{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/618 Esas<br>KARAR NO: 2024/1620<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/11/2022<br>NUMARASI: 2022/166 Esas, 2022/926 Karar. <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Alım Satım)<br>DAVA TARİHİ: 26/03/2021<br>KARAR TARİHİ: 23/10/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, tebligatın  muhtarına yapılması nedeniyle itiraz etme imkanı olmadığını, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir alacak verecek ilişkisi olmadığını, icra dosyasından takibe konulan senedin 15.000-TL olarak davalıya verildiğini, senet üzerinde oynama yapılarak 150.000-TL. yapıldığını ileri sürerek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmişir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın tüm iddiaları ve beyanlarının hukuki dayanaktan  yoksun ve asılsız olduğunu, davacı tarafın amacının kötüniyetli olarak var olan bir borcun iptalini sağlamak olduğunu, davacının HMK uyarınca senede karşı senetle ıspat külfeti altında olduğunu, bu nedenle, davacı tarafın iddialarının yersiz ve hiçbir somut dayanağı bulunmadığını savunarak,  davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava ve takip  konusu senet aslı üzerinde inceleme sonucunda düzenlenen, hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile senet  üzerindeki rakamda tahrifat yapıldığı, senedin başlangıçta 15.000-TL olarak düzenlenmişken sonrasında (0) rakamı ve (.) eklenmek suretiyle senet bedelinin 150.000-TL yapıldığı hususunun bilirkişi raporuyla tespit edildiği,  senet bedelinde tahrifat yapılması nedeniyle  TTK'nın 778. maddesi göndermesi ile, bonolar hakkında da uygulanması gereken TTK'nın 676. Maddesinin uygulanamayacağı,  tahrifat durumunda ise, senedin tahrifat yapılmadan önceki bedelinin geçerli olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; dava ve takibe konu senet İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından, davacının davalıya, 135.000-TL. asıl alacak, 12.146,25-TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 147.146,25-TL. borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin  reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesinde ileri sürdüğü savunmalarını da tekrar ederek; davacının planlı ve kötü niyetle hareket ettiğini, senedin yazıyla yazılan miktar kısmında herhangi bir tahrifat olmaksızın yazıyla yüz elli bin yazıldığını, yerel mahkemenin  kesin ve net bir sonuca ulaşmayan, şüpheli ve denetime elverişli olmayan ATK raporunu  hükme esas alarak hatalı inceleme ile hüküm kurduğunu, davacının senedin aksini ortaya koyan hiçbir delil sunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava,  menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne  karar verilmiştir. Karar  davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan ATK raporunda, inceleme konusu senedin rakamla miktar belirtir bölümünde tahrifat yapılarak 15.000 rakamının 150.000 olarak değiştirildiğinin tespit edildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu,  bu durumda takibe dayanak senedin rakam ile değer belirten bölümünde tahrifat yapıldığın bilirkişi raporuyla saptandığına göre, bu kısma itibar edilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla davaya konu bononun tahrifattan önceki miktar için geçerli olduğu, (Emsal YHGK'nın  2003/12-347-345 E-K., 2018/12-43  E- 2022/300 K.sayılı kararları) ilk derece mahkemesince tahrifat öncesi senet miktarı üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla,  davalı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 2-Davalıdan alınması gereken 10.051,56-TL harçtan, (2.354,00-TL nispi+179,90 maktu) olmak üzere toplam  2.533,9-TLharcın mahsubu ile bakiye 7.517,66- TL harcın davalıdan alınarak, hazineye irad kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.23/10/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6ca118f9e7163d48","SID":"45ddf072277ce50e"}}