Kırma, delme, yıkma, devirme ve zorlamayla girilerek, ...yapılması halinde sigortalı kıymetlerde doğrudan meydana gelen maddi kayıp ve zararlar, teminat altına alınmıştır.<br>\" şeklinde düzenlenmiştir. Dava konusu olayda, depo kapısının zorla açılarak içeriye girildiği tespit edilmekle, genel şartlara göre teminat kapsamında olduğu açıktır. Güvenlik personelinin ve güvenlik kameralarının olduğu bir avmde, bu hizmetler karşılığı aidat ödeyerek bulunan sigortalının ayrıca önlem alması beklenemez. sigortalının herhangi bir kusurunun olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu haliyle gerçekleşen zararı önlemek için davalı tarafça sözleşmeye uygun olarak tedbirlerin alındığı, gerekli gözetim ve denetim görevlerini yerine getirildiği ispatlanamadığından  oluşan zarardan davalının sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir.HMK m. 39/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf itirazının ise HMK'nın 352/1.b maddesi uyarınca reddine dair karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1.b maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 3-Davacı tarafından yatırılan 162,10 TL başvuru harcının Hazineye irat kaydına, davacı tarafça yatırılan 59,30 TL karar harcının istemi halinde davacıya iadesine,4-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 219,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 208,60 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,6-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 7-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine,8-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,9-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/10/2024  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"70937999a175224f","SID":"9e9e0b415657099c"}}