{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/951 <br>KARAR NO: 2024/1268<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/02/2021<br>NUMARASI: 2018/846 Esas - 2021/117 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>KARAR TARİHİ: 09/10/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile;  davacı sigorta şirketi tarafından  dava dışı ...Tem. Mal. İth. İhr. Ltd Şti firmasına ait Şişli, ... Mahallesi,  ... sok. ... Zemin Kat No:... adresindeki iş yerinin iş yeri yangın sigorta poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, 04/06/2017 tarihinde davalılar tarafından sigortalı binanın bulunduğu sokak üzerinde asfaltlama çalışması yapılırken kusurlu olarak yapılan frezeleme ve madde istiflemesi ile oluşan set nedeniyle olay günü yağan yağmur sularının sigortalı şirketin bulunduğu mahale yönelmesi sonucu hasarlanmış olduğunu, davalıların kusuru neticesinde sigortalının iş yerinde meydana gelen hasarın müvekkil sigorta şirketince karşılandığını beyan ederek sigortalıya ödenen 104.512,00 TL zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı ... San ve Tic Ltd Şti vekili  cevap dilekçesi ile;  06/04/2016 tarihinde yağan olağan üstü yağış nedeniyle alınan tüm önlemlere rağmen asfaltın bitiş noktasından su sızdığını, söz konusu kısmın kabardığını ve rampa olan sokağın yukarı kısmından gelen suların kabaran bu noktayı  zamanla çatlatarak kaldırıma doğru suyun sızmasına sebebiyet verdiğini, söz konusu durumun, davalı tarafından tüm önlemler alınmış olmasına rağmen vuku bulduğunu, zarara sebebiyet veren yağışın normal bir yağış olmadığının doğal afet niteliğinde olduğunun Orman ve Su İşleri Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü 1.Bölge Müdürlüğünce verilen evraktan anlaşıldığını,  davalının Şişli Belediyesi tarafından kendilerine verilen ihale hükümlerine göre kendisine tedavi edilen işleri ifa ettiğini, söz konusu işe ilişkin olarak işlemlerin sözleşme hükümlerine göre tam ve eksiksiz olarak yapıldığını ve işin sahibine teslim edildiğini, bu noktada davacı yanın gerçekleştirilen işlemlere olarak doğacak tüm taleplerinin muhatabının Şişli Belediyesi olduğunu, davacının talep etmiş olduğu zararın kaynağının ne olduğunu ve iddia ettiği  maddi zarara ilişkin uğramış olduğu kayıpların hangi kalemlerden oluştuğunu göstermesi ve ispatlaması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.   <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, \"... Şişli Belediye Başkanlığının taşeron inşaat işlerini yapan davalı ... San ve Tic Ltd Şti'nin asfaltlama çalışmaları yaparken dikkat özen ve yükümlülüğü göstermemesi, olası yağış için gereken önlemi almaması, önlenebilir ve ön görülebilir hasarın oluşmasında herhangi bir tedbir almaması nedeni ile olay günü yağan yağmur sularının 04/06/2016 tarihinde davalıya sigortalı  Şişli, ... Mahallesi,  ... sok. ... Kat No:...adresindeki iş yerini  basması nedeni işyerinde  hasarın meydana geldiğini, yağış nedeniyle su baskını, selden kaynaklı zararın ... Sigorta Şirketi bünyesinde ... nolu işyeri sigorta poliçesinin sel su baskını teminatı kapsamına girmekle beraber bu hasarın poliçe kapsamında olduğu, iş yerinde meydana gelen hasar ve davacı tarafından dava dışı sigortalısına yapılan ödeme miktarının 104.512,00-TL olduğu ve davacının ödemiş olduğu miktarı ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte hasarın meydana gelmesinde tam kusurlu olan davalıdan talep edebileceği \" gerekçesiyle davanın kabulü ile 104.512,00 TL' nin ödeme tarihi olan 22/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; müvekkil firmanın, söz konusu zararın meydana gelmesinde, yağışın doğal afete niteliğinde olması ve sorumluluklarını tam ve eksiksiz olarak yerine getirmesi sebebiyle hiçbir kusuru bulunmadığını, yerel mahkemenin gerekçeli kararında \"olası yağış için gereken önlemi almaması, önlenebilir ve ön görülebilir hasarın oluşmasında herhangi bir tedbir almaması\" şeklinde belirttiği dayanak tamamiyle haksız ve mesnetsiz olup müvekkilinin önlem almadığını tevsik eder hiçbir delil ve/veya belge mevcut olmadığını, haksız fiil nedeniyle tazminat yükümlülüğün doğması için fiil, zarar, illiyet bağı ve kusur şartlarının incelenmesi gerektiği, illiyet bağını kesen en önemli unsur, mücbir sebep hali olup mücbir sebebin başında da doğal afet geldiğini, davaya konu olayda zarar da tamamiyle doğal afet nedeniyle doğduğu için, müvekkilimizin ortaya çıkan zararda kusuru bulunmadığını, zira, doğal afet niteliği itibariyle gerekli tüm önlemler alınsa bile engellenemeyecek nitelikte bir durum olduğunu, bu nedenle, ortaya çıkan zarar ile müvekkilimiz arasında bir illiyet bağı bulunmadığını, yerel mahkeme tarafından, doğal afet durumu kabul edilmesine rağmen, hüküm tesisinde takdire alınmaması hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, olay dahilinde bir kusur aranacaksa, kusur oranının hesaplamasında alt yapının durumunun da takdire alınması, zira, alt yapı, söz konusu yağmur suyunu karşılayacak nitelikte olması gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, sigortalanan işyerinde  meydana gelen su baskını nedeniyle  sigortalıya ödenen hasar bedelinin, 6102 Sayılı TTK'nın 1472 maddesi uyarınca  rücuen tazmini istemine ilişkindir. Dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalı  Kahraman Kırtasiye Bilgisayar şirketine ait iş yerinin 29/11/2015-2016 tarihleri arasında davacı sigorta şirketi nezdinde İşyeri Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, dahili su baskının da teminat kapsamına alındığı, 04/06/2016 tarihinde yağan yağmur suların  sigortalı işyerine basmasından kaynaklanan hasar nedeniyle davacı tarafından sigortalısına 25/07/2016 tarihinde 104.512,00 TL ödeme yapıldığı, ödenen hasar bedelinin rücuen tazmini amacıyla işbu davanın açıldığı görülmüştür. Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında \"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.\" şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nun \"Halefiyet\" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise \"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.\" hükmüne yer verilmiştir. Dava görevli mahkemede açılmış olup, davacı tarafından sigorta sözleşmesi ve ödeme belgesi sunulmuştur. Somut olayda; tefrik edilen davalı Şişli Belediyesi'nin taşeron inşaat işlerini yapan davalı şirketin, 04/06/2016 günü asfalt çalışması yapılan caddede gün sonu kalan asfalt bitim yerinde  aşırı yağan yağışlar sonrasında asfalt yapısının bozulması sonucu oluşan set nedeniyle biriken yağmur sularının yol yüzeyinden taşarak sigortalı işyerine basması sonucu olayın gerçekleştiği görülmüştür. Mahkemece hükme esas alınan, konusunda uzman olmayan aktüerya bilirkişisinden alınan rapor doğrultusunda davalı ... San ve Tic Ltd Şti'nin asfaltlama çalışmaları yaparken dikkat özen ve yükümlülüğü göstermemesi, olası yağış için gereken önlemi almaması, önlenebilir ve ön görülebilir hasarın oluşmasında herhangi bir tedbir almaması sonucunda hasarın meydana geldiği kabul edilmiş ise de davalının olası aşırı yağış durumunda  yapılan asfaltlama çalışmasının sebebiyet verebileceği hasarlar yönünden alması gereken tedbirlerin neler olduğu, hangi tedbirlerin alınmamasında kusuru bulunduğu somut ifadelerle belirlenmediğinden rapor bu haliyle hüküm kurmaya elverişli değildir. Öte yandan; davalı yan, zarara sebebiyet veren aşırı yağışların doğal afet niteliğinde  olup gerekli tüm önlemler alınsa bile engellenemeyecek nitelikte bir durum olduğunu, gerçekleşen mücbir sebepten dolayı ortaya çıkan zarar ile müvekkilinin eylemi  arasında bir illiyet bağı bulunmadığını ileri sürmüştür. Dosyaya ibraz edilen  Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün 23/06/2016 tarihli yazısında; İstanbul ili genelinde 04:06.2016 cumartesi günü saat 12:10 lokal saatlerinde başlayıp 18:00 fokal saatlerinde sona eren kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış, (oraj) yer yer dolu yağışı ile birlikte etkili olduğu, İstanbul'da etkili olan sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışla birlikte özellikle Avrupa yakasında görülen dolu hadisesi sonucunda birçok araç hasar gördüğü belirtilerek 04/06/2016 09.00 L- 05/06/2016 09.00L saatleri arasında bazı merkezlerde kaydedilen yağış miktarları gösterilmiştir. Bu durumda  dava konusu hasarın mücbir sebepten kaynaklanıp kaynaklanmadığı, diğer ifade ile  alınması gereken tüm önlemlerin alınması durumunda dahi olayın  engellenmesinin mümkün olup olmadığı araştırılması, dava konusu hasarın mücbir sebepten kaynaklanmadığı tespiti ile davalının kusurunun bulunması halinde davalının sorumluluğuna gidebilecektir. O halde mahkemece yapılacak iş, yukarıda açıklanan hususlarda davalının sorumluluğunun belirlenmesi bakımından  inşaat mühendesi ile meteorolji uzmanı bilirkişinden alınacak rapor sonucuna karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle,  eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda  kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın  353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/846 Esas - 2021/117 Karar sayılı 16/02/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"66e664efdee4e692","SID":"d1501aee2d291f30"}}