{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1849 Esas<br>KARAR NO: 2024/1626<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/09/2023<br>NUMARASI: 2022/1009 Esas,  2023/675 Karar. <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 23/10/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; avalı ... ile  davacı ...'in eşi arasında yapılan borç anlaşması  sonucu ...'e taşınmaz üzerinde 800.000-TL bedelle ipotek kurulduğunu, ve teminat amacıyla 500.000-TL bedelli bono imzalatıldığını, ayrıca ... tarafından da 50.000-TL borç para verdiğini, ...'un ...'e ipotekli taşınmazı icradan sattırdığını ve borcuna mahsuben 550.000 TL bedelle mülkiyetine  geçirdiğini, diğer taraftan ...'e ait 50.000 TL'Lik bononun 94.007-TL bedelle ayrı bir icra dosyasından tahsil edildiğini, ayrıca davalıya 155.000 TL'lik bir ödemeninde banka yoluyla davalıya yapıldığını, davalı tarafından verilen 273.000-TL borç paranın 799.007-TL olarak tahsil edildiğini ileri sürerek, taraflar arasında mevcut ve geçerli bir borcun bulunmadığının tespitine, alacağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine,  müvekkili ...'in borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 94.007,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizi ile istirdatına karar  verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  kambiyo senedinin asıl ilişkiden soyut borç ikrarı içerdiğini, aksine beyanların kabul etmediklerini, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyasına dayanak senetten kaynaklanan alacaklarının ödenmediğini, istirdat davasına konu davalı/alacaklı müvekkili tarafından ...'in asıl borçlusu olduğu 20/11/2018 ödeme tarihli 50.000-TL bedelli senedin borçlu ...'in davalıdan 20/10/2018 tarihinde aldığı 50.000-TL borç karşılığı düzenlendiğini, menfi tespit davasına konu davalı/alacaklı müvekkili tarafından ...'in asıl borçlusu ...'in kefili olduğu  06.05.2019 ödeme tarihli 500.000 TL bedelli senedin borçlu ...'in davalıdan 01/04/2019 tarihinde aldığı 500.000-TL borç karşılığı düzenlendiğini davanın haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını savunarak, davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden aşağı  olmamak üzere icra inkar tazminatının davacılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacı ...'in eşi ile davalı arasındaki borç anlaşması gereği davacı ...'e ait taşınmaz üzerine 800.000-TL bedelle ipotek kurulduğu ve teminat amacıyla da dava konusu 500.000-TL ve 50.000-TL bedelli iki bononun davalıya verildiğinin,  davalıdan alınan borcun  ödendiğinin ileri sürüldüğü, davacıların imza inkarında bulunmadıkları, senet metninden senedin teminat senedi olduğunun da  anlaşılamadığı,  ispat yükü, senedin teminat senedi olduğunu iddia eden davacıların iddiasını HMK'nın 201. maddesi gereğince yazılı delille ispat etmesi gerektiği, ancak iddiasını yazılı belge ile kanıtlayamadığı, yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın ve  davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde;  -YİBK'nın 2021/2 E. 2023/1 K. 20/01/2023 tarihli kararı uyarınca aynı alacak için hem ipotek takibi hem de kambiyo takibi yapılamayacağını,  ancak dava konusu borca ilişkin hem ipotek takibi hem de kambiyo takibi yapıldığını, -Davalı tarafın cevap dilekçesinde 500.000-TL'lik borç verdiği iddiasında bulunduğunu,   dosyaya iddiasını kanıtlar nitelikte herhangi bir delil sunulmadığını, müvekkillerine toplamda 273.000-TL'lik para gönderildiğini, - Davalı tarafın göndermiş olduğu 273.000-TL'lik borç karşısında, müvekkili ...'e ait bostancı'da bulunan evini ihale yoluyla borca mahsuben mülkiyetine geçirdiğini,  cebri icra tehtidi ile bonoları tahsil ettiğini, 273.00-TLl borç paraya karşılık 11.264.866,64-TL tahsil edildiğini, - Bonoların ciro edilmediğini, müvekkillerinin dava dilekçesinde bedelsizlik def'isini ileri sürmesine rağmen bu iddianın dinlenmediğini, salt teminat senedi nitelendirmesi üzerinden karar verildiğini, -İlk derece mahkemesinin iddialarını doğru kabul ederek davanın reddine karar verdiğini,  müvekkil ...'in hesabına ... tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, ispat yükünün davalıda olduğunu, -İlk derece mahkemesinin menfi tespit davası olarak açılan takiplerin istirdata dönüştüğünün tespitini yapmayarak, menfi tespit davasına göre karar verdiğini, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu bonoların teminat senedi olduklarının senet metinlerinden anlaşılamadığı, teminat iddiası ve bedelsizlik iddiasının HMK'nın 201.maddesi uyarınca senede karşı senetle ispat kuralı çerçevesinde yazılı olarak ispat edilmesi gerektiği halde, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafın ispat külfetini yerine getirmediği, ipoteğe konu borç ile davaya konu senetlerin aynı borç ilişkisinden kaynaklandığı hususunun da ispat edilmediği anlaşılmakla, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacılardan alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan (269,85 TL+269,85-TL) olmak üzere toplam 539,7-TL harçtan mahsubu ile bakiye 112,1-TL fazla harcın davacılara 1/2 oranında iadesine3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d4ddcd1821c77b74","SID":"5cb6e8db2ddf2b45"}}