{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1606 <br>KARAR NO: 2024/1596<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/04/2024<br>NUMARASI: 2024/15 Esas -  2024/315 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminatın Tahsili-İtirazın İptali<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; 04/12/2021 tarihinde davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı sürücünün kusurlu olduğunu, kaza neticesinde müvekkilinin aracında değer kaybı oluştuğunu ve aracın kullanılamaması nedeniyle müvekkilinin zarar gördüğünü, oluşan zararlara karşılık toplamda 31.950,00-TL alacağın ödenmesi amacı ile İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası kapsamında icra takibine geçildiği, davalıların itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu belirterek, davalıların itirazının iptaline, % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.Davalı taraf, mahkemenin davaya bakma hususunda yetkili olmadığını belirterek, usulden ve esastan davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir.Mahkemece; \"arabuluculuk yönünden dava koşulunun görülmekte olan dava yönünden gerçekleşmediği\" gerekçesiyle; davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından; arabuluculuk dava koşulunun gerçekleştiği, bu nedenle mahkemenin kararında isabet bulunmadığı belirtilerek, istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Dava; trafik kazasına bağlı araç değer kaybı bedelinin ve aracın kullanılamamasından kaynaklanan zararların tahsili hususunda başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (mesela, görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (mesela, kesin hüküm gibi). Olumsuz dava şartlarından birisi mevcutsa veya olumlu dava şartlarından biri mevcut değilse, davanın esası incelenemez.  Bunun amacı, bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek, böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da, nasıl bir usul işlemi yapılacağı, 6100 sayılı HMK’nın 115. maddesinde belirlenmiştir. Anılan maddenin ikinci fıkrasına göre “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. (-bkz..Yargıtay 8.Hukuk Dairesi'nin 2019/3280 esas, 2021/5603 karar sayılı 29/06/2021 tarihli kararı-) Öncelikle belirtilmelidir ki; arabuluculuk dava koşulunun gerçekleşmiş olduğu ve tutanağın sunulduğu incelenen dosya kapsamından tespit edilmiş olmakla, ilk derece mahkemesinin; davanın arabuluculuk dava koşulu sağlanmadığından reddi yönündeki kararında isabet bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin bu hususa temas eden istinaf başvurusu yerindedir. Ne var ki; itirazın iptali davası bakımından özel dava koşullarının somut olay bakımından değerlendirilmesi için trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemli davalarda yetkili mahkemenin (icra dairesinin) hangi mahkeme olduğu ve trafik kazasına bağlı tazminat istemli davalarda, itirazın iptali davasına özgü koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi gerekir. İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası kapsamında yapılan incelemede, davacı tarafından davalılar aleyhine ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin davalılara usulüne uygun tebliğini müteakip yasal süresi içerisinde davalıların avukatı tarafından icra takibinde yetkili icra dairesinin, İstanbul Anadolu İcra Daireleri olduğu, icra takibinin yetkili olmayan icra dairesinde başlatıldığı yönünde itirazda bulunulduğu, itiraz üzerine takibin durdurulduğu ve davacı tarafça görülmekte olan itirazın iptali istemli dava açıldığı anlaşılmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının yerleşim yerinin Başakşehir/İstanbul, davalı ...'ın yerleşim yerinin Darıca/Kocaeli, davalı ... LTD.ŞTİ'nin adresinin Tuzla/İstanbul  olduğu, trafik kazasının ise Bahçelievler/İstanbul'da gerçekleştiği, icra takibinin ise İstanbul ...İcra Dairesi'nde başlatıldığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 6.maddesi gereğince genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. 6100 sayılı HMK'nın 16. maddesinde \"Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.\" düzenlemesini benimsemiştir. Bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden herhangi birinde dava açmak hususunda  seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını  bu genel ve özel yetkili mahkemelerden  hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede dava açarsa, ancak o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçer. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda 110/2. maddesinde ise, motorlu araç kazalarından doğan hukuki sorumluluğa ilişkin davalarda, kazanın meydana geldiği yer mahkemesinin de yetkili olduğu düzenlenmiştir.Açıklanan hususlar;  motorlu araç kazalarından doğan hukuki sorumluluğa ilişkin yapılacak icra takipleri içinde geçerli bulunmaktadır.İtirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak yapılmış icra takibi bulunması dava şartı olup HMK'nın 138 ve 140. maddeleri gereğince dava şartlarının öncelikle incelenmesi gerekmektedir.2004 sayılı İİK'nın 67. maddesinde  düzenlenen itirazın iptali davasının, ilamsız  icra takibine borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine duran takibin devamını sağlamak amacıyla itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılması gerekir. Buradan da anlaşılacağı üzere, itirazın iptali davasının koşullarını, yetkili icra dairesinde girişilmiş geçerli bir ilamsız icra takibi, bu takip sebebiyle çıkarılmış ödeme emrine 7 günlük yasal süre içinde yapılmış itiraz, itirazın alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içinde genel mahkemede dava açılmış olması şeklinde sıralayabiliriz. Açıklamalardan sonra somut olaya gelince; icra takibi yapılan icra dairesinin, HMK'nın 16.maddesi kapsamında yetkili icra dairelerinden olmadığı, icra takibi bakımından yetkisiz icra dairesinde takibe geçildiği, hal böyle olunca da, usulüne uygun bir icra takibinin bulunması yönündeki İİK'nın 67.maddesi kapsamında açılacak itirazın iptali davasına özgü dava koşulunun somut olayda gerçekleşmediği hususunda tereddüt bulunmamaktadır.Hal böyle olunca da; ilk derece mahkemesince, usulunü uygun bir  icra takibi bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, arabuluculuk dava koşulu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.Ancak bu hatalı uygulamanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması, HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince esas hakkında yeniden hüküm tesisi gerekmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/04/2024 tarih ve 2024/15 Esas-2024/315 Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe bölümünde açıklanan hususta kabulüne,a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine,b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,c/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/04/2024 tarih ve 2024/15 Esas- 2024/315 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, a/Davanın dava şartı yokluğu sebebi ile HMK'nın 115.maddesi hükmü gereğince usulden reddine, b/Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 581,69-TL harçtan mahsubu ile bakiye 154,09-TL'nin talebi halinde davacıya iadesine, c/Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T hükümlerine göre belirlenen 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ç/Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, d/Kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.24/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"550a715de2f8d62a","SID":"10dd2111da7ac0b1"}}